Anahtar kelimeler: Yönemelik Davaalacak Lisanssız İsimleri Proje İzinleri İzni Enerjisi Amaçlı Kurulduğunu

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2018
KARAR TARİHİ:█████/2025
Dosya mahkememize .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı Yetkisizlik Kararı ile mahkememize gönderildiği, mahkememiz esasına kaydının yapıldığı, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna dayanılarak hazırlanan, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönemelik hükümleri doğrultusunda aşağıda isimleri yazılı olan şirketler adına "Elektrik Üretim İzinleri" alındığını, isimleri yazılı 5 şirketin müvekkili ve ortakları tarafından kurulduğunu ve bu şirketleri üzerine toplam MW proje için Elektrik Üretim İzni alındığını, Elektrik Üretim İzni alınmış olan proje ile birlikte 5 şirketin █████/2015 tarihli Protokol ve buna bağlı olarak düzenlenen █████/2015 tarihli "Taahhüt ve Sorumluluk Protokolü" hükümlerinin sağlanmış olması neticesinde davacı ve davalı arasında █████/2015 tarihli " Şirket ve Proje Devir Sözleşmesi ve Ödeme Protokolü" akdedilerek söz konusu şirketlerin üzerindeki 5 adet proje ile Davalı-Alıcı firma olan şirkete müvekkili ve ortakları tarafından devir edildiğini, müvekkili ve ortağı tarafından değer kazandırılıp yatırıma hazır hale getirilen toplam 6 adet projenin yatırıma dönüştürülmek amacıyla Davalı-Alıcı firmanın kendisi de dahil olmak üzere çok sayıda 3. kişi yatırımcı firma ve firma temsilcisi ile görüşüldüğünü ve söz konusu 6 adet projenin yasal süreler içerisinde hayata geçirilmesi amacıyla davalıya daha önceki birim satış fiyatı üzerinden çeşitli teklifler ile gidildiğini, bu projeleri yatırıma dönüştürmelerini, eğer kendileri yatırım düşünmüyorlar ise 3. Kişilere devir edilmek üzere haklarının iade edilmesini-devir edilmesini veya kullandırılmasını, çeşitli tarihlerde görüşmeler, yazışmalar , ihtarlar çekilerek talepte bulunulduğunu, ancak davalıdan herhangi bir cevap alınamadığını, davalının devir ettiği şirketlerden 6 projede %90 pay sahibi olarak toplam 6 MW projeden 648,000-Euro tutarında hak kaybına uğradığını, bu nedenlerle davaya konu şirket hisselerinin üçüncü kişilere devrine engel olmak maksadıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, duruşma icrası ile birlikte davanın kabulünü, davalı şirketin edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin doğmuş ve doğacak maddi zararlarının tazmini için şimdilik 10.000-TL olmak kaydıyla tespit edilecek zararının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: İhtiyati tedbir talebinin haksız haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bir davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerini etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, huzurdaki davanın sözleşmeye aykırılık kaynaklı zararın tazmini formülizasyonu içerdiğini, davacının talebinin para alacağı hüviyetine büründüğünü, dolayısıyla parasal bir karşılık içeren dava konusu ile dava dışı şirketleri etkileyecek şekilde bunların payları üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına yönelik tedbir istemi arasında herhangi bir bağlantı kurulamayacağı gibi ihtiyati tedbire hükmedilmesinde hukuki fayda bulunmadığını, davacının taleplerinin temelini oluşturan dosyada mübrez ve dava dilekçesinin ekinde yer alan protokolün 7. Maddesinde " iş bu sözleşme taraflarca hür irade ile 7 maddeden ve ek 1 den ibaret şekilde imza altına alınmış olup, ihtilaf hallerinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kabul edilmiştir" hükmüne haiz olduğunu, dolayısıyla ilgili sözleşmelerden kaynaklanacak tüm uyuşmazlıkların İstanbul Mahkemelerinde çözümleneceğinin açık olduğunu, mahkemenin davacının talebini uyuşmazlığın esasına girmezden evvel ve işbu ilk itirazlara binaen yetki yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin temelini oluşturan ve sunduğu dilekçenin ekinde yer alan protokol belgelerinden her birinin bir grup limited şirketin paylarının devrine ve bu devir ile ilişkili yan üstlenimlerin tesisine özgülendiğini, TBK'nun 29 ve TTK'nun 595 maddesi hükümleri karşısında davacının talebini üzerine inşaa etmek arzusunda olduğu sözleşmelerin geçerliliği, tarafların imzalarının noterce onanması şartına bağlı olduğunu, fakat huzurdaki davaya konu sözleşmelerin noter tasdiki aşamasından geçirilmediğini, hülasa şekle aykırılık arz eden ilgili sözleşmelerin hüküm ifade etmeyeceğine göre, davacının taleplerinin dayanaktan yoksun olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve haksız davanın reddi gerektiğini, ilgili sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse dahi, müvekkili şirketin yükümlülüğünün devre konu olmayan dolayısıyla müvekkili şirket iştiraklerinin kendi uhdelerinde değerlendirilmediği projelerin başka şirketler üzerine kaydırılabilmesini teminen ilgililerin iptale/feragate dahi mezun olacak şekilde vekil tayin edilmesinden ibaret olduğunu, nitekim davacı dilekçesinde söz konusu vekaletnamelerin alıntılanan madde gereği müvekkili şirket tarafından davalı ve temsilcilerine ulaştırıldığını bizzat ve açıkça ikrar ettiğini, her safhada müvekkili şirket iştiraklerinin ilgili projeleri değerlendirmediği ve davacı ve temsilcilerinin kendilerine sunulan vekaletnamelerden istifade ederek söz konusu iştirakler adına iptal/feragat talebinde bulunabileceği ve böylelikle projelere ilişkin hakları uygun görecekleri bir başka şirkete devredebilecekleri hususunun kendilerine hatırlatılması gerektiğini, nihayet açıklanan hususlar muvacehesi çerçevesinde cevap dilekçelerini ve itirazlarını sunarak haksız davanın reddine karar verilmesini, dava değeri üzerinden harcın tamamlatılmasını, yetki itirazları göz önünde bulundurularak açılan davanın usulden reddini, ihtiyati tedbir talebinin reddini ve yargılama masrafı ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflarca sözleşmenin şartlarına uygun olarak ifa edilip edilmediği, sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesi nedeni ile davacının uğradığı zarar bulunup bulunmadığı talebine ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 15.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile: "Davalı defterleri incelenmiş, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş herhangi bir faturanın bulunmadığı, bu nedenle oluşmuş bir cari hesap bulunmadığı görülmektedir. Bu çerçevede taraflar arasında resmi defterlere dayalı herhangi bir borçtan bahsedilmesi mümkün değildir. Davacı taraf davalı ile imzalanan sözleşmeler nedeniyle belirtilen güneş santrallerinin yapılmamasından davalı tarafı sorumlu tutmakta ve maddi zarar gördüğünü beyan etmektedir. Bu bağlamda tarafların dosyaya sundukları tüm bilgi ve belgeler okunurken rapor içinde önemli kısımlar özetlenmiştir. Rapor içinde detaylı açıklandığı üzere söz konusu projeler için ...'den Trafo Merkezleri için yeterli kapasite yazısı alınsa bile, santrallerin geçici kabulünü başka bir deyişle şebekeye ya da enterkonnekte sisteme bağlantıya müsaade edecek olan dağıtım şirketi olup, söz konusu santrallerin yönetmelikte belirlenen sürelerde yapılabileceğine ilişkin herhangi bir çizilmiş proje, güneş panellerinin, eviricilerin ve akülerin marka, özellik ve sayıları hakkında dosyaya sunulmuş herhangi bir teknik bilgi olmadığı gibi davacı tarafın bu konuda herhangi bir girişimi de olmamıştır. Eğer, davacı tarafın teknik olarak bir girişimi olamayacak ise, davalı ile yapılan sözleşme gereği paylarını davalı tarafa devir yapabilecekleri halde bunu da yapmadıkları görülmüştür. Şirket ve Proje Devir Sözleşmesi ve Ödeme Protokolü'nün 7. maddesi gereğince tarafların imzaladıkları protokol ve sözleşmelerin doğurabileceği sonuçlara vakıf oldukları kanaatiyle, devire konu edilmeyen ve dava konusunu oluşturan davacı taraf ve ortaklarında kalan 6 MW'lık elektrik üretim izni alınmış projeler için Şirket ve Proje Devir Sözleşmesi ve Ödeme Protokolü'nün 5. maddesinde aynen devre konu edilmeyen 6 MW'lık projelerin dağıtım şirketi ile olan tüm işlemlerin davacı taraf ve ortakları tarafından yürütüleceği, davacı taraf ve ortakların bu projelerin hataya geçmesi, başka bir deyişle santrallerin kurulması girişimi, kendilerini aşacak bir husus ise, kurulum için 3. şahıs ve şirketlerle hukuki ve yönetmelik düzeyinde iş ilişkisinin başlayabilmesi için, davalı tarafın bu konuda sınırlı kalmak şartıyla davalı ... tarafından feragat edileceği ve söz konusu projelerde davalı tarafın hiçbir şekilde hak iddia edemeyeceği şekilde Vekalet verebileceği karşılıklı kararlaştırılmıştır. Dosyada bulunan Vekaletnameler bu konuyla ilgili olduğu anlaşılmış olup, davalı ... firmasının santrallerin hayata geçirilmesi aşamasında herhangi bir sorumluluğu kalmadığı, rapor içinde detaylı şekilde açıklandığı gibi dağıtım şirketinin muhatabının söz konusu projeleri devam ettiren ve üretim tesislerini kuracak olan davacı ve ortakları ya da bunlar tarafından devir edilecek ya da özel bir protokol ile ortaklık kuracağı yeni şirket olduğu, davacı tarafın söz konusu süresi içinde sonlandırılamayan ve hayata geçirilemeyen projeler bakımından davalı taraftan herhangi bir tazminat talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde kök raporlarını sunmuşlardır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, celse ara kararında davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapora gönderilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 24.02.2025 tarihli ek rapor ile: "Davacı taraf dava konusu 6 projeye ilişkin Bağlantı Anlaşması ve ... onaylı GES projelerinin tamamlandığını iddia etse de, sahaya uygulanabilir projelerin tamamlanmadığı ve teknik süreçlerin eksik olduğu, dağıtım şirketlerinin santral sahibine bağlantı anlaşması için çağrı mektubu gönderdiğinde santrallerin kurulum aşamasında ilerleme kaydedileceği, santrallerin asıl amacının elektrik enerjisi üretmek olup, santrallerin çıkışlarının hangi sisteme bağlanacağının henüz bilinmediği, çağrı mektubundan öncede dağıtım şirketlerinin santrallerin elektriksel anlamda şebeke bozulmaya sebebiyet verip vermeyeceğini incelendiğini, bu inceleme neticesinde ilk müracaatlar olumlu olsa ile sonrasında projelerin onaylanmayabileceği, dosyada bulunan Vekaletnameler ile davalı ... firmasının santrallerin hayata geçirilmesi aşamasında herhangi bir sorumluluğu kalmadığı, rapor içinde detaylı şekilde açıklandığı gibi dağıtım şirketinin muhatabının söz konusu projeleri devam ettiren ve üretim tesislerini kuracak olan davacı ve ortakları ya da bunlar tarafından devir edilecek ya da özel bir protokol ile ortaklık kuracağı yeni şirket olduğu, davacı tarafın söz konusu süresi içinde sonlandırılamayan ve hayata geçirilemeyen projeler bakımından davalı taraftan herhangi bir tazminat talep edemeyeceği görüş ve kanaatlerimizde herhangi bir değişikliğin olmadığı." şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş herhangi bir faturanın bulunmadığı, cari hesap bulunmadığı, davacı tarafın, davalı ile imzalanan sözleşmeler nedeniyle belirtilen güneş santrallerinin yapılmamasından davalı tarafı sorumlu tuttuğu ve zararının tazminini talep ettiği, söz konusu projeler için ...'den Trafo Merkezleri için yeterli kapasite yazısı alınsa bile, santrallerin geçici kabulünü başka bir deyişle şebekeye ya da enterkonnekte sisteme bağlantıya müsaade edecek olanın dağıtım şirketi olduğu, söz konusu santrallerin yönetmelikte belirlenen sürelerde yapılabileceğine ilişkin herhangi bir çizilmiş proje, güneş panellerinin, eviricilerin ve akülerin marka, özellik ve sayıları hakkında dosyaya sunulmuş herhangi bir teknik bilgi olmadığı gibi davacı tarafın bu konuda herhangi bir girişimi de olmadığı, Şirket ve Proje Devir Sözleşmesi ve Ödeme Protokolü'nün 7. maddesi gereğince tarafların imzaladıkları protokol ve sözleşmelerin doğurabileceği sonuçlara vakıf oldukları kanaatiyle, devire konu edilmeyen ve dava konusunu oluşturan davacı taraf ve ortaklarında kalan 6 MW'lık elektrik üretim izni alınmış projeler için Şirket ve Proje Devir Sözleşmesi ve Ödeme Protokolü'nün 5. maddesinde aynen devre konu edilmeyen 6 MW'lık projelerin dağıtım şirketi ile olan tüm işlemlerin davacı taraf ve ortakları tarafından yürütüleceği, davacı taraf ve ortakların bu projelerin hataya geçmesi, başka bir deyişle santrallerin kurulması girişimi, kendilerini aşacak bir husus ise, kurulum için 3. şahıs ve şirketlerle hukuki ve yönetmelik düzeyinde iş ilişkisinin başlayabilmesi için, davalı tarafın bu konuda sınırlı kalmak şartıyla davalı ... tarafından feragat edileceği ve söz konusu projelerde davalı tarafın hiçbir şekilde hak iddia edemeyeceği şekilde Vekalet verebileceğinin karşılıklı kararlaştırıldığı, dosyada bulunan Vekaletnameler bu konuyla ilgili olduğu, davalı ... firmasının santrallerin hayata geçirilmesi aşamasında herhangi bir sorumluluğu kalmadığı, dağıtım şirketinin muhatabının söz konusu projeleri devam ettiren ve üretim tesislerini kuracak olan davacı ve ortakları ya da bunlar tarafından devir edilecek ya da özel bir protokol ile ortaklık kuracağı yeni şirket olduğu, davacı tarafın söz konusu süresi içinde sonlandırılamayan ve hayata geçirilemeyen projeler bakımından davalı taraftan herhangi bir tazminat talep edemeyeceği bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olup, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile eksik 444,62 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!