Anahtar kelimeler: Doları Abd Pazarlık Artırma İktisadi Aşye Bütünlüğünün Bütünlüğü İhaleleri Teklif

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİH: █████/2025 (Ara Karar Tarihi)DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün 18.04.2011 ve 22.04.2011 tarihlerinde yapılan açık artırma ve pazarlık ihaleleri sonucunda en yüksek teklifi veren ... San. Tic. A.Ş.'ye 10.300.000.-ABD Doları bedel üzerinden ihale edildiğini, ikinci en yüksek teklif veren teklif sahibinin ise 10.200.000.-ABD Doları bedelli ... San. Tic. A.Ş. olduğunu, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihale süreci ve işlem adımlarının ihale alıcısı olan şirketlerinin yetkilisince de imzalanan ihale şartnamesinde belirtildiği gibi, bütün ihale sürecinin ihale alıcısı şirketin bilgisi dahilinde ve üst kurullara şirketlerinin irtibatı ile yürüyen cebri icra süreçleri olduğunu, bu kapsamda, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihale bedelinin taraflarına verilen süre içerisinde ödenmemiş olduğundan ilgili mevzuat ve ihale alıcısı şirketin yetkilisi tarafından da imzalı "... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü İhale Şartnamesi" gereğince kurumlarınca işlem yapılacağının bildirildiğini, karar gereği ... Bankası A.Ş. Maslak Şubesine gönderilen 13.09.2012 tarih ve ... sayılı yazıda, ...San. ve Tic. A.Ş. tarafından ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesinin teminatını oluşturmak üzere ihale dosyalarına ibraz edilen ... Bankası A.Ş. Maslak Şubesine ait 15.04.2011 tarih ve ... referans no'lu 1.100.000.-ABD Doları bedelli teminat mektubunun irad kaydı için işlem başlatıldığını, bunun üzerine ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün yeniden satışa çıkarıldığını, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü kendisine ihale eden ilk alıcı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ihale bedelini ödememesi nedeniyle, ihalenin iptali ve bütünlüğün yeniden satılması süreçleri sonunda iki ihale bedeli arasında fark olduğunu ve oluşan bu farkın ilgili mevzuat ve İhale Şartnamesi hükümleri gereğince ilk ihale alıcısı olan ... San. ve Tic. A.Ş.'den tahsil edilmesi gerektiğini, söz konusu alacağın ... San. ve Tic. A.Ş.'den tamamen veya kısmen tahsil edilmemesi veya tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması halinde 6183 sayılı AATUHK'un mükerrer 35 inci maddesi kapsamında işlem yapılmasına ve söz konusu alacağın doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlardaki ... San. ve Tic. A.Ş.'nin kanuni temsilcileri olan ..., ... ve ...'den tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 6183 sayılı AATUHK'un 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanması ve ihtiyati haciz de dahil olmak üzere müteselsilen tahsil edilmesine, ... tarafından ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ödenmeyen ihale bedeli ile yeniden satışa sunulması neticesinde elde edilen iki ihale arasındaki farkın tahsili için tesis edilen 07.11.2013 tarihli ve ████████ sayılı Fon Kurulu kararının iptali sebebiyle açılan davada; İstanbul 5. İdare Mahkemesi ████████E. ve █████████K. Sayılı kararda ret kararının davacı tarafından temyiz edildiğini, bozma sonrası İdare Mahkemesine dönen davada, mahkemece 26.09.2017 tarih, █████████E. ve █████████K.sayılı kararı ile; 26.05.2015 tarih, ████████E. ve █████████K.sayılı kararlarında ısrar edilmesine ve davanın reddine karar verildiğini, direnme kararının davacı tarafından temyiz edildiğini ve bunun üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ████████E.ve █████████K.sayılı kararı ile "...5411 sayılı Yasa'da iki ihale bedeli arasındaki farkın takibi için, Fon'a 6183 sayılı Yasa kapsamında takip yapma yetkisi verilmediğinden, varlık satışı ihalesinden kaynaklı alacakların ancak özel hukuk hükümlerine göre tespit ve tahsili mümkün" olduğu gerekçesiyle oy çokluğu ile kararın bozulduğunu, bozma kararına karşı Kurumları adına karar düzeltme yoluna başvurulduğunu, ancak taleplerinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22.06.2020 Tarih, ████████E. ve █████████K.sayılı kararı ile reddedildiğini, iki ihale arasındaki fark olan 2.190.000 USD'nin ihale şartnamesi gereği 30.08.2012 tarihinden itibaren farkın tahsiline karar geçecek sürede yıllık %USD libor+3 oranında faizin %50 fazlası faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte ve diğer zararlar kapsamında değerlendirilen, 30.08.2012 tarihi ile 07.10.2013 ikinci ihale tarihi arasında 8.110.000-ABD Doları yıllık %USD libor+3 oranında faizin %50 fazlası oranında faiz üzerinden 07.10.2013 tarihi itibarıyla hesaplanan 550.578 USD'lik alacağın, davalıdan aynen ve fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden tahsili, alacaklarının emniyetle ve öncelikle tahsili ve alınacak ilamlı infaz edilmez hale getirmeye yönelik tasarrufların önlenebilmesi, malvarlıklarının alacaklı müvekkili Fondan kaçırılmaması için davalının, ... Bankası Merkez Şubesi nezdinde ... nolu hesap ile ... Bankası Bebek Şubesi ... IBAN nolu hesabı başta olmak üzere menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine Bankacılık Kanunu 140/5 hükmü gereği herhangi bir teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir ve ayrıca ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin ████████ Esas ve █████/2025 tarihli ara kararında; "Davacı vekili açmış olduğu alacak davasında geçici hukuki koruma olarak davalı olan gerçek kişi aleyhine ihtiyati tedbir ve ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı, dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir / ihtiyati haciz talebinde bulunduğundan bir başka deyiş ile ayrı bir dilekçe sunmadığından dava açtığı aşamada ödenmesi gereken harç var ise bu harç alınacaktır. Zaten davacı harçtan da muaftır. Bu çerçevede davacı vekili, davalı gerçek kişi aleyhine davalının ... Bankası nezdindeki hesabı başta olmak üzere, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine tedbir konmasını talep etmiştir. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere tedbir konulması talep olunan davalı tarafa ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklar bu davanın konusu değildir. O halde belirtilen değerler üzerine ihtiyati tedbir konulması ise usul hukuku tekniği açısından ve usulen mümkün değildir. Bu açıdan tedbire yönelik talebin öncelikle reddi gerekir. Ne var ki Yargıtay HGK uygulamaları karşısında ve ayrıca HMK m.33 hükmü dikkate alındığında davacının geçici hukuki koruma talep ettiği, bu talebin nitelik itibariyle ihtiyati haciz olduğu açık olmakla bu çerçevede dahi ayrıca değerlendirme yapılacaktır. Zaten davacı vekilinin bu noktada ihtiyati haciz talebi ayrıca bulunmaktadır. Talep usul tekniği anlamında ihtiyati haciz talebine ilişkindir.Bu çerçevede uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararının verilip verilmeyeceği noktasındadır. Bu uyuşmazlık çözümlenmeden mevcut yasal düzenlemelerin öncelikle dikkate alınması gerekmektedir. Bilindiği üzere ihtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK’nın 257 ilâ 268’inci maddeleri arasında yer almaktadır. İİK m.258 hükmüne göre "İhtiyati hacze 50’nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi hâlinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” şeklindedir.Yine İİK'nun 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. Somut olay yönünden yapılan incelemede davacının, dayanılan vakıa ve deliller çerçevesinde davalı gerçek kişinin ihale alıcısı konumundaki şirketin kanuni temsilcisi olması vakıasına dahi dayandığı, ayrıca alacağın dahi 6183 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu iddiasına dayandığı ilk bakışta anlaşılmaktadır.Davalı gerçek kişinin, halihazırda dava dışı olan şirketin kanuni temsilcisi olması karşısında 6183 sayılı Kanun' un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlığını taşıyan Mükerrer 35 inci maddesinde, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tüzel kişinin kanuni temsilcilerinin mal varlığından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda davacının dayandığı vakıalar ve deliller çerçevesinde, davalı temsilci aleyhine açılan alacak davası yönünden 6183 sayılı AATUHK m.35 çerçevesinde yapılan işlem olup olmadığı, bu işlem çerçevesinde doğmuş bir alacak olup olmadığı, en önemlisi bu alacak doğmuş ise bu alacağın dava dışı şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilip edilmediği veya edilip edilemeyeceği, öte yandan dayanılan dosyalar kapsamında bu alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında ele alınabilecek bir fon alacağı olup olmadığı, bu çerçevede davalı gerçek kişinin temsilcisi olduğu şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan bir alacak olup olmadığı noktasında ihtiyati haciz kararı verilmesi açısından henüz İİK m. 258/f.1 hükmündeki ifade ile "kanaat getirecek delil" tespit edilememiştir. Elbette yapılacak yargılama sonucunda toplanacak delillerin incelenmesi ve talep halinde yeniden değerlendirme yapılabilecektir. Bu çerçevede henüz muaccel olmuş bir alacağın varlığı noktasında kanaat verici delil yoktur.Esasen alacağın kaynaklandığı sözleşmenin niteliği dahi dikkate alındığında bu aşamada tam ispat aranmasa dahi sunulan deliller bu aşamada ihtiyati haciz talebinin kabulü açısından kanaat verici nitelikte deliller değildir. Yargıtay uygulaması da emsal talepler açısından bu yöndedir. (Yargıtay 15. HD. █████████ Esas ███████ K. Sayılı ilamı,Yargıtay 11.HD. ██████████ E. █████████ K. Sayılı İlamı, Yargıtay 19. HD. ██████████ E. ██████████ K. Sayılı İlamı, Yargıtay 19.Hd. █████████ E. ██████████ K. Sayılı İlamı.) Bu arada belirtmek gerekir ki ihtiyati haciz talebi aynen ihtiyati tedbir talebi gibi icra hukukundan kaynaklanan bir geçici hukuki koruma tedbiri olup bu talebin dosya kapsamındaki talep dilekçesi ve eki delillere göre değerlendirilmesi gerekir. Bu yöne ilişkin ihtiyati tedbire ilişkin taleplerin talep anındaki duruma göre değerlendirileceği yönündeki doktrin görüşleri ihtiyati haciz açısından da kıyasen uygulanabilir niteliktedir. Buna göre ihtiyati haciz talebinde bulunanın ihtiyati haciz talebi ile ilgili sebeplerini dilekçesinde belirtmiş olmasının veya sonuca etkisi bulunmayan, karşı tarafı hiçbir şekilde bağlamayan belgelerin yeterli bulunmadığı kabul edilmelidir."(İsmail Hakkı KARAFAKİH, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Usulü ve Esasları, Ankara, 1952, Sy.267; Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ, Medeni Yargılama Hukuku, Cilt 1-2, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını, S. 58; Hakan ALBAYRAK, Medeni Usul ve İcra İflas Hukukunda Yaklaşık İspat, Ankara, 2013, S.192,193; Dr. Evrim ERİŞİR, Geçici Hukuki Korumanın Temelleri ve İhtiyati Tedbir Türleri, 2013,Sy.148; Prof. Dr. Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 4. Cilt, İstanbul, S.4326; Prof. Dr. Ejder YILMAZ, Hukuk Muhakemeleri Şerhi, Ankara, S.213; Prof. Dr. İlhan POSTACIOĞLU, Medeni Usul Hukuku Dersleri, İstanbul, 1975, S.488; Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ, İhtiyati Tedbirler, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 1981,S.783.); Açıklanan durum karşısında talep dilekçesi ve mevcut açıklanan belgeler karşısında bu aşamada talep tarihi itibariyle kanaat verici düzeyde delillerin sunulmadığı, ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli somut koşul vakaların oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçeler karşısında davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile'' Davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Kuruma devredilen ... Bankası T.A.Ş. ve banka hâkim ortağı ... Grubu borçlarının tasfiyesi için Bankacılık Kanunu'nun verdiği yetki ile Fon Kurulu'nun 09.07.2009 tarih ve ████████ sayılı kararı ile ... Grubuna ait şirketlerden olan ...’nun hakları,bu mal, hak ve varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmelerinden ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün oluşturulduğunu ve satışına karar verildiğini, Fon Kurulu'nun 17.03.2011 tarih ve ███████ sayılı kararı ile ... Ticari ve iktisadi Bütünlüğünün satışına esas olmak üzere muhammen bedelinin 11.000.000 ABD Doları olarak tespit edildiğini ve ihale şartnamesinin onaylanmasına karar verilen bütünlüğün ihale sürecine başlandığını; ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün 2011 yılında açık artırma ve pazarlık ihaleleri sonucunda en yüksek teklifi veren ... San. ve Tic. A.Ş.ye 10.300.000 ABD Doları bedel üzerinden üzere ihale edildiğini, ikinci en yüksek teklif veren teklif sahibinin ise 10.200.000 ABD Doları bedelle ... Yay. Yap. San. Tic. A.Ş. Olduğunu, ihale alıcısı ... San. ve Tic. A.Ş.ye gönderilen 27.07.2012 tarih ve 1751 sayılı yazıda, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihale bedeli olan 10.300.000 ABD Dolarının ve Kurum adına kayıtlı "..." marka bedeli olan 1.190.000 ABD Dolarının yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesi ve ödemenin yapıldığı tarihte Devir ve Teslim Anlaşmasının imzalanması için kurumlarına başvurulması hususu belirtilmiş olup işbu yazının 31.07.2012 tarihinde ihale alıcısına elden tebliğ edildiğini, ancak ihale bedelinin, verilen süre içerisinde ihale alıcısı tarafından ödenmediğini; İlgili mevzuat ve şartname hükümleri kapsamında alınan Fon Kurulunun 06.09.2012 tarih ve ████████ sayılı kararı ile Fon Kurulunun 26.07.2012 tarih ve ████████ sayılı kararı ile 10.300.000 ABD Doları bedelle ... San. ve Tic. A.Ş.ye ihalesi onaylanan ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün, ... San. ve Tic. A.Ş.ye ihalesinin iptal edilmesine, ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ihaleye katılmak için verilen 1.100.000 ABD Doları tutarlı teminat mektubunun tazmin edilerek bedelinin Fona irad kaydedilmesine, ... Yay. Yap. San. Tic. A.Ş. tarafından verilen 10.200.000 ABD Doları teklifin ihale alıcısı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından verilen 10.300.000 ABD Doları tekliften 100.000 ABD Doları az olması nedeniyle, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün 10.200.000 ABD Doları bedelle ikinci en yüksek teklifi veren ... TV Yay. Yap. San. Tic. A.Ş.ye teklif edilmesine ve teklifi cevaplandırmak üzere tebliğ tarihinden itibaren 3 gün süre verilmesine,” karar verildiğini; İkinci en yüksek teklif sahibi ... Yap. San. Tic. A.Ş.ye gönderilen 17.09.2012 tarih ve 2084 sayılı yazıda, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün 10.200.000 ABD Doları bedelle Şirketlerine teklif edildiğini, cevaplarının tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde kuruma yazılı olarak iletilmesi, söz konusu süre içerisinde cevap verilmemesi durumunda tekliflerinin kabul edilmemiş sayılacağının belirtildiğini, işbu yazının 17.09.2012 tarihinde elden tebliğ edildiğini, ... A.Ş. tarafından gönderilen 20.09.2012 evrak kayıt tarihli yazıda şirketlerine yapılan teklifi kabul etmediklerini bildirdiklerini, sonuç olarak, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün satış süreci, ... San. ve Tic. A.Ş.nin ihalesinin ödememesi, ikinci en yüksek teklif sahibinin de alımı kabul etmemesi nedenleriyle gerçekleştirilemediğini, bunun üzerine ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün yeniden satışa çıkarıldığını ve 8.110.000 ABD Doları bedelle ... Yayıncılığı A.Ş.ye ihale edildiğini;... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü kendisine ihale edilen ilk alıcı ... San. ve Tic. A.Ş.nin ihale bedelini ödememesi nedeniyle, ihalenin iptali ve bütünlüğün yeniden satılması süreçleri sonunda iki ihale bedeli arasında fark oluştuğunu ve oluşan bu farkın ilgili mevzuat ve İhale Şartnamesi hükümleri gereğince ilk ihale alıcısı olan ... San. ve Tic. A.Ş.den tahsil edilmesi hususunda, Fon Kurulunun 07.11.2013 tarih ve ████████ sayılı kararıyla; "... Ticari ve Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ... Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. tarafından ödenmeyen 10.300.000.-USD ihale bedeli ile yeniden satışa sunulması neticesinde elde edilen ikinci ihale bedeli olan 8.110.000.-USD arasındaki fark olan 2.190.000.-USD ile bu fark üzerinden 30.08.2012 tarihinden 07.11.2013 tarihine kadar hesaplanan % libor + 3 oranında faizin %50 fazlası oranında faiz olan 160.085.-USD ve diğer zarar kapsamında değerlendirilen 8.110.000.-USD 30.08.2012 tarihinden ihale bedelinin tahsil tarihi olan 07.10.2013 tarihine kadar hesaplanan % libor + 3 oranında faizin %50 fazlası oranında faiz olan 550.578.-USD olmak üzere toplam 2.900.663.-USD'nin 07.11.2013 tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına dönüştürülerek hesaplanacak olan Türk Lirası karşılığının tahsili için ... San. ve Tic. A.Ş. hakkında ihtiyati haciz de dâhil olmak üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) kapsamında takip işlemlerine başlanmasına, 07.11.2013 tarihinden itibaren toplam borca 6183 sayılı AATUHK'nun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanmasına, söz konusu alacağın ... San. ve Tic. A.Ş.den tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde 6183 sayılı AATUHK'un mükerrer 35 inci maddesi kapsamında işlem yapılmasına ve söz konusu alacağın; doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlardaki ... San. ve Tic. A.Ş.nin kanuni temsilcileri olan ..., ... ve ...’den tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 6183 sayılı AATUHK'un 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanması ve ihtiyati haciz de dahil olmak üzere müteselsilen tahsil edilmesine, yapılacak tahsilâtların ... Grubunun Fona olan borçlarına mahsup edilmesine” karar verildiğini; Dava dışı ... Yayıncılık Şirketinden alacağın tahsili mümkün olmayınca kanuni temsilcileri hakkında 6183 sayılı Yasaya göre takip işlemlerinin yapıldığını, davalı ... tarafından ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ödenmeyen ihale bedeli ile yeniden satışa sunulması neticesinde elde edilen iki ihale arasındaki farkın tahsili için tesis edilen 07.11.2013 tarihli ve ████████ sayılı Fon Kurulu kararının iptali talebiyle açılan davada verilen ret kararının davacı tarafından temyiz edildiğini, temyiz üzerine Danıştay 13. Dairesi'nin █████████ E. ve ████████ K. sayılı kararı ile idare mahkemesi kararını oy çokluğuyla onadığını, onama kararına karşı davacı taraf karar düzeltme yoluna başvurmuş olup Danıştay 13. Dairenin █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile;“ 5411 sayılı Kanunda iki ihale bedeli arasındaki farkın takibi açısından, Fona verilen herhangi bir özel yetki bulunmadığından, bu aşamadan sonra anılan varlık satışı ihalesinden kaynaklı alacakların ancak özel hukuk hükümlerine göre tespit ve tahsili mümkün olup, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsili imkânı bulunmamaktadır.'' gerekçesiyle bozma kararı verildiğini, bozma sonrası İdare Mahkemesine dönen davada, Mahkemece 26.09.2017 tarih, █████████ E. ve █████████ K sayılı karar ile; 26.05.2015 tarih, ████████ E. ve █████████ K. sayılı kararlarında ısrar edilmesine ve davanın reddine karar verildiğini, direnme kararı davacı tarafından temyiz edildiğini ve bunun üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile; “….5411 sayılı Yasa'da iki ihale bedeli arasındaki farkın takibi için, Fon'a 6183 sayılı Yasa kapsamında takip yapma yetkisi verilmediğinden, varlık satışı ihalesinden kaynaklı alacakların ancak özel hukuk hükümlerine göre tespit ve tahsili mümkün” olduğu gerekçesiyle oy çokluğu ile kararın bozulduğunu, bozma kararına karşı kurum adına karar düzeltme yoluna başvurulduğunu ancak taleplerinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22.06.2020 tarih, ████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile reddedildiğini, mahkemesine dönen ve █████████ Esasa kaydedilen davada 10.11.2020 tarih ve █████████ K sayılı karar ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararına aynen uyulmak suretiyle iptal kararı verildiğini, kararın temyiz edildiğini ve temyiz talebinin Danıştay 13. Dairesinin 14.04.2021 tarih, ████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile onandığını, onama kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulduğunu, Danıştay 13. Dairesinin 02.11.2021 tarih ve E.█████████, K.█████████ sayılı kararı ile de karar düzeltme talebinin reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini; Kesinleşen bu iptal kararının, alacağın takip yoluna ilişkin olup alacağın olmadığına ilişkin bir hüküm içermediğini, bu nedenle de idari yargı kararı gerekçesi doğrultusunda alınan ████████ sayılı Fon Kurulu Kararının ilk kısmı uyarınca, borçlu davalı ve diğer dava dışı kişilere hitaben gönderilen yazılarda; iptal kararlarının gerekçeleri dikkate alınarak, haktan feragati tazammun etmemek üzere ve 6183 sayılı Kanun kapsamında tatbik edilmiş hiçbir işleme halel gelmemek ve tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla, haklarında başlatılan 6183 sayılı takipten vazgeçilerek takip yolunun değiştirilmesine karar verildiğinin bildirildiğini, kesinleşen iptal kararı takip yoluna ilişkin olduğundan ████████ sayılı TMSF Fon Kurulu kararı kapsamında davalı ... hakkında iş bu davanın açıldığını, yine dava dışı ... Yayıncılık Şirketi hakkında da İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde E.████████ sayılı dosya ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiğini;Mahkemenin davalı ... hakkında kanaat getirici delil sunulmadığından bahisle taleplerini reddettiğini, ancak bu davanın ████████ sayılı, dava dışı ... Yayıncılık Şirketinden alacağın tahsil edilmemesi halinde şirket kanuni temsilcileri hakkında işlem yapılmasını düzenleyen TMSF Fon Kurulu kararına dayandığını ve davalı tarafça da 6183 sayılı yasaya göre işlem yapılmasına dair alınan Fon Kurulu kararının iptalinin istendiğini ve o davada verilen kararın gereğini yerine getirmek adına iş bu alacak davasının açıldığını, diğer yandan davalı hakkında 6183 sayılı yasaya göre takip işlemlerinin yapıldığını, davalının bahsedilen davaların yanında ihtiyati haciz işleminin ve hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptali başta olmak üzere bir çok idari dava açtığını, bu davalarda yukarıda bahsedilen iptal kararı doğrultusunda kararlar verildiğini, Davalı ... ile ilgili ████████ sayılı fon kurulunda tesis edilen bir başka işlem daha bulunduğunu, bu işlem ve davalının açmış olduğu davaların da olayın aslında basit bir işlem olmadığı, davalı ve şirketin TMSF'ye karşı muvazaa ve dolanlı işlemler yaptığının göstergesi olduğunu, müvekkili Kurum tarafından alınan 24.12.2021 tarih ve ████████ sayılı Fon Kurulu kararının, 6183 sayılı yasaya göre takip yolunun değişmesi ve davalı ve dava dışı kişiler hakkında alacak davası açılmasının yanı sıra aynı zamanda davalı ...'in dolanlı işlemler ile banka kaynağı edinmesinden dolayı ayrı bir borçlandırma işleminden de sorumlu tutulmasına ilişkin olduğunu, yani FKK'nın iki kısmının bulunduğunu; Fon Kurulunun ████████ sayılı Kararına dayanak maddi olaylar dışında kalan ve ...’in sorumluluğuna dayanak teşkil eden maddi ve hukuki gerekçeler belirtilmek suretiyle Bankacılık Kanunu hükümleri kapsamında 15/7-b uygulaması ile 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsil işlemleri başlatılmasına ilişkin bu kısmın ████████ sayılı son tesis edilen Fon Kurulu kararının 2. kısmını oluşturduğunu, yukarıda anlatılan ████████ sayılı fon kurulu kararının, yargı kararı gereğinin yerine getirilmesine ilişkin ilk kısmının maddi ve hukuki dayanakları ile, davacı hakkında 15/7-b maddesi kapsamında açılan 6183 takibinin maddi ve hukuki dayanakları açıkça birbirinden farklı olmakla birlikte, ████████ sayılı kararın ikinci kısmında yer verilen ve ... hakkında 15/7-b kapsamında 6183 sayılı kanun hükümleri uyarınca başlatılan takibe dayanak maddi ve hukuki olaylar/bağlantılar silsilesinin, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin kesinleşen █████████ ( eski ████████ ) Esas sayılı dosyasına dayanak maddi olaydaki ilişkiler/bağlantılar ile örtüşerek desteklendiğini; Kurum tarafından, ... Bankası T.A.Ş. (... Bankası/Banka) hakim ortağı ... hakkında, iade tazminden kaynaklanan sorumluluğu ve 06.09.2001 tarihi itibariyle 726.122.000 TL’lik borç tutarı üzerinden, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip işlemlerine başlanıldığını, takip kapsamında Kurum lehine hacizli ...’un malik olduğu taşınmaların ihale edildiğini, devam eden süreçte, ... Grubu ile yapılan protokole ilişkin temerrüt hükümlerinin uygulanması ve yeniden başlanılan 6183 takip işlemleri kapsamında, ...’un eşi ve kurumun amme borçlusu ...’un ... Bankası A.Ş./Nişantaşı Şubesinde kiralık kasa haczinde, ...’a satışı gerçekleştirilen 2 adet gayrimenkule ilişkin ihale tutanağı ve ihale bedelinin ödenme dekontu ile ihale bedelleri ile birebir aynı tutarlarda, keşidecisinin ... olduğu 29.11.2004 tarihli - 410.000 TL’lik ve 736.000 TL’lik muhatabı belirtilmemiş senetler bulunduğunu; Fon Kurulunun 25.12.2008 tarihli ve ████████ sayılı kararıyla ...a ihale edilen söz konusu 1 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin, banka hakim ortaklarınca edindirilen banka kaynağıyla, banka hakim ortakları nam ve hesabına edinildiği tespitiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134.maddesi ve Geçici 11. maddesine istinaden mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/7-b maddesi hükmüne göre Fon adına tesciline karar verilerek, her iki taşınmaz toplam 3.297.490,50 TL üzerinden Fon adına kayıt ve tescil edilerek, ayni tahsilat olarak ... Grubunun Fona olan borçlarına mahsup edildiğini, Fon adına tescil edilen iş bu taşınmazlardan, 4 bağımsız bölüm no.lu dubleks meskenin kurum tarafından 30.05.2011 tarihinde gerçekleştirilen ihalede ... tarafından 2.480.000 TL bedelle satın alındığını, ihale bedeli taksitlerinin büyük kısmının ... Işım adlı kişi tarafından Fonun ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabına yatırılarak, gecikme faizi dahil toplamda 2.547.335 TL olarak ödenmek suretiyle tamamlandığını, ... TİB ihalesi ile ilgili olarak, iki ihale arasındaki farkın tahsilini teminen ████████ sayılı Fon Kurulu Kararına istinaden başlatılan takipte: ... tarafından satın alınan ve adı geçen hakkında başlatılan takip nedeniyle Kurumu lehine kaydına haciz şerhi işlenen; “İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mah. ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı, bahçeli kargir apartmanda 1+çatı katı dubleks mesken vasıflı 4 bağımsız bölüm no.lu taşınmaz”ın belirlenen 2.500.000 TL muhammen bedel üzerinden, 25.06.2014 tarihinde satışa çıkarıldığını ve ihalede en yüksek peyi süren ...'a 2.765.000 TL bedelle ihale edildiğini ancak, ihale alıcısı adına avukatı tarafından dilekçe verilerek, ... tarafından müvekkiline ihtarname keşide edilerek ihalenin feshi talepli dava açıldığının bildirildiği, bu nedenle de bakiye ihale bedelinin ödemesinin ertelenmesinin talep edildiğini, bilahare yapılan yazışmalara rağmen ihale bedelinin verilen süre içerisinde Fona ödemediğini; Bunun üzerine, Satış Komisyonunca 24.07.2014 tarihinde taşınmazın tekrar satışa çıkarıldığını ve yapılan ihale sonucunda bu kez 2.876.000 TL bedelle ...’e ihale edildiğini, ihale bedelinin ...’den tahsili ve ihalenin feshi talebiyle açılan davaların Fon lehine kesinleşmesinden sonra, taşınmazın ihale alıcısı adına tescil edildiğini; ... TİB ihale bedeli farkının tahsilini teminen ... hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında başlatılan takipler uyarınca İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mah. ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı bahçeli kargir apartmanda, 1+ çatı katı dubleks mesken vasıflı 4 bağımsız bölüm no.lu taşınmazın 24.07.2014 tarihli ihalede satışından elde edilen 2.876.000 TL’lik ihale bedelinin ve ihale bedelinin Fon hesaplarına yatırıldığı tarihten iade tarihine kadar işleyecek yasal faizinin ... adına ... Bankası AŞ nezdinde açılacak bir hesaba yatırılmasına, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ödenmeyen ihale bedeli ile yeniden satışa sunulması neticesinde elde edilen ikinci ihale bedeli arasındaki farkın ... kanuni temsilcilerinden tahsiline ilişkin Fon Kurulu kararının iptali hususunda ... dışında şirket ve diğer kanuni temsilciler tarafından Fona karşı dava açılmamış olması ve haklarında açılan 6183 sayılı takibin kesinleşmiş olması nedeniyle ... San. ve Tic. A.Ş. banka hesaplarından Fon hesaplarına intikal ettirilen tutarların 6183 sayılı dosyası kapsamında borca mahsup edilmesine, Fon Kurulunun 07.11.2013 tarihli ve ████████ sayılı Kararı doğrultusunda ... hakkında yapılan diğer işlemlere (ihtiyati haciz, kıymet takdiri ve ödeme emri işlemleri) karşı açılan davalarda, işlemlere dayanak Fon Kurulu kararının iptal edilmesi nedeniyle Fon aleyhine iptal edilerek Danıştay incelemesinde olan dava dosyalarına yapılan karar düzeltme taleplerinden haktan feragat anlamına gelmemek ve kesinleşen yargı kararı gereğinin ifasının teminini sağlamak üzere vazgeçilmesi yönünde ilgili dosyalara beyanda bulunulmasına, şirket kanuni temsilcisi ... tarafından açılan iptal davalarında mahkemelerce verilen iptal kararlarının gerekçeleri de dikkate alınarak, haktan feragati tazammun etmemek üzere ve 6183 sayılı Kanun kapsamında tatbik edilmiş hiçbir işleme halel gelmemek ve tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla, asıl borçlu ... ve tüm kanuni temsilcileri hakkında başlatılan 6183 sayılı takipten vazgeçilerek takip yolunun değiştirilmesi, bu çerçevede ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğüyle ilgili iki ihale bedeli arasındaki fark olan 2.190.000 USD’nin İhale Şartnamesi gereği 30.08.2012 tarihinden itibaren farkın tahsiline kadar geçecek süreye kadar, yıllık % USD libor + 3 oranında faizin %50 fazlası olarak hesaplanacak faizi ile birlikte tahsil edilmesi, diğer zarar kapsamında değerlendirilen 8.110.000 USD’nin 30.08.2012 tarihinden, ihale bedelinin tahsil tarihine (07.11.2013) kadar, İhale Şartnamesi gereği yıllık % USD libor + 3 oranında faizin %50 fazlası olarak hesaplanacak faizi ile birlikte tahsil edilmesine yönelik ... San. ve Tic. AŞ ve kanuni temsilcisi ... ile diğer şirket yöneticileri hakkında, adli yargıda ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talepli olarak dava/takip açılmasına, karar verildiğini, Kurul Kararının bu ilk kısmına ilişkin işlemlerin Kurumun yetkili ve görevli organları/birimlerince İYUK 28.madde kapsamında yargı kararı gereği yasal süresi içerisinde yerine getirildiğini; Fon Kurulunun 24.12.2021 tarih ve ████████ sayılı Kararının ikinci bölümünde, Fonun ... Bankası kaynaklı alacaklarının devam eden bu takip ve tahsil sürecinde, Banka hakim ortağı ... ile ... bağlantısına/ilişkisine ait bilgi, bulgu ve tespitler özetlenmek ve değerlendirilmek suretiyle; “…...’in ... Bankası TAŞ hakim ortaklarından ... ve ailesi adına ve hesabına hareket ettiği, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mah. ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı, bahçeli kargir apartmandaki ... no.lu bağımsız bölümü amme borçluları adına ve hesabına hareketle banka hakim ortakları nam ve hesabına kendi adına muvazaalı olarak satın aldığı anlaşıldığından, Fon alacakların tahsilini teminen; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi ve Geçici 11. maddesine istinaden mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-b maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle; ... tarafından söz konusu taşınmazın satın alınmasında kullanılan toplam 2.547.335 TL’nin Fon alacağı sayılmasına, ...’in 2.547.335 TL’lik Fon alacağından sorumlu tutulmasına, söz konusu Fon alacağı ile ilgili olarak ... hakkında ihtiyati haciz de dahil olmak üzere 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibe başlanılmasına, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-b maddesi uyarınca; ... tarafından mezkur taşınmazın bedeli olarak 30.05.2011 tarihli ihale uyarınca Fon hesaplarına yatırılan tutarlara her bir taksidin Fon hesabına yatırıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca gecikme zammı işletilmesine, ... tarafından; ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ... San. ve Tic. AŞ tarafından ödenmeyen ihale bedeli ile yeniden satışa sunulması neticesinde elde edilen ikinci ihale bedeli arasındaki farkın ...’ten 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca tahsil edilmesine ilişkin Fon Kurulunun 07.11.2013 tarihli ve ████████ sayılı Kararının iptali talebiyle açılan davada verilen ve kesinleşen mahkeme kararı uyarınca Fon Kurulu kararının iptaline dair mahkeme kararı gereğinin yerine getirilebilmesini teminen ... adına ... Bankası AŞ nezdinde açılan hesaba Fon tarafından yatırılacak 2.876.000 TL’lik ihale bedeli ve işleyecek yasal faizinin tamamına ...’in işbu önerge kapsamında 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-b maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu Fon alacağının tahsili için paranın Fon tarafından ... hesabına yatırılması ile eş zamanlı olarak Bankalar Kanunu’nun 15/7-b maddesi uyarınca ve 6183 sayılı Kanun kapsamında ihtiyati haciz tatbik edilmesine, Bankalar Kanunu 15/7-b uygulamasının iptali için dava açılması ihtimaline binaen Fon tarafından tatbik edilen haciz nedeniyle Fon hesaplarına aktarılacak tutarın bir bloke hesapta nemalandırılması, hukuki sürecin Fon lehine neticelenmesi durumunda nemalı tutarın ...’in 4389 sayılı Bankalar Kanunu 15/7-b maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu Fon alacağından kaynaklanan borcuna ve dolayısıyla ... Grubu borçlarına mahsup edilmesine, İki ihale bedeli arasındaki farkın tahsili için tatbik edilen 6183 hacizleri kapsamında ...’in muhtelif banka hesaplarında tespit edilen tutarlara uygulanan haczin mahkeme kararlarının yerine getirilmesi kapsamında kaldırılmasına ve yine bu işlem ile eş zamanlı olarak bu tutarlara bu kez işbu önerge kapsamında ...’in sorumlu tutulduğu Fon alacağı nedeniyle 6183 sayılı Kanun uyarınca haciz uygulanmasına…” karar verildiğini, kurul Kararına istinaden de kurumun yetkili ve görevli organları/birimlerince takip ve tahsil işlemleri tesis edildiğini; Amme alacaklısı olarak Fon'un, amme alacağının doğumundan tahsiline kadar her aşamada alacağının korunmasına ve tahsiline yönelik önlemleri alma hakkına sahip olduğu gibi aynı zamanda da bu hususta görevli olup bu çerçevede, dava konusu 24.12.2021 tarih ve ████████ sayılı Fon Kurulu Kararına istinaden, davalı ... hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri kapsamında takip ve tahsil işlemleri tesis edildiğini, davalı ... hakkında, ihtiyati haciz uygulanmasına yönelik olarak 6183 sayılı Kanunun 13/3.maddesi uyarınca dava konusu 28.12.2021 tarih ve 30926 sayılı ihtiyati haciz oluru alındığını ve davacı hakkında belirlenen sorumluluk tutarı 7.138.531,35 TL üzerinden 28.12.2021 tarih ve 56 sayılı ihtiyati haciz varakası düzenlerek, borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile (tespit edilmesi halinde) üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13, 62 ve 79. maddeleri uyarınca Kurum lehine ihtiyaten haczini teminen de tapu sicil müdürlükleri, bankalar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü vd ilgili mercilere ihtiyati haciz uygulama yazıları gönderildiğini, Fon tarafından Mahkeme kararlarının yerine getirilmesini teminen ... adına ... Bankası A.Ş. (...) nezdinde açılan hesaba yatırılan 4.817.956,25 TL üzerine ve borçlunun bankalardaki hesaplarına, 15/7-b borçlandırması kapsamında sorumlu tutulduğu 2.547.335 TL ile bu tutarın 24.12.2021 Kurul Kararı tarihi itibarıyla hesaplanan 4.591.196,35 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 7.138.531,35 TL Fon alacağı üzerinden 6183 sayılı Kanuna göre ihtiyati haciz tesis edildiğini; Davalı ...’e 6183 sayılı Kanunun 37 inci maddesine göre tebliğ olunan 28.12.2021 tarih ve 33974 sayılı ödemeye çağrı mektubu işlemiyle, Fon Kurulunun 24.12.2021 tarihli ve ████████ sayılı kararı uyarınca; 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134.maddesi ve geçici 11.maddesine istinaden mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-b maddesi hükümleri gereğince Fon alacağı sayılan ve 6183 sayılı Kanunun 51.maddesi uyarınca hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte ödemekle sorumlu tutulduğu toplam 7.138.531,35 TL Fon alacağının 24.12.2021 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek gecikme zammı ile birlikte ödemeye çağrı mektubunun tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı tarafından, ödemeye çağrı mektubu işleminin iptali talebi ile açılan bir davanın Kurum kayıtlarına intikal etmediğini, ödemeye çağrı mektubu ile verilen bir aylık ödeme müddeti içinde ve müddetin son günü olan vade tarihinde ödeme yapılmadığından, ayrıca bu süre içinde mahkemelerce verilmiş bir yürütmenin durdurulması/iptal kararı da bulunmadığından, 6183 sayılı Kanunun 55.maddesine göre düzenlenen 07.04.2022 ve 40632 sayılı ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını; İş bu ödeme emri işleminin iptali talebi ile İstanbul 4. İdare Mahkemesi nezdinde E.████████ sayılı dosya ile iptal davası ikame edildiğini, istinaf talebine konu iş bu dava dosyasında ████████ sayılı Fon Kurulu Kararının iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, ödeme emri işleminin de iptaline karar verilmiş olup istinaf talebinde bulunulacağını; Davalı ...'in yöneticisi olduğu ... Yayıncılık Şirketi'nin müvekkili Kurumun gerçekleştirdiği .... ihalesine girdiğini, sonrasında ihale bedelini ödemediğini ve daha sonra ...'nun ihale edilmesinden sonra iki ihale arasındaki bedelden ████████ sayılı Fon Kurulu kararı ile şirket ve şirketten alacağın tahsil edilememesi halinde davalının da aralarında olduğu yöneticilerin mükerrer madde 35 kapsamında sorumlu tutulduklarını, şirket ve ... hakkında 6183 takibi yapıldığını, davalının Fon Kurulu kararına ve takip işlemlerine karşı davalar açtığını, Danıştay tarafından özel hukuk hükümlerine göre dava açılmasıan karar verildiğinden dilekçenin en başında anlatılan süreçlerin yaşandığını ve ████████ sayılı Fon Kurulunun 1. kısmında iki ihale arasındaki farktan kaynaklı alacak için yapılan ve 2013 yılında başlatılan 6183 takipleri sonlandırılarak Ticaret mahkemesinde dava açıldığını, Aynı Fon kurulunda aynı zamanda müvekkili Kurumdan taşınmaz alan davalı ...'in bu işlemleri dolanlı işlemlerle gerçekleştirdiği tespit edildiğinden banka kaynağı edinmeden kaynaklı hakkında 4389 sayılı kanun 15/7-b ve 5411 sayılı Kanun'un 134 maddesi kapsamında işlemler yapıldığını, ████████ sayılı Fon Kurulu kararı iki işlemi içerdiğinden ve olayların akışında bağlantıları da anlaşılacağından dilekçenin son kısımlarında davalı ve yöneticisi olduğu şirket ve yaptıkları işlemleri de anlatma zorunluluklarının doğduğunu beyanla İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davalının ... Bankası Merkez Şubesi nezdinde ... nolu hesap ile ... Bankası Bebek Şubesi ... IBAN nolu hesabı başta olmak üzere menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir ve ayrıca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacı tarafça satışına karar verilen ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün ilk ihale alıcısı olan ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ihale bedelinin ödememesi üzerine, tekrar ihaleye çıkartılması neticesinde daha düşük bedelle başka bir ihale alıcısına ihale edildiği ve iki ihale bedeli arasında 2.190.000 USD fark/zarar oluştuğu, oluşan zarardan dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin yöneticisi olan davalının da sorumlu olduğundan bahisle zararın davalıdan tazmini talebi ile açılan davada, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine Bankacılık Kanunu'nun 140/5 madde hükmü gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile her iki talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi; ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep eden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. Somut olayda; davacı tarafça davalı aleyhine, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca açılmış takiplerin iptal edildiği, iş bu davada ise davalının, dava dışı şirketin yöneticisi olarak oluşan zarardan sorumlu olduğu belirtilmekle birlikte, bu sorumluluğun hukuki dayanağının gösterilmediği, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin TTK'nın 553 ve devamı maddelerinde yer aldığı, buna göre davacının alacaklı olduğu gözetildiğinde, TTK'nın 556. maddesinde düzenlenen yönetici sorumluluğu şartlarının oluşup oluşmadığının belirsiz olduğu, davacının iddialarının yargılamaya muhtaç bulunduğu ve Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle zarardan davalının sorumlu olduğunun yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği, ayrıca davalının mal varlığı dava konusu olmadığından ihtiyati tedbire konu olamayacağı, dava dilekçesinde dayanılmayan ve ilk kez istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddia ve taleplerin HMK'nın 357/1. maddesi gereği Dairemizce incelenemeyeceği, bu minvalde Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.