Anahtar kelimeler: Görevimi Ünye Şantaj Mezkur İhbarında Kyb Ben Lirası Delaletiyle İhbarnamesiyle

KANUN YARARINA BOZMA
Şantaj suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)107/2. maddesi delaletiyle 107/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığının 13.03.2025 gün ve 94660652-105-52- 38275- 2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2025 gün ve ██████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,MEZKUR İHBARNAMEDE;Benzer bir olay sebebi ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin █████/2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında yer alan "... telefon inceleme tutanağında dökümü yapıldığı üzere 'Ben görevimi yaparım, inanıp inanmamak ona kalmış bir durum. Bu mesajlar ...'a ve ailesine gidecek. Yanımda iki defa soyundun...' şeklinde mesaj gönderdiği, katılanın da sanığa sinkaflı sözlerle küfür ettiği... şantaj suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen şeklinde, fail kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmek için, bir başkasına şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmaktadır. Eğer fail herhangi bir fayda elde etmeye çalışmadan yalnızca şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı tehdidinde bulunursa, eylem şantaj değil, sair tehdit suçunu oluşturacaktır....Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; katılan ile bir süre arkadaşlık yapan sanığın, katılan ile arasındaki mesajları, katılanın erkek arkadaşına ve ailesine göndereceği hususunda çektiği mesajlarda şantaj suçunun unsurlarının bulunmadığı, sanığın eyleminin sair tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla,..." şeklindeki açıklamalarla,5237 sayılı Kanun'un 107. maddesinde yer alan "(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek: 29/6/2005 – ███████ md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur." şeklindeki kanuni düzenleme birlikte değerlendirildiğinde;Şantaj suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde, failin kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmek için, bir başkasının şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunması durumunun düzenlendiği, failin herhangi bir fayda elde etmeye çalışmadan yalnızca şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı tehdidinde bulunması durumunda eylemin şantaj değil, sair tehdit suçunu oluşturacağı, Somut olayda, Mahkemesince sanığın, mağdura "sen arama beni yarın Show haberde bütün kanallarda resimlerimizi boy boy göreceksin, niye açmıyorsun, yarın basında resimleri görürsün, yarın show habere çıkıyorum senin her şeyini seviyorum." şeklinde mesajlar attığından bahisle şantaj suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, bahse konu mesaj içeriklerinden sanığın, mağduru şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki fotoğrafları televizyonda yayımlatacağından bahisle tehdit ettiği anlaşılmakla birlikte, bu yolla herhangi bir fayda elde etmeye çalıştığına dair veri bulunmadığı cihetle, sanığın uzlaştırma ve basit yargılama usulü kapsamında yer alan sair tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.