Anahtar kelimeler: Süren Gözaltı Merci Adil Süreç Tutukluluk Sürede Makul Görüşü Uzun

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin uzun süren tutukluluk, makul sürede yetkili merci önüne çıkarılmama, adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin halen derdest olan dosya kapsamında tutuklandığına, dava dosyasının mahkemeler arasında 4 kez yetkisizlik ve 2 kez de görevsizlik kararlarına konu edilerek, müvekkilinin makul sürede yetkili ve görevli mahkeme önüne çıkarılmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, uzun tutukluluk nedeniyle tazminat şartlarının gerçekleştiğine, davanın reddinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 27.09.2021 tarihinde gözaltına alındığı, 04.10.2021 tarihinde tutuklandığı, dava tarihi itibariyle tutukluluğunun halen devam ettiği, davacı hakkında yapılan yargılamanın derdest olduğu, usul yasalarının doğru olarak uygulanması ve sanığın da doğal hakim önüne çıkarılmasının sanık haklarını korumak amaçlı olduğu; davacı sanığın üzerine atılı suçların niteliği, kanunda ön görülen cezaları ve dosyada mevcut deliller dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle sanık davacının tutukluluk halinin devamına yönelik olarak verilen kararların usul yasasına uygun oldukları gibi sanığıın doğal hakim huzuruna çıkarılmasını sağlamaya yönelik farklı mahkemelerin verdikleri yetkisizlik/görevsizlik kararlarının da Anayasanın, " hiç kimse kanunen tabii olduğu mahkemeden başka bir mercii (=başka mahkemeler veya kurullar, kurumlar, kuruluşlar ... ) önüne çıkarılmaz" şeklinde amir hükmüne de uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.06.2025 tarihinde karar verildi.