Anahtar kelimeler: İçlerinde Ekstrelerde Ekstresinde Teslimatlarını Satımdan Tevzi Davalıborçlu Kasım Ayı Ocak

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı 2022 yılı Ocak ayı ile 2023 yılı Kasım ayı arasında bir çok kez içlerinde su ürünlerinin bulunduğu mal teslimatlarını yaptığını, mal teslimi neticesinde ekstrelerde bulunan faturaları düzenlemiş ve sistemlerine işlediğini, davalı/borçlu tarafından faturalara ilişkin ödemeler yapılmış; ancak 2023 ekstresinde bulunan son 2 fatura ödenmediğini, bunun üzerine davalı/borçlu aleyhine ödenmeyen 18.05.2023 tarih ve 90.698,00-TL bedelli fatura alacağı için ... 25. İcra Müdürlüğünün...E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış; davalının borcun tamamına, faize ve borcun tüm ferilerine karşı yaptığı itiraz neticesinde icra takibi durduğunu, davalının borcun tamamına, faize ve ferilerine ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine en az %20 icra inkar/kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu
Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında Davacı ... LTD. ŞTİ*'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin fikra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür.Davalı taraf ... A.Ş.'ne ulaşılamadığı için defter ve belgeleri incelenememistir. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Domaniç'e göre de “bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adı fatura di lemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan taraflardan Davacının defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, taraflar arasında yapılmış bir yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında 30.06.2022 tarihinden başlayan bir ticari ilişki olduğu, Davalının 31.12 2022 tarihine kadar olan alımlarına ilişkin ödemelerini yapmış olduğu, 2023 yılında yapmış olduğu alımdan kaynaklı bir alacağın defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasındaki defter kayıtlama göre; davacı ... LTD. ŞTİ.” ile Davalı ... A.Ş.'nin aralarında 30.06.2022 tarihinden beri devam eden bir ticari ilişki olduğu, Davalının 2022 yılı ticari alımlara ilişkin ödemelerini yapmış olduğu, Davacının Davalıya 2023 yılında Muhtelif Deniz Ürünleri 20.05.2023 tarihli ... nolu 90.698,00 TL tutarlı | adet e-satış faturası olduğu, bu faturadaki ürünleri 18.05.2023 tarihli ... nolu e-irsaliye ile teslim etmiş olduğu ve bu fatura tutarının ödenmemesi sebebi ile 16.11.2023 tarihli ... nolu 28.566,91 TL tutarlı bir vade farkı faturası düzenlemiş olduğu ve bu faturaları defterlerinde Davalının cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, davacı kayıtlarında davalıdan 119.264,91 TL alacaklı olduğu görülmüş olup, Davacı ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşme bulunamadığı ve de davacının davacıya işbu mal teslimine dayalı faturaya istinaden fatura üzerinde 45-60 gün olarak yazılı ödeme vadesinde ödeme yapmamış olmasına istinaden davalının temerrüde düşürülmüş olduğunu gösterir bir belge bulunmamakla birlikte, Davalının işbu mal teslimi ve vade farkı faturasını reddetmiş olduğunu gösteren bir belge de bulunamamış olduğu için, nihai karar sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının kayıtlarında Davalıdan asıl alacak yönünden 90.698,00 TL ve vade farkı olarak da 28.566,91 TL, toplamda 119.264,91 TL alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur. Gerek görüldüğü takdirde Gelir İdaresi Başkanlığından Davalı ve Davacının BA-BS kayıtlarının celbinin istenmesinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olup, gelecek yeni bilgilere göre ek rapor tanzim edilebilir. Tensip zaptı, dava dilekçesi ve defter & belge ibrazı da dahil tüm ara kararlar Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya katılmayan, defter & belge ibraz etmeyen davalıya göre, Davacı tarafından ibraz edilmiş olan defterlerin TTK 64, 65. Maddeye uygun tutulduğu, alacağa ait tüm ticari işlemlerin defterlerinde kayıtlı bulunması karşısında, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla asıl alacak yönünden 90.698,00 TL ve vade farkı olarak da 28.566,91 TL, toplamda 119.264,91 TL alacaklı olduğunun da kabul edilebileceği, HMK 220 ve 222. maddelerine göre davalıya açıklamalı ve ihtarlı davetiye gönderilmesinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı olarak davacının davalı tarafa düzenlemiş olduğu █████/2023 tarihli fatura nedeniyle davacının başlatmış olduğ utakipten kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve davacı borçlunun takibe itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, davacının davalıya düzenlediği uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı faturalırın dosyaya sunulduğu icra dosyasınında celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosyada SMMM bilirkişisinden alınan raporun denetime açık v hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava dilekçesi ile dosyaya sunalan faturalardan taraflar arasında ticari satım sözleşmesinin bulunduğu ve davacının davalıya su ürünleri sattığı uyuşmazlık dışıdır. Yargılama konusu edilen davada taraflar tacir olup, tacirlerde yasanın ön gördüğü defter ve belgeleri tutmak zorundadır. Hem TTK hem de HMK tacirler yönünden usulüne uygun tutulan ticari defterleri sahibi lehine delil olarak kabul eden düzenlemelere yer vermiştir. HMK 222/3 maddesi gereğince ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasını aramaktadır. Somut olay da SMMM bilirkişisinin dosyaya sunmuş olduğu rapordan da anlaşıldığı üzere taraflar arasında ticari satım sözleşmesi bulunduğu, davacının davalıya su ürünleri sattığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu davacının defterlerine göre davalı taraftan 90.698,00 TL alacaklı gözüktüğü davalı tarafın defter ve belgelerini ibraz etmediği davalının borcu sönümlendirdiğini ispata yarayan başkada delil sunmadığı anlaşılmıştır. Davacının usulüne göre tuttuğu defter ve belgelerine göre davalı taraftan 90.698,00 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 90.698,00 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 18.139,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 90.698,00 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 18.139,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 6.195,58-TL nin peşin alınan 1.548,90-TL den düşümü ile kalan 4.646,68-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.976,50-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 82,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!