Anahtar kelimeler: İhyası Sicilden Aşnin Terkin Bakirköy Den Bursa Sicil Tasfiyesinin İlamda

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyasıTaraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ... AŞ’nin tasfiyesinin, █████/2014 tarihinde tamamlandığını ve kaydının sicilden terkin edildiğini, davacı şirketin, dava dışı ...'den alacaklı olduğunu, borçlu aleyhine Bursa ...Genel İcra Müdürlüğü'nün ... (Kapatılan Bursa ...İcra Müdürlüğü ... E.) Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatılmış olduğunu, borçlu adına kayıtlı Bursa İli, Kestel İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ....kat, ... Bağımsız bölüm mesken nitelikli taşınmazın kıymet takdiri yapıldığını, taşınmaz üzerinde dava dışı ... Ticaret A.Ş.'nin İpotek alacağı bulunduğunu, satış işlemlerine devam edilebilmesi için ilgili evrakların tasfiye edilen şirkete tebligat yapılabilmesi gerektiğini, dava dışı şirketlerin tasfiye süreci tamamlanarak sicil kaydından terkin edilmiş olması sebebiyle tebligat yapılamadığını iddia ederek, ... AŞ'nin tasfiyesinin kaldırılarak şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini,“6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Anonim Şirketi' nin 'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması“ gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin gerektiğini, sicil kaydının resen █████/2014 tarihinde terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memuruna bildirmesi gerektiğini, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; davalı şirket tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı kabul edilse dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamacağına dair mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, davalı müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış olsa dahi Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğini, ilanın bulunması karşısında, davalı müdürlüğün eksik bir işleminin mümkün olmadığını, Bursa ... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını bu sebeple davalı müdürlüğün aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, açılan davanın reddine, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Davalı Sicil Müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı ve ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalı Sicil Müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu, davacı tarafından icra takip dosyasında takip işleminin devamı bakımından ihyası talep edilen şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ...sicil nosunda kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin ihyasına ve ...' ın tasfiye memuru olarak atanmasına TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilerek..." gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret sicilinin... numarasında kayıtlı iken sicilden resen terkin olan ... Ticaret Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin Bursa ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket ortaklarından ...'ın atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili müdürlüğün resen gerek terkin işlemlerinin sıhhati bakımından, gerekse dava konusu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında yer alması bakımından hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, şirket hakkında derdest dava bulunduğuna dair sicil kayıtlarına intikal eden hiçbir bildirim bulunmaması rağmen gönderilen ihtarın tebliğ edilmemesi üzerine işlem yapıldığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım konumunda bulunduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, dışı ... AŞ'nin, TTK geçici 7. maddesi gereğince ilgili Tebliğ uyarınca, 09.10.2014 tarihinde resen terkin edildiği, dava dışı ... aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığı, söz konusu taşınmaz üzerinde, terkin edilen şirketin ipotek alacağının bulunduğu bu nedenle satış işlemlerine devam edilebilmesi için ilgili evrakların tasfiye edilen şirkete tebliği gerektiği için davacı tarafça terkin işleminin kaldırılarak şirketin ihyasının talep edildiği, mahkemece ilgili bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edilip incelendikten sonra davanın kabulüne, şirketin sınırlı olarak ihyası ile tasfiye memuru atanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükümde davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığı, bu konuda verilen hükmün isabetli olup olmadığına ilişkindir. Davalı, bu davada yasal hasımdır. TTK'nın geçici 7. maddesi ile belirli koşullarda ticari şirketlerin sicilden terkin edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması hususunda davalıya görev verilmiştir. Yasal hasım konumunda olan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumluluğunu gerektiren bir durum yoktur. İhya talebi, davalının terkin işlemini usulsüz yaptığı iddiasıyla değil, bir icra takibinin devamının sağlanabilmesi için yapılmıştır. Davalının yargılama giderlerinden sorumluluğunu gerektiren bir eyleminin varlığı idda edilmemiştir. Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar ve 29.03.2024 tarihli emsal ilamında belirtildiği üzere, 29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” cümlesi eklenmiş olup anılan Kanun'un 23.maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu durumda anılan hüküm uyarınca da dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken sicilden resen terkin olan ... anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin Bursa ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Tasfiye memuru olarak şirket ortaklarından ...'ın atanmasına, Keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca, kullanılmayan gider ve delil avanslarının, kararın kesinleşmesinden sonra, yatıran tarafa iadesine,6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden karar verildiğinden, davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından yapılan 65,00 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 8-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.