Anahtar kelimeler: Bahse Yersiz Aylıkların Aylığının Bağlanan Yaşlılık Fiili Kesinlik İşlemi Şartı

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortasının işyerinde fiili olarak çalışmadığından bahisle iptal edildiğini, bu sebeple kendisine bağlanan yaşlılık aylığının da iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların ödenmesinin talep edildiğini, Kurumun iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacının bahse konu işyerinde 04.02.2011 - 27.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını belirterek davalı Kurumun .../.../LK-....... sayılı ve 07.03.2017 tarihli işlemi ile 4.491.287 sayılı ve 05.04.2017 tarihli işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının .... işveren sicil numaralı işyerinde geçen dava konusu döneme (04.02.2011 - 27.09.2011) ait olarak bildirilen hizmetinin yapılan denetmenlik soruşturmasıyla sahte olduğu tespit edildiğinden dolayı iptal edildiğini, yapılan iptal işleminden sonra 231 günlük sürenin davacının 4/1-a kapsamındaki toplam sigorta hizmetinden düşüldüğünü, buna göre iptal edilen hizmeti ile beraber davacının 4/1-a kapsamında emekli aylığına hak kazanma şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli kararı ile davacının 04.02.2011- 27.09.2011 tarihleri arsında ..... Tesislerinde fiili olarak çalıştığı kanaati ile davanın kabulü ile davacının 04.02.2011 - 27.09.2011 tarihleri arasında fiilen çalıştığının tespiti ile hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum kararının iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davacının 03.09.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, buna göre mirasçıların davaya dahil edilmediği, mirasçılara davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulmadığı anlaşılmaktadır....... Mahkemece, mirasçılar davaya dâhil edilmeli, mirasçıların gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.... Somut olayda, 01.10.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan davacı adına, 04.02.2011 - 27.09.2011 tarihleri arasında hizmet bildiriminde bulunan 1014143 sicil numaralı ... ... unvanlı işyerinde, Kurum denetmenlerince 28.08.2014 tarih ve 4279628 sayılı emir gereği yapılan durum tespitine istinaden 19.12.2016 tarih ve O.B./2016-81 sayılı Denetmen Raporunun düzenlendiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamında davalı Kurum tarafından düzenlenen 19.12.2016 tarih ve O.B./2016-81 sayılı Denetmen Raporunda atıf yapılan, 28.08.2014 tarih ve 4279628 sayılı emir gereği düzenlenen “Durum Tespit Tutanağının” bulunmadığı, ayrıca talep konusu dönemde davacının çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olup olmadığının tespiti noktasında yapılan araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmakla; yukarıda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın istemin kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle 28.08.2014 tarih ve 4279628 sayılı emir gereği düzenlenen “Durum Tespit Tutanağı” davalı Kurumdan celp olunmalı, uyuşmazlık konusu dönemde davacı adına olduğu bildirilen Türkiye Ekonomi Bankası kayıtları getirtilmeli, bildirilen hesaptan davacıya yapılan ödemelerin kim tarafından yapıldığı hususu ilgili Banka şubesinden açıkça sorulmalı, davacının çalışmasının geçtiğini iddia ettiği “... Petrol-... ...” işyerinde çalışması geçen diğer bordrolu tanıklar ile söz konusu işyerinde muhasebeci olarak çalışan kişiler tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşursa giderilmeli, davacının ilgili dönemler itibariyle işyerindeki çalışmasının gerçek/fiili olup olmadığı ve niteliği yöntemince araştırılmalı ve uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-) Aksine Kurum işleminin iptali ile davacılar murisi ... adına ... sicil sayılı işyerinden 04.02.2011 - 27.09.2011 arası bildirilen hizmetlerin geçerli olduğunun tespitine, 2-) Davacılar murisi ...'ın tahsisin iptalinden kaynaklı davalı Kuruma borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dava dosyasında denetmen raporunun aksini ispatlayacak herhangi bir belge bulunmadığını, denetmen raporu kapsamında ifadeleri alınan ve davacılar murisi ile aynı dönemde çalışması bulunan dönem bordro tanık beyanlarına göre davaya konu dönemde çalışmadığının ispat edildiğini, bozma sonrası beyanlarına başvurulan bu tanıkların sonradan ifadelerini değiştirdiklerini, Kurum işleminin iptalini gerektiren hususların ispatlanamadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacılar murisi ...'ın dava dışı işyerinden yapılan bildirimlerinin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.