Anahtar kelimeler: Beridir Davamenfi Yıkama Verdikten Onayları Abone İştigal Taşıtlarının Kara Otopark

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili, 10.10.2003 tarihinden beridir, maliki bulunduğu ... adresinde davalı şirket çalışanlarının elektrik sayacına ilişkin tüm onayları verdikten sonra, Motorlu kara taşıtlarının genel bakım ve onarımı, Oto Yıkama, Otopark işi ile iştigal ettiğini, davalı yan şirket çalışanları 25.05.2023 tarihinde müvekkilinin faaliyetleri yürüttüğü işletmeye gelerek kaçak kullanım yapıldığı gerekçesiyle H/... sayılı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim ettiğini, bir gün sonrasında ise (█████/2023) davaya konu edilen faturalar düzenlediğini, müvekkili, davalı kurumla imzaladığı abonelik/ tüketici/ müşteri sözleşmesi gereği (...) hesap numarası, ... tüketim noktası, ... dağıtım hizmet noktası ) faaliyetlerini yürüttüğü işyerinde elektrik kullandığını, elektrik aboneliği ile alakalı olarak davalı şirket çalışanlarınca aylık periyotlar halinde sayaçlar düzenli olarak okunduğunu, bunun sonucunda oluşturulan faturalar müvekkili tarafından eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkili dağıtım sistemine müdahalesi, davalı yan çalışanlarınca tanzim edilen tutanakta belirtiği şekilde ayrı bir hat çekerek elektrik kullanması, söz konusu olmadığını, tutanakta yazılı ; 1 Adet Elektrik Isıtıcısı, 1 Adet kettle, 1 Adet Sanayi Tip Süpürge, 1 Adet Elk Süpürgesi, 1 Adet Yıkama Mak, 1 Adet Köpük Mak., 1 Adet Kompresör 15.200 Watt olacak miktarda elektrik kullanabilecek kapasitedeki cihazlar olmadığını köpük makinesi elektrik ile çalışmadığını, yazılan elektrik süpürgesi ise bozuk olduğunu, tutanakta ölçü trafo ait bilgileri, tarife grubu, tüketim noktasına ilişkin veriler, tespit anındaki sayaç bilgileri, 'R', 'S' ve ' T' fazlarında akım ve/ya gerilim trafo oranları, tespit anındaki güç bilgileri yazılmadığını, kabul anlamına gelmemekle tutanakta harici hattın nereden alındığı, işyeri içerisinde hangi yöntemle çekildiği, hattan hangi cihazların beslendiği, harici hattan anlık çekilen akımların pens ampermetre ile ölçülüp ölçülmediği yazılmadığını, müvekkilinin işletmesinde kullandığı elektriğin sayaca, dağıtım sistemine, ölçü sistemine davalı firma çalışanları dışında hiç kimse müdahale etmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçak tüketim olsa dahi kaçak tüketim nedeniyle tahakkuk ettirilecek fatura hesaplamasında doğru bulgu ve belgelerle tespit yapılmasının gerektiğini, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih dikkate alınmalı, ihtilafsız dönem tespit edilmesinin gerektiğini, ihtilafsız dönemin tespitinden tüketim değerinin düşmeye başladığı tarih dikkate alınmasının gerektiğini, bu şekilde tespit yapılamaması halinde ise aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimleri dikkate alınmasının gerektiğini, bağlantı anlaşmaları ve kurulu güç ile ilgili kayıtları müvekkilinin geçmişe dönek faturaları celbedildiğinde müvekkilinin faaliyet gösterdiği yerde bu denli elektrik kullanamayacağı tespit edileceğini, davaya konu edilen iki adet fatura hesaplamasında, çarpanlarının ne olduğu, ortalama günlük çalışma saatinin kaç olarak hesaplandığı, faturalandırmanın ne şekilde yapıldığına yönelik bir bilgi belge olmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak tanzim edilen ... Numaralı ve ... numaralı faturalar ile tahakkuk ettirilen borcun tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının HMK 109 hükmü uyarınca tespitine, müvekkili lehine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tazmini ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, müvekkilinin faturalardan dolayı sorumlu olması halinde sorumluluk miktarı özel ve teknik uzmanlık gerektiren bir konuda uzman bilirkişiler tarafından EPTHY hükümleri EPDK kararları ve tarifeleri ışığında yapılacak inceleme ve hesaplama sonucunda belirleneceğinden talep konusunun miktarı tamamen ihtilaflı olduğunu, dava HMK'nun 109.maddesi gereği kısmi olarak açıldığını, elektriğin dava sonuna kadar kesilmemesi, kesilmiş olması halinde yeniden bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin olduğunu, müvekkilinin işletmesinde kullandığı elektriğin dava sonuna kadar kesilmemesine, kesilmiş olması halinde tekrar bağlanmasına öncelikli olarak teminatsız mahkeme aksi kanaatte olacak ise teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İİK'nun 72/1.maddesi gereği işbu dava, davalının davaya konu faturalar sebebiyle icra takibi başlatmadan evvel açıldığını, davalının, davaya konu faturalar nedeniyle icra takibi başlatmasının önlenmesini, davanın kabulünü, ... numaralı ve ... numaralı faturalar ile tahakkuk ettirilen borcun tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının HMK 109 hükmü uyarınca şimdilik, 10.000,00 TL'lik kısmı yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Menfi tespit davasının belirsiz alacak yada kısmi dava şeklinde açılması usulen mümkün olmadığını, menfi tespit davalarında, davacının hangi icra dosyasından kaynaklanan borçtan yada ne kadarlık bir borçtan sorumlu olmadığını iddia ettiği kısım belirli olduğunu, menfi tespit davasının hukuki maiyeti gereğince kısmi dava olarak açılmasının imkanı olmadığını, davacılar dava dilekçesinde hakkında başlatılan icra takibini belirttiğini, bu durumda borçlu olunmadığını iddia edilen bedelin tespitinin mümkün olduğunu, Yargıtay kararlarında da açıkça belirtilmiş olduğu menfi tespit davaları kısmi alacak davası şeklinde açılamayacağını, bu husus hem yasaya hem de usule aykırı olduğunu, davacı davayı açarken dava değeri belirtilmeden davanın kısmi alacak davası şekilde açıldığının ortada olduğunu, bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, bir miktar para borcundan, borçlu olmadığına dair, menfi tespit davalarında 7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen 5/A madde uyarınca, kanunun amaçsal yorumuna göre, parasal bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, gerek iş davalarındaki zorunlu arabuluculuk düzenlemesindeki kanun gerekçelerindeki benzerlikler, gerekse kanun koyucunun, bu tür parasal uyuşmazlığa dair ticari nitelikteki menfî tespit davalarını da kapsama alma arzusunda olduğuna ilişkin doktrin görüşleri karşısında, ticari dava türündeki menfî tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu kabul edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket İstanbul Avrupa Yakasında Türkiye genelinin yüzde 10'una denk gelen yaklaşık 4,5 milyon aboneye görevli tedarik şirketi sıfatıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden hizmet verdiğini, müvekkili şirket ayrıca bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketici niteliğine sahip tüketicilerle ikili anlaşma yaparak indirimli tarife ve fayda kampanyalarıyla elektrik enerjisi satışı da yapıldığını, Perakende Satış Sözleşmesi / ikili anlaşma ile dağıtım bağlantı sözleşmesi olmaksızın veya işbu sözleşmeler olsa dahi; " kuruma kayıtlı olmayan bir sayaç kullanılarak, elektrik direğinden veya bir başkasının adına kayıtlı bulunan sayaçtan direk hat çekmek suretiyle, ölçü sistemine müdahale edilip tüketim miktarının doğru hesaplanmasını engelleyerek, kesilen elektriği mücbir sebepler dışında açarak " kaçak elektrik kullanımı yapanların tespiti ve “ dahil olduğu tüketici grubu kapsamının dışında elektrik enerjisi tüketilerek, önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketilerek, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi verilerek, güç trafosunu değiştirdiği halde bildirim yapılmayarak, mesken grubu hariç tüketicilerin tesisat bağlantı gücünü arttırıp mevzuat kapsamında başvuru yapılmayarak ” usulsüz elektrik kullanımı yapanların tespit edilip tutanak altına alınması müvekkilimizin görevlerinden olduğunu, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. yetkilileri tarafından 25.05.2023 tarihinde yapılan kontrollerde borçlu hakkında "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.Maddesi 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği tespit edildi" gerekçesi ile H621857 seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, borçlu hakkında H621857 seri numaralı zabıt karşılığı 05.06.2023 son ödeme tarihli 165.681,48 bedelli ve 84.193,24 TL bedelli faturalar tahakkuk ettirildiğini, kaçak kullanım tespit tutanağı, faturalar ve hesap bülteni dilekçe ekinde sunulduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olduğunu, davalı kurumun işlemlerinin mevzuata uygun tahsis edildiğini, dosyaya sunacakları video kaydında da işlemlerin ve hesaplamanın mevzuata uygun olduğu görüleceğini, davacı borçlunun haksız ve kötü niyetli talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça dağıtım sistemine müdahale edilerek enerji kullanılması sebepleri ile mevzuatın ilgili maddelerine aykırı hareket edildiğini, davacı tarafça dağıtım sistemine müdahale edilerek, enerji kullanılması sebepleri ile bahsettikleri mevzuatın ilgili maddelerine aykırı hareket edildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yapılan rutin araştırmalar esnasında davacının mevzuata aykırı şekilde elektrik kullandığı tespit edildiğini, Kanun çerçevesinde işlem yapıldığını, yapılan işlem neticesinde davacıya faturalar tahakkuk ettirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin madde 46 gereğince; "(2)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplandığını, bu bedelin fatura edileceğini, davacı adına fatura edilen bedeller tamamen yasal mevzuata uygun olduğunu, davacı taraf aksini iddia ederek haksız ve hukuka aykırı olarak borçtan kurtulmayı hedeflediğini, davacının, menfi tespit talepleri hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğunu, davacının davasının reddinin gerektiğini, davacı tarafın kaçak elektrik kullanımında bulunduğu ve söz konusu kaçak elektrik kullanım bedellerinden sorumlu olduğunu, davacı adına fatura edilen bedeller tamamen yasal mevzuata uygun olduğunu, davacı taraf aksini iddia ederek haksız ve hukuka aykırı olarak borçtan kurtulmayı hedeflediğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, öncelikle usule ilişkin itirazları göz önünde bulundurularak davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaate ise davacının diğer tüm talepleriyle, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, davacı borçlunun alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde: Müvekkili şirket İstanbul Avrupa Yakasında Türkiye genelinin yüzde 10’una denk gelen yaklaşık 4,5 milyon aboneye görevli tedarik şirket sıfatıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden hizmet verdiğini, müvekkili şirket ayrıca bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketici niteliğine sahip tüketicilerle ikili anlaşma yaparak indirimli tarife ve fayda kampanyalarıyla elektrik enerjisi satışı da yapabildiğini, perakende satış sözleşmesi / ikili anlaşma ile dağıtım bağlantı sözleşmesi olmaksızın veya işbu sözleşmeler olsa dahi kuruma kayıtlı olmayan bir sayaç kullanılarak , elektrik direğinden veya bir başkasının adına kayıtlı bulunan sayaçtan direk hat çekmek suretiyle, ölçü sistemine müdahale edilip tüketim miktarının doğru hesaplanmasını engelleyerek, kesilen elektriği mücbir sebepler dışında açarak , kaçak elektrik kullanımı yapanların tespiti ve dahil olduğu tüketici grubu kapsamının dışında elektrik enerjisi tüketilerek, önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketilerek, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi verilerek, güç trafosunu değiştirdiği halde bildirim yapılmayarak, mesken grubu hariç tüketicilerin tesisat bağlantı gücünü arttırıp mevzuat kapsamında başvuru yapılmayarak usulsüz elektrik kullanımı yapanların tespit edilip tutanak altına alınması müvekkilinin görevlerinden olduğunu, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. yetkilileri tarafından 25.05.2023 tarihinde yapılan kontrollerde borçlu hakkında "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesi 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği tespit edildi " gerekçesi ile H621857 seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, borçlu hakkında H621857 seri numaralı zabıt karşılığı 05.06.2023 son ödeme tarihli 165.681,48 bedelli ve 84.193,24 TL bedelli faturalar tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olduğunu, davalı kurumun işlemlerinin mevzuata uygun tahsis edildiğinin açık olduğunu, Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi uyarınca "Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılması hukuk düzeni korumaz." hükmü uyarınca davacının kusurlu ve dürüstlük kuralına uymayan davranışı sebebiyle zararın giderilmesini istemek ya da önleyici tedbirler alınmasını istemek hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davanın özüne ilişkin davayı çözer mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğini, karar ile davanın kabulü halinde ulaşılacak sonuç tedbirle sağlandığını, bu da usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkin olduğunu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğunu, yargılama sonucunda elde edilebilecek sonucu önceden sağlayan ve davaya konu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi davacının iddiasının yargılama gerektirdiği, mevcut deliller ile bu aşamada yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullanılmasının mahkeme marifetiyle korunması sonucunu doğuracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin 02.06.2023 karar tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının kabulünü, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının maliki bulunduğu ... adresindeki iş yerinde kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, davalı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi Taner Tekin tarafından hazırlanan 11.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile: "Emsal Yargıtay kararlan gereğince, aksi ispat edilmedikçe resmi ve geçerli belgelerden olan 25.05.2023 tarihli tutanakta tespit edildiği şekliyle, elektrik enerjisinin direkt bağlı harici hat üzerinden kullanıldığı ve bunun Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davacının da daha önce de sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle 08.12.2022 tarihinde tutanak düzenlendiği anlaşılan kendi kullanımındaki işyerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, kaçak tüketim miktarı hesabında, direkt bağlı harici hat üzerinden beslenen cihazların kurulu güçleri üzerinden hesaplama yapılmasının Yönetmelik hükümlerine göre doğru ve geçerli hesaplama yöntemi olduğu, dolayısıyla 25.05.2023 tarihli tutanakta kayıt altına alınan cihazların toplam 15,2.-kW kurulu güçlerinin kaçak elektrik tüketim miktarı hesabında kullanılabileceği, davalı kurum tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim miktarı hesabında, Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda 180 gün üzerinden hesaplama yapılmışsa da ilgili tesisatta 08.12.2022 tarihinde de kaçak elektrik kullanımı tespiti yapıldığının anlaşılması sebebiyle kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihi olarak 08.12.2022 tarihinin esas alınabileceği, bu sebeple de 168 gün üzerinden tüketim hesaplanması gerektiği, Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde toplamda 12 ayı geçmemek koşuluyla ek tüketim tahakkuku da yapılabileceğinin hüküm altına alınmış olduğu, dosyada KW tüketim ekstresi olmadığı için kaçak elektrik kullanımının tam olarak hangi tarihte veya dönemde başladığına dair kesin kanaat belirtebilecek somut bulgulara ulaşılması mümkün olmadığı, ancak ilgili adreste 18.12.2022 tarihinde de kaçak elektrik kullanımı yapıldığı ve 08.12.2022- 25.05.2022 tarihleri arasındaki dönem dava konusu tespit tutanağına ilişkin kaçak kullanım süresi içerisinde kaldığı ve ek tüketim tahakkuku yapılabilecek dönem de önceki kaçak tespitine ilişkin kaçak tüketim miktarı süresi içerisinde kaldığı için geriye dönük ek tüketim tahakkuku yapılamayacağı, Yönünde görüş ve kanaate varıldığını, Yönetmeliğin ilgili maddelerin doğrultusunda yapılan hesaplamalar sonucunda, kaçak elektrik fatura tutarı 145.103,24.-TL, olarak hesaplanmış, davacının yalnızca ... seri numaralı 165.681,48.-TL tutarlı 05.06.2023 son ödeme tarihli faturanın bu kısmından sorumlu olduğu yönünde sonuca varılmıştır." şeklinde raporunu sunmuştur.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosyanın kök rapor düzenleyen bilirkişi yanında bir smmm bilirkişisi eklenerek tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 10.09.2024 tarihli rapor ile: Teknik açıdan yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, kök raporda verilen görüşlerde herhangi bir sapma veya değişim olmamış, Emsal Yargıtay kararları gereğince, aksi ispat edilmedikçe resmi ve geçerli belgelerden olan 25.05.2023 tarihli tutanakta tespit edildiği şekliyle, elektrik enerjisinin direkt bağlı harici hat üzerinden kullanıldığı ve bunun Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davacının da daha önce de sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle 08.12.2022 tarihinde tutanak düzenlendiği anlaşılan kendi kullanımındaki işyerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, kaçak tüketim miktarı hesabında, direkt bağlı harici hat üzerinden beslenen cihazların kurulu güçleri üzerinden hesaplama yapılmasının Yönetmelik hükümlerine göre doğru ve geçerli hesaplama yöntemi olduğu, dolayısıyla 25.05.2023 tarihli tutanakta kayıt altına alınan cihazların toplam 15,2.-kW kurulu güçlerinin kaçak elektrik tüketim miktarı hesabında kullanılabileceği, davalı kurum tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim miktarı hesabında, Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda 180 gün üzerinden hesaplama yapılmışsa da ilgili tesisatta 08.12.2022 tarihinde de kaçak elektrik kullanımı tespiti yapıldığının anlaşılması sebebiyle kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihi olarak 08.12.2022 tarihinin esas alınabileceği, bu sebeple de 168 gün üzerinden tüketim hesaplanması gerektiği, Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde toplamda 12 ayı geçmemek koşuluyla ek tüketim tahakkuku da yapılabileceğinin hüküm altına alınmış olduğu, dosyada KW tüketim ekstresi olmadığı için kaçak elektrik kullanımının tam olarak hangi tarihte veya dönemde başladığına dair kesin kanaat belirtebilecek somut bulgulara ulaşılması mümkün olmadığı, ancak ilgili adreste 18.12.2022 tarihinde de kaçak elektrik kullanımı yapıldığı ve 08.12.2022- 25.05.2022 tarihleri arasındaki dönem dava konusu tespit tutanağına ilişkin kaçak kullanım süresi içerisinde kaldığı ve ek tüketim tahakkuku yapılabilecek dönem de önceki kaçak tespitine ilişkin kaçak tüketim miktarı süresi içerisinde kaldığı için geriye dönük ek tüketim tahakkuku yapılamayacağı, Yönetmeliğin ilgili maddelerin doğrultusunda yapılan hesaplamalar sonucunda, kaçak elektrik fatura tutarı 145.103,24 TL, olarak hesaplanmış, davacının yalnızca ... seri numaralı 165.681,48 TL tutarlı 05.06.2023 son ödeme tarihli faturanın bu kısmından sorumlu olduğu, davacı tarafından ticari defter ve belgeler ibraz edilmediği bu nedenle davacı ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı, Davalı taraf ticari defterleri ibraz ettiği davalı tarafından davacı adına tanzim dava konusu faturalar davalı ticari defterinde; davalının diğer faturaları ile birlikte toplu olarak kayıt edilmiş olup, Davaya konu edilen faturalar tek tek davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu yönünde tespit yapılamadığı, (ek davalının tarafımıza verdiği beyan) " şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler Taner Tekin ve Alaattin Hamlacı tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile: Teknik açıdan yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davalı tarafından ek rapora itiraz dilekçesinde dile getirilen beyanlara göre, kaçak ve ek tüketim miktarı süre hesaplamalarında belirleyici olarak dikkate alınan davacı adına düzenlenmiş 28.12.2022 tarihli başka bir tespitin, aslında davacı adına aynı mahalle aynı sokaktaki başka bir daire için düzenlendiğinin anlaşılması sebebiyle, özellikle belirtilmediği takdirde ilk anda fark edilmesi mümkün olmayan bu sıra dışı duruma istinaden dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının ilgili adreste düzenlenen tek tutanak olduğunun şimdi anlaşılması sebebiyle kaçak tüketim miktarı ve tahakkuk hesaplamaları yeniden yapılmıştır. Yönetmeliğin ilgili maddelerin doğrultusunda yapılan hesaplamalar sonucunda, davalı tarafından da doğru şekilde hesaplandığı anlaşılan kaçak elektrik fatura tutarı 165.681,48 TL, ek tüketim fatura bedeli 84.193,23 TL olarak hesaplanmıştır. Ek rapor sonuç kısmında belirtildiği üzere Davacı tarafından ticari defter ve belgeler ibraz edilmediği bu nedenle davacı ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Davalı taraf ticari defterleri ibraz ettiği davalı tarafından davacı adına tanzim dava konusu faturalar davalı ticari defterinde; davalının diğer faturaları ile birlikte toplu olarak kayıt edilmiş olup, Davaya konu edilen faturalar tek tek davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu yönünde tespit yapılamadığı, (ek davalının tarafımıza verdiği beyan) Davalı tarafımıza beyanında " İlgili şirket ile ilgili mali kayıtlar genel muhasebe programı dışında CCB adını verdiğimiz alacak takip sisteminde tutulduğundan klasik muhasebe programlarında olduğu gibi bir cari hesap ekstresi mevcut değildir. Dolayısıyla alacak borç-alacak kayıtları genel muhasebeye torba hesap (Örneğin günlük düzenlenen 200 fatura tek kayıt olarak yer almaktadır) şeklinde açıklaması mevcuttur." şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece alınan bilirkişi heyet raporuna göre aksi ispat edilmedikçe resmi ve geçerli belgelerden olan 25.05.2023 tarihli tutanakta tespit edildiği şekliyle, elektrik enerjisinin direkt bağlı harici hat üzerinden kullanıldığı ve bunun Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davacının da daha önce de sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımı yaptığı, Yönetmeliğin ilgili maddelerin doğrultusunda kaçak elektrik fatura tutarının 165.681,48 TL, ek tüketim fatura bedelinin 84.193,23 TL olarak hesaplandığı, ek rapor sonuç kısmında belirtildiği üzere davacı tarafından ticari defter ve belgeler ibraz edilmediği, bu nedenle davacı ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davalı taraf ticari defterleri ibraz ettiği davalı tarafından davacı adına tanzim dava konusu faturalar davalı ticari defterinde; davalının diğer faturaları ile birlikte toplu olarak kaydedildiği, davaya konu edilen faturaların tek tek davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu yönünde tespit yapılamadığı bilirkişi heyet raporuyla tespit edilmiş, davacının davalıya borçlu olmadığını ispatlayamadığı, davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmış davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan179,90 TL peşin harç ve 4.087,33 TL peşin harçtan 4.267,23 TL harçtan
mahsubu ile bakiye 3.651,83 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!