Anahtar kelimeler: Davamenfi Hilafına Gelmemiş Esasında Yüklemeler Vadesi Doldurulduğu İlişkiden Mayıs Vade

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ█████/2014KARAR TARİHİ:█████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu senedin teminat amacı ile düzenlemiş bir senet olduğu ve vade tarihi boş şekilde tanzim edilerek davalı tarafa verildiği ve davalı tarafça davacının rızası hilafına vade kısmına █████/2013 tarih yazılarak senedin doldurulduğu ve esasında vadesi gelmemiş olan senedin .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı takip dosyası ile takibe konu edildiği, davacının takibe konu edildiği şekilde davalı alacaklı şirkete bir borcunun bulunmadığı, davacı tarafça teminat olarak verilen bu senet ile garanti edilen borcun, ... adlı müşterisine Mayıs 2012 tarihi itibarı ile yapmış olduğu tüm yüklemeler ve bu yüklemeler ile ilgili olan tüm faturaları ... Factoring'e ...'a ... garantisi ile yazılı olarak temlik etmiş bulunmakta olduğunu, temlik edildiği halde ... tarafından ödemesi yapılmayan faturaların toplam tutarının 2.164.510,80 ... olduğu, buradan da anlaşılacağı üzere senetteki tutar ile örtüşen bu fatura bedelinin davacıya yapılan işbu takibin haksız olduğunu kanıtlamakta olduğunu, takibe konu edilen bonoya karşılık olarak ... tarafından ...'ya bu temlik nedeni ile icra dosya borcunun ödemesinin yapıldığı belirtilerek, borç tutarının ... ... garantisinde ...'ya temlik edildiğinden yine onlar tarafından icra takibi sonrasında ödendiği davanın muhatabının davacı olmayıp ... isimli şirket olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davacının ...ye borçlu olmadığının tespitine ve davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekiline k█████/2025 tarihli Duruşma Tutanağında eksik harcın tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verildiği davacı vekilinin ise █████/2025 tarihinde eksik harcı tamamladığı görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın işbu davayı ikame etmekte hukuki bir menfaatinin bulunmadığı zira davacı tarafça bir borcun olduğunun kabul edildiği, ancak bu borcun davadışı ... ... tarafından ödendiğini iddia ettiği, ayrıca ve özellikle belirtmek gerekir ki sadece ve sadece alacağın temlikinin borcu sona erdirmeyeceği, temlik sonucu bir ödeme yapılmış ise yapılan ödeme nispetinde borcun sona ereceği, taraflar arasında alacağın temlik edilmesi nedeni ile davacının borcunu ifa etmiş olacağı, yani ifa yerine temlik yapılmış yönünde hiçbir anlaşmanın bulunmadığı, davalı şirket ile davacınında müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu Factoring Sözleşmesi ve ekleri ile BK.da düzenlenmiş emredici olmayan temlik hükümlerinin tersine çevrildiği, sözleşme emirleri uyarınca Factoring şirketinin temlik edilen alacağı takip ve tahsil ile mükellef olmadığının açıkca kararlaştırıldığı, sözleşme hükümleri uyarıncada alacağın temlik edilmiş olmasının borcun ödendiği sonucunu doğurmayacağı, dava konusu somut olayda da temlikin niteliği gereği kalan bakiye borç tutarı için icra takibine devam edilmekte olduğu, davacı tarafça icra takibine konu senedin teminat senedi olduğu ve boş kısımların kendi rızası hilafına doldurulduğu iddia edilmiş ise de, bu iddianın haksız ve hukuka aykırı olduğu, senet metninde senedin teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, bu nedenle dava konusu senedin bir kambiyo senedi olduğu, teminat senedi olduğu yönündeki davacı iddiasının yerinde bulunmadığı, yine davacı tarafın tahsil edilen alacağın icra dosyasına bildirilmediği yönündeki iddiasınında yerinde olmadığı, davalı tarafça tahsil edilen miktarın icra dosyasına bildirildiği, bu nedenle tahsil edilmeyen kısımlar yönünden icra takibine devam edildiği ve yine davacı tarafça her ne kadar yapılmış olan temlik sonucu borcun bittiği ve kendisinin artık borçtan sorumlu olmadığı, borçtan davadışı ... ... ve ... şirketinin sorumlu olduğu iddia edilmekte ise de, davacının bu iddiasının da yerinde olmadığı iddiası ile açılan davanın yerinde olmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; davacının davalı tarafça ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı takip dosyası ile davacı borçlu hakkında başlatılan icra takibinden ve takibe konu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır.Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında █████/2017 tarih, ... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; verilen karar önce davacı tarafından İstinaf edilmiş, daha sonra temyiz edilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla yapılan ödemelerin avalist tarafından defi olarak, asıl borçlu gibi ileri sürüleceğinin kabulü zorunludur. Bu bağlamda, menfi tespit davalarında, dava tarihi itibariyle davacının borcunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi için, asıl borçtan ödemeler düşülerek dava tarihi itibariyle bakiye kalan kısım belirlenmeli ve borç sona erdiği oranda davanın kabulüne karar verilmelidir. Somut olayda, dava tarihi ile takip tarihi arasında yapılan ödemeler ileri sürülmüş ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve kapak hesabı ile de bu husus açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, ödemelerin ödeme tarihi itibari ile dava konusu borçtan düşülerek, davacının dava tarihinde borcun hali hazırda ödenmiş kısmı oranında davasının kabulü gerekirken, davanın icra takibi ve bonoya ilişkin menfi tespit davası olduğundan bahisle davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek Yargıtay bozma ilamı gereği, usuli eksiklik giderilerek yargılamaya devam olunmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamı gereği, takip ve dava tarihi arasındaki ödemeler düşülmek suretiyle dava tarihi itibariyle davacının davalıya bir borcunun bulunup bulunmadığının varsa miktarının tespiti için bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiş; bu yönden bilirkişiler tarafından düzenlenen ek ve kök raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında ....İcra Dairesi'nin ...Esas Sayılı dosyasını bir sureti getirtilmiş olup incelenmesinden, davalı ...tarafından █████/2013 tarihinde █████/2012 tanzim tarihli, █████/2013 vade tarihli ve 2.750.000 USD'lik bonoya istinaden faiz ve ferileri ile birlikte toplam 2.046.774,0 USD ve 313,05 TL üzerinden, davalı ... ve dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti ile ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmış olduğu görülmüştür. ....İcra Dairesi'nin ...Esas Sayılı takip dosyasına konu senedin incelenmesinden düzenleyen borçlu ... Metal Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti, müşterek müteselsil borçlu müteselsil kefil sıfatıyla da davacı ... ve dava dışı ... ve ...'nin imzalarının bulunduğu, █████/2013 tanzim tarihli, █████/2013 vade tarihli ve 2.750.000 USD bedelli bono olduğu, senedin ön ve arka yüzünde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı görülmüştür.Alınan bilirkişi ek ve kök raporda özetle; yeniden yaptığımız inceleme ve hesaplamalar sonucu; Davalı/alacaklının .... İcra D.’nin ...E. sayılı dosyasından takibe konu ettiği alacağının fiili ödemenin yapıldığı 16.04.2023 tarihi itibarıyla 3.834.469,68 TL’sına baliğ olduğu saptanmış, davalının ticari defter incelemesi sonucu 16.04.2013 tarihinde ödendiği belirlenen 1.522.417,30 ... tutarındaki harici ödemenin fiili ödeme tarihinde geçerli gösterge niteliğindeki Merkez Bankası döviz kuru (EUR efektif satış kuru:2,3468) üzerinden hesaplanan karşılığı olan 3.572.808,91 TL TBK. m. 100 gereği öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülmek suretiyle dosya alacağından mahsup edildiğinde 16.04.2013 tarihi itibarıyla 251.810,76 TL bakiye borç kaldığı belirlendiğini, bakiye 251.810,76 TL Merkez Bankasının ilan ettiği 16.04.2013 tarihinde geçerli gösterge niteliğindeki döviz kurundan Amerikan Dolarına çevrilmek suretiyle belirlenen 140.292,36 USD bakiye alacağın 16.04.2013 tarihinden 12.08.2013 satış tarihine kadar işlemiş 1.700,80 USD temerrüt faizinin 12.08.2013 tarihinde geçerli bulunan (USD efektif satış:1,9249) kurdan hesaplanan karşılığı olan 3.281,53 TL eklendiğinde bakiye alacağın 255.092,29 TL olduğu belirlenmiş, dava dışı borçlu ... Metal Ürünleri San. Tic. Ltd.Şti.’nin hacizli taşınır mallarının bir başka alacaklının yaptığı takip dosyasından satışı sonucu düzenlenen sıra cetvelinde bu dosyaya isabet eden 476.876,74 TL düşüldüğünde alacağın tamamının 12.08.2013 tarihinde fazlasıyla ödendiği belirlendiğini, yukarıda ayrıntıları ve hesaplama yöntemleri gösterildiği üzere; davalı/alacaklı... A.Ş. tarafından 15.01.2013 tarihinde davacı/borçlu ... ve dava dışı diğer borçlular aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından yapılan takipte talep edilen alacağın tamamının huzurdaki dava tarihinden önce 12.08.2013 tarihinde 221.695,45 TL fazlasıyla dava dışı diğer şahıslar tarafından ödendiği yönünde görüş bildirilmiştir.Tüm deliller ve dosya kapsamının değerlendirilmesinde;Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle avalist olan davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Aval verenin sorumluluğuna gelince, aval veren, bonodaki (poliçe, çek) borç dolayısıyla lehine aval verdiği şahıstan müstakil olarak ve diğer bütün bono borçlularıyla birlikte müteselsil sorumlu olur (TTK m. 724/1). Alacaklı, lehine aval verilene gitmeye lüzum görmeden, doğrudan doğruya aval verenden de ödeme talebinde bulunabilir (TTK. m. 724). Aval veren kimse, kim için taahhüt altına girmişse, tıpkı onun gibi sorumludur (TTK m. 702). Bu, aval verenin leyhine aval verilen hangi şartlar altında mesul tutuluyorsa, aynı şartlar altında ödemekle yükümlü olması demektir. Yani, bu iki şahsın, mesuliyetlerinin şartı ve derecesi aynıdır. Aval verenin, leyhine aval verilen şahsın, defi olarak dermeyan edebileceği bazı hususları, aval verenin ileri sürememesi işin mahiyetine uymaz; mantığa ters düşer.Davacı, takibe konu bonoda avalist olarak yer almaktadır. Avalist senet borcundan sorumlu olduğu gibi, senet borçlusunun ileri sürülebileceği tüm ödeme defilerini de ileri sürülebilir. Davacı, takip ve dava tarihleri arasında ödemeler yapıldığını, bu nedenle kendisi açısından borç kalmadığını savunmuştur. Yargıtay bozma sonrası yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucundan düzenlenen rapora göre; bonoya dayalı yapılan takipte, borcun dava tarihi itibariyle 221.695,45 TL fazlasıyla diğer borçlular tarafından ödendiğinin rapor edildiği, bilirkişi raporunun, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime açık olduğu kabul edilerek davacının dava ve takibe konu █████/2012 düzenleme tarihli, █████/2013 vade tarihli 2.750.000,00 USD bedelli bonodan dolayı ve bu bonoya dayalı olarak yapılan takip miktarı olan 3.623.103,11 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacının Davasının Kabulüne,....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı takip dosyasında takibe konu █████/2012 düzenleme tarihli, █████/2013 vade tarihli, 2.750.000,00 USD bedelli bonodan dolayı ve bu bonoya dayalı olarak yapılan takip miktarı olan 3.623.103,11 TL davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Kötüniyet tazminatı isteminin reddine,3-Alınması gerekli 102.465,00 TL karar ve ilam harcının 25.616,25 TL peşin harçtan ve 36.500,00 TL tamamlama harçtan mahsubu mahsubu ile geriye kalan 40.348,75 TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 222.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 24,30 TL başvuru harcı, 9.163,11 TL bilirkişi ücreti ve 1.055,00 TL tebligat ve posta giderlerinin toplamı 10.242,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalanın davacıya iadesine,Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025 Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır