Anahtar kelimeler: Atalep İşlere Sunduklarını Belgeyi Konuşmaları Yazışmalarını Taşeronluk Yaparak Antalya İçeren

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ : █████/2020Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:A.TALEP:1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında ... tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmede yer alan işlerin tamamını ve daha sonra davalı tarafından talep edilen diğer işlerin de tamamını yaparak davalıya teslim ettiğini, müvekkil ile davalı arasında imzalanan sözleşmeden sonra davalının diğer talep ettiği işlere ilişkin müvekkil tarafından yapılan işlere ilişkin belgeyi ve müvekkil şirket ile davalı şirket yetkilisi arasında geçen ek işlere ilişkin konuşmaları içeren ... yazışmalarını da sunduklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği yapılan işlerin ücreti konusunda ... TL artı KDV şeklinde tarafların anlaştığını, ek işlerin tutarının ise ... TL artı KDV şeklinde olduğunu, müvekkili tarafından işlerin tamamının yapılarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin ... tarihli ... TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalı tarafından ... TL ödendiğini ve bakiye kısmın ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptalini talep etmiştir.B. TARAF TEŞKİLİ:2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP:4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafları arasında sözleme ilişkisinin olduğunu, sözleşme ile birlikte ... TL peşin alındığını, ... tarihinde ... TL ve iş bitiminde ... TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından da ... TL nin peşin verildiğini, ekte bulunan dekontlara göre ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı ek masraflar bahanesiyle fazlası ile aldığı halde eksik ve ayıplı hizmette bulunduğunu, karşı tarafa bu durum iletildiğinde şirketin yetkilisinin yabancı uyruklu olmasından faydalanılarak sürekli oyalama yoluna gidildiğini, müvekkil şirkete karşı kötü niyetli başlatılan icra takibine karşı görüşmeler yapıldığını ve bir sonuç alınamayınca Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesi'nin .../... değişik iş esas sayılı dosyası üzerinden inşaatta bulunan eksikliklerin tespit ettirildiğini, bu dosyada ayıplı işlerin tespit ettirildiğini, ihtarnameye rağmen ayıbın giderilmediğini, iş yerinin bu nedenlerle süresinde açılamadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.5.Dava basit yargılama usulüne tabidir ve bu usulde cevaba cevap/cevaba cevaba cevap dilekçesi aşaması yoktur. Tarafların dava ve cevap dilekçeleri dışındaki dilekçeleri teknik/usuli anlamda cevap dilekçesi değildir ve beyan dilekçesi olarak dosyadadırlar.D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:6.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.7.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.8.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-2415 esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., ███████-260 esas, ████████ karar)9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; dava, eser sözleşmesi gereği yapıldığı iddia edilen iş nedeniyle bakiye kaldığı iddia edilen bedelin tahsili için yapılan icra takibindeki itirazın iptali talebinden ibarettir.10.Antalya ... İcra dairesinin .../... esas sayılı icra dosyası ve Antalya ... Sulh hukuk mahkemesinin .../... değişik iş sayılı dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır.11.Aşamalarda, davalı vekili, ... ve ... tarihli dilekçeleri ile, vekillikten istifa ettiğini mahkememize bildirmiştir. İstifa dilekçesi asile tebliğ edilmiştir.12.Eser sözleşmelerinin hukuki niteliği bakımınan belirtmek gerekir ki; Kural olarak eser sözleşmesinin kurulması zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir(Yargıtay 15. HD., █████████ E., █████████ K.) Yüklenicinin imalat bedeline hak kazanabilmesi için sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmesi gerekir. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir (Emsal Yargıtay 15. HD., 17.02.2015 T █████████ E ████████ K;17.12.2014 T ████████ E █████████ K; 01.12.2015 T █████████ E █████████ K içtihatları). Bu genel ilkeler ışığında, dosyaya bakıldığında; davalı taraf sözleşme ilişkisini kabul etmiş ancak ayıplı iş yapıldığını iddia etmiştir. 13.Kavramsal olarak tekrar bakıldığında da; Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eser sözleşmesinde ayıp ise, taraflar arasındaki sözleşmede üzerinde anlaşmaya varılmış veya taraflarca beklenen niteliklerin o eserde bulunmaması, başka bir ifadeyle, eserde bulunmaması gereken bozuklukların olması ya da olması gereken bazı vasıfların eserde bulunmaması olarak tanımlanmaktadır. Eser sözleşmelerinde eksik iş ise, eserin sözleşme ile fen ve teknik kurallarına göre ve ayrıca varsa proje ve şartnameye göre yapılması gerektiği halde kısmen ya da tamamen yapılmayan ancak mevcut haliyle iş sahibinin teslim aldığı eserdeki eksiklikler olarak ifade edilmektedir(Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD., ████████ esas, ████████ karar;Yargıtay 15. HD., █████████ E., █████████ K.) Ayıplı/eksik hizmet verildiğinin ispatının davalıya aittir. (Yargıtay 11. HD., ████████ esas, █████████ karar) Bu nedenle, mahkememizce keşif ara kararı kurulmuş ve kabule göre ispat yükü üzerinde olan davalıya keşif masraflarını yatırması için tebligat yapılarak, kesin süre verilmiş ancak kesin sürede gerekli masrafın yatırılmadığı görülmüştür.14.Sözleşme ilişkisi bulunduğu ispatlanmış ise yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı; konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.(Yargıtay 15. HD., █████████ E., █████████ K.) Dosyaya bakıldığında; davalı taraf sözleşme ilişkisini kabul etmiş ancak ayıplı iş yapıldığını iddia etmiştir. Sözleşmenin varlığında bir ihtilaf yoktur. Tanıkları var ise isimlerinin bildirilmesi amacıyla davalıya tebligat yapılmış ancak davalı bir bildirim yapmamıştır.15.Eser sözleşmesinde, sözleşmenin kapsamı konusunda tanıkla ispat mümkündür.(Yargıtay 15. HD., █████████ E., █████████ K.) 16.Davacı tanıkları mahkememizce dinlenmiştir. Tanık ... beyanında özetle; davacı firmanın işlerinde kendi firması ile taşeron olarak çalıştığını, davalı iş yerinde merdiven korkuluğu yaptığını, eseri teslim ettiğini bir sorun olmadığını; tanık ... beyanında özetle; abisinin üzerine demir üstüne şirketlerinin olduğunu, kendisinin de onunla çalıştığını, olayla ilgili fazla bir şey hatırlamadığını, dava konusu işi kendilerinin yaptığını ancak ödeme konusunda bir bilgisinin olmadığını, herhalde ücretlerini alamadıklarını; tanık ... beyanında özetle; davalı firmada 1 ay kadar çalıştığını, çalıştığı dönemde davacı firmanın dekorasyon işlerini yaptığını, her gün çalıştıklarını, belli bir süre sonra davacı firmanın gelmediğini, işin yarım kaldığını, bildiği kadarıyla ödeme yapılmadığı için davacı firmanın çalışmadığını beyan etmişlerdir.17.Mahkememizce, tarafların ticari defterlerin incelenebilmesi amacıyla ara karar kurulmuştur.18.HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.19.Ara karar gereği, sadece davacı defterlerini incelemeye sunmuş ve ... tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerini sunmadığı, ticari defterlerin usulüne uygun olduğu ancak ek ticari defter tasdik ettirildiği, yapılan ek tasdiklerin süresinde yaptırılmadığı, davacının 2017 yılı ticari defterlerinin kapanış onayının olmadığı, 2017 yılı açılış ticari defterlerinin uygun olduğu, ek ticari defterlerin kanuna uygun tutulmadığı, dava konusu faturanın davacının 2017 yılı ticari defterlerinde yer aldığı, davalının bağlı olduğu vergi dairesine yapmış olduğu BA formu bildirimi ile dava konusu faturayı kabul ve beyan ettiği, davalı tarafından ödeme belgesi olarak sunulan banka dekontlarındaki tutarların (toplam ... TL) davacının 2017 yılı ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve dava konusu fatura alacağından düşüldüğü fakat sözleşmenin imzalanması ile peşin verildiği iddia edilen ve belgesi dosyada bulunmayan ... TL tutarın davacının 2017 yılı ticari defterlerinde yer almadığı, davacı ticari defterlerinde davalının ... TL borçlu olduğunun göründüğü belirtilmiştir. 20.Bilirkişi raporuna göre, davacı ticari defterlerinin kapanış onayı olmadığı, ek defterlerin de usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmakla, her ne kadar davacı defterlerinde dava/takip konusu fatura yer alsa da davacı ticari defter kayıtları kendi lehine delil olma vasfına sahip değildir. Davalı tarafça değinilen ve yapılan ... TL tutarın takipten düşüldüğü bilirkişi raporunda belirtilmesinin yanında zaten dava dilekçesinde bu miktarın düşüldüğü belirtildiğinden bu konuda ihtilafın mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı defterlerinde dava konusu alacak kadar alacaklı olduğu yazmakta ancak lehine delil olarak yukarıdaki açıklama gereği değerlendirilmese de yine bilirkişi raporunda değinildiği üzere, davalının bağlı olduğu vergi dairesine yapmış olduğu BA formu bildirimi ile dava konusu faturayı kabul ve beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın resmi bir kuruma yönelik beyanı kendisini bağlar. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı) Faturanın karşılığı işin eksik/ayıplı yapıldığını ispat yükü artık davalıdadır. Davalının bahsettiği ... TL lik ödeme iddiası da hakkı söndüren bir iddia olup, miktar itibariyle senetle ispat kuralına tabidir ve davalı tarafça böyle bir usule uygun delil davalı tarafça sunulmamıştır.21.Cevap dilekçesinde davalı taraf ayıplı/eksik işler için tespit yaptırdıklarını beyan etmiştir ve ilgili dosya, iş bu dosya arasına alınmıştır. Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... değişik iş esas sayılı dosyasında bilirkişi raporunun karşı tarafa/iş bu davanın davacısına tebliğ edilemediği görülmektedir. Yargıtay 3. HD nin █████████ esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Delil tespiti isteyenin haklarını korumak içi zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabilir, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporunun bir sureti derhal karşı tarafa tebliğ edilmelidir. Ancak tebligat yapılmış olsa bile cevap dilekçesinde kabul edilmemiş delil tespiti raporuna dayanılarak hüküm verilmesi kanuna aykırılık oluşturur. Yine, Yargıtay 3. HD nin ██████████ esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz. Yani delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir. Delil tespitinin bu niteliği, ilgili dosyadaki bilirkişi raporunun tebliğ edilememesi karşısında, delil tespiti dosyası tek başına davalının iddialarını doğrular, kesin nitelikte bir delil değildir. Mahkememizce böyle bir değerlendirme yapılmıştır.22.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ve belirtilen emsal yargı kararları, tanık beyanları ışığında, davacının davalıya iş yaptığı, karşılığında fatura düzenlediği, faturanın da davalı tarafça resmi kuruma bildirildiği, eksik/ayıplı iş için ispat yükü üzerinde olan davalının gerekli keşif ve bilirkişi masrafını yatırmadığından iddiasını/savunmasını ispat edemediği, davacının davasını/iddiasını ispatlandığı analşılmakla; davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.23.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;24.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. 25.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır:a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı,b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı,c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı,d)Talep olmalı,e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir ve alacak likit olmalıdır.26.Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki kanuni şartlarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, takip konusu alacağın faturaya dayanması karşısında alacak belirlenebilir (likit) olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Bu nedenlerle, davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya ... İcra Dairesinin .../... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL nispi harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.)6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,10-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., █████/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., █████/1940, 1940/7 E., ███████ K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,Dair, davacı vekili ...'nın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2020 Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır