Anahtar kelimeler: Abdye İzmirden Sevki Sanve Emtiaların Aşne Nakliyat Emtia Emtianın Açılarak

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: █████/2020İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı olan ... San.ve Tic. A.Ş.'ne ait emtiaların müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtiaların İzmir'den ABD'ye sevki sırasında hasarlandığını, müvekkili şirkete 19.12.2018'de hasar ihbarında bulunulması üzerine müvekkili tarafından hasar dosyası açılarak sigortalıya 476.621,66-TL ödeme yapıldığını ve sigortalı tarafından hakların müvekkili şirkete temlik edildiğini, emtianın İzmir'den ABD'ye seferini üstlenen davalılardan ... Ltd.'ye ait ... isimli gemide iken hasarlandığını, müvekkilinin rücu hakkına binaen davalıya █████/2019 tarihinde müracaat etmiş ise de olumsuz yanıt aldığını, buna istinaden İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek davalının haksız itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili; davacı tarafından davaya konu edilen icra dosyasından müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrindeki asıl alacak miktarı ile dava dosyasında talep edilen harca esas değer miktarın farklılık arz ettiğini, davacının halefiyet hakkı doğmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirket işbu taşımada forwarder sıfatına haiz olup fiili taşıyıcı olmadığını, dava konusu olayda müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, TTK'da belirlenen süreler içerisinde bildirim yapılmadığını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Lts ve ...A.Ş. vekili; davacı sigorta şirketinin sigortalıya halef olmasının mümkün olmadığını, zira dava konusu hasarın teminat kapsamında olmadığını, sigortalının zayi olan mal bedelinin tamamını tahsil ettiğini, bu nedenle işbu davada davacı sigorta şirketinin halefiyeti ve aktif husumetinin bulunmadığını, dava konusu taşımanın yapıldığı geminin Atlantik Okyanusu'nda 9 bofor şiddetinde ağır fırtınaya maruz kaldığını ve bu nedene dava konusu konteynerlerin fırtına esnasında denize düşerek zayi olduğunu, TTK'nun 1182. maddesi uyarınca deniz tehlikelerinin taşıyanın kusursuzluk hallerinden olduğunu, müvekkilini taşıyanın hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, acente olan müvekkiline ise doğrudan dava açılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... Ltd. tarafından İzmir Alsancak'ta düzenlenen 25.11.2018 tarihli ve ..., ... ve ... sayılı konişmentolara göre, yükletenin davalı ... ...A.Ş., alıcının ve ihbar olunanın Amerika'da bulunan dava dışı ... Şirketi olduğu, sırası ile ..., ... ve ... sayılı konteynerlerin 25.11.2018 tarihinde Aliağa limanında .. isimli gemiye yüklendiği, davalı ...'in akdi taşıyan, davalı ... Ltd.'nin fiili taşıyan olarak pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, davalı ... Denizcilik A.Ş.'nin ise fiili taşıyanın acentesi olduğu, acenteye doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı, davalının taşıma işini üstlendiğine dair navlun faturası ya da başkaca bir delilin sunulmadığı, bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı, emtianın DDP satış şekli dikkate alındığında tüm masraflar ve risklerin sigortalı satıcı üzerinde olduğu, davacının halefiyet hakkı doğduğundan aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, emianın deniz taşıması sırasında davalı taşıyanın sorumluluğunda ziyaa uğraması nedeniyle ayrıca hasar ihbarı aranmayacağı, davaya konu taşımada geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ... ve ... sayılı konteynerlerin denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, dosyaya gemi journali, kötü hava şartları hasarı raporu, gün ortası deniz raporları sunulduğu, bilirkişi raporuna göre geminin seferinin başlangıcından itibaren gemi kaptanının hava tahminlerine göre risk analizlerini yaparak rota tavsiyelerinde bulunan kuruluş ile sürekli irtibat halinde olup hava risk analizlerine göre rota tavsiyeleri aldığı, alçak basınç merkezinin hareketine göre gerekli rota değişikliklerini yaptığı, ancak geminin karşılaştığı alçak basınç merkezinin öngörülenden daha hızlı hareket ederek geminin tam fırtınaya yakalanmasına sebep olduğu, geminin normal seyir rotasında seyrettiği, olay sırasında bulunduğu mevkiin Kuzey Atlantik'in tam ortasında olması sebebiyle fırtınadan kaçabilmesinin imkansız olduğu, bu nedenle geminin ağır yalpalara maruz kaldığı, güvertede bulunan 42 adet konteynerin çok şiddetli fırtına ve buna bağlı ağır yalpalar sebebiyle lashing bağlarını kopartarak denize düştükleri, istiflemede kusur olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığı, hasarın 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle, denizin kendi tehlikesinden kaynaklandığı, eşyanın zıyaına sebebiyet veren olgunun, TTK'nın 1182/1. uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi olduğu, davalı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... Ltd'ye ... A.Ş. ve B... A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; hasarın hava durumunu dikkate almayarak yola çıkan kaptanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kaptanın hava raporunu aldığını, ancak buna uymadığını, kaptanın tavsiyelere rağmen rotasını hiç değiştirmediğini, konteynerlerin güverte üzerinde taşınmasının ağır havada riski artırdığını, taşıyanın yükleri güverte üzerine uygun yüklediğine ve sabitlediğine dair bir bilgi bulunmadığını, geminin kargo planının dahi ibraz edilmediğini, davalının kusursuzluğunu ispat edemediği, uygulanacak vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, deniz taşıması sırasında zayi olan emtia nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalılara rücusu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından satışı yapılan gıda maddesi emtiasının Aliağa Limanı'ndan Newyork Limanı'na sevkini davalı ... firmasının fiili taşıyan sıfatıyla üstlendiği, davalı ...'ın akdi taşıyan olduğu, diğer davalının ise fiili taşıyanın acentesi olduğu, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile davacı tarafından sigortalandığı, geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ... ve ... sayılı konteynerlerin denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan satış faturasına göre davaya konu emtianın ... teslim şekli ile satıldığı görülmektedir. DDP teslim şekline göre malların varış yerinde alıcıya teslim edilmesine kadar doğan tüm masraflar ve riskler satıcı üzerinde olup, sigortalının mal üzerinde menfaatine devam ettiğinden sigortalıya yapılan ödeme ile davacının aktif husumeti kazanmıştır. Hasar █████/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, icra takibi ise █████/2019 tarihinde başlatıldığından TTK'nın 1188.maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre dolmamıştır. Somut olayda; davaya konu taşımada geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ... ve ... sayılı konteynerların denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığından hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir nedenden ötürü meydana geldiği hususunda ispat yükü davalıların üzerindedir. Davalılar kuvvetli fırtına ve yüksek dalgalar nedeniyle konteynerlerin denize düştüğünü ileri sürmektedir. TTK'nın 1182/1-a maddesinde zararın denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları nedeniyle meydana gelmesi halinde taşıyan ve adamlarının kusursuz sayılacağı düzenlenmiştir. Dosyaya gemi journali, kötü hava şartları hasarı raporu, gün ortası deniz raporları sunulmuş olup, bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede; geminin seferinin başlangıcından itibaren gemi kaptanının hava tahminlerine göre risk analizlerini yaparak rota tavsiyelerinde bulunan "..." isimli kuruluş ile sürekli temasta olduğu, hava risk analizlerine göre rota tavsiyeleri aldığı, alçak basınç merkezinin hareketine göre gerekli rota değişikliklerini yaptığı, ancak geminin karşılaştığı alçak basınç merkezinin öngörülenden daha hızlı hareket etmesi nedeniyle geminin tam fırtınaya yakalanmasına sebep olduğu, geminin normal seyir rotasında seyrettiği, olay sırasında bulunduğu mevkiin Kuzey Atlantik'in tam ortasında olması sebebiyle fırtınadan kaçabilmesinin imkansız olduğu, bu nedenle geminin ağır yalpalara maruz kaldığı ve bunun sonucunda güvertede bulunan 42 adet konteynerin çok şiddetli fırtına ve buna bağlı ağır yalpalar sebebiyle sabitleme bağlarını kopartarak denize düştükleri, istiflemede kusur olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığı, hasarın 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle meydana geldiği tespit edilmiştir. Buna göre değerlendirme yapıldığında eşyanın zıyaına sebebiyet veren olgunun, TTK nun 1182/1. uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi olduğu sabit olduğundan davalı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı tarafça emtianın güvertede taşınmasının riski artırdığı ileri sürülmüş ise de TTK'nın 1151/3. maddesi gereğince taşıyanın, eşyanın güvertede taşınması veya taşınabileceği hususunda yükleten ile anlaşma yapması mümkün olup, konşimento hüküm ve koşullarının 9. maddesinde taşıyana yetki verilmiştir. Bu hususta TTK'nın 1244/1-a maddesinde, 1243. maddesine atfen güverte yükünden taşıyanın sorumlu olduğuna dair emredici düzenlemeden istisna öngörülmüştür. Hasarın sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, akdi ve fiili taşıyan davalılar yönünden davanın esastan reddine, acente olan diğer davalı ... yönünden ise pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Buna karşılık AAÜT’nın 13/4 maddesinde: maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, eldeki davanın tazminat davası olduğu, tamamen red edildiği anlaşılmakta davalılar ... Ltd'ye ... A.Ş. ve ... A.Ş. lehine tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, vekalet ücreti hatalı belirlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davalılar ... A.Ş. ve ... Lojistik A.Ş. yönünden açılan davanın reddine, 2-Davalı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 5.454,66-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 4.839,26-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ... Ltd'ye ... A.Ş. ve ...A.Ş. vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek adı geçen davalılara verilmesine, Davalı ... A.Ş. vekili için takdir olunan 5.100- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek adı geçen davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde ve kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025