Anahtar kelimeler: Hekimhan Mahkûm Lirası Müteakip Kasıtlı Basit Cezalandırılmasına Tutulmasına İşlediği İhbar

KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2013 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının 04.03.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28.10.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanarak yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 29/1, 50/1-a, 52/2 ve 62/1. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca sanığın 1.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 05.03.2025 gün ve 94660652-105-44-15375-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.03.2025 gün ve ██████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suçlar için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 06.03.2008 olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04.03.2014 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 28.10.2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 04.03.2014 ile 28.10.2014 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, zamanaşımının durduğu 7 ay 24 günlük süre mahsup edildikten sonra suçun işlendiği █████/2008 tarihi ile hükmün açıklandığı 27.10.2023 tarihine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımın gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık ...’ın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.03.2014 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 28.10.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 7 ay 24 günlük durma süresi de dikkate alındığında) suç tarihi olan 06.03.2008 ile hükmün açıklandığı 27.10.2023 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.