Anahtar kelimeler: İsraile Spiral Özetidavacı Tahtında Davaitirazın Özetledava Gemisine Konşimento Emtiasının Denizcilik

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI:████████ Esas- ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dava dışı sigortalı .... A.Ş.'vc ait emtianın, ... numaralı ... Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat allına alındığını, Müvekkili sigortalısına ait 910 adet spiral kaynaklı çelik boru emtiasının 26.07.2017 tarihli ve 1 numaralı konşimento tahtında ... gemisine yüklendiğini ve İskenderun Türkiye'den İsrail'e taşındığı, emtialar tahliyesi sırasından boruların düşmesi ile hasar meydana geldiğini, bu nedenle 2 adet horunun alıcı tarafından reddedildiğini ve hasara ilişkin ekspertiz incelemesi de yapıldığını, Konşimentoya göre 2 no'lu davalının taşıyan olarak oluşan hasardan TTK'nun 1178. maddesi kapsamında sorumlu, 1 no'lu davalının ise navlun faturası düzenlediğinden TTK'nun 1138. maddesi kapsamında akdi taşıyan olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zararın müvekkilince tazmin edildiğini ve 6102 Sayılı TTK'mrı 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca ibraname düzenlenerek müvekkilince TBK'nun 183. maddesi kapsamında akdi halef sıfatına da haiz olduğu, ödenen sigorta bedelinin tahsili için... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların üzerine takibin durduğunu beyanla İ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Ltd ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin icra dosyası kapsamında, ödeme emrinde ve işbu dava nezdinde I numaralı davalı olarak belirtilen... şirketi ile herhangi bir hukuki bağı bulunmadığını, yabancı şirkete izafeten müvekkiline husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykın olduğunu, Husumet yönünden itiraz edildiğini, Davanın konusu yük hasarına dayalı tazminat iddiası olduğundan iddianın bir haksız fiile dayandığını, bu durumda, haksız fiilin oluştuğu yer mahkemesi veya davalının ikamet ettiği yere göre belirlenecek yetkili Mahkemede dava açılması gerektiğini, davacı tarafından konişmentonun arka yüzünün dosyaya sunulmadığını, bu nedenle konişmentoda belirlenen özel bir yetki şartı olup olmadığının görülemediğini, Dava konusu olayın tam olarak nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin olarak; davacı tarafından işbu dava dosyasına sunulan deliller haricinde detaylı bilgi sahibi olunamadığını, davacının esasa ilişkin itirazlarını tamamen reddettiklerini beyanla davanın Husumet ve/veya Yetki yününden reddi, bu taleplerin kabul görmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Numaralı ... Ltd n... Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, izafeten davalı ... LTD şirketinin İskenderun/Türkiye'deki yükleme limanı acentesi olduğunu, davaya konu rücu alacağının kaynağının geminin varış limanı olan... Limanı'nda meydana gelen hasara ilişkin olduğunu, müvekkilin geminin bu seferiyle ilgili olan görev ve yetkisinin yükün temiz olarak gemiye ...Limanfndan yüklenmesiyle sona erdiğini, bu nedenle donatana izafeten müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,Davaya konu olayın İsrail'de meydana gelmiş olması nedeniyle işbu davadaki hakların haksız fiilin meydana geldiği İsrail'de ya da donatanın ikametgahı olan ülkede ileri sürülmesi gerektiğini,Mahkemenin bu davada MÖHUK kapsamında yetkili mahkeme olmadığını, davacı tarafından dosyaya 22.01.2019 tarihli sunulan delil dilekçesinde davaya konu edilen hasar ödemesine ilişkin olarak hasarın neden ve nasıl meydana geldiğine, kusurun kime ait olduğuna dair hiçbir belge ibraz edilmediğini, bu durumda yasal savunma haklarını kullanmalarının mümkün olmadığını beyanla öncelikle davanın usul yönünden reddine ve nihayetinde davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Dava,Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti ile Milletlerarası yetki noktasında toplandığı görülmüştür....sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı ... A.Ş. olduğu, borçluların davalı ... Ltd ... Şti. ve... Numaralı... Ltd ne... Ltd. Şti. olduğu, 11.018,92.EURO (61.757,74TL)'nin tahsili için █████/2018 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçlu ... Ltd ... Şti.ne █████/2018 tarihinde, ...Numaralı ... Ltd ne ... Ltd. Şti.ne █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Ltd ... Şti. vekilinin █████/2018 tarihinde, borçlu ... Numaralı ... Ltd ne ... Ltd. Şti vekilinin █████/2018 tarihinde itirazın edildiği, davanın █████/2018 tarihinde İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştırMahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen █████/2021 tarihli raporda; Zararın 11.018.92 Euro olarak kadri marufunda olduğu, Geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu ve sözleşme uyarınca ödeme yapıldığı, Tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğu, Dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinden hasann deniz taşıması sırasında olup olmadığı ya da taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğini belirlemenin mümkün olmadığı, Geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığı, TTK m. l185/ f.4 uyarınca, taşıyan lehine olan karinenin aksinin dosyada mevcut belgelerle ispat edilemediğine ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Dava dilekçesi , cevap dilekçesi , hasar dosyası , bilirkişi raporu ile dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde;26.07.2017 Târihti Kombine Konşimento incelendiğinde; yükletenin sigortalı ... A.S. (Nokse1), gönderileni dava dışı "... Ltd." olduğu, 910 parça 4.756,843 MT spiral çelik boru emtiasının ... adlı gemi ile ... limanından, ... limanına taşındığı ve konşimentonun donatana izafeten taraf gösterilen 2. davalı... tarafından imzalandığı görülmüştür.
Her ne kadar 1 nolu davalı ...'e ... vekilince Mahkememizin Milletlerarası yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de, MÖHUK maddesinde 40 Türk Mahkemelerinin yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edileceğinin ifade olunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin yetkili olacağının ifade olunduğu, HMK madde 6'ya göre davalının yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkili Mahkeme olduğunun ifade olunduğu göz önüne alınarak, davalı acentelerin yerleşim yerleride göz önüne alınarak Mahkememizin yetkili olduğunda kanaat getirildiğinden, yetki itirazının reddine karar verilmiştir. ... Numaralı 31.07.2017... Sigortalı Noksel adına düzenlenen poliçede V10 parça çelik boru emtiasının... adlı gemi ile ... Limanından ... Limam'na olan deniz taşıması için .977.045,43 Kum bedelle düzenlendiği, 13.04.2018 Tarihli Ödeme Dekontu ile 11.018,92 Euro sigorta tazminatının 13.04.2018 tarihinde davacı sigortacı ...A.Ş. tarafından dava dışı sigortalı ...firmasına ödendiği görülmüştür.Tarafların husumet ehliyeti yönünden yapılan değerlendirmede ; Davanın halefiyete müsteniden açıldığı, dosya içeriğinde dava konusu taşımaya ilişkin yer alan poliçe ömeği ile de sabit olduğu üzere uyuşmazlıktaki nakliyat emtia sigorta poliçesine göre sigorta ettiren ve sigortalı sıfatının Noksel'e ait olduğu, poliçenin, konşimento muhtevası boru emtiasının ... Limani'ndan başlamak üzere nihai teslim yeri ...'e kadar oları taşınması sırasındaki riskler için düzenlendiği , DAP satışta eşyanın belirlenen teslim yerine kadar taşınması sürecinde hasara katlanma yükümlülüğü satıcıya ait olduğu, bıı kapsamda dosyada mevcut dekont ile 11.018,92 Euro tazminatın 13.04.2018 tarihinde ödendiği görüldüğünden davacının TTK m. 1472 uyannea sigortalısının haklarına halef olduğu, dolayasıyla davacının aktif husumetinin bulunduğu , bir tarafın (taşıyan) deniz yolu ile yük taşıma taahhüdünde bulunduğu, diğer tarafın (taşıtan) ise ücret (navlun) ödeme borcu altına girdiği sözleşme olan navlun sözleşmesinde, taşıma taahhüdünü üzerine alan kişi taşıyan olduğu ve TTK m. 1238 uyarınca konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişinin taşıyan sayıldığı, dosyada mevcut konişmentonun 2 numaralı davalı ... LTD'yi temsilen İmzalandığı görülmekle 2 numaralı davalı ... LTD'nin (fiili) taşıyan sıfatını ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyetini haiz olduğu , diğer davalı ... LTD.'nin taşıyan sıfatının konşimentodan anlaşılamadığı, navlun faturası incelendiğinde 1 numaralı davalı ... LTD.'nin tarafından dava-dışı sigortalı satıcı ...'e karşı düzenlendiği vc üzerindeki bilgilerin konşimento üzerindeki bilgilerle örtüştüğü görüldüğünden navlun faturası sebebiyle davalı ... LTD. akdi (alt) taşıyan ve buna bağlı olarak pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır. Hasarın Değerlendirilmesi ve Davalıların Sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede ;Dava dosyasında ekspertiz raporunun bulunduğu fakat bunun da evrak incelemesi sonucunda düzenlendiğinin görüldüğü, dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinden hasarın deniz taşıması sırasında olup olmadığı ya da taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğini belirlemenin mümkün olmadığı, hasarı gösteririr fotoğraflarında dosyada bulunmadığı görülmekle hasarın gerek sebebi gerek ne zaman ve nasıl gerçekleştiğinin tespit edilemediği , ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere "çelik borulardan 11 adedinin tahliye sırasında düşmesi sonucu hasarlandığı, 2 adet borunun reddedildiği anlaşılmakla çarter parti (bağlantı notu) ile yükleme ve tahliyenin ... (...) şartlarıyla yapılmış olması halinde dahi davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, dosya içerisinde davalılara kanuna uygun olarak yapılmış bir ihbarın bulunmadığı ve bu hasar da tespit ettirilmediğinden TTK m. 1185/4 hükmünde açık hükmü gereği zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul olunduğu , bu karinenin aksini kanıtlar dosyada her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davaya konu zarar sebebiyle davaya konu navlun sözleşmesinin (fiili/akdi) taşıyanları davalıların sorumlu tutulamayacağı mahkememizce kanaat getirilerek davanın reddine karar verilmiştir..."gerekçesi ile,''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve 2 numaralı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararında her ne kadar hasar ihbarı yapılmadığı belirtilse de danıştay kararları uyarınca delil niteliğinde ekspertiz raporu ile hasar tespiti yapıldığından ayrıca bir hasar ihbarına gerek bulunmadığını, aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar ihbarı bulunmasa bile dosya muhteviyatındaki delillerden taşıyanın hasardan haberdar olduğu belirlenmişse hasar ihbarına gerek bulunmadığını,Yerel Mahkeme nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporunda TTK md. 1185 uyarınca yapılan bir hasar ihbarının bulunmadığını bu sebeple hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiğinin ispat olunamadığının belirtildiğini, işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını,TTK m. 1185 uyarınca, eşyanın incelenmesi, bu husus için atanmış uzmanlarca yapılmışsa herhangi bir bildirime gerek olmadığını, dosyada mübrez delillerde görüleceği üzere, davalının hasardan haberdar olduğunu, bununla birlikte, sigortalı emtianın hasara uğradığının tespit edilmesi üzerine derhal ekspertiz incelemesi yaptırıldığını,TTK m. 1185 f.2: "Eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur."5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta eksperleri, sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarlarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen tarafsız ve bağımsız gerçek ve tüzel kişiler olup Hazine Müsteşarlığı’ndan aldıkları ruhsat ile görev yaptıklarını,5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 2/m maddesinde; "Sigorta Eksperi", sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlanmıştır.TTK m. 1184 incelendiğinde, incelemenin "bu husus için yetkili uzmanlar" tarafından yapılabilmesinin mümkün olduğunu, inceleme, bu konuda eğitim almış yetkili uzman niteliğindeki eksperlerce yapıldığını, bunun yanında maddenin devamında "mümkün oldukça diğer taraf da incelemede hazır bulundurulur" denilmekle, her iki tarafın da katılma zorunluluğu bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle her iki tarafın katılımı bir emredici bir husus olmayıp bu noktada davalının her iki tarafın iştiraki ile tespit yapılması gerektiğine ilişkin açıklamalarının mesnetten yoksun olduğunu, madde lafzından da açıkça anlaşıldığı üzere yetkili bir uzman tarafından yapılan incelemenin bu hususta yeterli olduğunu,
Keza TTK m.1184'ün gerekçesinde, sigorta eksperlerinin resmi eksper olduğunun açıkça belirtildiğini,
GEREKÇE/Madde 1184 –"6762 sayılı Kanunun 1065 inci ve 1068 inci maddelerinden eşyanın muayenesini talep edebilecekler arasına taşıyan da eklenerek ve dili güncelleştirilerek alınmıştır. Mehaz Alm. TK.’nın 610 uncu paragrafı tercüme edilirken “resmen tayin olunmuş eksperler” olarak Kanuna geçen ibare, “yetkili uzmanlar” olarak değiştirilmiştir, çünkü bu tür uzmanlar için “resmi tayin” usulü bulunmayıp, yürürlükteki mevzuata göre “sigorta uzmanları”na yetki verilmesi sözkonusudur. İleride, başka uzman gruplarına da yetki verilebileceği düşünülerek, genel bir ibare tercih edilmiştir."Danıştay kararı uyarınca ekspertiz raporları, delil niteliğini haiz hukuken geçerli belge niteliğini taşıdığını, Danıştay 8. D. E. █████████ K. █████████ T. 11.5.2011 sayılı kararının şu şekilde tesis edildiğini;“...Bu kurallardan anlaşılacağı üzere, sigorta hukukunda tazminat yükümlüğünün belirlenmesi açısından sigorta ekspertiz müessesine yer verilerek sigorta ekspertizlerine hukuki bir statü kazandırılmıştır.Ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlüğünü doğuran olayların nedenlerini de ortaya koyan raporlarının hukuken geçerli belge niteliği taşıdığının kabulü zorunludur...” (Ek 1: Danıştay 8. D. E. █████████ K. █████████ T. 11.5.2011 kararı)Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davalının hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi, aşağıda sunulan Yargıtay Kararından da görüleceği üzere, hasar ihbarının yapılmaması halinde dahi dosya, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda da hasarın, Ekspertiz Raporu ile ve dosyaya sunulan diğer deliller ile de belgelendiğini,Asla kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davalının hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi, aşağıda sunulan Yargıtay 11. H.D.'nin ██████████ E. █████████ K. ve 08.02.2007 tarihli kararı şu şekilde tesis edildiğini:"...ziya veya hasarın ihbar edilmemesi yahut tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği ancak taşıyan lehine bir karine doğurduğu ancak bunun aksinin de ispat olunabileceği anlaşıldığından dosyada mevcut hasarın varlığı ve niteliğini belgeleyen ekspertiz raporu ve ....A.Ş.'nin 16.03.2004 tarihli faks yazısı içeriğinin anılan maddenin son fıkrası uyarınca değerlendirilmesi gerekirken zarar ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddi yerinde değildir. ...Bu durumda mahkemece davacının delilleri değerlendirilerek davalı tarafça taşınan yükte meydana gelen hasardan davalının sorumlu olup olmadığının ve sorumlu olduğunun anlaşılması halinde buna ilişkin bedelin belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." (Ek 2:Yargıtay 11. H.D.'nin ██████████ E. █████████ K. ve 08.02.2007 tarihli kararı)Yine bu hususta, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E. ██████████ K. 09.12.2002 T. tarihli kararı şu şekilde tesis edildiğini;"...Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, alıcı sigortalının TTK'nın 1066. Maddesine göre davalıya hasar ihbarında bulunduğu, ekspertiz raporu, fotoğraflar ve limandan alıcı deposuna malların hasarlı geldiğini belirten 17.02.2000 tarihli depo giriş kaydının taşıyanın gıyabında yapılmış tespitler olsa dahi davacı sigortalısının hasar ihbarını teyit edici ve TTK'nın 1066/son maddesine göre taşıyanın sorumsuzluk karinesinden yararlanmasını önleyici belgeler olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" (Ek 3: Yargıtay 11. H.D.'nin █████████ E. ██████████ K. 09.12.2002 tarihli kararı) Yerel mahkeme kararını verirken hükme esas aldığı raporda, her ne kadar emtialarda görülen, dava konusu somut olay için düzenlenen konşimentoda hiçbir hasar/eksiklik kaydı bulunmadığını, ek olarak konşimento üzerine derç edilmiş "..." ibaresi bulunduğunu, bu durumda emtianın gemiye eksiksiz ve hasarsız bir şekilde yüklendiğinin, meydana gelen hasarın hem taşıyanlar sorumluluğunda meydana geldiğini ve mevcut hasardan taşıyanların sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, emtialarda meydana hasar taşıyanının sorumlu olduğu süreçte yere düşürülerek meydana gelmiştir, mevcut bilirkişi raporunca hasrın ne zaman medyana geldiği ve taşıyanların hasardan sorumlu tutulamayacağı belirtilse de, işbu tespitlerin kabulü mümkün değildir, verilen karar hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu,Yerel Mahkeme kararında hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiğinin ispat edilemediği ve mevcut hasardan taşıyanların sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini, ne var ki, bunun kabulünün kendileri tarafından mümkün olmadığını, aksine temiz konşimento dava dışı sigortalının lehine kullanılabilecek bir karine olup dava konusu emtianınyüklü olduğu konteyner, davalının düzenlemiş olduğu 1 numaralı konşimento tahtında ... gemisine "..." kaydı ile hasarsız şekilde yüklendiğini, işbu hususun dava konusu taşıma tahtında düzenlenen konşimentodan da açıkça anlaşıldığını, dava konusu somut olay için düzenlenen konşimentoda hiçbir hasar/eksiklik kaydı bulunmadığını, bu durumda emtianın gemiye eksiksiz ve hasarsız bir şekilde yüklendiğinin kabulü gerektiğini,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar numaralı 26.3.2019 tarihli kararı uyarınca, gemiye hasarsız yüklenen emtiaların zıya olmuş bir şekilde tahliye edilmesinde taşıyanın her şekilde sorumlu olduğunun vurgulandığını,
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. ████████ K. ████████, 26.3.2019 tarihli kararı uyarınca;
"... olarak yani tam ve sağlam bir şekilde gemiye yüklenmiş olduğunu....isimli geminin yolculuğun başında denize, yola ve yüke elverişli olduğunun anlaşıldığı, davaya konu emtianın gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiği ancak geminin batmış olması sebebiyle yükün teslim edilemediği, bu sebeple davalı taşıyanın sorumluluğunun da TTK’nın 1178 vd. düzenlenen yükün zıya, hasar veya geç teslim edilmesinden kaynaklanan sorumluluk hükümlerine göre tayininin gerektiği, taşıyanın eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar iyi halde bulundurmakla yükümlü olduğu, meydana gelecek bir zıya, hasar veya geç teslimde taşıyanın karine olarak kusurlu sayılacağı, taşıyanın sorumluluktan kurtulabilmesi için kendisinin veya adamlarının kusuru olmadığını ispatlaması gerektiği, ispat yükünün taşıyanda olduğu, davada davalı taşıyan tarafından bu yönde bir ispattan bahsetmenin mümkün olmadığı, hasarsız bir şekilde teslim aldığı yükü hasarsız teslim etme borcunda olan taşıyanın kadri marufundaki zarardan sorumlu olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...." (Ek 4 : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. ████████ K. ████████, 26.3.2019 tarihli kararı)Zira, TTK'nun 1239. maddesine göre; "taşıyan, eşyanın haricen belli olan halini konişmentoda beyan etmeyi ihmal ederse, konişmentoda eşyanın haricen iyi halde olduğuna dair beyanda bulunulmuş sayılır."Ayrıca taşıyan, taşıma işini üstlendiği emtiayı teslim aldığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olup bunun için tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, MADDE 1178 "(1) Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. "Taşıyan, navlun sözleşmesinin tam ve gereği gibi ifa edilmesini sağlayacak şekilde yükü koruyacak ve onu emniyet altında tutacak her türlü önlemi almakla yükümlüdür.Taşıyandan beklenen, en üst standartta dikkat ve itina göstermek ve yükü zıya ve/veya hasardan korumak için azamı tedbirleri almaktır. Bu yükümlülüğün kriteri objektiftir, taşıyanın kendi işlerinde mutaden gösterdiği dikkat ve ihtimam değil, tedbirli bir taşıyandan beklenecek azami dikkat ve itinadır." (Dr. Jur. Bülent Sözer-Deniz Ticareti Hukuku-1 s:428,429)“Taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken, yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir. Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir. (Çağa/Kender, Deniz Ticaret Hukuku II, Navlun Sözleşmesi Sayfa 135)Yukarıda alıntılanan doktrin görüşlerinden de anlaşıldığı gibi, taşıyan yükün muhafazası ve sağlam olarak teslimi için gereken tüm tedbirleri, kanun hükmünde sayılanlarla sınırlı olmamak üzere, almakla yükümlü olduğunu,Davalının söz konusu beyanlarının hiçbirini kabul etmemekle birlikte, taşıyan, geminin gerek genel olarak yük taşımasına elverişli olması, gerekse yükün gerektirdiği özel donanıma sahip olması hususunda özen gösterme yükümlülüğü altında olduğunu,MADDE 1141- (1) Her türlü navlun sözleşmesinde taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür.Dosyada mübrez ekspertiz raporunun 3.sayfasında "Ekspertiz Bulguları" başlığında, hasarın meydana gelişinin şu şekilde ifade edildiğini:"Meydana gelen hadiseye ilişkin temin edilen belgeler üzerinde yapılan incelemeler ve sigortalı işletme yetkilisi Sn. ... ile yapılan görüşmeler neticesinde;- Sigortalı firmanın imalatını yaptığı spiral kaynaklı çelik boruları yurt dışına ihraç edildiği,
- Sigortaya konu emtianın; İsrail'de faaliyet gösteren ... İsimli firmaya satışı gerçekleştirilen 910 adet spiral kaynaklı çelik boru olduğu,- Ürünlerin nakliyesinin İskenderun - Türkiye'den İsrail'e yapıldığı ve nakliye işlemlerinin ... Ltd. İsimli firma tarafından yapıldığının anlaşıldığını, - Ürünlerin alıcı firmaya ulaşması akabinde boşaltma işlemleri esnasında 11 adet borunun yere düştüğü,-Meydana gelen hadise neticesinde 2 adet boruda hasar meydana geldiği,- Hasarlı boruların alıcı firma tarafından kabul edilmediği anlaşılmıştır."Dolayısıyla, hasarın deniz taşıması sırasında olup olmadığı ya da taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediği yönündeki tespitlere katılmanın mümkün olmadığını, zira hasarın meydana geliş şekli, delil niteliğini haiz ekspertiz raporuyla tespit edildiğini,Zira, çarter parti ile yükleme ve tahliyenin ... şartıyla yapılmış olması nedeniyle davalıların hasardan sorumlu olmadığına yönelik tespitine de katılmanın mümkün olmadığını, Zira aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere, yerleşik içtihatlar gereği taşıyan, yükleme, istifleme ve tahliye işlemlerini kendisi gerçekleştirmese dahi bunlara nezaret etme yükümlülüğü altında olduğunu, bu yükümlülük öyle kapsamlıdır ki gerektiğinde yolculuğa çıkmayı dahi reddedebilecek düzeyde olup; yükleme, boşaltma ve istif işlerinin üçüncü kişilere bırakıldığı durumlarda dahi 6102 sayılı TTK’nın 1091. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, boşaltma ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu olduğunu, gemi kaptanı, TTK m. 1091 uyarınca yüklemeye nezaret etmekle yükümlü olup olup bu sırada oluşan zarardan sorumlu olduğunu,MADDE 1091- (1) "Kaptan, yükleme ve boşaltma araçlarının kullanılma amaçlarına uygun durumda olmasına ve istifin, özel istifçiler tarafından yapılsa bile, denizcilikte geçerli olan kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesine dikkat etmek zorundadır."Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E., █████████ K. Ve 10.04.2014 tarihli kararı şu şekilde tesis edilmiştir:"Ancak, her ne kadar... kaydının varlığı halinde yükleme, istif ve boşaltma işlemleri taşıtana devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır. Çünkü esas itibariyle yükleme ve istif kaptanın donatanı temsilen yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın her şeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda nezaret yükümlülüğü vardır. ... kaydı emredici nitelikteki TTK 1601. Madde hükmünü bertaraf etmez. Kaptanın nezaret görevini tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğu doğacaktır. Bu nedenle... kaydının varlığına rağmen kaptanın yolculuk süresince geminin dengesinden, yükleri muhafaza yükümlülüğünü ihlalinden sorumluluğu doğar. Bu bakımdan aksine görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilemez." (Ek-5 :Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ e. █████████ K. 10.04.2014 tarihli kararı)Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve ██████████ Kararı:"TTK’nun 1061. maddesi “taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir.Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir. Sözleşmeye konulacak “...” şartı ile TTK’nun 1061. maddesinde sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmı ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluk yükle ilgililere aktarılabilir. Ancak böyle bir şart, kaptanın nezaret görevini, yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. ...Yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi (YTTK m. 1091) uyarınca kaptanın yükleme, boşaltma ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." (Ek-6: Yargıtay 11. HD. █████████ E., ██████████ K.)Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. 24.06.2010 Tarihli Kararında;''Yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi (6102 sayılı TTK m.1091) uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA..'' şeklinde hüküm tesis edilmiştir (Ek-7: Yargıtay 11. HD. █████████ E. █████████ K. 24.06.2010 T)Yargıtay'ın yerleşik ve aynı doğrultudaki kararlarından da görüleceği üzere, konşimentoda "..." kaydının bulunması, kaptanın nezaret yükümlülüğünü sona erdirmeyeceğini, somut olay bakımından, bu nezaret yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmediğinin de açık olduğunu,Hal böyle iken, hasar bildirimi olmasa dahi, hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleştiği ve hasara davalıların sebep olduğu her türlü delil ile ispat edildiğinden, TTK'nun 1185. maddesinde yer alan karinenin aksi kesin olarak ispat edilmiş olup, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete uygunluğunun kabulünün mümkün olmadığını beyanla, 1-) İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. Sayılı █████/2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak haklı davanın kabulüne karar verilmesine, istinaf incelemesi süresince kararın icrasının geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Numaralı ... Ltd ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Somut olayda dava dışı yükleten ile taşıyan arasında hükümleri tarafları bağlayan bir temiz bağlama özeti (clean fixture recap) mevcut olduğunu, dilekçe ekinde bu temiz bağlama özetinin taraflar arasında taşımadan doğacak tüm uyuşmazlıkların Londra’da tahkim yolu ile çözülmesi konusunda anlaşıldığını gösterdiğini,... gemisi kaptanı ... tarafından geminin İskenderun limanındaki acentesine verilen bir yetki belgesi olduğunu, taşımaya ilişkin konşimentoların gemi İskenderun limanından ayrıldıktan sonra imzalanacağı göz önünde bulundurularak, gemi kaptanı İskenderun’daki acenteye konşimentoları imzalama yetkisi verdiğini ancak bu yetkiyi bir takım şartlara bağladığını,Bu şartlar uyarınca konşimentoların ancak tahkim maddesini barındırdığı takdirde imzalanacağını, basiretli bir tacirin konşimentolara imza atacak kişinin yetkisinin olup olmadığına bakacağının izahtan vareste olduğunu, yükleten, yani davacının sigortalısı, bu yetki belgesini görmüş ve bu yetki belgesine dayanarak İskenderun’daki acentenin imza yetkisini kabul ettiğini, bunun da gayet normal olduğunu, temiz bağlama özeti uyarınca tüm uyuşmazlıkların Londra’da tahkim yoluyla çözülmesi hususunda anlaşıldığını,Tahkim şartının geçersiz olduğu kabul edilse dahi yetkili mahkemenin yine İlk Derece Mahkemesi olmadığını, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 40. maddesi, Türk Mahkemesi’nin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının düzenleyeceğini tayin ettiğini, Sözleşmelerden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 10 altında ise sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan konşimentodan görüldüğü üzere sözleşmenin ifa yeri boşaltma limanı olan ...Limanının, İsrail olduğunu, bu doğrultuda yetkili mahkemenin Haifa mahkemeleri olacağını, işbu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin de yük teslim borcu bakımından sözleşmenin ifa yeri mahkemelerinin yetkili olacağını karara bağladığını, söz konusu kararın ilgili bölümünün:"Sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflarda genel yetkili yer olan davalının ikametgahı mahkemesinden başkaca yük teslim borcu bakımından sözleşmenin ifa yerindeki icra daireleri ve mahkemeleri yetkilidir. Somut uyuşmazlıkta, taşıma Mersin'den ... Çin'e taşındığından sözleşmenin ifa yeri yurtdışında bulunduğu, dava konusu icra takibinin yapıldığı İstanbul İcra Dairelerinin yetkisiz olduğu anlaşılmıştır." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin ████████ E. ████████ K. 20.02.2020 tarihli kararı Tahkim maddesinin geçersiz kabul edilmesi veya ifa yeri mahkemelerinin yetkisi kabul edilmemesi halinde İstanbul mahkemelerinin yine de yetkili olmayacağını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 9 gereği, her dava açıldığı tarihte, davalının yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görüldüğünü, bu doğrultuda derdest davada izafeten husumet yöneltilen ... gemisi donatanı ...Ltd., Letonya’da mukim olduğundan, işbu uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemelerin Letonya mahkemeleri olduğunu,Müvekkili aleyhine Türkiye’de açılmış bir dava hakkında her halükârda yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi hatalı olarak kendisini yetkili gördüğünü, açıklanan sebepler uyarınca işbu uyuşmazlığın çözümünde tahkim şartını göz önünde bulundurarak uyuşmazlığın Londra’da tahkim ile çözülmesine karar verilmesini, tahkim şartının kabul edilmemesi halinde işbu davayı görmeye yetkili mahkemenin tahliye limanı ve hasarın gerçekleştiği yer mahkemeleri olan Haifa, İsrail mahkemeleri olduğunu ancak eğer bu talep kabul olmaması halinde işbu davayı görmeye yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemeleri olan Letonya mahkemeleri olduğunu ve İlk Derece Mahkemesinin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davacının dava dilekçesinde iki borunun hasar gördüğünü ve bu sebeple alıcı dava dışı...Ltd. isimli şirket tarafından yükletene iade edildiğini iddia ettiğini, ancak dosyaya bu iade işlemine ilişkin hiçbir delil sunulmadığını,Hasarlı olduğu iddia edilen boruların iade edilip edilmediğinin bilinmemesi sigorta poliçesi altında menfaat sahibinin kim olduğunun tespit edilmesini engellediğini, eğer hasarlı borular sigorta ettiren şirket/yükleten .... A.Ş.’ne iade edilmediyse, bu şirketin bir zararı oluşmadığını ve dolayısıyla Davacı tarafından yapılan ödeme zararı olmayan bir şirkete yapıldığını,
Bu durumda, davacının halefiyet şartlarını taşıdığı ve işbu davayı ikame etmek için aktif husumet ehliyetini haiz olduğunun kabul edilemeyeceğini, ancak İlk Derece Mahkemesi Davacı’nın TTK madde 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve dolayısıyla aktif husumetinin bulunduğuna karar verdiğini, davacının aktif husumeti olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını,Davacının işbu davayı Silver Lion gemisi donatanın izafeten donatanın İskenderun’daki acentesine yönelttiğini, ancak İskenderun’daki acente taşımanın İskenderun’daki işlerinde aracılık yaptığını, davacının emtianın yükleme sırasında hasarlandığına dair bir iddiası bulunmadığı hatta tam tersi emtianın boşaltma sırasında hasarlandığını iddia ettiğine göre davasını donatana izafeten Haifa, İsrail’deki acentesi ...’e yöneltilmesi gerektiğini, hem sözleşmenin ifa yerinin Haifa İsrail olduğunu hem de davacının hasarın gerçekleştiğini iddia ettiği yerin Haifa İsrail olduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin davanın donatana izafeten İskenderun’daki acentesine yöneltilmesine ilişkin olarak bir değerlendirme yapmadan pasif husumetin olduğuna karar verdiğini davacının ’nın aktif husumeti olmadığına ve taşıyanın da pasif husumetinin olmadığına karar verilmesi gerektiğini, davacının istinaf talebinin reddine ve ilk derece mahkemesi kararının onanmasına, veya dosya muhteviyatındaki diğer hususlar sebebiyle davanın reddine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalılar nezdinde deniz yoluyla taşıması sırasında kısmen hasara uğradığı iddiası ile dava dışı sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalılardan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve 2 numaralı davalı ... numaralı ... gemisi donatanı ... Ltd.’e izafeten ... Şti.vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, olaya ilişkin davacı nezdinde ekspertiz raporu düzenlenmekle hasar ihbarının yapıldığını, dava konusu emtianın hasarsız olarak gemiye yüklendiği ve bu durumda hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini, konşimentoda "..." kaydının bulunmasının kaptanın nezaret yükümlülüğünü sona erdirmeyeceğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. 2 numaralı davalı vekili, temiz bağlama özetinde tahkim şartının bulunduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, tarafların aktif ve pasif ehliyetlerinin bulunmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Taraflar tarafından ileri sürülen söz konusu istinaf sebepleri yargılama aşamasında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçeleri ile ileri sürülmüş ve bilirkişi raporunda ve Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir.Somut uyuşmazlığa konu █████/2017 tarihli taşıma ilişkin dava dışı sigortalının beyanına göre █████/2018 ve █████/2018 tarihlerde ekspertiz raporu düzenlenmesinin tek başına TTK'nın 1184 ve 1185 maddeleri uyarınca süresinde hasar ihbarında bulunulduğu anlamına gelmeyeceği, hasara ilişkin dava dışı sigortalı ve davacı tarafından davalılara süresinde hasar ihbarında bulunulmadığı, bu durumda hasarın taşıma sırasında meydana geldiği hususunda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının kendi eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hasara ilişkin tarafların ve yetkili makamların katılımı ile ilgili tutulmuş bir tutanağın veya fotoğrafın bulunmadığı, tamamen dava dışı sigortalının beyanına göre düzenlendiği, taşıyan tarafından emtianın hasarsız olarak alındığı kabul edilse dahi hasarın taşıma sırasında mı, tahliye sırasında mı, tahliyeden sonra alıcı tarafından alınıp götürüldükten sonra mı hangi aşamada ne şekilde hasara uğradığına ilişkin dosyada resmi makamlar ve tarafların katılımı ile tutulmuş bir tutanak ve fotoğraf bulunmadığı, bu haliyle hasarın davalıların sorumlu olacağı şekilde taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edilemeyeceği, konşimento da ... kaydı bulunması ile taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme masraf ve risklerinin taşıtana/yükletene-gönderilene ait olduğu, bu kaydın konulması kaptanın nezaret yükümlülüğünü kaldırmıyor ise de hasarın davalıların sorumluluğunda olacak şekilde taşıma sırasında meydana geldiği davacı tarafından ispat edilemediğinden kaptanın nezaret sorumluluğunun somut uyuşmazlıkta tartışılamayacağı anlaşılmakla Mahkemece bu gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan hasar ödemesi sonrası sigortalı tarafından ibra edilmekle ve alacak davacıya temlik edilmekle davacının aktif husumetinin bulunduğu,konişmentonun 2 numaralı davalı ... LTD'yi temsilen İmzalandığı görülmekle davalının pasif husumetinin bulunduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan temiz bağlama özetinin sigortalı ile davalı arasında akdedilmediği, davalılar arasında akdedildiği, davalı tarafından konşimentonun bu bağlama özetine atıf yaptığına dair şartların dosyaya sunulmadığı, söz konusu tahkim şartında sadece "Londra'da Tahkim-İngiliz Hukuku uygulanacak" ibarelerinin geçtiği ve hangi konuda tahkim yoluna gidileceğinin açık olmadığı anlaşılmakla tahkim şartının geçersiz olduğu, HMK'nın 7/1. maddesi uyarına davalı aleyhine açılan davada da Mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve 2 numaralı davalı ... numaralı ... gemisi donatanı ... Ltd.’e izafeten ... Şti.nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı ve Davalı ... numaralı ... gemisi donatanı ... Ltd.’e izafeten ... Şti'nin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.140,69 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.059,99‬ TL'nin davalı ... numaralı ... gemisi donatanı... Ltd.’den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!