"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıkTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1-İşgal ve Faydalanma Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde, Katılan vekilinin temyiz isteminin nispi vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır. Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 17.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle sanık ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu yerde bulunan tel çitin 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine,2-Taksirle Orman Yangınına Neden Olma Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde,Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanığın 21.01.2015 tarihli celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasını istediğini beyan ettiği ve 16.10.2015 tarihli keşif tutanağında da keşif sonucunda düzenlenecek rapora göre zarar giderimi ile ilgili beyanda bulunmak istediğini belirtmesi karşısında; keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ve kurum zararı tebliğ edilmeksizin, kurum zararını ödemesi halinde lehine olan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi hükümlerinin uygulanması imkanı bulunduğunun adil yargılanma hakkının bir unsuru olan yargılama makamlarının "sanığa haklarını öğretme yükümlülüğü" kapsamında, usulüne uygun şekilde açıklanıp bildirilerek sonucuna göre anılan hükümlerin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığının hükümde tartışılması gerektiği halde, söz edilen ilkelere uyulmaksızın, sanığın kurum zararını gidermediği biçimindeki soyut gerekçe ile uygulama yapılarak adil yargılama ilkesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!