Anahtar kelimeler: Açılıdığını Masraf Muaccel Olunduğu Hasarın Hasarının Kdv Tllik Poliçesi Hariç

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkilinin işyerinin davalı tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigorta kapsamında bulunduğunu, meydana gelen hırsızlık nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını bunun üzerine davalı tarafça hasar dosyasının açılıdığını hasarın 263.109,16 TL KDV hariç olmak üzere ... tarafından tespit edildiğini ancak hasar isteminin tüm belgeler teslim edilmiş olmasına rağmen red olunduğu bu nedenle sigorta kapsamında mevcut olan hasarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 130.000,00 TL'lik kısmının muaccel olduğu █████/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesi taraf ve dava olunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacıya ait işyerinin müvekkiline poliçe ile sigortalandığını toplam hırsızlık teminatının 265.000,00 TL olarak belirlendiğini zeyilname ile de bu miktarın 500.000,00 TL'ye çıkarıldığını ... tarafından müraacat üzerine yapılan denetlemelerde çalındığını iddia olunan malın neticede 261.464,55 TL olduğunun belirtildiği ancak hırsızlık hasarının şüpheli olduğunu ve detaylı araştırılmasının belirtildiğini incelemede firma büyüklüğü ile satış faturalarının tezatlık arzettiği fatura bedellerinin de faturaların gerçek olduğuna inandırıcılık katabilmek amaçlı banka havalesi yapılıp sonradan iade edildiği kanaatinin oluştuğu, şahsın fatura alışları dışında başkaca bir alışının olmadığı zira ...'nin işyeri işletmecisi ve sahibi olduğu satışa sunulan ürünlerin kendisince imal edildiği davacının fatura içeriğindeki belirtilen konfeksiyon mallarını işyerinden kendi aracı ile teslim aldığını yine ...'nin beyanı ile belirlendiği yine sigortalının internette site açtırdığı bu sitede elektronik medikal ve konfeksiyon ürünlerinin toptan ve perakende satışının yapıldığı internet ortamında aldığı siparişleri alıcı adrese kargo marifetiyle gönderdiğinin belirlendiği, fatura içeriğindeki tüm ürünleri mal alışı yaptığı firma tarafından ikametgahına getirdiği ve bu ürünleri ikametgahında teslim aldığını, malı aldığını iddia eden ... ile yapılan görüşme neticesinden çelişkili ifadelerin bulunduğu bu çelişkinin de söz konusu faturaların fiktif olduğunu desteklediği yine expertizin raporu ile malın depolandığı odada satın aldığı iddia edilen emtianın sığmasının mümkün bulunmadığı satın alınan malları ödeyecek sigortalının hesap bakiyelerinin olmadığı satış faturalarının gerçek olmadığı dolayısıyla perakende mal satışı gerçekleşmediği internet yolu ile satış yaptığı iddia edilen sitenin demo olup bu site yolu ile satış yapılamayacağını, internet yolu ile yaptığı iddia edilen satışın işyerine gelinerek alınması ve nakit ödemenin de hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve dolayısıyla poliçe vasıtası ile sebepsiz zenginleşmek istediği kanaatine varılarak talebinin red olunduğunu, ayrıca riziko gerçekleştikten sonra sigortalı işyerinde 2012 Eylül ve Ekim aylarında yangın meydana gelmiş olması sebebi ile de tazminat talebinin poliçe teminat kapsamında bulunmadığı bu nedenle davanın redidine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İncelenen dosyada davanın davacının işyerine ait alandan hırsızlık yapılarak uğranılan zarar miktarının poliçe kapsamında sigortalısından tahsiline ilişkin tazminat davası niteliğinde bulunduğu belirlenmiştir.Yapılan yargılamada iddia ve itirazlar tekrarlanmış poliçe, zeyilname, hasar dosyası, faturalar, banka kayıtları, yapılacak bilirkişi incelemesi, defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve itirazları doğrultusunda mahallinde de gerekli değerlendirme ve keşif yapılarak fatura mal miktarı dava konusu edilen bu miktardaki malın söz konusu alana sığıp sığmayacağı hırsızlık sonrası kalan malların ve kayıtlarındaki mallar belirlenerek olayın oluş şeklide dikkate alınarak davacının tazminine konu var ise alacağının belirlenmesi için mahkememizce bilirkişi inceleme kararı oluşturulmuştur.Yapılan incelemede davacının █████/2013-█████/2013 tarihleri arasında sigorta nezdinde sigortalı olup işyerinde hırsızlık olayının gerçekleştiği rizikonun teminat kapsamında bulunduğunu, mahallinde yapılan denetlemede emtia'nın stoklandığı odanın 24.3 metre küp olduğu söz konusu bayan eşya giyimlerinin toplamda 21.18 metre küp alan işgal etmesi oda hacmi de dikkate alındığında bu denli bir istiflemenin konfeksiyon piyasasında söz konusu olamayacağı sigortalının 2013 Eylül ayının ilk haftası içerisinde demo sayfasını aktif hale getirmek istediği ve firmanın banka hesabına demo sayfası tasarım ve aktivasyon hizmet bedelini havale yaptığı sayfanın demo sayfasının 11 Eylül 2013 tarihinden itibaren faal olduğunu belirtebileceklerini söylemesi üzerine bu istekten vazgeçtiğinin belirtildiği bu durumda sigortalının satış yaptığını iddia ettiği sitenin demo olup bu siteden satış yapma imkanının olmamasına rağmen satış yaptığını iddia etmiş olması karşısında, gerçekte var olmayan malın satışının yapıldığının bir göstergesi olduğu expertiz araştırmaları ile de bu hususların ayrıca belirlendiği davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde çalındığı iddia edilen mal toplamının 263.109.16 TL olduğu bu durumda geriye 37.940.84 TL ürünün bulunması gerektiği bu ürünlere ilişkin 4 adet bayan elbisesi sattığının kayıtlarda yer aldığı yani stokta olması gereken malların bulunmadığı dosyaya sunulmuş olan vergi levhasındada davacının ana faaliyet alanının elektronik cihaz ve parçalarının toptan ticareti vs. olarak belirlendiği ancak hırsızlığa konu malların tekstil grubu olduğu belirtilerek davanın açıldığı faturaların ve faturalara konu mal ticaretinin gerçeği yansıtmadığı kanaatinin oluştuğu, her ne kadar poliçe genel şartlarında açıklanan teminat kapsamına uygun olduğu ifade edilmişse de davacının hırsızlığa konu mallarının söz konusu alana sıkıştırılmasının mümkün bulunmadığı kaldı ki defter ve kayıtlarının hırsızlık sonrası stokta kalan yine mallarını bulunmasının gerekeceği bunlardan sadece 4 adetinin satışına ilişkin kayıt bulunduğu davacı tarafından izaha muhtaç hususların yer aldığı faturalara konu mal ticaretinin gerçeği yansıtmadığı sigorta poliçesinde sigortalanan işyerinin vergi levhasında kayıtlı olan işin hırsızlığa dair belirtilen tekstil emtiası olmayıp elektronik cihaz ve parçaların toptan ticareti konusu olduğu belirtilmiştir.Davacının rapora karşı beyanları alınmış bilirkişinin beyanlarını ve raporunu kabul etmediklerini ifade ettikleri tespitlerde hatalı olduğunu belirttiği görülmüştür.Mahkememiz... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar sayılı istinaf kararı ile:"Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK nun 1409.maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Madde kapsamında sigorta şirketinin zarardan veya bedelden sorumlu olması için öncelikle sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiği üzere, diğer mal sigorta türlerinde olduğu gibi, hırsızlık sigortasında da sigortalı rizikonun gerçekleştiğini ve uğradığı gerçek zararı kanıtlamak yükümlülüğündedir. Somut olayda gerçekleştiği iddia edilen riziko hırsızlıktır. Dosya kapsamından ve özellikle hırsızlık konusu olduğu iddia edilen bayan giysilerinin sayısı, hacmi ortalama ağırlığı nedeniyle çalındığı yer olarak iddia edilen odaya sığmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, davacı sigortalının sigorta poliçesinde ve diğer belgelerde, ticari defter ve vergi kayıtlarında ticari faaliyeti olarak göstermediği kadın giysilerinin hırsızlık konusu olduğunu belirtmesi, faturalı satışlar olarak gösterilen fatura bilgilerinin bir kısmının gerçeği yansıtmaması, internet satışına ilişkin internet sayfasının faaliyette olmayıp demo olması ve ikinci bilirkişi raporunda detaylı şekilde açıklanan diğer pek çok konunun izahata muhtaç olduğu gözetildiğinde davacı sigortalının rizikonun gerçekleştiğini ispat ettiğinin kabulü mümkün olmamıştır. Ayrıca ekspertiz raporundaki tespitlerle veya araştırma şirket raporları ile yetinilmeyip olay mahallinde keşfen inceleme sonucu alınan ilk rapor ve itiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi raporu ve dosya kapsamının tamamının değerlendirilmesi sonucunda aynı somut verilere ulaşılmaktadır. Kaldı ki ekspertiz raporunda yalnızca yazılı rapor değil fotoğraflarda eklidir. İkinci kez ve özellikle ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ise, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Sonuç olarak, davacı tarafın istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar ilamı düzenlenmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi ██████████ Esas █████████ Sayılı kararı ilamı ile:" Davacı vekili, davacıya ait iş yerinin davalı sigorta şirketi nezdinde ticari/sınai işletme sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, sigorta poliçesinin düzenlenmesi sırasında davalının acentesi tarafından işyerinin güvenliğinin denetlendiğini ve buna göre poliçe düzenlendiğini, işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde işyerinde bulunan emtiaların çalındığını açıklayıp hırsızlık neticesinde oluşan zararın poliçe kapsamında davalıdan tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine/istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Madde kapsamında sigorta şirketinin zarardan veya bedelden sorumlu olması için öncelikle sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesi gerekir. Davacıya ait iş yerinde hırsızlık olayının gerçekleştiği kolluk tarafından tutulan tutanak ile sabittir. Kolluk tarafından tutulan tutanakta iş yerinin bina girişinde bulunduğu ve büro olarak kullanıldığı, kapıda zorlama bulunmadığı, dairenin arka tarafında balkon olduğu, demir korkuluğun açık, asma kilitte zorlama izinin bulunduğu, daireye balkondan tırmanılarak girilmiş olduğu belirtilmiştir. Davacıya ait iş yerinde hırsızlık olayının meydana geldiği kolluk tarafından tutulan tutanak ile sabit olup tutanağın aksinin şüpheler ve varsayımlar ile ispat edilmesi mümkün değildir. Davaya konu hırsızlık olayının gerçekleşmediğine dair tutanağın aksini ispata yarayacak somut deliler davalı tarafça sunulamamış, davaya konu hırsızlık olayının gerçekleşmediği ispat edilememiştir. Davaya konu iş yeri için davalı tarafça sigorta poliçesi düzenlendiğine göre davacının bir işyerinin olmadığının ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanımını teşkil edecektir. Davalı tarafça davaya konu işyeri için ticari/sinai işletme poliçesi düzenlendiğine göre davacının iş yerinin gerçekliği konusunda davalının savunmaları dinlenemez. Yukarıda yapılan açıklamalara göre davaya konu hırsızlık rizikosunun gerçekleştiği ve talebin teminat kapsamında kaldığı gözetildiğinde davalı, meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. Mahkemece çalındığı iddia edilen emtiaların işyerine sığamayacağı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmişse de bu değerlendirme hatalıdır. Davacının işyerine ait 2012 yılı defterlerinin incelenmesinde hasar gören mallarla ilgili faturalarının işletme defterine kaydedildiği, davacı tarafından fatura bedellerinin banka aracılığı ile havale yapıldığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Bilirkişilerce keşif sonucunda düzenlenen raporda odanın boyutları hiç boşluk bırakmayacak şekilde istiflenir ise 3.80 cm boy*2.70 cm en*2.70 cm yükseklik: 27,702 metrekare olduğunu, ancak hiç boşluk bırakmayacak şekilde istiflemenin mümkün olmadığını 2 metre olacak şekilde istiflenirse istifleme alanının 19.90 metreküp olabileceğini, piyasadan seçtikleri 3 adet numuneye göre istifleme hesaplaması yapıldığını, buna göre tüm emtianın hacminin 19.9081 metreküp, ağırlığının 5.558,00 kg olduğunu, bu varsayımsal hesaplamaya göre davacının aldığı emtiaları bu odaya sığdırması mümkün olduğunu ancak bu şekilde depolamanın hem çok sıkışık hem de ürünlerin ayrılmasını engelleyeceğini, olağan çalışmayı zor duruma sokacağını, davacının gerçek ve somut zararını ispatladığını söylemenin mümkün olmadığını belirtmişler, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporu eksik ve yetersiz olup hükme esas alınamaz. Davacının mal alışına ilişkin faturaların deftere işlendiği bilirkişiler tarafından tespit edilmiş, davacının vergi levhasında faaliyet konusu olarak elektrik cihaz ve parçaların toptan ticareti yazdığı, davacı tarafından vergi dairesi müdürlüğüne yazılan dilekçede işyerinde faaliyet konusuna ek olarak tekstil malzemeleri satışına başladığını bildirdiği, vergi dairesi mükellef bilgisi başlıklı belgede faaliyet konusunun "araç kiralama, evde tekstil ürünleri, dış giyim parekende satılı" olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Davacının çalındığını iddia ettiği tüm emtiaların iş yeri yüzölçümü dikkate alındığında sığamayacak ise de işyeri yüzölçümüne göre ne kadar emtianın sığabileceği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken varsayımlara dayanılarak davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. Buna göre mahkemece yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinden davacının defterlerine kaydedilen emtialardan ne kadarlık miktarının stoklanabileceğinin tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " şeklinde Yargıtay ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair karar ilamı düzenlenmiştir. Karar ilamı sonrasında mahkememizce sektör bilirkişisi ve smmm bilirkişisinden oluşan heyete dosya tevdi edilmiş, bozma ilamı doğrultusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile: Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde: Davacının, dava dışı ...'den 6 adet fatura karşılığında toplam 301.050,00 TL tutarında mal satın aldığı, davacının bu mallar karşılığında dava dışı ...'ye 4 adet ödeme yaptığı bu ödemelerin toplamı 300.000,00 TL olduğu, söz konusu bu mallardan sadace 4 adet bayan elbise satıldığı müşahede edildiği, bu bağlamda"Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının defterlerine kaydedilen çalındığı iddia edilen emtialardan işyeri yüzölçümüne göre ne kadarının sığabileceğinin ve davacının oluşan zararının hesaplanması" hususunun teknik yönden yapılan incelemeler sonucu ortaya çıkacağı kanaatine varıldığı, Tekstil mühendisliği yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, raporun 3.2 numaralı bendinde detaylı olarak açıklandığı üzere; Ürünlerin oda tavanına kadar üst üste istiflenmesi; istifleme yapacak kişilerin erişim zorluğu, istifleme kaynaklı ağırlık nedeniyle ürünlerin ezilerek zarar görmesi ve istif yığınlarının belirli bir yüksekliğin ardından dengesini kaybederek devrilme riski gibi sebeplerden dolayı mümkün görülmediğine, ürünlerin seçimi ve taşınması için, istifler arasında bir kişinin rahatça çalışabileceği boşlukların bulunması gerektiğine, ürünlerin ebatları, istif yükseklikleri, istifler arasında bırakılması gereken geçiş aralıkları ve ürünlerin bulunduğu belirtilen alanın ölçüleri dikkate alındığında; ortalama 1.468 adet ürün sığabileceğine, sığabilecek ürünlerin ortalama değerinin 30.578,44 TL olacağına, söz konusu ürünlerin çalınıp çalınmadığı hususunda nihai taktirin mahkemeye ait olduğuna, ilişkin raporlarını sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalındığını iddia ettiği tüm emtiaların iş yeri yüzölçümü dikkate alındığında sığamayacak ise de işyeri yüzölçümüne göre ne kadar emtianın sığabileceği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesi ile mahkeme kararının bozulduğu, bozma doğrultusunda yeni bir rapor alındığı, bilirkişi raporuna göre, işyeri yüzölçümüne göre ortalama 1.468 adet ürün sığabileceği, sığabilecek ürünlerin ortalama değerinin 30.578,44 TL olacağı tespit edilmiş, davacı vekilinin itirazlarının soyut olması nedeniyle reddine karar verilerek denetime elverişli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın kısmen kabulü ile 30.578,44 TL'nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.088,81 TL harcın davacı tarafça yatırılan 2.561,72 TL ıslah harcı ve 2.220,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.781,82 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 2.693,01 TL'nin davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından 25,20 TL başvurma harcı, 3,80 TL vekalet harcı ve yatırılan harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan 2.088,81 TL harç olmak üzere toplam 2.117,81 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 660,60 TL tebligat ve müzekkere gideri, 12.850,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 13.510,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3.177,95 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 72,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 58,88 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Katip ..e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır