Anahtar kelimeler: Uğraşıldığınu Buluşma Çıkılmamış Duyulduğunu Geçilmiş Büro Parası Güncel Muhatap Ayrılan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : AlacakDAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hisse devri suretiyle şirket ortaklığından ayrılan davacıya şirketin borçlanması üzerine, borç verilen paranın güncel karşılığı ve işlemiş ticari faizi ile ile iadesi için arabulucuya müracaat edildiğini, davalı taraf ile arabulucuda buluşma olanağı sağlanamadığını, 28.08.2024 tarih ve .... Büro Dosya Numaralı Son Tutanak düzenlendiğinden dava açma ihtiyacı duyulduğunu, müvekkilinin alacağı paraya karşı çıkılmamış ve parası halen ödenmediğini, paranın ödenmesi için 2023 yılı içinde harekete geçilmiş ise de, muhatap olacak şirket yetkilisi ...'ın yetkisinin kaldırılması için uğraşıldığınu, müvekkilinin şirketteki %30 hissesini alan ....'ın 01.01.2017 tarihinde öldüğü ileri sürülerek bu ortağın eşi ....'nin vekili tarafından açılan hasımsız dava ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.12.2023 tarih ve E ... K... sayılı kesin olarak verilen kararı ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.ne .... isimli şahsın kayyım atandığının öğrenildiğini, adı geçen şirket 22.03.2011 tarihinde kurulduğunu, tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, şirketin tek yetkilisi ve müdürü T.C. vatandaşı ..... olduğunu. ... hisse devri nedeniyle şirket ortağı olduğunu, 2012 yılı Temmuz Ayı içinde Ürdün’ün başkenti Amman’da ortaklar bir araya gelerek şirket adına Irak Cumhuriyeti Anbar İli Ramadi şehrinde Irak'ta geçerli İstismar Kanununa göre şehrin bayındır hale gelmesi amacıyla projelendirilen ... Konut Projesi kapsamında olan inşaatın yaklaşık 1200 konutluk bölümünün yapım işi davalı ...ne verildiğini, bu anlaşmaya göre Devlet tarafından bedelsiz verilen arsa üzerine şirket tarafından konut yapılarak satılmakta, satıştan elde edilen para şirkete kalmakta ve ortaklara dağıtıldığını. yapılan konut bedellerinin tahsil edilmesi ve .... mirasçılarına veya başkalarına verilmesi halinde müvekkilinin alacağının tahsil olanağı ortadan kalkacağını, yeterli çoğunluk sağlanmadan sadece ....'nin katıldığı tescil ve ilan edilmeyen ve ikinci olağanüstü ortaklar toplantısının yapılıp yapılmadığı meçhul olan, ayrıca tescil ve ilan edilmediği öğrenilen kararlar mutlak butlanla batıl olduğunu, yasal olmayan toplantılarda alınan kararlarla şirket yönetimini ve şirket gelirlerini adı geçen şahsın ele geçirmeye çalıştığı aleniyet kazandığını, şirket yetkilisinin değişmesi müvekkilinin alacağını riske sokacağını, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi için şirket tarafından tahsil edilen ve edilecek paraların müvekkilinin borcu kapatılana kadar şirket ortaklarına şirketin yapacağı ödemelerin tedbiren durdurulmasını, bu hususta şirket ve bu hususta şirketin banka hesaplarına talimat verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; 3.855.099.545 Irak Dinarının karşılığı olarak hesaplanan 2.920.000 USD'nin davacıya ödeme günüdeki Türk Lirası karşılığı esas olmak üzere paranın şirket hesabına geçtiği tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte fazlaya dair haklar saklı tutularak şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, delillerin toplanmasına, ...nin Irak Cumhuriyeti Anbar İli Ramadi şehrind ... Konut Projesi kapsamında aldığı 1200 konutluk inşaatın yapılan bölümü ile elde edilen ve edilecek şirket hesabına geçen ve geçecek olan gelirlerden davacının alacağı ödenene kadar şirket ortaklarına ödeme yapılmasının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, tedbir kararının şirkete ve şirketin hesabı bulunduğu bankalara bildirilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap Dilekçesi: Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından yasal süresi içerisinde davaya cevap verilmemiş, duruşmalara da iştirak edilmemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalı şirkette ortak olarak bulunduğunu ancak sonrasında paylarını diğer şirket ortaklarına devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ortaklıktan ayrılışının ticaret sicile ve şirket pay defterine tescil edildiğini, payını devrederken alması gereken ayrılma akçesini almadığını ve diğer ortakların talebi üzerine şirkete borç olarak bıraktığını, ilgili bedelin tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda öncelikle davacının alacak iddiasının niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu sebeple davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiştir. Buna göre; davacı 11.12.2016 tarihli TTSG ile yapılan ilana göre, 15.11.2012 tarihli, 2012/3 sayılı ortaklar kurulu kararı ile 6.000,00 TL'lik hissesinin 3.000,00 TL'lik kısmını ....'a devretmiştir. Davacı daha sonra 04.04.2016 tarihli TTSG ile yapılan ilana göre, 28.03.2016 tarihli, 2016/2 sayılı ortaklar kurulu kararı ile davacı, 3.000,00 TL'lik hissesinin 2.000,00 TL'lik kısmını ...'a devretmiştir. Son olarak davacı 05.01.2017 tarihli TTSG ile yapılan ilana göre, 21.12.2016 tarihli, 2016/4 sayılı ortaklar kurulu kararı ile kalan 1.000,00 TL'lik hissesinin tamamını ...'a devretmiş ve davalı şirkette hissesi kalmamıştır.6102 sayılı Kanun gereğince limited şirket ortaklığı; rızai pay devri, miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra sureti ile pay devri ve haklı sebeplerle veya şirket sözleşmesinde öngörülen sebepler ile ortağın şirketten çıkması veya şirket tarafından ortaklıktan çıkartılması yolu ile sona erebilecektir. 6102 sayılı Kanun'un 638., 639 veya 640. Maddesine göre ortaklıktan çıkma veya çıkarılma yönünde işlem yapılması halinde ancak 6102 sayılı Kanun'un 641. Maddesi gereğince ayrılma akçesi talep edilebilecektir. 6102 sayılı Kanun'un 595 ve 596. Maddesi gereğince rızai pay devri veya miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra sureti ile pay devri halinde ise 6102 sayılı Kanun'un 641. Maddesi gereğince şirketten ayrılma akçesi talep edilemeyecektir. Zira rızai pay devri 6102 sayılı Kanun'un 638., 639 veya 640. Maddesine göre ortaklıktan çıkma veya çıkarılmadan farklı nitelikte olup, rızai pay devirlerinde devredenin hissesinin gerçek değerini devralandan alması gerekmektedir. 6102 sayılı Kanun'un 638., 639 veya 640. Maddesine göre ortaklıktan çıkma veya çıkarılma ise rızai nitelikte olmayıp, gerekli koşul ve şartların varlığı halinde zorunluluk teşkil etmesi sebebiyle zaruri olarak çıkan veya çıkarılan ortağın haklarının korunması için 641. Madde gereğince ayrılma akçesi ve gerçek değerin tespiti ile ortağa şirket tarafından ödenmesi öngörülmüştür.Buna karşılık rızai pay devirleri yönünden ayrılma akçesine yönelik bir düzenleme bulunmamakta olup, zaten rızai olarak payını devrederek ortaklıktan çıkan ortağın pay devrine yönelik bedel içerisinde şirket ortaklığı veya payına ilişkin bedeli devrettiği kişiden talep etmesi gerektiği rızai pay devrinin ana karakterini oluşturmaktadır. Rızai olarak payını devrederek ortaklıktan ayrılan kişinin bu süreçte hiçbir etkisi veya dahli olmayan şirketten ayrılma akçesi talep edebilmesi ise mümkün değildir. Nitekim davacı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 638., 639 veya 640. Maddesine göre şirketten çıkarıldığı veya çıkma hakkını kullandığına dair herhangi bir dava açılmamış bu yönde bir şirket kararı da alınmamış, davalı şirkete davacı tarafından çıkma ve ayrılma hakkına dair ihtarname vs. de çekilmemiş, Mahkememize delil olarak dosyaya sunulmamıştır.Bu bağlamda davacının davalı şirketteki paylarını rızai pay devirleri ve hisse devir sözleşmeleri ile dava dışı ... isimli şahsa devrettiği, pay devirlerinin şirket pay defterine işlenerek, şirket tarafından davacının pay devrine izin verildiği ve pay devrinin ticaret sicilde tescil ve ilan edildiği anlaşılmakla davacının dava dışı ... isimli şahsa yapmış olduğu rızai pay devirlerine yönelik olarak davalı şirketten 6102 sayılı Kanun'un 641. Maddesi gereğince ayrılma akçesi alacağı talebi olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Nitekim Mahkememizce davacının sunduğu davalı şirkete ait belge ve deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve ilgili belgelerin tercümelerinin Mahkememize sunulduğu ve Mahkememizce incelendiğinde görüldüğü üzere; davacı tarafından delil olarak sunulan ve davalı şirketten elde edildiği belirtilen belgelerde davacının davalı şirkete vermiş olduğunu iddia ettiği paranın davalı şirket tarafından davacının borç/kredi olarak vermiş olduğu para olarak muhasebeleştirildiği ve kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacının davalı şirketten alacak olarak talep ettiği işbu davaya konu paranın; davacının davalı şirket ortaklığından üçüncü kişiye rızai pay devri sureti ile ayrılmasından ve pay sahipliği sıfatının sona ermesinden sonra davalı şirkete borç olarak vermiş olduğu bir paranın tahsili talebi ve davası olarak kabul edilmesi gerektiği aşikardır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 4. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince adi nitelikteki bir alacak davasının ticari dava olarak kabul edilebilmesi için alacağın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanması gerekmektedir. Davaya konu olay bu kapsamda değerlendirildiğinde; davacının UYAP sisteminden yapılan sorgulamasında davacı adına kayıtlı ticari işletme vergi mükellefiyet kaydının ve İTO tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmakta olup bu sebeple davacının tacir olarak kabulü mümkün değildir.Davacının tacir olmaması ve davaya konu alacağın davacının davalı şirkete borç olarak vermiş olduğu paranın tahsili istemine dayalı olduğu 6102 sayılı Kanun'un 4. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacının tacir olmadığı gözetildiğinde taraflar arasındaki borç olarak verildiği iddia edilen adi nitelikteki alacağın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanmadığı bu sebeple davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği ve eldeki davada bu suretle ticaret mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza