Anahtar kelimeler: Sınıfta Sınaî Fikri Markalar Ret Haklar Marka Şartı Eksiklikleri Ankara

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM : RetİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının marka başvurusuna davalı ... tarafından ██████████, ██████████, ██████████, ███████████ numaralı markalar gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, itirazın kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 41. sınıfta yer alan hizmetlerin çıkarıldığını, karara itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini, davacıya ait “... arabuluculuk” ibareli marka ile itiraz edene ait “... çocuk üniversitesi” ve “m ... koleji eğitim kurumları en iyisi” ibareli markaların tamamen farklı şeyleri ifade ettiğini, “arabuluculuk” ibaresinin, davacının alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan arabuluculuk ile iştigal ettiğini gösterdiğini, markalar arasında işitsel benzerlik olmadığını, yazı karekterleri ve renklerinin tamamen farklı olduğunu, davacıya ait logoda üstte ... bitkisinin çizimi, altta ... kelimesi ve bir altta arabuluculuk kelimesinin bulunduğunu, itiraz edenin markalarında ise "m" harfinin ön planda olduğunu, “... çocuk üniversitesi” markasında ise ev ve güneş çizimi olduğunu, ... kelimesinin tek başına ayırt ediciliği bulunmadığını, birçok markanın ... kelimesini içerecek şekilde başka ayırt edici kelimelerle tescil edildiğini, “arabuluculuk” kelimesinin ayırt ediciliği sağladığını, davacının iştigal konusunun hukuk/arabuluculuk hizmetleri olması sebebiyle arabuluculuk merkezleri meslek içi eğitim de verebildiğini, sempozyumlar, konferanslar düzenleyebildiğini, bu nedenle 41. sınıf için de başvuru yapıldığını, bu eğitimlerin hukuk ve arabuluculukla ilgili kısa süreli sempozyum, panel ya da sertifika eğitimleri şeklinde olabildiğini, bu eğitimlerin anaokulu, ilköğretim, lise eğitimi düzeyinde eğitimler olmadığını ileri sürerek 2021-M-1479 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, başvuru markasında ve redde mesnet markalarda esas unsurun ... ibaresi olduğunu, markaların tescil tarihinden başvurunun yapıldığı tarihe kadar 5 yıllık sürenin geçmediğini, kullanım ispatına tabi olmayacağını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markası kapsamında 41. sınıfta yer alan, "eğitim ve öğretim hizmetleri"nin mesnet markalar kapsamında da bulunduğu, ancak taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğu, hedef tüketici kitlesinin, davalıya ait eğitim kurumlarından hizmet almak isterken davacı ... tercih etmeyeceği, hiçbir tüketicinin yanılarak, münhasıran arabuluculuk hizmeti sunan ve markasında dahi arabuluculuk ibaresi bulunan davacı ... tercih etme yoluna gitmeyeceği, zaten davacının sunduğu hizmeti marka başvurusuna itiraz eden davalının da sunmasının mümkün bulunmadığı, taraf markalarında tescilli bulunan ve aralarında ilişki tespit edilen 41. sınıf hizmetler bakımından tüketicinin, herhangi bir ucuz ve hızlı tüketim malını alan tüketici kitlesine nazaran daha bilinçli tüketicilerden oluştuğu, markalar tam olarak okunduğunda fonetik olarak yanılgıya mahal verecek benzerliğin de bulunmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-1479 sayılı kararının 41. sınıf hizmetler yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı, Kurum vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... ARABULUCULUK ibareli marka başvurusu ile davalının ... ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ ve “M ... KOLEJİ EĞİTİM KURUMLARI EN İYİSİ” ibareli markaları arasında benzerlik bulunduğu, zira markalardaki esas unsuru ... ibaresinin oluşturduğu, “arabuluculuk” ibaresinin ise başvuruda tali unsur konumunda olduğu, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bu ibarenin markaya bir ayırt edicilik katmayacağı, redde mesnet markalarda ise “çocuk” “üniversitesi”, "koleji” “eğitim kurumları” “en iyisi” gibi ticaret alanında herkes tarafından kullanılan tasviri ibarelere yer verildiği, reddedilen 41. sınıftaki hizmetler yönünden söz konusu ibarelerin tasviri anlama sahip olduğu, markaya ayırt edicilik katmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa tatbik edilebilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerektiği, davacının başvurusundan çıkarılan hizmet ile davalının markalarının aynı (41. sınıf) hizmetler üzerinde tescilli bulunduğu, Mahkemece, SMK'nın 6/1. maddesindeki emtia benzerliği koşulunun sağlandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.