Anahtar kelimeler: Yıldır Vaadi Yapıp İiknın Davranmış Yasalardaki Gayrimenkul Sanayi Anadolu Etmediğini
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
    I. TALEP
    Talep eden vekili dilekçesinde; davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin talep dışı miraşçılarla yaptığı gayrimenkul taşınmaz satış vaadi sözleşmesine aykırı şekilde taşınmazı 11 yıldır yapıp teslim etmediğini, davalı şirketin İİK'nın 177'nci maddesindeki hükme ve diğer yasalardaki hükümlere ayrı davranmış olduğu sabit olduğunu, davalı şirketin borçlarını ödememek için hileli işlemler yaptığını, hileli işlemlere teşebbüs ettiği gibi etmeye de devam ettiğini, usulsüz olarak ortaklığın giderilmesi davası açmış olması, benzer isimlerle organik bağı olan başka şirketler kurması, ödemelerini tatil eylemiş olması ve hileli işlemlerde bulunduğunu beyanla davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Talep olunan vekili cevap dilekçesinde; talep edenin müvekkilininden alacağının olmadığını, dolayısıyla talep eden sıfatının bulunmadığını, talebin usulden reddinin gerektiğini, talep eden ile müvekkili arasında ne alacak borç ilişkisi ne de sözleşmeden doğan bir ilişkinin bulunmadığını, talep edenin, devam eden ortaklığın giderilmesi davasını geciktirmek için kötü niyetli olarak bugüne kadar yirmiden fazla dava açtığını beyanla talebin reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edenin, iflas istemini İİK'nın 177. maddesine dayandırdığı, İcra ve İflas Kanunu'nun 177' nci maddesinin 1' inci bendinde sayılan hallerin, borçlunun yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması, borçlunun alacaklıların haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi veya borçlunun haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklaması olduğunu, aynı maddenin 2. bendine göre ise borçlunun ödemelerini tatil eylemiş bulunması olduğunu, somut davada, davacının İİK.' nın 177/1,2 bentlerine dayandığını, talepte, ispat yükünün talep edende olduğunu ve İİK'nın 177/1 ve 2' nci bentlerine dayanan iflas talebinin dinlenebilmesi için talep edenin iflası istenen kişiden “para veya teminat alacağının” bulunması gerektiğinin şart olduğunu, talep eden ile talep olunan arasında ticari, akdi yahut fiili bir ilişki olmadığının görüldüğünü, talep olunanın organik bağı olduğu ileri sürülen talep dışı ..AŞ.' nin ortaklığın giderilmesi talebinde talep edenin talep olunan durumunda olduğunu, başkaca aralarında bir ilişki olmadığını, bu durumda, belli bir sebeple talep olunandan para alacağı olduğu ileri sürülmeden iddia ve ispat edilmeden talep edenin iflas talebi açma hususunda aktif husumetinin mevcut olduğundan söz edilemeyeceğini, açıklanan sebeplerle aktif husumet bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf incelemesinin Mahkemenin 29.03.2023 tarihli nihai kararı ile sınırlı olacağı, öncesinde sehven yapılan 03.01.2023 tarihli istinaf başvurusuna yönelik HMK'nın 341. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurulabilecek bir karar bulunmadığı şeklindeki tespitinin ve hakimin reddine dair taraflarınca sunulmuş bir dilekçe olmaması nedeniyle reddi hakim konusunda karar vermeden duruşmaya devam edilmesinin usule aykırı olduğuna ilişkin istinaf sebebine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, yorumla karar verildiğini, gerekçeli kararda dayanak olarak gösterilen İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasının son duruşma zaptının ekte sunulduğunu, son duruşma zaptında yer alan beyanları hakkında açıklama istenmeden karar verildiğini, talep eden vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamenin süresinin dolmuş olması nedeniyle dosyaya sunulan yeni vekaletnameye kadar aradan geçen yaklaşık üç aylık süredeki talep eden vekilinin sunduğu dilekçelerin geçersiz olduğunu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında talep eden vekilinin ismi Av. ... olarak yazılı iken Bölge Adliye Mahkemesi kararında talep eden vekilinin isminin Av. ... olarak yazılmış olduğunu, maddi hatanın düzeltilmesinin istenmesine zorunluluk hasıl olduğunu, müvekkilinin iflası istenen şirketten alacağı yoktur şeklindeki tespitin hatalı olduğunu, davalı şirketin ... isimli 10' a yakın şirket kurduğunu, kök muris varislerinin talep eden şirket ofisine çağrıldıktan sonra bu defa şirketin ofisine noter çağrılarak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, cayma konusunda Amerikan Doları ile ceza-i şartlar konulduğunu, dilekçelerindeki delillerin yeterli şekilde değerlendirilmeden karar vermesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Talep, İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca doğrudan iflas istemine ilişkindir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Temyiz harcı talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!