Anahtar kelimeler: Gözaltı Tutuklama Süreç Tutukluluk Ana Görüşü Hukukî Koruma Tedbirleri Davadan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ana dosyada; 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davadan feragat nedeniyle reddine, birleşen dosyada 1.000.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının 27.607,29 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 07.02.2012 tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 170.000,00TL'ye yükseltilmesi ve değişen vekalet ücretinin 20.417,17 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın hatalı hesaplandığına, feragat nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, birleşen davada vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, davanın reddine ve manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı dosyası kapsamında, yeniden yapılan yargılama öncesi davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından 06.02.2012 gözaltında kaldığı, 07.02.2012 tarihinde tutuklandığı, hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının 8 yıl 4 ay hapis ve 70.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15.12.2014 tarih ve █████████ Esas- ██████████ Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve davacının tahliyesine karar verildiği, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.11.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARDavacının 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile Mardin 1. Ağır ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasından feragat etmesi karşısında; davanın reddine ve davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının 09.04.2025 tarihli dilekçesinde mahsup talebi olduğu anlaşıldığından; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin başka bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususunun araştırılarak açıklığa kavuşturulması,Kabule göre de;1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 2-Davacının mahsup talebinin reddinin tespit edilmesi halinde ise maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "27.217,20 TL'' yerine, miktarın üstünde kalacak şekilde "27.607,29 TL'' olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.