Anahtar kelimeler: Satıma Çekler Çalındığını Çeklerin İstirdat Sanayi Keşide Çekin Malın İadesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████ Esas - ████████ KararTARİHİ: █████/2022 DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)KARAR TARİHİ: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile iş ilişkisi içinde bulunan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından keşide edilerek müvekkiline verilen çeklerin █████/2018 tarihinde çalındığını, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/3 E. Sayılı dosyasında çeklerin iptali davası açıldıgını ve açılan davada çekin iptali kararı verilmiş olup kararın kesinleştiğini, çekler arasında bulunan ... seri nolu ve 40.000,00 TL bedelli çek, müvekkilinin zilyetliğindeyken dava dışı ve hakkında ceza davası açılan ... isimli kişi tarafından ele geçirildiğini, müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle ciro edilerek başkaca dava dışı kişilere devredildiğini ve sonuç olarak geçersiz bir ciro silsilesi ile davalıya devredildiğini, davalının takibe konu çeki ancak ciro silsilesi kopmuş olduğundan ve çekin haklı hak hamili müvekkilinin olduğunu ve çek taraflarına iadesine davacının elinden rızası dışında çıkançekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini beyan ederek davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitini, icra dosyasına yatan paranın alacaklı tarafa ödenmemesi için yatan paraya tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu emredici hüküm uyarınca istirdat davasını borçlu olmadığı halde bir icra tehdidi altında parayı ödeyenin kişinin açabileceğini, açılan istirdat davasına konu icra takibinde ödeme yapmış olan borçlu konumunda olmadığını, mahkemenin İstanbul ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...Esas Numaralı dosyanın dava dosyasında delil olarak kullanılmasını, İcra İflas Kanunundaki açık ve emredici hüküm uyarınca işbu davanın, ilgili hükümdeki şartları taşımayan kişi tarafınca açılması mümkün olmadığını, davacı tarafından haksız kazanç elde etmek amacıyla açıldığını beyan ederek davanın usulden reddini, davacının tüm iddialarının ve taleplerinin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "....Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Esasen ciro silsilesindeki imzalardan birinin sahteliği diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyeceği TTK 677.madesinin amir hükmü olup, sadece bu durum çek istirdatı davasının ispat edildiğinin kabulü için yeterli değildir. Dava konusu çekin son hamili olan davalının çekte dördüncü sıradaki ciranta olduğu, davacı adına yapılmış cirodan sonra çekin sırasıyla ...ve İnş San Tic A.Ş., ... tarafından ciro edildiği ve muntazam ciro silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, davacı cirantanın imzasının sahteliği, diğer kambiyo borçlularını sorumluluktan kurtarmayacağından ve ciro silsilesinde görünüş itibariyle kopukluk bulunmadığından davacı tarafından 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi uyarınca, çekin hamil tarafından kötüniyetli iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 11 HD ████████ E-█████████ ,31.05.2017) Dava konusu somut olayda, dosyada bulunan delillerin, son hamil olan davalının çeki iktisapta kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunu kanıtlamaya yeterli ve elverişli bulunmadığı, çek hamili olan davalı söz konusu çeki müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla iktisap ettiğinden, davalının çeki iktisap ederken kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile iş ilişkisi içinde olan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından keşide edilerek müvekkilin dava konusu çekin de içinde bulunduğu diğer çekler ile birlikte █████/2018 tarihinde çalındığını, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/3 E. Sayılı dosyasında çeklerin iptali davası açıldığını, açılan davada çekin iptali kararının kesinleştiğini, çeklerden ... seri nolu ve 40.000,00 TL bedelli çekin müvekkilin zilyetliğindeyken ... isimli kişi tarafından ele geçirildiğin, müvekkilin imzası taklit edilerek ciro edildiğini ve dava dışı başka kişilere devredildiğini, bu konuda yerel mahkemeye çekte müvekkil şirketin imzasının bulunmaması nedeniyle hakkında icra takibi başlatılmasından dolayı söz konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve çekin hak hamilinin müvekkil şirket bulunması ve iradesi dışında çekin elden çıkmış olması nedeniyle istirdadı konusunda işbu davanın açıldığını, Dava konusu çek incelendiğinde görüleceği üzere, Türkiye İşbankası Çatalca Şubesine ait 10.03.3019 tarihli 40.000-TL bedelli, keşidecisi ... San ve Tic Ltd Şti, lehtarı ... San ve Tic A.Ş. olan, arkasında sırasıyla lehdarın, ... Tic A.Ş., ... ve davalı ...'ün ciroları olan, süresinde ibraz edildiği, ancak ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılamamış bir çek olduğunun görüleceğini, mahkemece yaptırılan grafolojik inceleme sonucunda ibraz olunan raporda, lehtar olarak müvekkil şirket adına atfedilen imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait bulunmadığı ve sahte ciro ile çekin devir edildiğinin tespit edildiğini, Dava konusu çekin, geçersiz ciro silsilesi ile davalıya devredildiğini, ciro silsilesinin koptuğunu, bu sebeple müvekkilin, meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitini, çekin istirdadını, icra dosyasına yatan paranın alacaklı tarafa ödenmemesi için yatan paraya tedbir konulmasını talep ettiğini, davacı müvekkilin dava konusu çekin davalının kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verildiğini, Müvekkil, lehtar şirketin imzasının sahte olduğu, sonradan atılan ciro imzasının ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ile bundan sonra gelen ciroların bile sahte olması olasılığının yüksek olduğu, böyle bir şirketin ve diğer cirantanın varlığının bile olmadıkları, bu nedenle son hamil olarak gözüken kişinin aslında gerçek hak hamili olmadığı, sırf müvekkil şirketin bile bile zararına hareket edildiğini, İbraz edilen delil ve belgeler hamil olan kişinin, çeki devralırken kötü niyetli olmasının bile bile borçlu zararına hareket açısından gerekli ve yeterli olduğunu, davalının çekteki diğer cirantalar ile aralarındaki ticari ilişkinin varlığı konusunda dava dosyasına hiçbir yazılı delil ve belge ibraz edilmediğini, müvekkil şirket kaşesi üzerindeki imzanın sahte olduğu gibi, diğer cirantalar ile de herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu hususların sırf müvekkil şirkete kötü niyetli olarak bile bile zarar vermek kastıyla yapıldığının açık bir göstergesi olduğunu, Bilirkişi raporu ile müvekkilin yetkili olduğu ve ciro silsilesindeki imzanın kendisine ait olmadığının sübut bulduğunu, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, dava konusu çekin 04.01.2019 tarihinde ödeme yasağı bulunmadığını, ancak tacir olan davalının basiretli iş insanı gibi davranmayarak dava konusu çek ile bile bile müvekkil şirket aleyhine zarar vermek amacıyla işlem yaptığını, davalının basiretli iş insanı gibi davranmaması ve çeki tahsil etmeye çalışması ile ağır kusurlu hareket etmesinin bilirkişi raporu ile de sübut bulduğunu, ibraz edilen bilirkişi raporu hükme esas alınmadan eksik inceleme sonucu haklı davalarının reddedildiğini, Mahkemece öncelikle çekteki imzanın müvekkil şirkete ait olmadığının belirlenmiş olması nedeniyle öncelikle çeke dayalı olarak müvekkil şirketin davacıya borçlu bulunmadığının tespitine ve cirodaki kopukluk nedeniyle, müvekkil şirketin çekteki alacağını keşidecisinden tahsil edilmesi bakımından çekin istirdadına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, rıza dışı elden çıktığı ve kötüniyetli olarak iktisap edildiği ileri sürülen çekin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı tarafça, davaya konu çeke dayalı olarak kendinden önceki diğer cirantalar, keşideci ve aval veren aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip neticesinde çek bedelinin keşideci şirket tarafından ödenerek çek aslının █████/2019 tarihinde keşideci ....Ltd. Şti. Vekiline teslim edildiği ve başlangıçta çek istirdadı istemine ilişkin olarak açılan davanın bu suretle çek bedelinin istirdadı davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı taraf, şirket yetkilisine ait ... plakalı aracın ... Caddesi No:... sayılı yer önünde park halinde iken aracın arka camının şüpheli şahıs tarafından kırılarak aracın arka koltuğunda ve bagajda bulunan eşyaların dağıtıldığı ve bagajda bulunan ve içinde çeşitli eşyalar ve çekler ve evraklar olan laptop çantasının █████/2018 tarihinde çalındığını ileri sürerek çekin istirdatını istemiştir. Davaya konu hırsızlık olayıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ soruşturma No'lu dosyası üzerinden yapılan soruşturma sonucunda █████/2019 tarihli iddianame ile; ... hakkında █████/2018 tarihinde gerçekleşen Kullanımları Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 143/1, 53/1-2, 58, 63 ve 151/1, 53/1-2, 58 maddelerii uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, dosyanın yargılamasının devam edip derdest olduğu ve eldeki davanın davalısı hakkında soruşturma olmadığı ve dava açılmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu çek sureti incelendiğinde; ... bankası Çatalca Şubesine ait 10.03.3019 tarihli 40.000-TL bedelli, keşidecisi ... San ve Tic Ltd Şti, avalist ..., lehdar/ciranta ... San ve Tic A.Ş. , sonraki cirantaların sırasıyla ... San Tic A.Ş., ...,... davalı ...Şirketi olduğu, çekin bu şirket tarafından bankaya ibrazında çek hakkında ödeme yasağı kararı olması sebebiyle ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı lehtar, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur.Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere,Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. 6102 sayılı TTK' nın 792. maddesinde; Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda davacı delil olarak, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/3 E. Sayılı dosyasına, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ No’lu dosyasına, İstanbul ... İcra Müdürlüğünde açılan ... Esas numaralı takip dosyasına dayandığı, delil olarak dayanılan dosya kapsamlarına göre davalı tarafın çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna dair bir tespit ve delil olmadığı, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, dava konusu çekde lehtar/ciranta olan davacının imzasının sahte olması tek başına davalı tarafın, çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ve iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Bu tespitlere göre, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı dosya kapsamından anlaşılmış olmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkemece davanın reddine yönelik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.