Anahtar kelimeler: Kabulüreddine Yenisi İlettiğini Piyasadan Tedarik Yolda Firmalara Sürede Gördüğünü Aracı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas ████████ Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: █████/2018Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu aracı 22.02.2018 tarihinde davalıdan satın aldığını, aracın kısa süre sonra yolda kaldığını, davacıya aracın yenisi ile değiştirilme talebini ilettiğini, 09.03.2018 tarihinde bu talebin kabul gördüğünü, 1 hafta içerisinde yeni araç verileceğinin beyan edilmesine rağmen yeni aracın kendilerine 12.04.2018 günü teslim edildiğini, bu sürede piyasadan araç tedarik edilerek günlük işlerin başka firmalara yaptırıldığını, müvekkilinin bu şekilde maddi zarara uğradığını belirterek aracın değiştirildiği tarih olan 12.04.2018 tarihine kadar olan zarar için şimdilik 20.000-TL tutarındaki maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Talep artırım: Davacı vekili █████/2019 tarihli dilekçesi ile 50.000-TL tutarında tazminat talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin araçların satışı için aracılık yapan konumunda olduğundan pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın muhatabının imalatçı olduğunu, davacıya en çabuk ve pratik yol olarak aracın tamir edilmesinin önerildiğini, ancak davacının aracın tamir edilmesi önerisini geri çevirerek aracın yenisini talep ettiğini, aracın ruhsat işlemlerinin iptali ve yeni aracın ruhsat işlemlerinin gerçekleştirilmesinin zaman aldığını, oysa aracın bir günde tamir edilebileceğini, davacının değişim talebi nedeniyle sürecin uzadığını, davacının bunu bilerek tercihte bulunduğunu, TBK'da seçimlik hakların yanında tazminat talep edilmesinin kusur sorumluluğuna tabi olduğunu,müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, zarar görenin zararın artmaması için gerekli önlemleri alması gerektiğini, faturaların tek başına ispata yeterli olmadığını, kiralama hizmetine ilişkin sözleşmelerin ve kiralama bedellerinin mahkemeye sunulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının davalıdan 22.02.2018 tarihinde... plaka nolu 1 adet ... marka 2017 model aracı (çekici) satın aldığı, söz konusu aracın arızalı çıkması üzerine davacının █████/2018 tarihli iade faturası düzenleyerek aracı davalıya iade ettiği, davalının davacıya yeni aracı 12.04.2018 tarihinde teslim ettiği, ... plaka ile davacı adına tescilinin yapıldığı, davacının yeni aracın teslimi için gereken süreye ilişkin bilgisi olmadığından somut olayda ihtiyacına göre hizmet alımı yoluna gittiği, bilirkişi heyetinin davacının hizmet almakla yapmaktan kurtulduğu masrafları raporda objektif nitelikte tespit ettiği, davacının seçimlik hakkını değişim yönünde kullandığından onarımın daha kısa sürede sonuçlanacağı savunmasının dinlenmeyeceği, davacının ödediği miktardan yapmaktan kurtulduğu masrafın mahsubu ile kısmen kabulüne, 17.505,05-TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bilirkişi raporlarının hükme elverişli olmadığını, bilirkişi raporlarında ulaşılan sonuçla ilgili hiç bir gerekçe bulunmadığını, onarım hakkı yerine değişim hakkını seçmiş olan davacının değişim prosedürü süresince geçecek süreyi göz önünde bulundurması gerektiğini, yapılacak hesaplama içerisinde değişim prosedürü ile ilgili makul sürenin hesaplanması ve zarardan tenkis edilmesi gerektiğini, netice olarak davacının seçimlik hak talebinin karşılandığını, tazminat talebinin ise genel hükümlere tabi olduğunu, müvekkili şirketin kusuru olmadığı için tazminatın koşullarının oluşmadığını, müvekkili şirketin dava konusu aracın üreticisi veya ithalatçısı olmadığını, aracın satışına aracılık ettiğini, müvekkili şirketin araç değişimine karar verme veya yeni aracı tahsis edebilme gibi bir inisiyatife sahip olmadığını, bu sebeple aracın değişimi sürecinde yaşanabilecek olası bir gecikmede müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, dava konusu aracın motorlu bir taşıt olmakla birlikte satışı belirli bir yasal prosedüre tabi olduğunu, servis kayıtları ile de sabit olduğu üzere arızanın 1 iş günü gibi kısa bir sürede giderilebilecek iken davacının araç değişimi talep etmesi nedeniyle değişim sırasındaki masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak araçtan mahrum kalınan süre boyunca oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Aynı hükümde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Davacı yanın davalıdan 22.02.2018 tarihinde ... plaka sayılı aracı satın aldığı, aracın arızalı çıkması üzerine 09.03.2018 tarihli iade faturasıyla aracı davalıya iade ettiği, davalı satıcı firma tarafından aracın geri alınarak 12.04.2018 tarihinde ... plaka ile davacı firma adına araç tescil belgesi düzenlenerek yeni aracın verildiği, araçtaki ayıbın davalının kabulünde olup, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın; davacının araçtan yararlanamadığı dönemde zarara uğrayıp uğramadığı, zararın miktarı hususunda olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan belgelere göre aracın henüz 20 km'de iken davalı şirkete iade edildiği dikkate alınarak, davacının araçtan yararlanamadığı açıktır. Bu durumda aracın satın alındığı tarih ile yeni aracın verildiği █████/2018 tarihleri arasındaki dönem bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir. Her ne kadar davalı aracın yenisi ile değiştirilmesinin davacının tercihi olduğu, onarımının daha kısa sürede tamamlanacağı, onarımı tercih etmeyen davacının araç değişimi için gereken süreye katlanması gerektiği ileri sürülmüş ise de kullanılmamış araç alan davacıdan motor değişikliği yapılmış aracı kabul etmesinin beklenemeyeceği gibi aracın ayıplı çıkması davacıdan kaynaklanan bir durum olmadığından yeni araç verilinceye kadar araçtan yararlanılamadığı süre boyunca davacının oluşacak zararına davalının katlanması gerekir. Davalı, aracın üreticisi veya ithalatçısı olmadığını, kusurunun bulunmadığını, bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürmüş ise de ayıplı ifada bulunarak sözleşmeye aykırı davranan davalı satıcının kusurunun bulunmadığına, zarardan sorumlu olmadığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı, araçtan mahrum kaldığı bu süre boyunca nakliye hizmeti aldığı firmalar tarafından düzenlenen faturaları ibraz etmiş, bilirkişi tarafından davacının yapması gereken yakıt, otoyol geçiş ücretleri gibi giderler dışlanarak bu faturalar üzerinden davacının zararının 17.505,05-TL olduğu tespit edilmiştir. Aynı döneme isabet eden araç kira tutarının ise 38.565,94-TL olarak hesaplandığı dikkate alındığında faturalara dayalı olarak hesaplanan 17.505,05-TL tazminatın makul olduğu anlaşıldığından mahkemece bu bedele hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.195,77-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 299-TL harcın mahsubu ile kalan 896,77-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 18-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025