Anahtar kelimeler: Tcankara Kurduğunu Müşavirlik Yazildiği Aktif Taahhüt Mühendislik Adi İnşaat Ortaklık

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat Elektrik Taahhüt ... ... Adi ortaklığının sahibi olduğunu, ... Mühendislik Müşavirlik ile ayrı bir adi ortaklık kurduğunu, adi ortaklık sözleşmesinde adi ortaklık adına tüm banka işlemlerini yapma yetkisinin sadece müvekkiline verildiğini, diğer ortağın böyle bir yetkisi bulunmadığını, diğer ortağın yetkisi olmamasına rağmen üçüncü kişi olan ...'ya vekaletname vererek adi ortaklığa ait davalı bankada bulunan hesabından 135.000,00 TL para çektiğini, davalı bankanın gereken dikkat ve özeni göstermediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL'nin işlem tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlemlerin adi ortaklığa ait müvekkili bankada bulunan hesaptan gerçekleştirildiğini, davanın hesap sahibi adi ortaklık tarafından açılması gerektiğini, tüm ortakların birlikte davada taraf olarak yer alması gerektiğini, davacının müvekkiline karşı dava açamayacağını, çekilen tutarın davacının uhtesine geçip geçmediği veya ortaklık için kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın adi ortaklığın parasının usulsuz çekilmesi nedeniyle meydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğu, paranın adi ortaklığa iadesi lazım gelmekle ortaklığı oluşturan ortak olan davacının tek başına taraf ehliyeti bulunmadığı, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiği, adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekeceği, davanın adi ortaklığı oluşturan ortaklardan biri olan davacı tarafından açıldığı, diğer ortağın davaya muvafakat vermeyeceğinin de belirtildiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının aksine müvekkilinin davayı adi ortaklık adına açmadığını, müvekkilinin işbu davayı adi ortaklığın zararını gidermek için de açmadığını, açılan ve mahkemece reddedilen davanın konusu bir ortağın diğer ortağını zarara uğratması olduğunu, adi ortaklığın diğer ortağı ile müvekkilinin husumetli bulunduğunu, diğer ortağın yetkisi olmadığı halde müvekkilini zarara uğratmak için usulsüz bir şekilde ortak hesaptan para çektiğini, müvekkillini zarara uğrattığını, adi ortaklığın zararını talep etmediklerini, sadece müvekkilinin uğradığı zararı talep ettiklerini, mahkeme ise adi ortaklığın adına bir dava açıldığı yönünde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, iki ortaktan oluşan bir adi ortaklık bulunduğunu, iki ortaklı bu adi ortaklığın ortakları husumetli olduğu için uyuşmazlığın temelli bir adi ortaklığı oluşturan ortaklar arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklandığını, mahkemenin bu noktada yanlış değerlendirme yaptığını, mahkemenin görüşüne katılmamakla birlikte, bir adi ortaklığı oluşturan ortakların birbirine verdiği zararlardan dolayı hak arama özgürlüğünün olmadığı sonucu çıktığını, mahkemenin görüşü ve verdiği kararın, adi ortağa ortak müvekkilin dava açma ve hakkını arama hürriyetini de ortadan kaldırdığını, müvekkilinin, ... İnşaat Elektrik Taahhüt ... ... Adi Ortaklığın sahibi olup, Burdur Kültür Merkezi İkmal İnşaatı yapım işi için, ... Mühendislik Müşavirlik ile ayrı bir adi ortaklık kurduğunu, adi ortaklık sözleşmesinde kurulan adi ortaklık adına tüm banka işlemlerini yapma yetkisinin sadece müvekkiline verildiğini, diğer ortağa böyle bir yetki verilmediğini, diğer ortak ...'un böyle bir yetkisi olmamasına rağmen üçüncü kişi ...'ya vekaletname verdiğini ve bu yetkisiz vekaletname ile para çekme yetkisi dahi olmayan Vakıfbank hesabından 135.000,00 TL para çektiğini, dikkatsiz ve özensiz olan banka personeli aracılığıyla para çekildiğini, hukukumuzda bankaların ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; adi ortaklığa ait banka hesabından yetkisiz kişinin para çekmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan adi ortaklığın davalı bankada bulunan hesabından yetkisiz kişiye yapılan ödeme nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacı olarak ... ... (... İnşaat Elekt. Taah. ... ... Adi Ortaklığını temsilen) yer almaktadır. Dava dilekçesi ekindeki iş ortaklığı imza sirkülerinden ... İnşaat Elekt. Taah. ... ... - ... Mühendislik Müşavirlik İş Ortaklığının yetkili temsilcisinin ... İnşaat Elekt. Taah. yetkilisi ... ... olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... ... ile dava dışı ... arasında █████/2019 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzalanmıştır. Anılan sözleşme uyarınca ortaklığın adı ... İnşaat Elekt. Taah. ... ... - ... Mühendislik Müşavirlik İş Ortaklığı olup, adi ortaklığın yetkili temsilcisi ... ...'dir.
Anılan adi ortaklığı temsilen davacı tarafından davalı bankanın Batıkent şube müdürlüğüne █████/2023 tarihli dilekçe ibraz edilerek bankada bulunan adi ortaklık hesabından para çekme yetkisi bulunmayan ...'ya █████/2023 tarihinde 135.000,00 TL para çektiği belirtilerek banka personelinin yaptığı bu hatanın düzeltilerek paranın hesaba iadesi talep edilmiştir.
Dava temsile yetkili ortak tarafından, adi ortaklık adına açılan banka hesabındaki paranın yetkisiz kişiye ödendiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Adi ortaklık TBK'nun 620 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Adi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak tüzel kişiliğe haiz değildir. HMK'nun 51. maddesinde dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Adi ortaklıkların, tüzel kişilikleri bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklık halinde yönetici ortağa dava açmaya özel yetki verilmesi halleri dışında adi ortaklığın fiil ve taraf ehliyetleri bulunmamaktadır.
HMK'nun mecburi dava arkadaşlığı başlıklı 59. maddesi ise, "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır." hükmünü içermektedir. Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.
Adi ortaklığın, tüzel kişiliği bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklık tarafından açılacak davalar bakımından, adi ortaklığı oluşturan kişilerin TBK’nun 638. maddesi uyarınca taraf olarak birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Diğer bir ifade ile adi ortaklığa ilişkin davaların ortakların hepsi tarafından birlikte ikame edilmesi veya açılan davada ortakların tamamının taraf olarak yer alması gerekir. Adi ortaklığın taraf olduğu hukuki işlem ve eylemlerde dava açma ehliyeti elbirliği mülkiyeti kuralları gereğince mecburi dava arkadaşı olarak bütün ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerekir.
Adi ortaklık tarafından açılacak davaların, el birliği mülkiyeti kuralları gereğince bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Bütün ortaklar tarafından açılacak dava, adi ortaklık adına değil, bütün ortaklar adına açılır ve hüküm de ortaklar hakkında verilir. Aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Adi şirket ortakları arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır (Emsal Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinden, davalı bankada bulunan hesap, davacının ortaklarından biri olduğu adi ortaklık adınadır. Davacının iddiası davalı bankada bulunan hesaptan para çeken kişinin adi ortaklığın diğer ortağı olan ...'un vekaletname verdiği ... isimli kişi olduğuna yöneliktir.
Kural olarak adi ortaklığın, alacaklısına karşı açılacak davaya tüm ortakların katılımının sağlanması şarttır. Mahkemece diğer adi ortağın davaya muvafakat vermeyeceğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, bankadan yetkisi olmadığı halde para çektiği ileri sürülen kişi diğer adi ortağın vekaletname verdiği kişidir. Anılan para çekme işlemi nedeniyle zarara uğrandığı iddiasıyla açılan davaya, yetkisiz kişi olduğu ileri sürülen diğer adi ortak tarafından muvafakat verilmesi işin mantığına aykırı olacaktır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, açılan davada adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, adi ortaklığı oluşturan tüm ortakların davada yer alması gerektiği, diğer ortağın muvafakatinin sağlanması için davacı yana süre verilmesi gerektiği gözetilerek davacıya diğer adi ortak ...'un davaya muvafakatinin sağlanması için kesin süre verilip, davaya muvafakatinin sağlanamadığı durumda ise, hak arama özgürlüğü gözetilerek davacıya diğer ortağa karşı işbu uyuşmazlıkla ilgili birleştirme talepli dava açması için süre verilip, davanın açılması durumunda taraf delilleri toplanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesinden, diğer ortağa karşı dava açılmaması halinde ise, aktif husumet ehliyeti değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Asıl ve birleşe davada davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!