Anahtar kelimeler: Tpmk Platformları Kılavuz Sitelerinde Medya Yapmaksızın Sektöründe İştigal Unvan Keza

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ███████ DAVA : Unvan Terkini DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ... sektöründe gerek ulusal gerekse de uluslararası alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin kılavuz unsurunun "..." ibaresi olduğunu, keza müvekkilinin TPMK nezdinde "..." ibaresi ile tescilli markasının da bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı taraf müvekkili şirketin de faaliyet gösterdiği ... sektöründe ve aynı iştigal alanında faaliyet göstermeye başladığını ve marka tescil başvurusu dahi yapmaksızın sosyal medya platformları ve internet sitelerinde müvekkilinin “...” ve sair markalarını fiilen kullandığını, davalının “...” ibaresinden sonra devam eden diğer tali ibarelerin varlığı, sektöründe “... ...” olarak da bilinen müvekkili şirket bakımından iltibas ihtimalini şiddetlendirdiğini, üstelik davalı şirket yetkilileri, ihtarnamelerinde iddia ettiklerinin aksine müvekkili şirketin varlığından haberdar olup, müvekkili şirketin yetkililerini şahsen tanıdıklarını, bu durum davalının kötü niyetinin en büyük göstergesi olduğunu iddia ederek, davalının ticaret unvanından "..." ibaresini terkinini ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin işletme adı davacı firmaya ait markanub adı ile aynı olmadığı gibi benzer mahiyette de olmadığını, zira gerek firmaların yazılış şekli, gerek okunuş şekli, görselleri gerekse de şirket türleri tamamen farklı mahiyette olduklarını, yine davacının kendince kullandığı bir logo bulunmakta olup müvekkilinin kullandığı bir logo, işaret yada amblem de bulunmadığını, bu nedenledir ki aralarında tüketici de yanılsamaya sebebiyet verecek ve haksız rekabete neden olacak bir benzerlikte söz konusu olmadığını, davacı firma iddia ettiğinin aksine Türkiye çapında tanınan ve sektörde lokomotif denilecek köklü bir şirket de değil 4 yıllık geçmişi olan bir firma olduğunu, müvekkili firmanın, davacı firmadan haksız rekabet sağlaması da bu anlamda hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :Dava, davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkini taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "... ... LTD. ŞTİ...." ibareli markanın ve ... tescil numaralı "... ... LTD. ŞTİ...." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, .... başvuru numaralı "..." ibareli markanın davacı adına, .... başvuru numaralı "... ... A.Ş." ibareli markanın davalı adına tescili için başvuruların bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir.Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu █████/2025 havale tarihli raporda sonuç olarak, ... Mah. ... Yolu Cd. .... Plaza No:2/93 Büyükçekmece/İSTANBUL” adresinde yer alan işletmede bulunan kaşeden öğrenildiği üzere Büyükçekmece Vergi Dairesine ... Vergi Numarası ile kayıtlı ... ... A. Ş. isimli şirketin ticari faaliyet gösterdiğinden bahsedilebileceği, davacı markaları ile davalı ... markasal ve ticaret unvanı kullanımları ile “.... Mah. ... Cd. ... Plaza No:2/93 Büyükçekmece/İSTANBUL” adresinde tespit edilen kullanımların ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, dava konusu marka ve tespit edilen kullanımlar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu, ilgili kullanımların davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait ... şeklindeki ticaret unvanının 6769 sayılı yasanın 7/3-e hükmü kapsamında ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği kanaati mevcut olup takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar mahiyette ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek rapor ile, kök raporda arz edilen görüş ve kanaatleri değiştirmeyi gerektirir herhangi bir durumun söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, TPMK kayıtları ve bilirkişi kök ve ek raporları birlikte incelenmiş; , davacının ... ve ... tescil numaralı markalarının "... ... LTD. ŞTİ...." ibareli olduğu, ... tescil numaralı markanın 36.sınıfta "sigorta hizmetleri, finansla ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. ... hizmetleri" hizmetleri sınıfında tescilli olduğu, █████/.... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde davalı ... unvanlı firmanın tescilinin ilan edildiği, taraf markaları karşılaştırıldığında davacının markasının asıl unsurunun "..." ibaresi olduğu ve davalının markasal kullanımında asıl unsurun "..." olduğu görülmüştür. Davacının markasının tescilli olduğu hizmetler ile davalının kuruluşunda ilan edilen faaliyet alanlarının benzer olduğu, her ikisinin de ... hizmeti verdiği anlaşılmıştır. Bu tespitler karşısında; davacı markalarının kullanım şekli ve kapsadıkları mal ve hizmetler ile davalının "..." şeklindeki markasal kullanımı arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu ve davalının ticaret unvanının davacının önceki tarihli tescilli markasından doğan haklara tecavüz teşkil edeceği sonuç ve kanaatine varılarak, SMK'nın 7/3-e maddesi dikkate alınarak, davanın kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜ ile, davalının "... ... ANONİMŞİRKETİ" şeklindeki ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak trajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL ilam harcından, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL dava ilk masrafı, 572,54 TL tebligat - tezkere masrafı ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.427,74 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 7-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır