Anahtar kelimeler: İçtimanın Neviden Tanımında Erteleme Anlamda Fikri İfa Yaptırmamak Fiili Direnme

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme, Görevi yaptırmamak için direnme, HakaretHüküm : Tüm sanıklar hakkında; 1- Mala zarar verme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 62/1, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme 2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 265/1-3, 62/1, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme 3- Hakaret suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a, 43, 62/1, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme, Dosya incelenerek gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 02.03.2010 tarih, 2009/9-259 esas, ███████ sayılı kararında da belirtildiği üzere sanıkların suçun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan eylemlerini görevini ifa eden iki kamu görevlisine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev'iden fikri içtimanın oluştuğu ve görevini yaptırmamak için direnme suçundan da TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğnin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; a) Katılan ...'a ait telsizin sanık ... tarafından kırıldığının 20.07.2005 tarihli tutanakta belirtilmesi ve sanıklar ... ile ...'ın mala zarar verme suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir her türlü kuşkudan uzak somut, yeterli ve inandırıcı delil blunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,b) Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçları yönünden ise hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun'un 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasınının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçların niteliği ve hükmolunan cezaların türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.