Anahtar kelimeler: Üreterek Davaitirazın Yerli Satan Faal Kampanyaları Odasına Özgün Bilim Giyim

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı ve 01.08.2013 tarihinden beri faal olan ve hazır giyim sektöründe nocturne markası ile faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkilinin markası Türk Patent Kurumu nezdinde tescilli bir marka olduğunu, müvekkili, yerli sermaye ile kurulmuş özgün tasarımlarını kendi bünyesinde üreterek yurt içi ve yurt dışında satan bir firma olduğunu, müvekkiline, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından tasarım merkezi kurma yetkisi verildiğini, müvekkili şirketin özgün tasarımları, başarılı reklam ve pazarlama kampanyaları ile müvekkili şirket kısa sürede hem ülke genelinde tanınır hale geldiğini, hem de yurt dışına açıldığını, müvekkili şirketin bu başarılı ve pazarda talep gören tanınırlığı üzerine firmalar müvekkilinden mağaza açmak için franchise ister hale geldiğini, davalı tarafında bu taleple müvekkili şirkete ulaştığını, taraflar arasında 27.02.2019 tarihli 3 yıl süreli Franchıse Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme hükümlerine davalı müvekkili şirketten ürün satın aldığını, ..., ... adresinde yer alan Forum ... isimli alışveriş merkezinde ürünleri satışa sunulduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi devam ederken davalı borçlunun ürün ve pazarlama tanıtıma ilişkin malzeme bedellerini (poşet, askı, antetli kırtasiye malzemeleri vb.) belirlenen vadelerde ödememesi üzerine ... 6. Noterliğinin 21.03.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı borçluya ihtarname gönderildiğini, vadesi gelmiş ve ödenmemiş borçların ödenmesi talep edildiğini, sözleşmenin uzatılmayacağını, 26.02.2024 tarihinde sözleşmenin sona ereceği bildirildiğini, bu süre zarfında davalı şirketin itiraz veya inkar etmediği borçlarını ödememekteki ısrarı üzerine müvekkili şirket ... 16. Noterliğinin 19.04.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu borçların ödememesi nedeniyle sözleşme hükümleri uyarınca taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle derhal feshedildiği karşı tarafa bildirdiğini, davalı taraf ...'da Arap turist yoğunluğunun Nisan-Eylül arasında olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketten ek süre talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından da bu talep uygun bulunduğunu, söz konusu mağaza davalı tarafından 15.09.2023 tarihinde kapatıldığını, davaya konu alacakları mağazanın kapanış tarihine kadar yapılan satın almalara ilişkin ödenmemiş bedellere ilişkin olduğunu, davalının faturaya dayalı borçlarını ödemekten imtina etmesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 792.619,08 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı vekili tarafından 06.10.2023 tarihli dilekçesi ile yetkiye, borca ve ferilerine haksız olarak itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine dava şartı arabuluculuğa da başvurulduğunu, davalı ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin alacağı, sözleşmeye, faturaya, ticari defter ve kayıtlara dayandığını, likit ve muayyen olduğunu, bu nedenle likit bir alacağa itiraz eden borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin gerektiğini, davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu/davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinde borcun ifa yerinin de yetkili yer mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresi Bayrampaşa, İstanbul olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin söz konusu takip ve davaya bakmaya yetkili olduğunu, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi'nin İhtilafların Çözümü Ve Uygulanacak Hukuk başlığı ile düzenlenen 18.maddesinde de taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarla yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğu açıkça belirtildiğini, yetkiye yapılan itirazın hukuka uygun olmadığını, dava süresince ihtiyati tedbir taleplerini kabulü ile, davanın kabulünü, davalı tarafın itirazının iptaline, icra takibinin devamını, davalının asıl alacağının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: 6100 Sayılı HMK’nun 318. Maddesine göre taraflar dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçesinde yer vermek zorunda olduğunu, davacılar tarafından ikame amacı açıklanmayan delilleri kabul etmediklerini, sunabileceği halde sunmadığı delillerin de istenmesine ve mahiyetine itiraz ettiklerini, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılması ile; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesi ile başlayacağı için, bu andan itibaren mahiyeti açıklanmayan delillerin mahiyetinin izahı ve/veya buna benzer ikameler ile dosyanın tevil edilmesine karşı muteriz olduklarını, davacı tarafın zaman aşımına uğrayan talepleri ile ilgili TBK, TMK ve sair ilgili hükümler uyarınca zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının dava dilekçesinde olduğu gibi genel ifadelerle vaka bildirmeksizin delillerini belirtmesi yeterli sayılmayıp hangi vakalara ve delillere dayandığı dilekçeden anlaşılarak somutlaştırma yükümlülüğü davacı tarafından yerine getirilmediğini, açılan davanın HMK 119/1 gereğince usul yönünden reddinin gerektiğini, davanın somutlaştırılmasının gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altında olduğunu, davacının iddia ettiği hususlar maddi gerçeğin oldukça uzağındadır, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, dava konusu faturalar ve içeriğini, akdi ilişkiyi, fatura konusu mal veya hizmetin müvekkili davalıya teslim edildiğini kabul etmediklerini, TTK. m. 1530/no.2 vd. hükümlerinde de faturanın, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla önceden yapılan bir sözleşmeye dayanarak ve malın teslimi veya hizmetin sağlanması tarihinde, daha sonra ya da malın teslimi veya hizmetin sağlanmasından önce düzenlenip verilebileceği öngörüldüğünü, fatura, genellikle sözleşmenin kurulmasını takiben müşteriye gönderildiğini, uygulamada, malla birlikte gönderilmesi de söz konusu olduğunu, TTK. Madde 21/no.1 uyarınca, fatura düzenlenip verilmesi için, taraflar arasında önceden kurulmuş geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunması şart olduğunu, borç ifa edildikten sonra düzenlenip verilmesinden hareket edildiği söylenemeyeceğini, itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü veya menfaatin sağlandığını göstereceğinin söylenemeyeceğini, dava konusu olayda faturalar ve içeriğini, malı veya hizmetin teslim edildiğini, akdi ilişkiyi hiçbir surette kabul etmediklerini, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davada yetkili mahkeme davalının ikametgahının ...'da olması nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında yetki sözleşmesi yapıldığından bahsedilmiş ise de HMK hükümlerine göre yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iki tarafın da tacir olmasının gerektiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle usul yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olması ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olması nedeni ile davanın usulden reddini, hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini, davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiş, davalı tarafın istinaf dilekçesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ████████ Esas █████████ Karar sayılı karar ilamı ile "İlk Derece Mahkemesince; Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;. davaya konu olayda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olup Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Franchise sözleşmelerinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevine girmediği, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı, █████/2015 tarihli ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal kararlarından da anlaşılacağı üzere; 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan tescilli bir sınai hakka dayalı uyuşmazlık söz konusu olduğunda yada bu hakların lisans ile kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda ihtisas mahkemesi sıfatıyla FSHHM'nin görevli olduğu, dava konusu uyuşmazlığın da, taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi uyarınca, ürün satın alma bedelinden kaynaklı cari hesap alacağı olup, icra takibinin dayanağının buna ilişkin faturalardan kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olup, davanın nisbi ticari davalardan olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde karar ilamı yazıldığı, dosyanın karar ilamı sonucu mahkememize gönderilmiş, mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.
Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 713.098,06 TL bedelin ██████/2023 tarihli ... nolu 385.106,48 TL, 31.08.2023 tarihli ... nolu 449437,58 TL, 15.09.2023 tarihli ... nolu 800.25,43-TL bedelli faturalara dayalı alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) 80.521,02 TL faturaya dayalı alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) 792.619,08
TL toplam alacak
için takip başlatıldığı, ödeme emrinin karşı tarafa tebliğ edildiği, borçlu ... vekili tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün yetkisine ... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olması nedeni ile yetki itirazında bulunduklarını, takip alacaklısına müvekkilinin borcu olmadığından borcun tamamına ve faiz de dahil tüm fer’ilerine itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep edildiği tespit edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuşsa da tarafların tacir olduğu ve sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığı anlaşıldığından davalının yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, dosya kapsamında tarafların ticari defterleri incelenmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi İrfan Demirci tarafından hazırlanan 16.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda: "Dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası ve davacının 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılına ait e-ticari defterleri ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 10.12.2024 tarihli duruşma tutanağında "...Mahkememiz duruşma salonunda █████/2024 günü saat 14.00'de bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve talep halinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine..." karar verilmiş, 27.12.2024 tarihli bilirkişi incelemesine yalnızca davacı vekili katılarak Flash bellek sunmuş, davalı tarafından ise incelemeye katılınmamış ve dosya içeriğinde yerinde inceleme talebi görülmediğinden davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmediği, davacının 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin e- defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, bu bab 'da HMK. 222 Md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 Md. Gereğince ve mevcut haliyle davacının 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, kanaatine varıldığı, davacının, davalı ... ile olan cari münasebetini 120 no.lu alıcılar alt hesap kodunda ve 128 no.lu şüpheli alacaklar hesap kodunda takip ettiği, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalıdan 792.619,08 TL bakiye alacaklı olduğu, yine faiz yönünden ise davacının davalıdan takip tarihi olan 03.10.2023 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar talebi ile bağlı olarak değişen oranlarda reeskont faizi talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, tarafların tacir olması ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanılması sonucunda defter inceleme günün tayin edilerek taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın inceleme günü mahkemede bulunmadığı ve kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, davalının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davacı tarafın, ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222 maddelerine göre kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat çıkartılmasına rağmen ticari defter ve belgelerini incelenmek ve değerlendirmek üzere gerek inceleme günü gerekse inceleme gününden sonraki günlerde ibraz etmediği, davacı tarafından iddia edilen hizmetin gerçekleştirildiği, davalının aksini ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar reeskont faiz işletilmesine,
2-Karar harcı 54.143,81 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 9.572,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.570,95 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 9.572,86 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 10.061,26 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 361,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.361,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 122.892,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!