Anahtar kelimeler: Konusumarka Dünyanın Davadavacı Ülkesinde Patent Düzeyde Sınai Eskişehirde İbareli Sayıda

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1995 yılında Eskişehir’de kurulduğunu, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinde “...” ibareli markalarının tescilli olduğunu ve müvekkilinin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tanınmış bir marka haline geldiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkiline ait çok sayıda “...” ibareli markanın farklı sınıflarda tescilli bulunduğunu, bunlar arasında ... sayılı ve 45 sınıfı kapsayan “...” markasının ve ... numaralı tanınmış marka statüsündeki “...” ibaresinin de yer aldığını, davalının ise müvekkilinin bu markalarına ayniyet derecesinde benzerlik gösteren “... GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI” ibareli markayı 36. sınıfta tescil ettirmek suretiyle markaya tecavüzde bulunduğunu, bu sınıfta tescil başvurusunun kısmen reddedilmesine rağmen davalının markayı kullanmaya devam ettiğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkil markasının tanınmışlığından haksız şekilde yarar sağladığını, Bursa 10. Noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarnamenin karşılıksız bırakıldığını, buna rağmen davalının başvurusunu yaptığı ve markayı tescilsiz olduğu alanlarda da kullanmaya devam ettiğinin tespit edildiğini, “...” adresli internet sitesinde ve çeşitli mecralarda markasal kullanımların sürdüğünü, bu durumun müvekkil markasında iltibas yaratmakta olduğunu, davalının bu kullanımıyla markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, markanın ticari değerini sulandırdığını ve müvekkiline ciddi zarar verdiğini, davalı markasının tescilinin iptali ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca markaya yönelik ihlalin ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini, bu tedbirin karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, teminatsız ya da uygun görülecek teminat karşılığında verilmesinin gerekli olduğunu, tedbir kapsamında markanın tabelalarda, evraklarda, internet sitesinde, sosyal medyada kullanımının derhal durdurulması gerektiğini, davanın kabulü halinde davalının elindeki markasal ürün, ambalaj ve sair materyallerin imha edilmesinin ve hükmün tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasının istenildiğini belirterek; davacının TPMK nezdinde tescilli ... sayılı "..." ibareli ve ... numaralı "..." tanınmış markasına, davalı firma tarafından iltibas suretiyle meydana getirilen marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, davalı tarafça, davacıya ait tanınmış "..." markasının kullanımın tabelalarda, basılı evraklarda, ... adresli internet sitesinde (bu siteye erişimin engellenmesi dahil olmak üzere), internette, sosyal medya hesaplarında, kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilecek kararın hükmün kesinleşmesine kadar devamına, davanın kabulü halinde el konan tüm ürün, ambalaj ve sair unsurların hükmün kesinleşmesi neticesinde imha edilmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının hukuka aykırı markasal kullanımının önlenmesine, davalı tarafından TPMK nezdinde gerçekleştirilen ... başvuru numaralı “...” marka başvurusunun tescil olması halinde başvuru kapsamındaki tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün, kararın kesinleşmesi neticesinde masrafı davalı tarafa ait olmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, süre geçtikten sonra sunduğu dilekçesini duruşmada tekrarla; davacının davaya dayanak olarak ileri sürdüğü Ankara 2. FSHHM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı marka hükümsüzlüğü davasının reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, yine Ankara 2. FSHHM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile YİDK kararının iptali davasının kabulü kararına karşı da davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğunu beyan ederek, karar kesinleşmediğinden davanın dava şartları yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartları yönünden red kararı verilmediği takdirde; Ankara 2. FSHHM'in ████████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1995 yılında Eskişehir’de kurulduğunu, Türkiye’nin yanı sıra elliden fazla ülkede “...” ibareli markalarının tescilli bulunduğunu, müvekkilinin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tanınmış bir marka haline geldiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde farklı sınıflarda çok sayıda “...” ibareli markalarının tescil edildiğini, bu markalar arasında ... numaralı ve 45 sınıfı kapsayan “...” markası ile ... numaralı tanınmış marka statüsündeki “...” markasının da bulunduğunu, davalı tarafın “... GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI” ibareli markayı kullanarak müvekkilinin markasıyla iltibas yaratacak nitelikte haksız ve hukuka aykırı markasal kullanımlarda bulunduğunu, davalının yaptığı marka başvurusunun 36. sınıf bakımından kısmen reddedilmesine rağmen markayı tescilsiz alanlarda dahi kullanmaya devam ettiğini, "..." adresli internet sitesi başta olmak üzere çeşitli mecralarda bu kullanımların sürdüğünü, bu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, ayrıca davalının müvekkil markasının iptali için Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davanın da reddedildiğini, müvekkilinin arabuluculuk girişimlerinden sonuç alamadığını, bu nedenle uğranılan zararın giderilmesi için tazminat talebinde bulunduğunu, maddi tazminatın 6769 sayılı SMK’nın 151/2-b maddesi uyarınca davalının elde ettiği gelire göre hesaplanmasını istediklerini, bu dava ile Mahkemenin ███████ Esas sayılı dosyası arasında bağlantı bulunduğunu, her iki davanın birleştirilmesinin gerektiğini, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 04.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, kararın ulusal düzeyde yayın yapan iki gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, süre geçtikten sonra Mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesini duruşmada tekrarla; davacının müvekkiline karşı Mahkememize ███████ Esas sayılı davasını açtığını, bu davada marka haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesinin yanı sıra müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğünü de talep ettiğini, Mahkemece hükümsüzlük davasının asıl davadan tefrik edilerek ████████ Esas numarasına kaydedildiği, bu davalar sonuçlanmadan davacının maddi ve manevi tazminat davası açamayacağını, davacının bütün bu davalara dayanak olarak ileri sürdüğü Ankara 2. FSHHM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı marka hükümsüzlüğü davasının reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, yine Ankara 2. FSHHM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile YİDK kararının iptali davasının kabulü kararına karşı da davacı atarfça istinaf yoluna başvurulduğunu beyan ederek, karar kesinleşmediğinden davanın dava şartları yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartları yönünden red kararı verilmediği takdirde;Ankara 2. FSHHM'in ████████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalarının ve İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile;"Asıl davanın KABULÜNE, Davalının "..." markasını "... komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" için kullanmak suretiyle davacının TPMK nezdinde tescilli ... tescil numaralı "..." markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE,Davalı tarafından gerçekleştirilen marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinin ÖNLENMESİNE VE SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,Davalının "..." markasını "... komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" için tabelalarda, basılı evraklarda, ... alan adlı internet sitesinde, internette, sosyal medya hesaplarında kullanmasının YASAKLANMASINA,Tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalıya ait ürün, ambalaj ve sair tanıtım iş evrakının TOPLATILMASINA, ... MARKASININ SİLİNMESİNE, bu mümkün değilse hükmün kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHA EDİLMELERİNE,Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birininde 1 kez ilanına, Birleşen davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,Davalının davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve haksız rekabette bulunması nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birininde 1 kez ilanına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 4 dava olduğunu, bu davaların 3 tanesinin mükerrer iddia ve taleplerle davacı tarafından açıldığını, Anadolu 1 FSHHM tarafından 23.12.2020 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin reddine, 30.09.2021 tarihinde davacının hükümsüzlük talebinin reddine karar verildiğini, buna rağmen, ilk itirazları kapsamında usule ilişkin taleplerinin reddedildiğini, markaya tecavüzün tespiti yönünden yargılamayı sürdürdüğünü, tazminat davası ile birleştiridliğini, esasa ilişkin davada 09.03.2022 tarihli ön yargılı bir ara kararına bağlı olarak hazırlanan dosyadaki rapor incelendiğinde bilirkişilerin bu ara kararı ile yönlendirildiğini ve taraflı bir gözle rapor hazırladığını, bilirkişi raporuna özellikle de markaya tecavüz konusundaki görüşleri yönünden kesinlikle itiraz ettiklerini, mahkemenin 09.03.2022 tarihli ara kararını kabul etmediklerini, müvekkilinin zaten markaya tecavüz yapmadığını ama yapmış bile olsa hiç kar etmediğini, zarar ettiğini, zaten usulsüz tespit edilen tecavüzün de takdiri tazminat hükmünün de dayanaksız olduğunu, davacının bu dava ile birlikte 3 davası olduğunu, davacının ███████ Esas sayılı dosyasınınn Anadolu 1 FSHHM tarafından tefrik kararı verilerek ████████ Esasa alındığını, nihayetinde hükümsüzlük davasının reddine karar verildiğini, Anadolu 1 FSHHM huzurundaki ███████ Esas sayılı tespit davası sonuçlanmadan ve ████████ Esas sayılı hükümsüzlük davası reddedilerek sonuçlanmış olduğundan dava şartları yokluğundan davacının maddi ve manevi tazminat davası açma gerekçesi ve hakkı olmadığını, davanın bu davalara dayanak olarak öne sürdüğü Ankara 2 FSHHM ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının Ankara BAM'da incelenmek üzere bekliyor olduğunu, davacının başka bir yasal dayanağı olmadığını, Ankara 2. FSHHM 23.12.2020 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar Sayılı, Müvekkilinin ██████████ sayılı "..." markası hakkında YİDK kararının iptali istemlerinin kabulü kararının karşı taraf istinaf ettiğinden bekletici mesele sayılması gerekirken sayılmadan esasa girilerek yargılama sürdürüldüğünü, Anadolu 1. FSHHM tarafından tanınmış markadan hareketle ön yargı ile hareket edilerek yargılamaya devam edilmesinin usule ilişkin itirazlarının temelini oluşturduğunu, tespit raporunda bir cümleyle bile ███████ Esas sayılı dosyaya ve bu dosya ile birleştirilen ████████ Esas sayılı dosyaya sundukları görüş ve taleplerin dillendirilmediğini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; asıl dava ile birleşen İstanbul 1. FSHHM'nin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında davanın kısmen reddi yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen tazminat tutarının son derece düşük belirlendiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılması ve birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait "..." ibaresinin TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davalı tarafın YouTube hesabında dosya kapsamında belirttikleri videolarının halen yayınlanmakta olduğunu, davalının "..." ibareli kullanımları ile haksız kazanç sağladığını, yüksek mahkeme içtihatlarından huzurdaki dava kapsamında belirlenen tazminat miktarının düşük belirlendiğinin açıkça görüldüğünü, birleşen dava yönünden davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, davalının 08.12.2022 tarihli istinaf başvurusunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının gerek asıl dava gerekse birleşen dava kapsamında süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığını, iddia ve beyanlarının dikkate alınamayacağını, bekletici mesele taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bahsi geçen dosyanın huzurdaki davaya etkisi bulunmadığını, davalı kullanımlarının müvekkiline ait marka haklarını ihlal ile haksız rekabet teşkil ettiği hususunun dosya kapsamında yapılan araştırma ve inceleme ile sabit hale geldiğini, davalının aksi yöndeki iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen reddi yönündeki kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Asıl dava, davacı şirkete ait "..." ibareli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, birleşen dava ise markaya tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili , ... A.Ş.,nin , 45 sınıfın tamamında tescilli ve ... sicil numarasıyla tanınmış marka statüsüne sahip "..." markasının hak sahibi olduğunu, davalı şirketin ise bu markayla iltibas oluşturacak şekilde "..." ibaresini, özellikle davacının markasının da tescilli olduğu 36. sınıfa ilişkin hizmetlerde haksız şekilde kullandığını, bu kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliği taşıdığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kullanımların durdurulması, tescilli olmayan sınıflardaki kullanımın engellenmesi, markanın hükümsüzlüğü ile 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.Davacı vekili █████/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 70.000,00 TL'ye arttırmıştır.Marka hükümsüzlüğü talebi bu dosyadan tefrik edilmiş, hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ve 20.11.2023 tarihinde kesinleşmiştir.Marka kayıtları ; ...numaralı "... Şekil" markasının tüm sınıflarda 15.03.2016 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği, ... numaralı "... Şekil" markasının █████/2013 tarihinden itibaren tanınmış marka olarak tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin, █████/2018 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği, faaliyetleri arasında gayrimenkul alım satımı, kiralanması, tercüme hizmetleri, tekstil ham maddeleri ve ürünlerinin alım satımı, konfeksiyon işleri, gıda maddelerinin alım satımı vb. hizmetlerin yer aldığı tespit edilmiştir.Ankara 2. FSHHM’nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında; eldeki dosya davalısının ... başvuru numaralı marka tescil başvurusuna eldeki dosya davacısı tarafından yapılan itiraz sonucunda kurumca verilen █████/2020 tarihli ve ...numaralı başvurunun reddi kararının iptali istemiyle dava açıldığı, davalı şirkete ait ... tescil numaralı “...” markası ile davacı şirketin ...başvuru numaralı markasının SMK’nun 5/1-ç maddesi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığından TPMK hakkında açılan davanın kabulüne, █████/2020 tarihli, ...numaralı kararının iptaline karar verildiği, Yargıtay denetiminden geçerek 03.07.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Ankara 2. FSHHM’nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dosyasında; davalı adına tescilli ... nolu marka ile bu marka referans alınarak tescil edilen ... sayılı "...+şekil" ibareli markanın 36. sınıfta yer alan "... Komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" bakımından iptali istemi ile dava açıldığı, markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden davanın reddine karar verildiği, istinaf incelemesi sonucu ... nolu marka hakkında hüküm kurulmaması nedeni ile kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır.- █████/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı tarafın markasal kullanımları ile davacı tarafın markası arasında benzerlik ilişkisi kurulduğundan ortalama tüketiciler nezdinde davalı tarafın markasının davacı tarafın "..." markasından kaynaklı haklarını ihlal ettiği, davalı tarafın "..." ibaresinin markasal olarak davacı tarafın ... numaralı "... Şekil" markasının tescilli olduğu "... komiyonculuğu, Müşavirliği ve idaresi Hizmetleri" nde kullandığı, davalı şirketin █████/2018 tarihinde kurulduğu, kuruluş unvanının ... Şirketi olduğu, davalı şirketin ibraz edilen 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin, HMK'nun 222. maddesine göre sahibi lehine delil olabileceği, davacı tarafın maddi tazminatı SMK’nun 152/2-b maddesinde belirtilen "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" uyarınca hesaplanmasını talep ettiği, davalı şirketin tescil tarihi olan █████/2018 tarihinden █████/2020 tarihine kadarki dönem içinde toplamda zarar etmesi nedeniyle maddi tazminat hesaplanamadığı, TBK’nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminat belirlenip belirlenmeyeceğinin nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre, davacının davaya dayanak ... tescil numaralı "..." markasının tüm sınıflarda tescilli olduğu, ... ibaresinin belli bir anlamı olmadığı, tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, davacı adına çok sayıda ... esas unsurlu seri marka tescillerinin bulunduğu, özellikle kuruyemiş emtiasında tanınmış marka olduğu, davalı adına tescilli marka bulunmadığı, davalının tescilsiz markasının "..." şeklinde olduğu,"... komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" için kullanıldığı, davalının tescilsiz markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin hizmeti tanımlayan tali unsurlar olduğu , markaya ayırtedicilik katmadığı, taraf markalarındaki "..." esas unsurunun görsel ve işitsel olarak aynı olduğu, davacı markasının tescilli olduğu sınıfta kullanıldığı, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurma, davacının seri markası olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu , bu durumda iltibasa sebebiyet veren davalının markasal kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği,SMK 29/2 maddesi gereği, kullanıma ilişkin 5 yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınacağı davacının markasının tescil tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren █████/2020 dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmadığı, markanın iptali istemi ile açılan dava sonucunun bu davaya etkisi bulunmadığından sonucunun beklenilmemesinde usule aykırılık bulunmadığı, birleşen dava açılarak asıl dava tarihine kadar olan dönem için tazminat talep edilmesine yasal bir engel bulunmadığı, davacının "..." markasının aynen tescilsiz marka olarak kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesi ile kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının ticaret ünvanında ve ticari faaliyeti kapsamında sunduğu hizmetlerde davacı markasını kullandığı bu yolla marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği sabit olup, davalının elde ettiği net kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından mahkemece TBK 50-51 maddesi gereğince taktir olunan maddi tazminatın ve manevi tazminatın ise , ihlalin süresi, boyutu, davalının ticari hacmine göre hak ve adelet ilkesine uygun olduğu kanaatine varıldığından taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 615,40 birleşen dava yönünden 3.415,50 TL toplam 4.030,90 nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 934,70‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.096,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!