Anahtar kelimeler: Litd Emirlikleri Arap İlzam Birleşik İhyası İhya Ştinin Anda İnş

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25.03.2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Şirketin sicil kaydının ihyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, ihbar olunan ... ve asli müdahale talep edenler ... AŞ ile ... AŞ tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı olduğunu, 2008 yılında kurulan ve şu anda tasfiyede olan ... İnş. Litd. Şti.'nin ortakları olduğunu, müvekkili ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip ortak olduğunu, şirketin fesih sebebi ile re'sen terkin edildiğini, tasfiye memuru atanması akabinde mutlak butlanla batıl ve usulsüz işlem gerçekleştirilerek şirketin yaklaşık 1,2 milyar Türk lirası değerindeki taşınmazının ortakların bilgi ve haberi olmaksızın 600 milyon TL'ye satıldığını, bu paranın 150 milyon kadarının tasfiye memuru ve ortaklarının zimmetine geçirildiğini, süreç içerisinde tasfiye memurunun şirketi zarara uğratacak işlemler yaptığını belirterek, tasfiyenin durdurulmasına, şirketin ... Bankası Osmanbey Şubesinde bulunan ... numaralı banka hesabından para transferinin engellenmesine, ihbar edilen tasfiye memurunun tedbiren ve derhal görevden alınmasına ve şirkete yeni tasfiye memuru atanarak ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine, tasfiye memuru olarak ... T.C. kimlik numaralı Mali Müşavir ...'nın seçilmesine, HMK'nın 28, 158 ve 161. maddeleri kapsamında gizlilik kararı verilerek, duruşmaların tamamının gizli olarak yapılmasına ve dava dosya münderecatının ve taraf isimlerinin gizlilik kapsamında sayılmasına, dava dilekçesi tebliğinden evvel davalı ve ihbar edilen tasfiye memuruna gizlilik ihtaratı yapılmak üzere davetiye çıkarılmasına, tarafların belge örneği alma ve inceleme taleplerinin hakim iznine tabi tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, ticari faaliyetlerine devam edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirebilmesi için kanun koyucu tarafından öngörülen sürenin sona erdiğini, re'sen terkin işleminin bu sebeple gerçekleştiğini, müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 1 nolu celsede, dava dilekçesinin netice ve talep kısmına "Şirketin sermaye arttırım kararı alarak bunu tescil ve ilan ettirmekte muhtariyetine karar verilmesi" şeklinde talep eklenmesi hususunda HMK'nın 180 vd. uyarınca ıslah talebinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Hükme esas alınan bilirkişi raporundan şirketin yetkili müdürü olan ...'ın görevden istifası doğrultusunda genel kurul kararı ile azli veya mahkeme kararı ile görevine son verilmesi söz konusu olmadığından görevinin devam ettiğinin kabulü gerekeceği, şirketin yönetim organından yoksun kalmadığı, şirketin yetkili müdürüne yapılması gereken tebligatın yapılmadığı, bu durumda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... İnşaat Ltd. Şti.'nin sicilden terkin işleminin kaldırılması koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla TTK geçici 7. maddesi gereği Tasfiye Halinde ... İnşaat Limited Şirketi'nin sicilden terkin işleminin iptaline, şirketin ihyasına, şirketin sermaye artırımı yapmakta muhtariyetine, şirketin yetkili müdürü olan ...'ın görevinin devam ettiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 07.07.2014 tarihinde sicilden terkin olunan Tasfiye Hâlinde ... İnşaat Limited Şirketi'nin sicilden terkin işleminin iptali ile ŞİRKETİN İHYASINA, şirketin sermaye artırımı yapmakta muhtariyetine, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, şirketin tam ihyasına karar verildiğinden ayrıca tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihbar olunan ... ve asli müdahale talep edenler ... AŞ ve ... AŞ tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhbar olunan ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacıların tamamen ıslah yoluyla ek talepte bulunduğu düşünülse bile, HMK’nın 180/1 maddesi uyarınca davanın ıslahından itibaren bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesi verilmediğinden, ıslah hakkı kullanılmamış sayılması gerektiğini ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesi gerektiğini, buna rağmen, mahkemece davanın kabulüne ve şirketin sermaye artırımı yapmakta muhtariyetine karar verilmesinin doğru olmadığını, Öte yandan, dava konusu şirketin, KHK, Tebliğ, 6103 sayılı Kanun ve TTK’nın ilgili maddeleri gereği sermayesini süresi içerisinde asgari tutara yükseltmediğinden, 07.07.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği, şirketin tamamen ihya edilerek ticari faaliyetlerine devam edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████E., █████████K. sayılı emsal içtihadında da, sermaye arttırım yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle münfesih konumuna gelen ve sicilden ortaklara tebligat yapılmadan 07.07.2014 tarihinde terkin edilen şirketle ilgili, ilk derece mahkemesi tarafından şirketin tamamen ihyasına karar verildiğini, iş bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurduğunu, istinaf mahkemesinin, şirketin ancak tasfiyeyle sınırlı olarak ihya edilebileceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurmuş, bahse konu karar temyiz incelemesinden de geçerek onandığını, Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle de reddine karar verilmesi gerekirken, şirketin tam ihyasına karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira şirketle ilgili daha önce İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasıyla şirketin taşınmaz satışına münhasır olmak kaydıyla kısmen ihyasına karar verilmiş olup, şirket adına kayıtlı tek malvarlığı olan gayrimenkulün davacıların vergi kaçırmak amacıyla süreç boyunca gösterdikleri tüm çelişkili ve kötüniyetli davranışlara rağmen, 19.04.2024 tarihinde satılarak şirketin tasfiye işlemleri tamamlandığını ve şirketin 29.04.2024 tarihinde ikinci kez sicilden terkin edildiğini, Yargılama sürecinde dosyaya sundukları önceki tarihli dilekçede de detaylıca açıklandığı üzere, davacıların huzurdaki davayı açmaktaki nihai amacının şirketin tüzel kişiliğini canlandırmak, taşınmazı şirket uhdesine döndürmek ve nihayetinde vergi ödememek için taşınmazı üçüncü bir kişiye muvazaalı olarak devrederek vergi kaçırdıklarını, sonuç olarak, şirket ortağı ve yetkilileri olarak kendilerine tebligat yapılmadan ve haber verilmeden sicilden terkin edildiğini iddia eden davacıların ...’in tasfiye memuru olarak atandığı 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki davayı, şirketin %100 hissedarı iki ortak olarak, 2018 senesinde açtığını, yani ortakların şirketin sicilden re’sen terkin edildiğini bu tarihten itibaren bilmekte olup, bu duruma itiraz etmediklerini, davacıların, kendilerine tebligat yapılmadığı ve terkinden hiç haberdar olmadıkları yönündeki iddialarının gerçek dışı ve mahkemeyi yanıltma amaçlı olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu maddi vakıayı ve itirazları dikkate almadan yanlış bir karar verdiğini,Davacıların asıl amacının, şirkete ait gayrimenkulün satışını iptal ettirerek, satış sonucunda Devlete ödedikleri yaklaşık 325 milyon TL vergiyi yasal faiziyle geri almak ve muvazaalı başka bir satış ve/veya devirle bu vergiyi ödemekten kaçındıklarını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesi istinaf başvuru değerlendirme kararında özetle; dava ihbar olunan ... vekilinin 14.03.2025 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunmuş ise de taraf sıfatının ve istinaf hakkının bulunmaması sebebiyle istinaf talebinin reddine dair 25.03.2025 tarihli ek karar verilmiştir. Asli müdahale talep edenler ... AŞ ve ... AŞ, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca yanlı bir inceleme dayandığını, bilirkişilerin görevlerini kötüye kullandıklarını, tüm bunlar gözetilmeden bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının da hatalı olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan 27.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun davacılar vekili tarafından Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dava dosyasına da sunulduğunu, bilirkişi raporunun incelenmesi sonucunda davacıların ... İnş. Ltd. Şti.'nin ihyası, şirket hakkında yapılan terkin işleminin iptali talepli dava açtıkları ve bu davanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E sayılı dosyası üzerinden derdest olduğunun anlaşıldığını, davacının şirket hakkında yapılan terkin işleminin iptali kararı sonrasında Kocaeli İli, Darıca İlçesi, ... Mahallesi, ... ada/parselde kayıtlı taşınmazın tapusunun iptalinin gerekeceğini iddia ettiğini, her ne kadar müvekkili firmaların TMK'nın1023 maddesi uyarınca iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olup tapu iptal tescil talebinin kabulü mümkün olmasa da müvekkillerinin başta tapu kayıtlarına ve ticaret sicili kayıtlarına güven ilkesi gereğince satın alma işlemini gerçekleştirdiğinden işbu davada her türlü olasılığa karşı tarafınca müdahale talebinde bulunulduğunu ve kabul edilmesi gerektiğini, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca ihtar gönderilmediği veya buna ilişkin belgelerin bulunamadığı durumda dahi davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Öncelikle davanın tam ihya talebi mi yoksa kısmi ihya talebinden mi ibaret olduğunun davacılara açıklattırılmadığını, zira bu aşamada davacıların tam ihya talep etme hakkı bulunmadığını, Davacıların İstanbul 15. ATM, ████████ E sayılı dosya ile oy birliğiyle tasfiye ile sınırlı ihya talebinde bulunmasalardı ve gerçekten şirket yetkilisine ihtar gönderilmemesi ihtimali altında yine huzurdaki dava ile tam ihya talebi mümkün olmamakla birlikte iddialarının dinlenmesinin bir nebze makul görülebileceğini, ancak davacılar tüm münfesih sayılma ve ticaret sicilinden terkin edilme işlemlerine vakıf olduktan sonra bahsi geçen tasfiye talepli ihya davasını oy birliğiyle açarak iradelerinin asgari sermaye şartını yerine getirip şirketin devamını sağlamak olmadığını ortaya koyduklarını, İstanbul 15. ATM, E. ████████, K. ████████ sayılı ve 14.02.2019 tarihli kararından da anlaşılacağı üzere, davacıların 07.07.2014 tarihli terkin işleminden haberdar olduklarını, yenilik doğuran hakların ancak bir defa kullanılabilecek ve kullanılmakla da tükeneceğini, Netice itibariyle davacılar tarafından şirketin ihyası ve tasfiyesi amacıyla 2018 yılında bir dava açıldığını, bu dava sonucunda bir “ilam” elde edilmiş olup bu ilam kesinleştiğini, Ticaret Sicili Gazetesi'nin de kamu güvenini haiz olduğunu, tescil ve ilan edilen durumlar ilgili üçüncü kişilerin hukuki durumuna doğrudan etki edeceğini, bu nedenle davacılar tarafından yapılması gereken iş tam ihya talep etmek değil ki bizzat kendilerinin talebi doğrultusunda mahkemece verilmiş tasfiye kararı sonrası tasfiye sürecinde bir usulsüzlük iddiası var ise bu konuda kusuru ve zararı ispatlamak kaydıyla kusurlu ve sorumlu şahıslara tazminat talebi yönelttiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince, müdahale talep edenlerin istinaf başvurularının değelendirildiği ....tarihli ek kararla; talepte bulunanlar ... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ vekillerinin 19.03.2025 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunmuş ise de, davada taraf sıfatlarının ve istinaf haklarının bulunmaması sebebiyle istinaf taleplerinin reddine dair 25.03.2025 tarihli ek karar vermiştir. Bu ek karara karşı, müdahale talep edenler ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ ile ...Sanayi ve Ticaret AŞ vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve dilekçede özetle; ilk istinaf dilekçesindeki taleplerini aynen tekrarla, ek kararın ve asıl kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, ihbar olunun ... ile yargılama aşamasında müdahale talepleri ve 25.03.2025 tarihli ara karar ile istinaf başvuruları reddedilen ... AŞ ve ... AŞ vekilince, 25.03.2025 tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle davada ihbar olunan tasfiye memuru ... vekili tarafından ilk derece mahkemesinin esasa dair kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, ilk derece mahkemesince 25.03.2025 tarihli ek karar ile tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, iş bu karara karşı ihbar olunan ve istinaf eden ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Ancak bu konuda ilk derce mahkemesince HMK'nın 344-346 maddeleri uyarınca karar verme yetkisi bulunmadığından, ek karar yok hükmündedir. Bu nedenle ihbar olunanın istinaf başvurusu hakkında dairemizce karar verilmesi gerekmiştir.Eldeki dava TTK nun 547 maddesine dayalı olarak tasfiye sonrasında terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin olmayıp, ihbar edilen ... başka bir ek tasfiye işlemi için atanan tasfiye memuru konumundadır. Eldeki davadaki talep ise şirketin terkininin TTK'nın geçici 7. maddesine uygun yapılmadığı iddiasıyla terkin işleminin iptali suretiyle kalıcı olarak ihyasına ilişkin olup, bu davadaki tek yasal hasım, terkin işlemini yapan İstanbul Ticareti Sicil Müdürlüğüdür. Davalı vekili tarafından nihai karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu nedenle, ihbar olunanın tek başına kararı istinaf etme yetkisi bulunmadığından, ihbar olunan ...'in istinaf başvurusunun Dairemizce usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Müdahale talep edenler ... AŞ ve ... AŞ vekilince 25.03.2025 tarihli ek karara karşı ve asıl karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacılar vekilince, müvekkillerinin ortağı olduğu şirketin sicil kadının, davalı Ticret Sicil Müdürlüğünce 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiğini, resen terkin işleminin TTK'nın geçici 7 maddesinin 4/a bendindeki tebligat usulüne uyulmaksızın yapıldığını ileri sürmüş, şirketin sicil kaydının kalıcı şekilde ihyasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, şirketin sicil kaydının kalıcı olarak ihyasına karar verilmiştir. Dava dışı ... AŞ ve ... AŞ vekilince yargılama aşamasında müdahale talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince 20.02.2025 tarihli oturum 1 nolu ara kararı ile madahale taleplerinin reddine karar verildiği, ilk derce mahkemesince verilen karara karşı ... AŞ ve ... AŞ vekilince 25.03.2025 tarihli istinaf dilekçesi ile ilk derece mahkemesinin müdahale talebinin reddi kararının esasa dair verilen hükümle birlikte istinaf edildiği, ilk derece mahkemesince 25.03.2025 tarihli ek karar ile ... AŞ ve ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun davada taraf sıfatları bulunmadığından istinaf başvuru hakları bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, iş bu istinaf başvurusunun reddine dair 25.03.2025 tarihli ek karara karşı bu kez 07.04.2025 tarihli dilekçe ile ... AŞ ve ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava TTK'nın geçici 7. maddesi ile resen terkin edilen şirketin, terkinin usulsüz olduğu gerekçesiyle kalıcı olarak ihyası istemine ilişkindir. ... AŞ ve ... AŞ vekilince asli müdahale talebinde bulunulmuş ise de HMK'nın 65.maddesi uyarınca ayrı bir dava olarak açılması gerekir. Esasen eldeki ihya davasının niteliği gereği asli müdahale mümkün değildir. Zira asli müdahale eden, dava konusunun esasen kendisine ait olduğunu iddia ederek asıl davanın taraflarına karşı bir dava açmak suretiyle talepte bulunur. İhya davasında ise böyle bir talep söz konusu olmadığından, asli müdahale davası açılması da söz konusu olamayacaktır. İstinaf eden bu iki şirketin talebi, davalı yanında feri müdahale niteliğinde olup, feri müdahil olarak kabul edilseler dahi feri müdahillerinde tek başlarına kararı istinaf hakları bulunmamaktadır (HMK m.68). Bu nedenle, ik derece mahkemesince, müdahale talebinin reddine dair verilen ara kararda usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedeni yerinde görülmemiştir.Müdahale talep edenlerin istinaf başvuru hakları bulunmamakla birlikte, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetme yetkisi yoktur. Zira istinaf başvurusu hakkında ilk derece mahkemesini kara verebileceği davalar HMK'nın 344 ve 346.maddesinde sayılanlarla sınırlı olup istinaf başvurusu yapanların başvuru hakkının bulunup bulunmadığı konusunda ilk derece mahkemesi karar veremeyeceğinden, istinaf başvurusunun reddine dair 25.03.2025 tarihli ek karar usule aykırı olduğundan, ek kararın kaldırılarak bu iki şirketin istinaf başvuruları hakkındaki değerlendirmenin Dairemizce yapılması gerekmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, müdahale talep eden şirketlerin ilk derece mahkemesi kararını istinaf etme hakları bulunmadığından, başvurunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Bu açıklamalar ışığında istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 25.03.2025 tarihli olup, ihbar edilenin ve müdahale talep edenler vekillerinin istinaf başvurusunun reddine dair ek kararların kaldırılmasına, ihbar edilenin ve müdahale talep edenlerin istinaf başvurularının, istinafa başvuru hakları bulunmadığından usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk derece mahkemesinin 25.03.2025 tarihli ihbar edilenin ve müdahale talep edenler vekillerinin istinaf başvurularının reddine dair ek kararların kaldırılmasına, ihbar edilenin ve müdahale talep edenlerin istinaf başvuruları yönünden Dairemizce karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhbar olunan ... ve müdahale talep edenler ... AŞ ve ... AŞ'nin istinafa başvuru hakları bulunmadığından, istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine, 2-İhbar olunan ve müdahale talep edenler tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhbar olunan ve Müdahale talep edenler tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine, ihbar olunana ve müdahale talep edenlere tebliğine, 5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 10.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!