Anahtar kelimeler: Danışıklı Davranarak Uğramasına Tekstil Firmasının Kazanç Bakırköy Ret Zarara San
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ Esas, ███████ Karar
    HÜKÜM :Asıl dava ve karşı dava ret, birleşen dava kısmen kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : ████████ Esas ████████ Karar
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    KARAR
    I. DAVA
    1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların haksız kazanç elde etmek amacıyla danışıklı davranarak müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduklarını,davalı ... Firmasının, müvekkili şirket ile mevcut anlaşma gereğince, müvekkili şirkete göndermesi gereken mikrondan daha düşük mikronluk malzeme gönderdiğini ancak yüksek kaliteli mikronluk malzeme göndermiş gibi ödeme aldığını, bu kapsamda müvekkilinin maddi olarak zarara uğramasına neden olduğunu, dolayısıyla davalıların eylemlerinin müvekkili şirketin ... ve haysiyetini zedeleyici, ticari itibarını sarsıcı olmakla birlikte, müvekkili şirketin prestij kaybına uğramış olması ve davalıların müvekkili şirketi uğratmış oldukları maddi zararın yanı sıra manevi olarak da zarara uğratmış olduklarının açık olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL tutarında maddi, 25.000,00 TL tutarında manevi tazminatın olay tarihinden itibaen işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından tanzim edilerek davalıya teslim edilen fatura ve içeriği malların yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraza uğramaksızın kabul edildiğini, fakat davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsil edilmesi amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazların haksız, soyut ve hayali olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Asıl davada davalı, karşı davacı ... vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin etiket ve ambalaj üzerine faaliyet göstermekte olduğunu ve muhtelif bir çok firmaya önceden verilen siparişler doğrultusunda malzemeler temin ettiğini, davacı tarafça müvekkili şirketin ticaretine konu fatura bedellerinin ödemesinin çeşitli bahanelerle geciktirildiğini, davacının işyerinde 7 ayrı kişinin sipariş ve malzeme temininde yetkili olduğunu, dolayısıyla davacının iddiaları üzerine müvekkilinin söz konusu firmadan sadece diğer davalı ... tarafından sipariş geçildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın sipariş miktarlarına ilişkin gerçeği yansıtmayan kendi bilgileri dahilinde birkaç tablonun sunulduğunu, tablonun geçerliliğine ilişkin olarak ise hiçbir delil sunmadığını, davacı tarafından sipariş edilen ve üzerinde marka ve modelleri bulunan ürünlerin başka bir firmaya satış imkanının olmadığını beyanla asıl davanın reddine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 17.557,50 TL tutarında maddi, 10.000,00 TL tutarında manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    3.Asıl davada davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
    4. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile birlikte eski çalışanı ...'un ve dava dışı ... Plastik A.Ş.'nin haksız kazanç elde etmek amacıyla danışıklı olarak kendilerini maddi ve manevi zarara uğrattıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; sipariş ve teslim alma sürecinde davalı ...'un tek başına hareket etmediği, davalı ... ve diğer çalışanların yaptıkları tüm işlemlerin kontrol edildiği, siparişlerin fiilen şirket müdürü olarak görev yapan tanık ... tarafından verildiği, faturaların ...'ın onayı olmadan muhasebeden ödeme yapılmadığı, gelen malların siparişe uygun olarak gelip gelmediğinin kontrol edilerek birim sorumluları tarafından malların kabul edildiği, malların siparişe uygun olarak gelip gelmediğinin tek tek sayımını ilgili birim sorumlularının yaptığı, banka hesaplarının hukuka aykırı olarak elde edildiği ve bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenmiş olduğu görülmekle söz konusu banka kayıtlarının davacı iddiasını kanıtlar nitelikte bulunmadığı, davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesi ekinde tutanak ve bir kısım inceleme raporları sunulmuş ise de bu tutanak ve raporların davacı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş ve üstelik söz konusu alışverişin üzerinden uzun süre geçtikten sonra hazırlanmış belgeler olması nedeni ile bu belgelere itibar edilemeyeceği, toplanan tüm delillerden davalı ...'un diğer davalı şirketlerden davacı şirket adına sipariş edilen ve teslim edilen ürünleri eksik/kalitesi düşük olarak teslim aldığı ya da bilerek ihtiyaçtan fazla ürün sipariş ettiği ve yine diğer davalıların da davalı ... ile bu konularda haksız fiil gerçekleştirme iradesi ile birlikte hareket ettikleri yönünde iddiayı ispatlar nitelikte delil bulunmadığı, ceza mahkemesince davalı ... Akkuavuk'un beraatine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli kontrol ve iç denetimi sağlayarak eksik/kalitesiz ürün teslimi veya ihtiyaçtan fazla ürün siparişi varsa bunun önüne geçmesinin gerektiği, davalıların tazminat sorumluluğu cihetine gidilebilecek iddia edilen haksız fiili gerçekleştirdiklerinin ispatlanamadığı, karşı dava yönünden; karşı davaya konu ürünlerin karşı davalı tarafça karşı davacıya sipariş edildiği ve bu ürünlerin karşı davalıya teslim edildiği hususu karşı davacı tarafça ispatlanamadığı, her ne kadar manevi tazminat talep edilmiş ise de alacağın ödenmemesi iddiasından dolayı manevi tazminat talep edilemeyeceği, birleşen dava yönünden; faturaların muhteviyatı malların davalı tarafça teslim alındığı dolayısı ile bu faturaların kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak birleşen davanın bilirkişi tarafından tespit edilen 121.888,16 TL'lik kısım yönünden kabulü gerektiği gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
    IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Tekstil San. ve. Tic. Ltd. Şti.'nin asıl davada davalı ... Ltd. Şti. yönünden istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Tekstil San. ve. Tic. Ltd. Şti.'nin asıl davada davalılar ... ve ...'a ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 05.02.2024 tarihli ek karar ile, kesin karara ilişkin birleşen davada davalı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ İNCELEMESİ
    A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
    Asıl dava, haksız fiil, ayıplı mal tesliminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava faturaya dayalı alacağın tahsili talebine, birleşen dava ise icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!