Anahtar kelimeler: Nominal Değerli Veraset Hisse İntikal Senedinin Senetlerinin Ret Anadolu Sahip

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.HÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : █████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka yönetim kurulunun 27.04.1972 / 322 sayılı kararı gereği ... sahip olduğu ... hisse numaralı 1.000,00 TL nominal değerli hisse senedinin veraset yolu ile müvekkiline intikal ettiğini, banka yönetim kurulunun 28.06.2006 / 19-03 sayılı kararı ile 31.07.2006 tarihinde hisse senetlerinin davacıya devredildiğini, davacının ...'ın tek mirasçısı olduğunu, davacının ortaklığının devam etmesine rağmen temettü ödemesi yapılmadığını, 03.06.2015 tarihinde davalıdan 2001 yılından itibaren temettü talep edildiğini, ancak 09.06.2015 tarihinde verilen cevabi yazıda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 13/4 hükmü uyarınca kaydileşme yapılmadığından bahisle hissenin Yatırımcı Tanzim Merkezine (YTM) intikal ettiğini ve ortaklık hakkının sona erdiğinin beyan edildiğini, davalının beyanına dayanak yaptığı SPK'nın 13/4. hükmünün 5. ve 6. cümlelerinin Anayasa Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ███████ E. ███████ K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, bu iptal kararı ile hisselerin YTM tarafından satılabileceğine dair düzenlemenin ortadan kalktığını ileri sürerek hissenin güncel değeri üzerinden davalı bankaya ortak olduğunun tespitini, bu talebin kabul görmemesi halinde hissenin güncel değerinin tespiti ile şimdilik 30.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının elindeki hisse senetlerinin kaydileştirilmemesi sebebiyle bankadaki ortaklık hakkının sona erdiğini, davacı adına 1996 yılında ihraç edilmiş 10,00 TL nominal değerli hisse senedi, sermaye artırımları ve 5274 sayılı Kanun kapsamında 5615 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca YTL'ye dönüşüm işlemleri sonucu nominal değerin belirlendiğini, davacının talep ettiği yeniden değerlemenin söz konusu olmadığını, SPK'nın 13/4 hükmü uyarınca kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen 7. yılın sonuna kadar teslim edilmeyen hisselerin YTM'ye intikal ettiğini, bunların da 3 ay içinde satılacağını, davacının ortaklık hakkının, yasal işlemleri süresi içerisinde yapmamasından dolayı sona erdiğini, Anayasa Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli kararı uyarınca SPK'nın 13/4 hükmünün kısmen iptal edildiğini, davacının hisseleri karşılığında 2014 yılı öncesi son 5 yılda tahsil edilmeyen temettü tutarının başvuru halinde YTM tarafından kendisine ödenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından dava konusu pay senetleri kaydileştirilmediğinden 31.12.2014 tarihi itibarıyla YTM'ye devredildiği, madde hükmünün Anayasa Mahkemesinin 22.10.2015 T. ve E.███████, K.███████ sayılı kararı ile kısmen iptal edildiği, 07.09.2015 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren SPK'nın 13/4. hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının kanun gereği gerçekleşen bu iptali ortadan kaldırmadığı, 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan SPK'nın 13. maddesi ile "kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM)'ye intikal eder" maddesine istinaden dava konusu hisse senetleri de dahil olmak üzere SPK'nın 13/4 hükmü uyarınca kaydileştirilmeyen tüm hisse senetlerinin mülkiyeti tüm hakları ile birlikte (kâr payı ve bedelsiz artırım) 31.12.2014 tarihinde YTM hesaplarına aktarılmış olup, davacının davaya konu edilen taleplerini davalı banka yerine YTM'ye yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dava konusuyla ilgili olarak davalıdan talep edebileceği bir hakkı bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davalı bankanın işbu davada pasif husumetinin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacıya murisinden intikal eden hissenin güncel değeri üzerinden davalı bankaya ortak olduğunun tespitine, işbu talep kabul edilmediği taktirde hisse senedinin güncel değerinin tespiti ile hisse bedeli ile temettü paylarının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.