Anahtar kelimeler: Mobl Tcankara Taşım Kurumsal İhyası Ştinin Yazildiği Emlak İnş Gıda

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ███████ Esas ████████ KararDAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025 GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davalı şirketlerden ... Kurumsal Hizmetler İnş. Emlak Gıda Tur. Taşım. Mobl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek ... Kurumsal Hizmetler İnş. Emlak Gıda Tur. Taşım. Mobl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin terkin tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle şirketin mal varlığının hazineye intikal ettirilmesi ve bu doğrultuda Hazinenin de şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı düzenlemesine bağlı olarak davanın konusunun kalmadığını, terkine ilişkin ihtarın usulüne uygun olarak yapıldığını, dava konusu şirketin geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun şekilde kapatıldığını, ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin tebliğ hükümlerini uygulamakla yükümlü bulunduğunu, tebliğin uygulanması sebebiyle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, müvekkilinin açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olması ve davanın açılmasında kusurunun bulunmaması nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirkete çıkarılan ihtarın taşınmış notuyla iade edildiği, davalının yazı cevabına göre, münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan ihtar ve █████/2014 tarihli ve 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin █████/2014 tarihinde ticaret sicilinden silindiğinin tescil edildiği ve Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde █████/2014 tarihinde ilan edildiğinin anlaşıldığı, TTK'nun geçici 7. maddesinde resen terkin edilecek durumların sayıldığı, davalı tarafından terkin işleminin kanuna aykırı olarak yapıldığı, davacı tarafından terkin edilen şirket aleyhine Isparta 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece ihya davası açmak için süre verildiği, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunduğu, kanuna aykırı terkin işlemi nedeniyle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Kurumsal Hizmetler İnş. Emlak Gıda Tur. Taşım. Mobl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davaya konu Isparta 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son temsilcisi olarak kayıtlı bulunan Yasin Kahramaner'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağı açık bir şekilde belirlendiğini, geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ayrıca şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, Müdürlüğün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, huzurdaki davanın konusuz kaldığını, tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra hazineye intikal ettiğini, hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağın, bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını, TTK'nun geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra hazineye intikal edeceği ve Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağının düzenlendiğini, şirketin █████/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle şirketin malvarlığının Hazine'ye intikal ettirilmesi ve bu doğrultuda Hazine'nin de şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağının düzenlemesine bağlı olarak davanın konusunun ortadan kalktığını, huzurdaki davada bu yönde karar verilmesinin hukuka uygun olacağının düşünüldüğünü, terkinin hukuka uygun yapıldığını, ihtarın ayrıca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin █████/2014 tarih ve 8606 sayısında ilan edildiğini, şirketin geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, geçici madde 7/16 uyarınca Ticaret Bakanlığına geçici 7. maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri yapma yetkisinin verildiğini, dava konusu tebliğin de bu kapsamda düzenlenmiş olup, sicil müdürlüğünün tebliğ hükümlerini uygulamakla yükümlü olduğunu, iptal edilmemiş tebliğ hükümlerine dayanılarak gerçekleştirilen işlemler hukuka uygun olup, hukuka uygunluk karinesinden yararlanmakta olan tebliğin uygulanması sebebiyle sicil müdürlüğüne kusur yüklenemeyeceğini, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri, Isparta 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Isparta 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesi ile, davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... Kurumsal Hizmetler İnş. Emlak Gıda Tur. Taşım. Mobl. San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak talebiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında █████/2025 tarihli ara karar ile davacı yana davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere 1 ay süre verildiği görülmüştür. İhyası talep edilen ... Kurumsal Hizmetler İnş. Emlak Gıda Tur. Taşım. Mobl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından █████/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak adresin tespit edilemediği olarak yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise taşınmış notuyla iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Hal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, davacının ihyası talep olunan şirketin ortağı, yetkilisi olmadığı, ihyası talep edilen şirketin ticari hayata döndürülmesi amacıyla dava açılmadığı gözetildiğinde tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi, tasfiyeye tabi tutulması ve tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı temsilcisinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. TTK'nun geçici 7. maddesine 7511 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmü düzenlenmiş ise de, anılan hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı sicilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ancak TTK'nun Geçici 7. maddesinde öngörülen usule uygun olarak ihyası talep edilen şirketin kaydının silinmesi halinde mümkün olabilecektir. Somut olayda ise, yukarıda açıklandığı üzere TTK'nun Geçici 7. maddesinde öngörülen usule uygun bir terkin işlemi söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.