Anahtar kelimeler: Metrosu Sancaktepe Başakşehir Havalimanı Atatürk Üsküdar Aksaray Bulunacak İbareli Tanınmış

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "... anadolu", "... İstanbul", "... türk", "... türkiye", "...", "m Üsküdar – sancaktepe metrosu", "m aksaray - atatürk havalimanı metrosu", "m başakşehir metrosu" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ██████████ kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa marka başvurusunun davacının markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacak nitelikte olduğunu, bu sebeple marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü çerçevesinde reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, İstanbul'da kamu hizmeti verdiğini, tüm raylı ve ... ulaşımlarını sağladığını, "..." ibaresinin mevcut olduğu marka tescilleri ve tescil aşamasında olan marka başvurularının bulunduğunu, bu şekilde asli unsuru "..." olan "metrobarter" markasının da müvekkilleri şirketi işaret edeceğini ileri sürerek YİDK kararın iptali ile dava konusu ██████████ başvuru numaralı “...+şekil” ibareli markanın tüm emtia yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Holding'in kurucusu olduğunu, Holding çatısı altındaki iştiraklerin Türkiye'nin en büyük şirketleri arasında yer aldığını, bu çatı altında faaliyet gösteren ... Turizm firmasının ise taşıma kapasitesi açısından Türkiye'de karayolu ile yolcu taşımacılığı alanındaki en büyük şirketi olduğunu, “...” markası, davacının markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, iki markanın karıştırılma olasılıklarının bulunmadığını, iki marka arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu marka başvurusu kapsamında 39. sınıftaki hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, başvuru standart karekterle yazılmış “...+şekil” ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "... anadolu", "... İstanbul", "... türk", "... türkiye", "...", "m Üsküdar – sancaktepe metrosu", "m aksaray - atatürk havalimanı metrosu", "m başakşehir metrosu", "m kadıköy - kartal metrosu", "m İstanbul metrosu", "ibbmetroistanbul şekil", "... İstanbul www.metroistanbul.com.tr şekil", "metroistanbul şekil", "metroistanbul şekil" ibarelerinden oluştuğu, markaların anlamlarına bakıldığında, ortak / benzer olduğu iddia edilen “...” ibaresinin, “büyükşehirlerde semtler arasında işleyen, ulaşımı yerin altında sağlayan tren, yer altı treni” anlamına geldiği, “barter” ibaresinin ise İngilizce olduğu, para kullanmadan mal veya hizmet alışverişi, değiş – tokuş, trampa anlamlarına geldiği, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesinin esas olacağı, markalarda yer alan ortak “...” ibaresinin markalar içerisindeki kompozisyonları ve kullanış şekilleri itibari ile markaları birbirlerinden ayırdığı, şekil ve yan unsurların bu ayrımın derecesini arttırdığı, markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer olmadıkları, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şahıs başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru konusu markadaki şekil unsuru ve “barter” ibaresinin markaları farklılaştırdığı, redde mesnet markalarda ise şekil unsurunun aynı zamanda markada kullanılan amblem olup başvuru konusu markadan farklı bir işletme olduğu izlenimi yarattığı, taraf markaları bütünüyle incelendiğinde ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları intibanın farklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.