Anahtar kelimeler: Nem Satımını Satımdan Cihazının İmalatını Cihazları Cihazlarının Yarısının Sipariş Satılması

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin nem alma cihazları ve sistemlerinin imalatını gerçekleştirerek satımını yaptığını, bu faaliyeti kapsamında davalı şirket ile iki adet “ ..... Nem Alma Cihazı’nın 25.000 Euro birim bedel ile toplamda 50.000 Euro karşılığında satılması hususunda anlaşma sağladığını, tarafların anlaşma uyarınca nem alma cihazlarının bedelinin yarısının sipariş tarihinde, kalan yarısının ise mal tesliminde (fatura günündeki Türk lirası + KDV karşılığının) ödenmesi, ödemenin süresinde yapılmaması durumunda aylık %2 oranında temerrüt faizi işletileceği hususunda mutabık kaldığını, bu mal satımına ilişkin de müvekkili tarafından ..... no.lu ve 28.03.2023 tarihli fatura ile ...... no.lu ve 28.03.2023 tarihli e-irsaliye düzenlendiğini, anlaşma mukabilince bedelin yarısının davalı tarafından müvekkili şirkete ödendiğini, satıma konu nem alma cihazlarının 29.03.2023 tarihinde teslim edilmesine karşın ise bedelin kalan yarısının müvekkili şirkete ödenmediğini, faturalar ve malların teslimini gösterir e-irsaliyeler düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, malların da davalıya teslim edildiğini ancak davalı tarafından faturalara ve e-irsaliyelere hiçbir şekilde itiraz edilmediği gibi bakiye mal bedelinin de ödenmediğini, müvekkilinin cari hesabında da bu hususun açık şekilde görüldüğünü, faturaya itiraz edilmemesinin faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü ve bedeli gibi hususlar yönünden içeriğinin kesinleşmesi sonucunu doğurduğunu, öte yandan TTK m. 1530/2 gereği mal ve hizmet tedariki amacı ile yapılan işlemlerde taraflarca mutabık kalınan ödeme süresinde borcun ödenmemesi durumunda borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğinin ve alacaklının temerrüt faizi talep etmeye hak kazanacağının kabul edildiğini, bu itibarla anılan kanun maddesi uyarınca herhangi bir temerrüt ihtarının gönderilmesine gerek bulunmaksızın ödeme tarihinin taraflarca kararlaştırılmış olması karşısında temerrüdün gerçekleştiğini ve müvekkili firmanın temerrüt faizi talep etme hakkına sahip olduğunun açık olduğunu, görüldüğü üzere müvekkili şirketin davalı ile arasındaki ilişki çerçevesinde anlaşılan şartlarda malların satışını gerçekleştirdiğini ve böylelikle gerek faturalar gerek kanun hükümleri uyarınca davalı/borçlu’nun bedel ödeme borcunun muaccel olduğunu, ödeme yapılmaması üzerine işbu davaya konu Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile bakiye fatura bedeli 694.819,30 TL ile malın teslim tarihinden itibaren işlemiş faiz 73.555,67 TL olmak üzere toplam 768.374,97 TL bakımından icra takibi başlatıldığını, ne var ki bu takibe haksız ve kötü niyetli biçimde itiraz edilerek takip durdurulduğunu, huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce TTK m. 5/A uyarınca ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı gereği arabulucuya başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit nitelikte olduğundan İİK. m. 67/2 gereği alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında bakiye fatura alacağından kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Endüstri Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ...... Tesisleri Taahhüt Anonim Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 694.819,30-TL asıl alacak, 73.555,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 768.374,97-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçlu şirkete █████/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin bila tarihli dilekçesi ile borcun tamamına, faize ve her türlü ferilerine itirazı üzerine █████/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Alemdağ ve Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan bakiye fatura bedelinden kaynaklı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 694.819,30 TL alacağının bulunduğu, davacının 28.03.2023 tarihli ..... no.lu “.....Nem Alma Cihazı” açıklamalı 1.210.986,80 TL tutarlı faturayı dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaya ait irsaliyede teslim alan bölümünde “2 KAP teslim alındı 29.03” açıklaması ile davalı yan kaşe ve imzasının bulunduğu, davalının dosyaya mübrez BA-BS formunda yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yan BA formunda beyan edilmiş olduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle takip konusu faturadan dolayı 694.819,30 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalının takip konusu fatura bedelinin ödenmesine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, neticeten, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 694.819,30 TL alacaklı olduğu, Mahkemenin davacı yanın takip öncesine ilişkin işlemiş faiz talebinde bulunabileceği yönünde kanaate varması halinde davacı yanın talep edebileceği faiz tutarının 75.840,00 TL olarak hesap edildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ...... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli .... E. ..... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 694.819,30-TL alacağının bulunduğu, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaya ait irsaliyede teslim alan bölümünde “2 KAP teslim alındı 29.03” açıklaması ile davalı yan kaşe ve imzasının bulunduğu, davalının dosyaya mübrez BA-BS formunda yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yan BA formunda beyan edilmiş olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak 28.03.2023 tarihli ..... no.lu “..... Nem Alma Cihazı” açıklamalı 1.210.986,80 TL tutarlı faturanın davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu belirtilen faturayı vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, davalının kaşe ve imzasının bulunduğu teklif formunun ödeme koşulları başlıklı bölümünde ödemelerin %50 siparişte ve %50+KDV mal tesliminde olacağı ve gecikmelerde aylık %2 faiz işletileceği kararlaştırıldığından malın teslim tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (138.963,86-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 52.487,69 TL harçtan peşin alınan 9.280,06 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 3.841,87 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 39.365,76 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 9.280,06 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 3.841,87 TL peşin harç olmak üzere toplam 13.549,53 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.062,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 119.256,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!