Anahtar kelimeler: Islarla Moda Kopyalarak Dünya Çapında Özgün Sektöründe Ettirmeye Unvanın Tanınmışlık

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanın da esas unsuru olan "..." markası ile moda sektöründe dünya çapında bir tanınmışlık elde ettiğini, davalının 2000 yılından beri ıslarla müvekkilinin özgün, tescilli ve tanınmış "..." markasını kopyalarak tescil ettirmeye çalıştığını, dava konusu markaların kötü niyetli tescil ettirildiğini, dava konusu markaların müvekkilinin tescilli markaları ile ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2018 112681 sayılı “... ... şekil” markasının, 2018 55767 sayılı “... ... şekil” markasının, 2010 ... tescil sayılı “d obour” markasının ve 2008 ... tescil sayılı “... şekil ... ... şekil” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25. maddesinin birinci fıkrası atfıyla 6/1, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüklerine, belirtilen markalardan, 2010 ... tescil sayılı “d obour” markası ile 2008 ... tescil sayılı “... şekil ... ... şekil” markasının tescil kapsamlarında yer alan tüm mallar için dava tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde ciddi biçimde kullanılmamaları nedeniyle SMK'nın 26/1 (a) ve 27/2 hükümleri uyarınca iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddia ettiği gibi tanınmış marka olmadığını, tarafların mal hizmetlerinin birbirinden farklı olduğunu, davacının tekstil alanında, müvekkilinin ise saat sektöründe faaliyetinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının esas unsurunun sırf ... ibaresinden oluşmadığını, markasının esas unsurunu... ... ibaresinin oluşturduğunu, salt olarak müvekkilinin ... ibaresiyle bir markasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında uzun yıllardır davaya konu "..." markasının kullanılması hususunda ihtilaf olduğu, bu konuda bir çok dava açıldığı, açılan davalar neticesinde bir kısım markaların iptaline (hükümsüzlüğüne) karar verildiği, davalının sürekli olarak gerçek ve üstün hak sahibinin davacı olduğunu bildiği ... markasını ısrarlı bir şekilde kendi adına tescil ettirmeye çalışdığı, buna ilişkin mahkeme kararlarına rağmen tescillerini devam ettirdiği, ısrarlı davranış ve fiillerinin kötüniyetli olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne davalı adına tescilli ███████████, ██████████, 2010/..., ve 2008/... sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2010/... ve 2008/... sayılı markalar yönünden kullanılmama nedeniyle iptal talebinde bulunulmuş ise de markalar ile ilgili hükümsüzlük kararı verildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava; marka hükümsüzlüğü ve kullanmama nedenine dayalı iptal davasıdır.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.