Anahtar kelimeler: Gözaltı Koyma Tutuklama Süreç Tutukluğun Görüşü Devamı Hukukî Arama Koruma
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, tutukluğun devamı, arama ve el koyma nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.956,30 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminatın 3.871,65 TL ve ihraç tarihinden itibaren işleyecek faiz ile, manevi tazminatın 18.000,00 TL ve vekalet ücretinin 3.280,74 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat miktarının asgari ücret üzerinden hesaplanmasının yanlış olduğuna, ihraç tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığına, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir.
    III. DAVANIN KONUSU
    İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı ceza dosyası kapsamında 16.07.2016-24.02.2017 tarihleri arasında 223 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucu beraatine karar verildiği ve kararın 06.11.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, davacının kamu görevinden 29.11.2016 tarihinde ihraç edilmesi nedeniyle ihraç tarihinden tahliye tarihine kadar süre için de net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, davacının diğer taleplerinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca arama ve el koyma tedbiri nedeniyle talep etmiş olduğu tazminatın da arama ve el koyma kararının usul ve hukuka uygun olduğu, hükmün kesinleşmesine müteakip teslim edildiği ve iade edilen eşyalar ilişkin de bir zarar iddia edilmediğinden bu yöndeki taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacının sosyo ekonomik statüsü, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre gözetilmek suretiyle sebepsiz zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak belirlenecek bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kabule göre de;
    Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    24.06.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!