Anahtar kelimeler: İstemli Rekabet Bakırköy Ret Olmaksızın Şartı Eksiklikleri Sayisi İşlerin Miktar

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, █████████ KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1.Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı şirketin ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatlerinin zarar gördüğünü, müvekkili şirketin mevcut zararlarının artarak devam etmesi tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ...'in davacı şirkette 2014-2018 yılları arasında satış mühendisi olarak çalıştığını, 20.04.2018 tarihinde davacı şirketteki işinden ayrıldığını, davacı şirketten ayrılmasından bir sene sonra 25.02.2019 tarihinde kendi şirketini kurarak çalışma hayatına devam ettiğini, müvekkil ile davacı şirket arasında rekabet yasağına ilişkin herhangi bir gizlilik sözleşmesi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu çalışanı ...'in... ve ... operatörü olup, davacı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkili de davacı şirketin eski çalışanı olduğundan zaman zaman eski çalışanların hal hatırını sormak üzere onlarla bir araya geldiğini ya da telefon ile görüştüklerini, davalının da ... ile sık olmasa da, zaman zaman görüşüp halini hatrını sorduğunu, ancak hiçbir zaman ...'in kendi şirketinde çalışmasını istemediğini, ...'in ise tamamen çalıştığı şirketteki çıkarlarını düşünerek, şirketten aldığı maaşı arttırmanın yollarını düşündüğünü ve bu doğrultuda hareket ettiğini, adı geçenin davalı ile görüştüğünde amiri olan ...'ı sevmediği ve onunla çalışmak istemediği şeklinde şikayetlerde bulunduğunu, ...'in "üretim ve iş sırlarını bilen" bir çalışan olmadığını, haksız rekabet ve ticari sırlara yönelik bilgisinin olmadığını, çalışan ...'in hangi üretim ve iş sırlarını bildiğinin açıklanmadığını, salt tecrübe ve deneyim ileri sürülerek haksız rekabetin gerçekleştiğinin iddia edildiğini, ancak salt bu nedenlerle haksız rekabetin varlığının ileri sürülemeyeceğini, fazla maaş teklif edilmesinin haksız rekabet olmadığını, davalının davacı çalışanına 8.000,00 TL ücret teklif etmesinin söz konusu olmadığını, kabul etmemekle birlikte; işçiye eski çalıştığı yerden fazla ya da piyasa koşullarından fazla maaş teklif edilmesinin, başlı başına işçiye haksız bir menfaat sağlanması yahut işçinin görevlerini ihmale yöneltmesi maksadıyla yapıldığının söylenemeyeceğini, ... ile davalının tanışıklığı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların davacıya yönelik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54,55 ve 56. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği, tanıkların beyanının haksız rekabet oluşturacak nitelikte ve yoğunlukta bir eylemin olduğunu belirleyemediği; yine davacı işyerinde çalışan bir işçinin işe alınması ya da iş teklifi yapılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı ve bu eylemin transfer niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şahsın davacının yanından ayrıldıktan yaklaşık 1 yıl sonra diğer davalı şirketi kurması, ticari hayatın gerekleri ve gerçeklerine uygun olduğundan yasaya aykırılık taşımadığı gibi, davalı şahsın davacıya ait işçilerle görüşerek davacı şirkete ait üretim ve iş sırlarını ele geçirmeye yöneltildiğine dair delil olmadığı, ayrıca davacı tarafça davalı şirketin davacıya ait hangi sırrı öğrenip kullanıp bundan menfaat sağladığına dair somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalının davacı çalışanına iş teklif ettiği dosyadaki tanık ifadelerine göre sabit olmadığı gibi davacı şirket çalışanının işten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya da başlamadığı, kaldı ki davalı gerçek kişinin aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketi kurup faaliyette bulunması ve davacı şirket çalışanına iş teklif etmesinin tek başına haksız rekabet niteliğinde olmadığı, aksi düşüncenin kabulü halinde kişinin o iş kolunda faaliyet göstermesinin ekonomik faaliyette bulunma ve çalışma özgürlüğü ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde engellenmesi sonucunu doğuracağı, bu nedenlerle, mahkeme kararında usule ve kamu düzenine dair bir aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi