Anahtar kelimeler: Vizyonu İvme Misyon Hijyen Logolu Yegane Köklü Bilinir Sektöre Potansiyeline

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████
KARAR NO : ███████
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüzün Tespiti, Maddi ve
Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin hijyen ürünleri sektöründe faaliyet gösteren, belirli bir müşteri potansiyeline ulaşmış, misyon ve vizyonu ile sektöre ivme kazandıran itibarlı ve köklü kurumsal bir ticari şirket olduğunu, müvekkili şirketin gerçekleştirdiği faaliyetleri kapsamında “...” ibareli ve "..." logolu markanın yegane hak sahibi olarak emtiaları kapsamındaki ürünleri ile sektörün en bilinir markaları arasında yer aldığını ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı müvekkili markası “... ...” ilk olarak 29.05.2009 tarihinde tescile konu edildiğini, müvekkili şirketçe yapılan sektörel inceleme ve denetimlerde müvekkili şirketin tescilli ve tanınmış markası olan “...”in markasından doğan haklarının davalı ... tarafından ihlal edildiği tespit edildiğini, müvekkili markası olan "..." markası ile davalı ... adına tescilli "...." markaları iki harf haricinde bire bir aynı ifadeler olduğunu, iltibasa yol açacak ölçüde benzer olduklarını, bu benzerlik iki markanın harfleri incelendiğinde açık şekilde görüldüğünü, zira her iki markanın başlangıç kısımlarındaki "..." ibaresi bire bir aynı ve tek farklılık davalı şirketin markasının sonunda "..." ifadesine "...." getirilmesi olduğunu, müvekkili tarafından bu kullanımların sonlandırılması amacıyla ihtarname keşide edildiğini ancak kullanımların devam ettiğini, netice olarak müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalı adına ... sayılı markanın hükümsüzlüğünü, müvekkili adına tescilli markaya yönelik tecavüzün tespitini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin öğrenildiği tarih olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 270.165,00 TL tutarına ıslah ederek, harcını yatırmıştır.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin markası olan “....” kendi başına özgün bir
marka olup ve yine kendine özgü olan logosu ile bir bütün olarak
kullanılmakta olduğunu, müvekkiline ait marka incelendiğinde mavi renk temelli oluşturulduğu, ayrıca ters yöne giden ok işaretleri ile
... unsuruna yer verildiği ve ortada marka adının bir bütün halinde konumlandırıldığı, davacı tarafa ait marka adı yukarıda değindiğimiz üzere “... ...”
olup, bunun yanında marka örneği de müvekkil markası ile hiçbir benzerlik içermemekte,
aralarında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının tecavüz yönündeki taleplerinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı dava dilekçesinden dahi
anlaşılabileceğini, tecavüzü iddia eden tarafın buna yönelik delillerini ve tecavüzün
hangi şekilde gerçekleştiğini ortaya koyması gerektiğini, bu kapsamda davacının
müvekkilinin tecavüz olarak nitelendirilecek herhangi bir eylemini ispat edemediğini, buna
yönelik delil tespitinin bulunmadığının aşikar olduğunu, davacının talebine karşın müvekkilinin
tecavüz oluşturacak nitelikte herhangi bir eylemi bulunmamakta olup bu iddiaya itiraz
ettiklerini, müvekkilinin salt marka tesciline dayalı olarak kullanım gerçekleştirmekte
olup, bu kullanımı aşar nitelikte herhangi bir faaliyet bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, markaya yönelik tecavüzün tespiti, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "...+..." ibareli markanın davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "...+..." ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli tarihli rapor ile,
hükümsüzlük açısından; davalıya ait ... tescil nolu marka
açısından SMK m.6/1 açısından hükümsüzlüğe ilişkin şartların mevcut olmadığı
tespit edilmiş olmakla birlikte, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu,
markaya tecavüz açısından; davalı tarafın kullanımı açısından, SMK’nın
7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüze ilişkin şartların
mevcut olmadığı tespit edilmiş olmakla birlikte, nihai hukuki değerlendirme ve
takdirin mahkemeye ait olduğu,
tecavüze takdir edilmesi durumunda; mali yönden yapılan inceleme ve tespitler
neticesinde maddi tazminat hesabına ilişkin olarak, heyetçe yapılan
değerlendirmede lisans oranı %1 olarak öngörülmüş olmakla birlikte, işbu tespitler
ve öngörü doğrultusunda nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olmak üzere, davacının maddi tazminat hesabına ilişkin seçimlik hakkını kullandığı
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 151- (2) c) maddesi uyarınca, dava tarihinden
geriye doğru 3 yıllık dönemde, davacının davalıdan isteyebileceği maddi tazminat
tutarının 271.165,00 TL olarak hesap edildiği, davacının manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Davacı tanığı huzurda dinlenildikten sonra dosya taraf itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli rapor ile, hükümsüzlük, tecavüz ve maddi tazminat değerlendirmesinin ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde yapılmış olduğu, davalının itirazları hususunda kök raporda ulaşılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmiş, davacı tarafça kendisine ait ... tescil numaralı "...+..." ibareli markanın davalıya ait ... tescil numaralı "...+..." ibareli marka ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu ve bu nedenle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin doğduğu ileri sürülerek SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca hükümsüz kılınması ve davalının bu kullanımı nedeniyle markasal haklarına tecavüzde bulunduğunun tespiti talepli dava açılmış ise de; davacıya ait ... tescil numaralı "...+..." ibareli marka ile davalıya ait ... tescil numaralı "...+..." ibareli marka bilirkişi marifetiyle incelenmiş, her iki markanın da kelime + ... markası olduğu, markaların işitsel açıdan kısmen farklı olduğu, ... unsurlarının birbirinden farklı olduğu, ... unsurlarının "..." ve "...." ibarelerine eklenmesi ile markaların farklı birer marka haline geldikleri ve farklı marka algısı oluştuğundan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya veya iltibasa sebebiyet verecek nitelikte olmadıkları anlaşılmış, SMK'nın 6/1 maddesinde düzenlenen hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talepli davanın reddine karar verilmiştir. Davalı markasının davacı markası ile farklılık arz etmesi ve iltibas yada karıştırılma ihtimali oluşturmaması, davalının markasal kullanımının tescilli olduğu şekilde olması ve davalı kullanımının davacı markasına yanaşma iradesi göstermemesi hususları karşısında SMK'nın 7. ve 29. maddelerinde düzenlenen tecavüz koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, tecavüzün tespiti ve tazminata ilişkin açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 623,90 TL harç ile 4.650,00 TL tamamlama harcının toplamı 5.273,90 TL harçtan, 615,40 TL ilam harcının mahsubu ile, 4.658,50 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen hükümsüzlük davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 25.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
9-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!