Anahtar kelimeler: Niğde İstirdadı Seri Keşide Şubesine Bedelli Çek Bankası Usulden Bakirköy

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ███████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU: Çek İstirdadı
Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası ile ... Bankası AŞ, Niğde Şubesine ait ... seri nolu █████/2024 keşide tarihli 225.000 TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2024 keşide tarihli 300.000 TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2024 keşide tarihli 600.000 TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2024 keşide tarihli 600.000TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2024 keşide tarihli 800.000 TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2024 keşide tarikli 600.000 TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2024 keşide tarihli 600.000TL bedelli çek, ... seri nolu █████/2021 keşide tarihli 800.000 TL bedelli 8 adet çek için ödeme yasağı talepli çeklerin iptali davası açtığını, ödeme yasağı kararı verildiğini, davalı tarafından çek iptali davasında ...bankası, Niğde Şubesi, ... çek nolu, Niğde/15.04.2024 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli ve ... Bankası AŞ, Niğde Şubesi, ... seri nolu, Niğde / 30.04.2024 keşide tarihli 600.000 TL bedelli çeklerin ciro yoluyla uhdesine geçtiğini ve bankaya ibraz ettiklerini beyan ettiğini, ayrıca davalının bu çekler için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün i ... Esas ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattığını, mahkemece müvekkiline 2 haftalık kesin süre içersinde istirdat davası açılması için süre verildiğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin haksız olduğunu, takiplerin tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, çeklerin davacının elinden rızası dışında elinden çıktığını, davalı ve cirantalar ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle takip konusu iki çekin davacıya iadesi gerektiğini, davacının haklı hamil olduğunu, ileri sürerek, ... bankası AŞ, Niğde Şubesine ait ... seri no'lu, 15.04.2024 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli ve ... bankası AŞ, Niğde Şubesine ait ... seri nolu,30.04.2024 keşide tarihli, 600.000 TL bedelli çeklerin davalıdan istirdadına, davacıya iadesine davacının haklı hamil olduğunun tespitine, telafisi güç ve imkansız zararlar doğmaması adına dava süresince ödeme yasağı kararının devamına, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, çekin asıldan mücerret olduğunu, davalının iyiniyetli yasal hamil durumunda bulunduğunu, davacının, davalının çeki iktisap ederken kötüniyetli olduğunu veya bile bile davacının zararına hareket ettiğini ispatlayamadığını, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; TTK 758. madde gereği davacının rızası dışında elinden çıkan çeklerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli muhtıra ile davacı vekiline "Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 Haftalık Kesin Süre içerisinde sunulması, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği hususu" ihtar edilmiştir. Davacı vekili █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde; huzurdaki davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, davanın usulden reddedileceği yönündeki muhtıranın hukuka aykırı olduğunu, Sayın mahkeme bu yönde değerlendirme yapıyor ise taraflarına arabuluculuk işlemlerinin tamamlanması için süre verilmesini talep etmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar, █████/2024 tarihli ilamı ile "davacı tarafından dava konusu çekin davalıdan istirdadı talep edilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca iş bu çek istirdadı davası, aynı zamanda menfi tespit istemini de içerdiğinden arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır. Bu nedenle, mahkemece arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" belirtilmiştir. █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4.üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava da █████/2024 tarihinde açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline █████/2025 tarihli muhtıra ile kesin süre verildiği, kesin sürenin henüz dolmadığı ancak davacı vekili tarafından Mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığı, çek istirdadı davası zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar arabulucuya başvurulmadığı gerekçesi ile usulden red kararı verilmiş ise de davanın arabuluculuk şartına tabi olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ... bankası AŞ'nin Niğde Şubesine ait ... seri no'lu, 15.04.2024 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli ve ... seri nolu, 30.04.2024 keşide tarihli, 600.000 TL bedelli çeklerin meşru hamilinin kendisinin olduğunu, iradesi dışında elinden çıktığını ileri sürerek, çeklerin meşru hamilinin kendisi olduğuna ve çeklerin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir. 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur. Eldeki dava, 17.05.2024 tarihinde açılmıştır. Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115.maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu bilgilere göre; 7445 sayılı Kanun'un 31.madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik yapıldığı, davanın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren çek istirdadı davasının da 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği, davanın konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, arabuluculuk yoluna başvurmadığı sabit olan davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Her ne kadar Dairemizin 14.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında çek istirdadı davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmiş ise de, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı uyarınca eldeki davada olduğu üzere çek istirdadı davasının arabulucuğa tabi olduğu görüşüne varılmış ve Dairemizce uygulama değişikliğine gidilmiştir. Davacı, ...bankası AŞ, Niğde Şubesine ait ... seri no'lu, 15.04.2024 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli ve ... bankası AŞ, Niğde Şubesine ait ... seri nolu,30.04.2024 keşide tarihli, 600.000 TL bedelli çeklerin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Ancak dava değerini 1000 TL göstererek kısmi dava açmış olup bu durumda mahkemece, çek bedelleri üzerinden dava değeri tespit edilip eksik harcın tamamlatılması gerekirken bu yapılmadan karar verildiği görülmekteyse de, davacının zaten zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan bu davayı açamayacağı ve harç tamamlanmış olsaydı bile usulden ret kararı ile yatırılmış olan harcın da mahsup sonrası kalanının iade edileceği nazara alındığında bu husus kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!