Anahtar kelimeler: Davaalacak Davadavacı Edilme Otel Huzurda Sehven Hasıl İkame Taşeronluk İnşaatı

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dosya kapsamında dava açıldığını, işbu dava kapsamında yetkisizliğe karar verildiğini, karar davalı tarafından istinaf edildiğin, istinaf mahkemesinde esastan reddine karar verildiğini, sehven yetkili mahkemeye gönderilme talebi gönderilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, dolayısıyla huzurda işbu davanın ikame edilme zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı şirket ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında 03.03.2016 tarihinde ... Üniversitesi Otel ve Yurt İnşaatı Projesi kapsamında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında işin konusunun " İşverenin ... Mahallesi ... Cad. No:61 .../... adresinde bulunan Otel ve Rezidans inşaatının yapılacak tüm alçı-boya-sıva-şap-alçıpan işlerini kapsamaktadır. " şeklinde olduğunu, davacı şirketin sözleşme de belirtilen tüm işleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu esnada 2016-2017 yıllarında davalı şirket tarafından proje değişikliğine gidildiğini, proje değişikliği sebebiyle yeni imalat pozları ve birim fiyat farkları oluştuğunu, iş sonunda proje değişikliği sebebiyle oluşan yeni imalat pozları ve birim fiyat farklarının davalı şirketçe karşılanmadığını, .... Noterliği 24.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirketin davalı şirkete ödemede bulunması açısından ihtarda bulunduğunu, ancak davalı şirketin .... Noterliği'nin 03.10.2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile cevap ve itirazlarını sunduğunu, ödemede bulunmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine davacı şirket .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş sayılı dosya kapsamında tespit davası açtığını, ancak şirket yetkilisi ... ... ile davaya gerek olmadığı İstanbul Mühendisler ve Mimarlar Odasından bilirkişi tayini ile yapılacak tespit sonucu kendilerine ödeme yapılacağı hususunda şifahen anlaşıldığını, davacı şirket işbu tespit davasında davalı şirket ile yapılan anlaşma sonucu herhangi bir işlem yapmadığını, nitekim bu anlaşma sonucu 05.01.2018 tarihli İnşaat Mühendisi ... ... (Sicil:...), İnşaat Mühendisi ... (Sicil:...) tarafından oluşturulan Bilirkişi Heyet Raporu hazırlandığını, bilirkişi heyet raporu tarafların dinlenmesi, sunulan belgeler ve keşif sonucu hazırlandığını, ancak davalı şirket kendi onayı dahilinde alınan bilirkişi heyet raporunu da dikkate almadığını ve davacı şirkete herhangi bir ödemede bulunmadığını, davacı şirket, davalı şirkete bilirkişi heyeti raporuna istinaden ödemede bulunması adına .... Noterliği 21.01.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarda bulunduğunu, bu ihtarname ile de herhangi bir ödeme alamadığını, şifahen kendilerine ... Üniversitesi yetkililerince bilirkişi heyet raporunun kabul edilmediği dolayısıyla kendilerine ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, .... İcra Dairesi 2019/... İcra sayılı dosya kapsamında 05.02.2019 tarihinde davalı şirket aleyhine bilirkişi heyet raporuna istinaden ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu, mali olarak borca batık hale gelen davacı şirketin, harç ve masraflar ile avukat vekalet ücretlerini karşılayamayacak durumda olduğundan itirazın iptal davası açamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, 03.03.2016 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesine ek davalı tarafından 2016-2017 yıllarında yapılan proje değişikliği sebebiyle yeni imalat pozları ile sözleşme tarihinden sonra oluşan birim fiyat farkları nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL'nin ihtar tarihi olan 21.01.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava dilekçesinde, davalı şirket ile davacı arasındaki otel ve rezidans inşaatında yapılacak olan alçı-boya-sıva-şap-alçıpan işlerinin yapımına dair sözleşmede 2016-2017 yılları arasında yapılan proje değişikliği sebebiyle fiyat farkları oluştuğunun belirtilmekte olduğunu, taraflar arasında proje değişikliğine yönelik bir sözleşme bulunmadığının ayrıca açıklanacak ise de iddia edilen alacakların zamanaşımına uğradığından öncelikle bu yönden taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, huzurdaki davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan "alacak davası" olarak görülmekte olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu m. 32/son hükmüne göre, "Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.". Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu m. 147/1/b.6'ya göre de eser sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi tutulduğunu, davacının davalı şirketten alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte bu yöndeki taleplerin öncelikle zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacı şirket ile davalı arasında yapılan sözleşmenin "Anlaşmazlık Hali" başlığında, anlaşmazlık halinde öncelikle tarafların birlikte belirleyeceği tarafsız bir hakeme başvurulacağının belirtildiğini, oysa davacı tarafça hakeme başvurulmadan dava yoluna gidildiğini, davacı tarafı bağlayan bu sözleşme maddesine riayet edilmediğini, uyuşmazlığın çözümü bakımından hakem belirlenmesi ve akabinde hakeme başvurulması yönünde bir adım atılmadığını, bu hususun da ilk itirazları arasında incelenerek davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinin ekinde bulunan arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak, davacı tarafça yetkisiz mahkemede açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dosya için yapılan arabuluculuk başvurusuna ilişkin olduğunu, bahsi geçen .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... dosyasının yetkisizlik sebebiyle reddedildiğini, akabinde davacı tarafça süresi içinde talepte bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davanın açılmamış sayılması ile doğan bütün sonuçlar ortadan kalkacağı gibi dava şartları da huzurdaki dava açısından tekrar inceleneceğini, dava şartlarının, önceki dava tarihine değil yeni dava tarihine göre incelenmesi gerektiğinden işbu dava için herhangi bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının, 2016-2017 yılları arasında taraflar arasında proje değişikliğine yönelik bir anlaşma yapıldığı ve davacının bu doğrultuda ek masraflar yaptığı iddiasında bulunduğunu, davacı taraf bu iddiasını öncelikle .... Noterliğinin 24.09.2018 T. ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesinde gündeme getirdiğini, taraflar arasında "sözlü ve şifai" anlaşma yapıldığından bahsettiğini, öncelikle davacının belirlediği dava değeri bakımından iddiasını ticari defterler ve diğer yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davalının edimlerini yerine getirmemesinden ötürü, asıl sözleşme uyarınca gerekli olan malzemelerin bir kısmının davalı şirket tarafından, temin edilmek suretiyle imalatlar tamamlanabildiğini, yapılan ödemelere yönelik faturalar ve cari hesap ekstreleri incelendiğinde davacı tarafından yapılması gereken ödemelerin davalı şirketçe yapıldığının anlaşılacağını, davacı tarafından hazırlanıp davalı şirket onayına sunulan herhangi bir hakediş raporu bulunmadığını, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme gereği işin devam edebilmesi amacıyla davacıya avans ödemeleri yaptığını, farklı tarihlerde yapılan bu ödemelerin, davacı şirket yetkilisi ... tarafından elden alındığını ve faturalandırılmasının daha sonra yapılacağının belirtildiğini, bu belgelerde, davacı şirket kaşesi ve şirket yetkilisinin imzası bulunduğunu, buna karşılık davalı şirketçe yapılan bu ödemelerin davacı şirket tarafından faturalandırılmadığını, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinde proje değişikliği sebebiyle yapılan ek iş bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle;
"-Dava konusu talebin cari hesap alacağı olmadığı, sadece incelenebilen davalı şirket ticari defterlerine göre en son sunulan kayda göre 31.12.2019 tarihli bilançoda davalı şirketin davacı şirketin davalı şirketten 316.504,62 TL alacaklı olduğu,
-Heyetimiz inşaat mühendisi Sayın Bilirkişi tarafından dava konusu talep yönünden bir tespit yapılamadığı, davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenemediğinden davalı-davacı cari hesap ekstresini karşılaştırma imkânı olmadığı,
-.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş tespit davasında bilirkişi raporu hazırlanmadığı, dosyanın feragat nedeniyle kapatıldığı görüldüğünden iddia edilen ek işlere dair teknik bir tespitin vakti zamanında yapılmadığı,
-İddia edilen iş artışına / ek işe dair delil tespitinin bulunmaması, işin niceliğini gösterir bilgi ve belgelerin olmayışı nedeniyle iş artışının miktarı ve sözleşmeye göre belirlenen işin dışında fazla iş olup olmadığına dair değerlendirme yapılamadığı, tespit edildiğinden mali, teknik ve mevzuat incelemesi ile de dava konusu taleplerin belirlenmesine yönelik tespit yapılamamıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşmasında tanık beyanlarının alındığı, tanık ...'ın aynen;
"Ben ... sahibiydim. 2016 yılında şirketten bağımsız olarak davacı ... Teknik yetkilisi olan ... Bey ile şahsi tanışıklığım bulunması sebebiyle kendisi ... Üniversitesi Otel ve Yurt inşaatıyla ilgili bana fikir danıştı. Orada ben ilk görüşmeye gittiğimde yanlış hatırlamıyorsam taraflar arasında 15 kalem işe ilişkin bir sözleşme vardı. Ben sahayı gördükten sonra buradaki işin bu belirlenen kalemlerle sınırlı kalmayacağını izah ettim. Hatta proje detaylarını çizdim ve ... dediğimiz yeni birim fiyat oluşturma işlemini yaptım ve ... Bey'e verdim. Çünkü işin içine girildiği zaman otel ve yurt inşaatı için taraflar arasında anlaşmaya konulmamış ek işlerin yapılması da gerekiyordu. Daha sonra davacı bünyesine bir mimar ve şantiye şefi aldı. Ben ara ara şantiyeye sahayı disipline etmek adına gidiyordum. Bahsettiğim üzere ... doğrultusunda yeni birim fiyatlar hak ediş raporlarına da yazıldı. Ancak karşı tarafla finansal konularda ne görüşüldü. Karşı tarafla bu fiyatlar yönünden mutabık kalınıp kalınmadığını bilmiyorum. Ek işlerin fiili olarak yapıldığını biliyorum şöyle ki ...'ye eklediğimiz her bir maliyet kalemi projenin tamamlanması yönünden zorunlu olan kalemlerdi. Ancak uygulama sonucunda karşı tarafla ne yaşandığını buna ilişkin ödeme alınıp alınmadığını bilmiyorum. Yani finansal kısımla ilgili bilgim yoktur ayrıca tanıklık ücreti talep etmiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Tanık ... ...'in aynen;
"Davacı şirket yetkilisi ... bey'i 2005 yılından beri iş sebebiyle tanırım. Ben 32 yıldan beri inşaat ustasıyım. Davacının 2016 yılında ... Üniversitesi Otel ve Yurt projesinde alçıpan işleri dışında seramik, sıva, boya işlerinin tamamının ben taşeron olarak yaptım. İşin sonlarına kadar sözleşmeye uygun olarak işleri yaptık herhangi bir sorun yaşamadık. Ancak işin sonlarına doğru benim hak edişlerim eksik ödenmeye başladı. Sonra aynı sorun alçıpan işini yapan arkadaşta da oluştu. Bizde işveren firma olan davalı ... bu konuda başvurduk. Bizim başvurumuz sebebiyle biz yaklaşık 3-4 ay kadar hem ... yetkilisi ... bey hem ... yapı yetkilileri hem de diğer taşeron arkadaşla birlikte oturduk hesaplara baktık. Hesaplara baktıktan sonra onlar kendi aralarında mutabık oldular. İçerde kalan alacak benim, alçıpancının, havuzcunun, mimarın ve teknikerin alacağını karşılayacak kadardı. Kendi aralarında anlaştılar bizlerin ödemelerini yaptılar. Bizdeki iş bitmişti. Bana sormuş olduğunuz proje değişikliğine ilişkin çok net olarak proje çizilip çizilmediğini bilmiyorum ama tüm proje sahası tek tek ölçüldü. Bildiğim kadarıyla yurt olarak planlanan alan otel olarak düzenlendi. Bizim çalıştığımız yerde bir havalandırma boşluk alanının hesaplanmasında sorun oluşmuştu. Bizde burayı tam anlamıyla ölçtük. Ve ölçüme göre de imalatı yaptık. Buradan ek bir maliyetin çıkmaması gerekir. Şayet ek bir maliyet çıkacak olsaydı bize de yaptığımız ek işin maliyeti ödenirdi. Ben proje kapsamında ödenen hak edişleri hesaba kattığımda sözleşmede kararlaştırılmayan başkaca işler yapıldığına şahit olmadım. Bu sebeple davacının ek maliyeti oluşmamıştır. Çünkü daha önceden hesaplanmayan ek bir iş yapılmamıştır dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Mahkememiz █████/2024 tarihli ara kararı ile tanık... ve ... ...'in beyanlarının alınması hususunda İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, tanık ... beyanında aynen;
" Ben davacı ... Şirketinde 2016 Nisan ayından 2018 yılının Nisan ayına kadar taşeron olarak çalıştım, çalıştığımız sırada ... Üniversitesine ait 2 bloktan oluşan kaba binayı yaptık ancak bu yaptığımız yerlerin ne olacağını bilmiyorduk, otel mi yoksa yurt mu olacağını bilmiyorduk, ben ... Yapı ile m2 birim fiyatı konusunda anlaştım, ... Yapı da bir üst firma olan davalı ... yapı şirketi ile anlaştı, 1 Mayıs 2016 tarihi itibari ile iş başı yaptık, yaptığımız bu numuneler kabul edildi ve iş başı yaptık, ben asma tavan bölme duvar ve çelik işlerini yaptım, ... Yapının mimarı ve ... Tekniğin mimarı vardı, bu mimarlar tarafından proje onaylanınca ben imalata başlıyordum, önce iki bloku kaba inşaat halinde yapıp tamamladık, asma tavanlarını yaptık, bu binaların ne için kullanılacağı belli değildi, zemin kat ve zeminden aşağı 4 katta imalat yönünden çok işçilik gerekiyordu, çünkü buraların tavan yüksekliği çok yüksekti, bu yerlerden kaynaklı fiyat farkı ... ve ... yapı yetkilileri tarafından anlaşma suretiyle çözüldü ve fiyatta anlaştılar, işin başlangıcında ... şirketi bize ödeme yapsa da bize ... Yapı tarafından yapılan ödemeler azalmaya başladı, bu durumu ... Yapı yetkilisi ... Bey'e ilettim, ... Bey'de bana bu kadar para alabileceğini söyledi, ... Bey önceleri paramızı alıp alamayacağımızı soruyordu, bizde paramızı az da olsa aldığımız için paramızı aldık diyordum, işlerin tamamlanma aşamasında işin başlangıç tarihinde aldığımız ödemeden çok daha az alıyorduk, bu durumu ... Yapı şirket sahibi ... Bey'e ilettim, ... Yapı şirketi ... şirketine çek ile ödeme yapıyormuş, ... Yapı şirketi yetkilisi ... Bey ... Yetkilisi ... Bey'e yapılan bu ödemelere ilişkin çekleri ...'daki bankalardan yazıldığını ve bunun nedenini sordu, ... Şirketi o dönem ... da inşaat yapıyordu, oradaki ödemelerde kullanmış ... YApı şirketi tarafından malzeme alımı için verilen çekleri ... Yapı ...'daki malzeme alımı için kullanmış, inşaat tamamlanma aşamasındayken benim ... yapıdan 720.000,00 -740.000,00 TL civarında alacağım vardı, ... Yapı bu ödemeyi bana ödemedi, ... Yapı yetkilisi 200.000,00 TL bana nakit ödeme yaptı, başka ödeme alamayan taşeron ve işçiler vardı, ... isminde başka taşeron da vardı oda ödemelerini alamadı, ... Bey bize teminat verdi paranız bendedir dedi ancak ... Yapı'nın 2.500.000,000 TL'lik fatura kesmesi gerekiyordu, ... yapı fatura kesmediği için ... yapı bu ödemeleri yapamadı, ... yapının ısrarı üzerine fatura kesildi ve bizde ödemelerimizi ... Yapı dan elden aldık, benim ... yapıdan ve ... den bir alacağım kalmadı, son ödemeleri ... yapı bana elden yaptı, sonuç itibari ile ben işin tamamlanma aşamasında da oradaydım, ... Yapı ile ... Şirketi anlaştı faturalar kesildi ödemeler yapıldı, iş tamamlandı, ... yapı şirketi yetkilisi ... Bey ... Yapı tarafından bize ödemeler aksayınca ... Yapı ya güvenmedi, bu nedenle bizim ... Yapı için yaptığımız işin bedelini direk taşeronlara ve işçilere ödedi, faturayı ... Teknik yapı ya kesti ancak ödemeleri işçiler ve taşeronlar olarak direk biz aldık, bildiğim kadarıyla işin karşılığı ödemeler bu şekilde yapılmıştır, olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Tanık ... ...'in aynen;
" Ben davacı ... Şirketinde tam net hatırlamamakla birlikte 2017-2018 yılları arasında 1 yıl kadar Muhasebeci iş veren vekili olarak çalıştım, çalıştığım dönemde ... Yapı şirketi ile işleri patron olmadığı dönemde ben yönettim, hak edişleri veriyorduk, karşılığında paramızı alıyorduk, bir çok hak ediş dosyalarında ve tahsilat makbuzlarında benim imzalarım vardır, maliyet artışlarından kaynaklı ... Yapı firması ile aralarında sorun oldu, ... Mühendisliğin patronuna fiyat artışlarından dolayı ... yapı yetkilileri ile yeniden oturup fiyatları belirlemeleri gerektiğini söyledim, çünkü resmi enflasyona göre bile yaşanan fiyat artışlarından dolayı ana sözleşmedeki maliyet artışlarını karşılamıyordu, benim olduğum dönemde bu konuda resmi bir anlaşma yapamadılar, sözleşmeye göre ... Yapı nakit ödemelerini bile geciktirmeye başladı yada tamamını vermedi, içeride bloke etmesi gerektiğinden fazlasını bloke etmeye başladı, bu da ... Mühendisliğin ödemelerini sıkıntıya sokmaya başladı, benim çalıştığım dönemdeki durum buydu, daha sonra ben kendi şahsi nedenlerimden dolayı İstanbul'dan İzmir'e yerleştim, ... Mühendislikten ayrıldım, daha sonra yaşananları bilmiyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı sunmuş olduğu sözleşmeye göre sözleşme birim fiyat esasıyla bir eser sözleşmesi akdedildiği, davalının sunmuş olduğu sözleşmeye göre ise sözleşmenin anahtar teslim usulüne göre
1.250.000,00 TL bedelle akdedildiği, ekinde birim fiyatlarının belirlendiği ayrıca davalının sunmuş olduğu sözleşme, şartname ve eklerinin en sonunda yine davacının sunmuş
olduğu sözleşmenin de bulunduğu ve bunda da birim fiyat belirtildiği görülmüştür. İki sözleşmede de tarafların imzalarının bulunduğu, bir tanesinde anahtar teslim usulünün bir tanesinde
ise birim fiyat usulünün belirli olduğu görülmektedir.
Dava konusu sözleşmede iş artışı ve/veya ek işe konu herhangi bir hüküm bulunmadığından uyuşmazlığın çözümünde genel
hükümlerin uygulanması gerekecektir. Ek iş sözleşmenin kurulması esnasında mevcut olmayan işin, sonradan karar verilerek yapılmasını ifade
eder. Bu bakımdan, sözleşmede kararlaştırılanlardan esaslı bir şekilde sapan yeni edim, ek iş olarak
değerlendirilebilir. Ek işin ortaya çıkabilmesi için, ilk olarak açıkça kararlaştırılmayan, ancak sözleşme
konusu işle bağlantılı bir edimin ifası gerekir. Belirleyici kriter, sözleşmede kararlaştırılmamış olma
unsurudur. Sözleşme, kanun veya teamül gereği iş sahibinin yerine getirmek zorunda olduğu edimlerin,
yüklenici tarafından yapılması da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan işte iş artışı yapıldığını iddia eden tarafın yani davaının kanıtlaması
gerekecektir. Taraflar arasında proje değişikliğine dair yazılı bir anlaşma bulunmadığı, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş listeler
dışında yapılan ek işin ne olduğu, ne kadarlık bir iş artışı olduğu, yapılan masrafların ne olduğu gibi
bilgilerin belgeleriyle birlikte dosyaya sunulmadığı, tanık anlatımlarının bu hususları net olarak aydınlatıcı yeterlilikte olmadığı kaldı ki bu hususların tek başına tanık beyanları ile de ispatının mümkün olmadığı, ayrıca ticari defter ve kayıtların belirlenen inceleme gün ve saatinde ibraz edilmemesinin hukuki sonuçlarını içerir ihtarata rağmen davacı tarafça ticari defter ve kayıtların da sunulmadığı, bu hali ile davacı tarafından ek iş bedel talebi bakımından ispat külfetinin yerine getirilmediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 345,55‬-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 10.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
6-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!