Anahtar kelimeler: Eseri Şirketçe Fikir Sanat Fikrî Niyetli Sınaî Kötü Takibe Haklar

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Meslek Birliği tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı şirketçe yapılan hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK'nun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” hükmüne yer verildiğini, müvekkilinin adresinin Bakırköy İlçe sınırlarında olduğunu, itirazın iptali davasının Bakırköy Mahkemelerinde açılması gerektiğini, müvekkilinin hukuken herhangi bir biçimde temerrüde düşürülmediğini, noter ihtarnamesi gönderilmediğini veya öncesinde bir icra takibi haşlatılmamışken 13.495,00 TL tutarındaki ana paraya toplamda 7.200,00 TL faiz ve KDV alacağı işletilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple de, ödeme emri tebilginden 7 gün içinde ana para tutarı olan 13.495,00 TL esas alınarak dosyanın faizi, yargılama gideri, masrafı, tahsil harcı ve benzeri ferlleri hesaplanarak 18.300,00 TL ödeme yapıldığını ve üzeri tutara itiraz edildiğini, başlatılan icra takibinin ve itirazın iptali davasının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davacının, haksız çıkar elde etmek amacıyla somut olgulardan uzak ve hukuki dayanaktan yoksun olarak icra takibi başlattığını, ardından da bu davayı açtığını, söz konusu icra takibinden dolayı %20 kötü niyet tazminatı talep ettiklerini, müvekkilli hakkında açılmış olan bu itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız olan alacaklının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████ E. ███████ K. sayılı kararı ile; "DAVANIN KABULÜNE, 1-İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olmasına rağmen Sözleşme ile taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, mahkemenin icra inkar tazminatının reddine dair verdiği karar hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılarak müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip talebine haksız itiraz eden borçlunun, miktarı yüzde yirmiden az olmayan icra inkar tazminatına mahkum edilebileceğini, alacaklı itiraz üzerine, süresi içinde itirazın iptali davasını açtığını, davalı ile müvekkili Meslek Birliği arasında akdedilen 01.08.2011 tarihli ‘Lisans Sözleşmesi’nin ‘Meslek Birliklerine Ödenecek Lisans Bedelleri’ başlıklı 4. Maddesinde borçlunun ödemesi gereken tutarın, Mali Şartlar’ başlıklı 7. maddesinde yıllık (ÜFE+TÜFE)/2 oranında artış yapılması zorunluluğu ve ödemenin ne şekilde ve nereye yapılacağının netlikte belirlendiğini, aynı Sözleşmenin 7.6. maddesinde: “Ödemelerin gecikmesi halinde LİSANS ALAN, Türk Lirası için aylık % 2 gecikme faizini MESLEK BİRLİKLERİ’ne ödeyeceğini açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, gecikme halinde, belirtilen son ödeme günleri esas alınarak gecikme faizi işletilecek, aynı zamanda vadesi gelmeyen taksitler de muacceliyet kesbedecektir….” denilerek mali hak bedelleri ve ödenecek faiz tutarları ve ödeme vadesi de da net olarak belirlendiğini, ancak davalı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olmasına rağmen Sözleşme ile taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dolayısıyla sözleşme hükümlerinde, sözleşme bedelinin gerekse ödemede gecikme veya hiç ödeme yapılmaması hallerinde uygulanacak hükümler ile faiz oranlarının belli olduğu, bu kapsamda davalının borçlu olduğu miktarı bildiği ve söz konusu borcun likit olduğunu, huzurdaki davada taraflar arasında akdedilen bir lisans sözleşmesi bulunduğunu, lisans sözleşmesi gereğince davalı borcunun miktarını, vadesini, faizini ve dolayısıyla ödemesi gereken tutarın ne olduğunu bildiğini, borçlu tüm bunları bilmesine, bilmesi gerekmesine rağmen basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve borcunu ödemediğini, davalı Şirketin icra takibine rağmen dava konusu borcu ödememe konusundaki ısrarı ve borcun tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazı açıkça kötü niyetli olduğunu ve bu nedenle de ayrıca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin olarak yerel mahkeme tarafından verilen itirazın iptali kararının onanmasına, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine dair kararın kaldırılmasına ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından itirazın iptali davası ikame edildiği ve İstanbul 3. Fikri Ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████E. ███████ K. Sayılı 10.05.2022 tarihli kararı ile dava kısmen kabul edilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki takibin devamına ve davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatının reddine karar verildiğini, davacı ise reddedilen icra inkar tazminatı bakımından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, davacının başvurusu, istinafa başvuru parasal sınırının altında kaldığından başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı, tamamen mesnetsiz iddialar ile müvekkili şirketin basiretli tacir gibi davranmadığını iddia ettiğini, aksine müvekkilin borcun neredeyse tamamına yakın bir kısmını ödemiş ve borcun tartışmaya açık ve hukuka aykırı olan olan kısmına itiraz ettiğini, bu durum kesinlikle müvekkilin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını sonucunu doğurmayacağını, davacının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız istinaf başvurusunun öncelikle yasal parasal başvuru sınırının altında kalması nedeniyle usulden reddine, söz konusu alacak likit ve muayyen olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı Meslek Birliği tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 2016/ 1.TAKSİT, 2016 / 2.TAKSİT, 2017/ 1.TAKSİT. 2017/2. Taksit , işlemiş faiz , KDV olmak üzere 13.496,86 TL asıl alacak olmak üzere toplam 20.662,41 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, borçlunun icra takip tarihinden sonra icra dosyasına anapara ve dosya masraflarına karşılık 18.300,00-TL ödeme yaptığı, itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile , davalının takip tarihi itibariyle sözleşme şartlarına göre 2016 ve 2017 yılları faturalarını vadesinde ödememesinden dolayı temerrüde düştüğü, icra takip tarihi itibariyle asıl alacak yönünden 15,926,30-TL. temerrüt faizi yönünden 4.802,28-TL. toplam borç miktarının 20.728,58-TL. olabileceği, davalının da icra takip tarihinden sonra icra dosyasına anapara ve dosya masraflarına karşılık 18.300,00-TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Borçlu ... AŞ'nin 30.07.2018 tarihli, borca itiraz dilekçesinde, borcun ana para ve masrafları ile birlikte ödendiği, ancak borçlunun daha önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle fahiş olarak belirlenen faize itiraz ettikleri, itiraz edilen kısımla ilgili olarak takibin durdurulması talebinde bulundukları anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere, itiraz eden borçlu tarafından 30.07.2018 tarihinde ana borç ve ferileri (faiz hariç) toplam 18.300 TL olarak ödenmiş olduğu, borçlu tarafından itiraz edilen kısmın 4.802,28 TL olarak talep edilen faize ilişkin olduğu, eldeki itirazın iptali talepli davada, harca esas değerin 5.987,85 TL olduğu anlaşılmıştır İcra inkar tazminatı asıl dava konusu talebe bağlı feri talep niteliğindedir. Dava değeri 5.987,85 TL olup, mahkemece, "davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine " karar verilmiş, davacı vekili icra inkar tazminatı talebinin reddi kararına karşı istinaf talep etmiş ise de; İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar 02.12.2016 tarihli RG’de yayınlanan 6763 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre, (2) Miktar veya değeri "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.Buna göre HMK 341/2 maddesindeki parasal sınır 2022 yılı için 8000,00 TL tutarındadır. Eldeki dava değeri 5.987,85 TL olduğundan verilen karar, taraflar yönünden HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin niteliktedir. İstinaf başvurusunun davacı tarafça kesin bir karara karşı yapıldığı açık olduğundan HMK'nın 346/1. maddesi gereği ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve HMK'nın 346/2. maddesi gereği verilen istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın istinafı halinde dosyanın dairemize gönderilmesi gerekirken, bu hususun yerine getirilmediği anlaşıldığından İstinaf başvurusunun HMK 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ E., ███████ K. Sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE , 2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025