Anahtar kelimeler: Hukukumuzda Kurulabilmesi İhbarında Kyb Cümle Lirası İhbarnamesiyle Yazısı Adalet Antalya
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

    Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle, 62/1. ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 07.04.2025 gün ve 94660652-105-07-4374-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2025 gün ve ██████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
    M E Z K U R İ H B A R N A M E D E;
    Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)
    170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnaî hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açıldığı, anılan Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." düzenlemesine yer verildiği,
    5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde ise "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verildiği, bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebileceği,
    Anılan kanunî düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna açık aykırılık oluşturacağı, öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkimin, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacağı,
    Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli iddianamesi içeriğinde, sanığın yalnızca hakaret eylemi anlatılarak 5237 sayılı Kanun'un 125/1-2 ve 129/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, söz konusu iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesi yönünden fiil anlatımı bulunmadığı, fiil anlatımı bulunmayan eylemlere ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davadan bahsedilemeyeceği cihetle, yargılamaya devamla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümle maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
    G E R E Ğ İ G Ö R Ü Ş Ü L Ü P D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
    Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!