Anahtar kelimeler: Öykülerinin Öykü Yazarlığı Email Yanaşmadığını Dek Bugüne Mesaj Pazar Olmasa

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İSTEM :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalıya ait ...’nin pazar eki olan “....” isimli gazetede öykü yazarlığı yaptığını, davacının, 5953 sayılı Basın İş Kanunu’na tabi olduğunu, davacının anılan gazetede 26.04.2015 tarihinden bugüne dek öykü yazarlığı yaptığını, davacı ile davalının 2015 yılında aylık 5.000,-TL ücret hakkında anlaştığını, ancak 5953 sayılı yasanın 4. maddesine rağmen davalının yazılı sözleşme yapmaya yanaşmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut olmasa da, gerek davacının öykülerinin yayınlanmış olması, gerekse davalı şirket çalışanları ile yapılan e-mail yazışmaları ve mesaj yazışmalarının bu iş ilişkisini ispatladığını, iş ilişkisinin devam ettiği 29 aylık süre zarfında, davacının toplam 117 adet öyküsünün yayınlandığını, davacının harici başvuru ve talepleri üzerine her defasında ödeme yapılacağının vaadedilmesine rağmen yayınlanan bu öykülere ait ücretlerin ödenmediğini, ödeme yapılmadığı için davalıya ... 37. Noterliği’nin ...tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin 20.10.2017 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir cevap verilmediğini, Basın İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca davacıya ödenecek ücretin her gün için %5 fazlası ile ödenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ücret alacağından şimdilik 10.000 TL'nin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, █████/2018 tarihinde yatırdığı harcına binaen açtığı dava miktarlarını ISLAH etmiştir.CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin iş yeri adresinin ... olması nedeniyle yetkisiz yerde açılan davanın reddinin gerektiğini, davacının işçi sıfatını taşımadığını, işçi sıfatına taşımayan kişinin talepleri ile ilgili davanın, iş mahkemeleri yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının baştan beri alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarın belirli olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının eşi olan ...'un davalı şirket bünyesindeki gazetelerden ... gazetesinde Kadrolu bir yazar olduğunu ve danışma kurulunda yer aldığını, ...'un eşi olan davacının manevi tatminini sağlamak amacıyla, davalı gazetede hikayeler yayınlanması için ricacı olduğunu, davalı kurumda böyle bir ihtiyaç bulunmadığı ifade edilerek bu isteğinin öncelikle reddedildiğini, ancak ...'un ısrarlı talebi neticesinde ...Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından haftada bir kez ve bedelsiz olarak, davacının pazar magazin ekinde “...” isimli köşede deneme / deneme yazıları yazmasına müsaade edildiğini, hiçbir zaman davacıya maaş ödeneceğinin vaadedilmediğini, bu durumun davacının “29 ay maaş almadan çalıştım -117 adet öyküm bilabedel yayınlandı” beyanları ile sabit olduğunu, bir çalışanın 29 ay boyunca hiç ücret almamasına rağmen buna sessiz kalmasının ve çalışmayı sürdürmesinin akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının eşi de dahil olmak üzere davalı kurum gazetelerinde faaliyet gösteren bilcümle telifli, sözleşmeli yazar muhabir vs. nam altında yaklaşık 1000 civarı çalışanın, her ay aksatılmadan ücretlerini bankalardan alırken, davalı kurumda çalışan ...'un eşi olan davacının, 29 ay boyunca hiç ücret almamasının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan mail kayıtlarının, herkes tarafından ve her şekilde düzenlenebilecek bazı mail çıktılarının delil olarak kabul edilemeyeceğini, bir an için aksi düşünülse dahi yazı içerikleri incelendiğinde; ücret talebi veyahut bu yönde herhangi bir yakınma da bulunmadığını, davacının alacak iddiasının iyiniyet kuralları ve hukuk mantığı ile bağdaşmadığını, 5953 sayılı Kanunun 4. maddesinde; gazeteci ile işveren arasındaki iş akdinin yazılı şekilde yapılmasının mecburi olduğunu, taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığını, davacının Basın iş Kanunu’na tabi çalışan olmasının mümkün olmadığını, birinin basın çalışanı olup olmadığının tespitinde T.C Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğündeki kayıtların esas alınacağını, davacının böyle bir kaydının bulunmadığını, davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalışan olmadığı için ücretlerinin günlük %5 fazlasına hak kazanmasını da söz konusu olamayacağını, bir an için aksi düşünülse dahil yıllarca ses çıkarmadan gazeteye yazı gönderip, bilahare haksız zenginleşme kastıyla %5 fazlası ile ücret talebinin iyiniyet kuralları ile örtüşme yiyeceğini, Yargıtay'ın bu yönde kararlarının olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacının taleplerinin kabulü halinde; en yüksek banka mevduat faizine değil, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Davacı vekili tarafından mahkememizde açılmış olan dava, ücret alacağının tahsili istemine yönelik alacak davası niteliğindedir.İş Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama neticesinde verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli ve ... E.K. Sayılı ilamında yer alan "....Mahkemece, davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalışan olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.HMK 1. maddesinde görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup, HMK 114/1-c maddesinde görev hususunun dava şartı olduğu, 115 maddede dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı düzenlenmiştir.Davanın, İş Kanunu (somut olayda Basın İş Kanunu) kapsamı dışında kalması halinde, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davanın esastan reddi usule aykırıdır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar sayılı ve benzer nitelikte Yargıtay içtihadı)Mahkemece, görev hususu resen değerlendirilmeli, tarafların buna dair iddia savunma ve deliller değerlendirilmeli, davaya bakmakta genel mahkemelerin ya da Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Zira, Basın İş Kanununa göre işçi sayılmayan davacının, Basın İş Kanununa dayanan isteklerini İş Mahkemesinde davalıdan istemesi hukuken mümkün bulunmasa da davacı sebepsiz zenginleşme veya telif sözleşmesi kuralları gereğince bazı isteklerde bulunabilir. Bu nedenle, mahkemece "...Basın İş Kanunu’nun 4. Maddesine göre; gazeteci ile işveren arasındaki iş akdinin yazılı şekilde yapılması zorunlu olup davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle davacının Basın iş Kanunu’na tabi çalışan olmadığının anlaşıldığı...." gerekçesiyle kaldırılarak, dosya mahkemesine iade olunmuş ve mahkemece mahkememizin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş iş bu esasa kaydı yapılmıştır.Görevsizlik kararı gerekçesi "Basın İş Kanunu'nun 4. Maddesi "Gazeteci ile kendisini çalıştıran işveren arasındaki iş akdinin yazılı şekilde yapılması mecburidir" hükmünü amir olup, yargılamasına devam olunan mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, dolayısı ile davacının Basın işçisi olmadığı anlaşılmakla, Basın İş Kanunu'nun 4. Maddesi ve İstinaf Karar İlamı doğrultusunda, mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine dair karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde olup, mahkemenin görevsizlik kararı gerekçesi yukarıda verilen Bam kararı ise de, bam kararında doğrudan Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin görevli olacağı yönünde kararın bulunmadığı, Bam kararında " tarafların buna dair iddia savunma ve deliller değerlendirilmeli, davaya bakmakta genel mahkemelerin ya da Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmeli, " şeklinde ifade edildiği, dolayısı ile Bam kararı gereği iddia ve savunma içeriklerinin değerlendirilerek görevli mahkemenin tayin edilmesi gerektiği ancak ilgili mahkemece doğrudan mahkememizin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.Yapılan incelemede davacı yanın işçi sıfatına haiz olmadığı gibi "Basın İş Kanunu'nun 4. Maddesi "Gazeteci ile kendisini çalıştıran işveren arasındaki iş akdinin yazılı şekilde yapılması mecburidir" hükmünü amir olup, yargılamasına devam olunan mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, dolayısı ile davacının Basın işçisi olmadığı bu durumda İş Mahkemelerinin görevli olamayacağı hususun tartışmasız olduğu sabittir.Dava dilekçesi incelendiğinde davacı yan, taraflar arasında kararlaştırılan ücretin davalı yanca ödenmediği iddiası sebebi ile kararlaştırılan ücret alacağının tahsilini istemiş olup, dava dilekçesi incelendiğinde davacının 5846 sayılı FSEK kapsamında hiçbir isteminin bulunmadığı, dava ve cevap dilekçesi içeriği tetkik edildiğinde eser sahipliği konusunda da niza bulunmadığı, 5846 sayılı yasa kapsamında tecavüze dayalı bir istemin bulunmadığı, davacının alacak isteminin de 5846 sayılı yasa kapsamında olmadığı, salt yayınlanan öykülerin FSEK kapsamında korunmasının iş bu davayı bakma görevinin mahkememiz olması için de yeterli olmadığı, somut olayda ihtilafın davacı ile davalı arasında ücrete yönelik sözlü bir anlaşma olup olmadığı anlaşma var ise belirlenen ücretin davalı yanca ödenip ödenmediği olup, bahsi geçen uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak davası mahiyetinde olduğu ve TBK kapsamında genel mahkemeler nezdinde ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği, somut olaya son derece benzerlik taşıyan başka bir olaya ilişkin verilen İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar sayılı ilamında"5846 sayılı FSEK'nın 1 ve 1/A. maddelerinde amaç ve kapsamı düzenlenmiş olup, buna göre fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahiplerinin ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir. Somut olayda, davacı tarafça, taraflar arasında imzalanan "..." kapsamında davalı şirketin yapımcısı olduğu ...isimli dizide oyuncu olarak yer aldığını, davalı şirketin ödemediği son 11 bölüm ücretinin tahsili için açılan icra takibine itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açılmıştır. 5846 Sayılı fikir sanat eserleri kapsamında ve fikri ve sınai haklar mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın TBK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırması gerekmektedir." Yukarıdaki bam kararına esas davada da davacı icracı sanatçı sıfatına dayanarak davasını ikame etmiş, ücret alacağının dayandığı dizinin eser mahiyeti olup, Fsek kapsamında koruma altına alınsa da, ortada Fsek kapsamında değerlendirilecek bir konu olmaması, fssek kapsamında değerlendirilecek bir uyuşmazlığın olmaması hasebiyle görevsizlik kararı vermiş olup, somut olayda da ihtilaf konusu ve taleplerin FSEK kapsamında olmadığı, tamamı ile TBK kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi gereken sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması sebebi ile genel mahkemeler nezdinde davanın görülmesi gerekeceğinden görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğu kanaatiyle aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:1-Mahkememizin görevsiz olduğunun tespiti ile görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE2-Görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde HMK'nın 21/1-c , 22/2 maddesi gereğince yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İstinaf 'a gönderilmesine, 3-Verilen görevsizlik kararının niteliği gereği harç ve yargılama giderleri ile sair taleplerin görevli ve yetkili mahkemede nazara alınmasına,4-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince vekalet ücreti takdirinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2025Katip Hakim