Anahtar kelimeler: Paya Saylı Sanve Bölünmüş Yayıncılık Çıkma Ticltdşti Gazetesinde Katıldığını Yazim

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2025K. YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin .... tarih ve ... saylı Ticaret Sicil gazetesinde yayınlanan 25.05.2011 tarihli ortaklar kurulu kararı gereğince davalı ..... yayıncılık San.Ve Tic.Ltd.Şti ‘nin 100 paya bölünmüş 25 hissesi itibariyle ortak olduğunu, Ortaklar Kurulu'nun 20.12.2011 tarih ve 16 sayılı karar ile sermaye artırımı yapıldığını, şirket sermayesinin 200.000.TL' ye çıkartıldığını, müvekkilinin sermaye arttırımına katıldığını, artırılan yeni sermayeye göre, 200 paya bölünmüş 200.000.TL sermayesinin 49 .000.TL sermaye karşılığı 49 paya sahibi olduğunu, müvekkilinin ¼ hissedarı olduğu davalı ..... yayıncılık San.Ve Tic.Ltd.Şti'nin YÖS,DGS, ALES, KPSS gibi yapılan sınavlara hazırlık kitapları basan ve bunları pazarlayan, ana iştigal konusu Yayıncılık olan bir şirket olduğunu, davalı Şirkette, ... ,...'ın şirket ortağı , .... ve ...'ın ise hem şirket ortağı hem de şirket Müdürü olduğunu, müvekkilinin ortak olduğu 2011 yılından bu yana, şirketin gerek idari ve gerekse faaliyet konuları ile ilgili 11 kez toplandığını ve 11 adet karar aldığını, bu kararlardan 25.05.2011 tarih ve 11 sayılı,20.12.2011 ve 16 sayılı kararlar haricinde kalan 9 adet kararda müvekkilinin toplantıya katılmamasına rağmen, toplantıya katılmış gibi gösterildiğini , bu kararlardaki imzaların da davalılar tarafından atıldığını, kararların bir kısmının Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanarak uygulamaya konulduğunu, bu sahte kararlar ile şirketin bir kısım faaliyet alanlarının, işyerlerinin kapatıldığını ve şirketle ilgili esaslı hususlarda uygulamalar yapılarak şirketin zarara uğratıldığını, müvekkilinin ortak olduğu 2011 yılından bu yana, gerek şirket ortakları ve gerekse şirketi temsil eden Müdür veya Müdürlerin yaptırdığı işleri daha yüksek fiyattan yaptırılmış gibi gösterip giderleri abarttıklarını, şirketin bastığı kitap ve dergilerin satışlarının ve şirket karının da düşük gösterildiğini, daha az kar dağıtımı yapıldığını, basılan kitap, dergi gibi şirketin satışa sunduğu ve gelir elde ettiği mal ve emtiaların piyasının çok altında fiyatlarla , davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olan ..,..,..'ın ortağı ve yetkilisi bulunduğu ve ayrı bir şirket olarak faaliyet gösteren bir şirket olan .....TİC.LTD.ŞTİ' ne düşük fiyatla satışılar yapılarak, her yıl şirket karının düşük , hatta kasıtlı olarak zarar ediyor gösterildiğini, davalı şirketin diğer ortakları ve Müdürlerinin TTK. düzenlemeleri gereği," özen ve bağlılık yükümüne aykırı davranması, güvenin kötüye kullanılması, şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğratıcı işlemler yapmaları üzerine, müvekkilinin İstanbul .... Noterliği'nin 02.02.2018 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ve şirket ortakları ile şirket müdürlerine " suç duyurusunda bulunacağı ve ortaklıktan çıkma isteği"nin bildirildiğini, ihtarname gereğinin yerine getirilmediği gibi cevap da verilmediğini, müvekkilinin davalı şirket Müdürleri ve ortaklarının yapmış olduğunu eylemlere ilişkin TTK.562/6, TCK.204, 155/2, 158/h maddelerinde belirtilen de sahte belge tanzimi, Güveni Kötüye Kullanma ve dolandırıcılık suçlarından haklarında soruşturma açılması için İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın halen ..... soruşturma numaralı dosyası ile devam ettiğini, ortaklığın müvekkili yönünden çekilmez hale geldiğini beyanla müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasını, şirketin gerçek değerinin tespiti ile müvekkilinin çıkma payının ödenmesini, TTK 638 md gereğince ivedilikle gerekli tedbirlerin alınmasını, şirket yönetimine tedbiren kayyım tayinini ,yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Huzurdaki davanın ortaklar arasındaki sorunlardan kaynaklanması nedeniyle davanın müvekkili şirkete değil şirketin diğer ortaklarına yöneltilmesi gerektiğini, davacının haklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve eldeki davada hakların zamanaşımına uğradığını, davacının kendisinden habersiz alındığını iddia ettiği -2 adet karardan sonraki- 7 adet karara katıldığını, karar defterini gördüğünü ikrar ettiğini, müvekkili şirketin 2011 yılından günümüze kadar alınan ortaklar kurulu kararlarının 25.05.2011 belge tarihli, 02.06.2011 tescil tarihli 7832 sayılı ortak değişimine ilişkin karar, 01.07.2011 belge tarihli 12.07.2011 tescil tarihli 7860 sayılı iş yeri nakline ilişkin karar, 11.08.2011 belge tarihli 15.08.2011 tescil tarihli 7884 sayılı ek iş yeri kapatmaya ilişkin karar, 20.12.2011 belge tarihli 30.12.2011 tescil tarihli 7979 sayılı sermaye artırımına ilişkin kararlar olduğunu, davacının 25.05.2011 ve 20.12.2011 tarihli kararlara katıldığını açıkça belirttiğini, Ancak bu iki tarih arasında 01.07.2011 ve 11.08.2011 tarihli iki adet kararın alındığını, davacının 20.12.2011 tarihindeki karara katılıp, bundan önceki iki adet karara katılmadığına ilişkin iddialarının bir an için var olduğu düşünülse dahi söz konusu durumdan en geç 20.12.2011 tarihli karar alındığı sırada haberdar olacağı, öndeki tarihli 2 adet karara muttali olacağı açık ve net şekilde ortada olduğunu, dolayısıyla kendisinin katılmadığını iddia ettiği 2 adet toplantıdan sonra kendisine ulaştırılan karar defterinde (20.12.2011 tarihli karar) önceki kararları (Bir önceki sayfada bulunan) zaten görmüş olması gerektiğini, bu durumdan haberdar olmuş ise işbu dava tamamen kötüniyetli ikame edildiğini ve hakların hâlihazırda da zamanaşımına uğradığını, aksi takdirde de davacının aradaki toplantılarda alınan kararlara katıldığını, imzaların kendisine ait olduğunu ve normal olarak bir sonraki 20.12.2011 tarihli toplantıda alınan kararların altına da imza attığını gösterir, bu hususta davacı tarafın 01.07.2011 ve 11.08.2011 tarihli kararlara ilişkin iddialarının tamamen gerçek dışı ve kötüniyetli olduğunu, kararların defter dolaştırılmak suretiyle imzalandığını, davacının imza inkârının nazarı itibara alınmaması gerektiğini, davalı şirketin tüm alacak ,borç ve mevcudunun ticari şirket kayıtlarında görün- düğünü, bu hususların bilirkişi incelemesi ile açıkça tespit edileceğini, ortaklıktan çıkma için haklı nedenlerin oluşmadığını, davacının müvekkili şirketteki ortaklığının kağıt üzerinde bir ortaklık olmadığını,davalı şirket için basılan her bir kağıttan haberdar olduğunu, davacı müvekkili şirketi zarara uğrattığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Adli Tıp ve belge inceleme uzmanı .... ve hesaplama uzmanı .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan █████/2022 tarihli rapora göre ; '' Dava konusunun, davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılması ve davalı şirkete kayyım atanması talebinden ibaret olduğu, mahkemece davalı şirkete ait Kurumlar Vergisi beyannamelerinin celbi talep edilmiş olmakla birlikte, her ne kadar Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları Kurumlar Vergisi Beyannameleri sunulmuş olup çıkma payı hesabı yapılabilmesi için güncel veriler gerektiğinden hesap yapılamadığı, dosya kapsamı itibariyle davalı şirketten talep edilen evrakların taraflarına ne zaman ulaştırılacağı belli olmadığı gibi evraklar geldikten sonra yapılacak inceleme süresi ve dosyanın da alınma tarihi nazara alınarak dosyanın elimizde uzun süre kalmaması açısından hem davacı hem de davalıya ait; 2022 yılı güncel tarihli Bilanço ve Gelir Tablosu, 2022 yılı güncel tarihli Detay Mizan evraklarının ibrazı, bunların yanı sıra şirkete ait güncel tarihte mevcut ise Maddi Duran Varlıklar ve Stoklar hesap kalemlerinin rayiç değerlerinin tespiti için alanında uzman bilirkişilerin atanması halinde (ayrılma akçesi) çıkma payı hesabının yapılabileceği, ilgili" kararlardaki imzaların aidiyetinin belirlenmesine yönelik bir değerlendirmenin, söz konusu karar defterinin aslının kayıp olduğunun bildirilmesi nedeni ile gerçekleştirilemediği'' hususu belirtilmiştir. Adli Tıp ve belge inceleme uzmanı .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan █████/2023 tarihli rapora göre ; ''İnceleme konusu belgeler ıslak imza içermeyen fotokopi belgeler olduğu, bu tür belgelerde saptanabilen grafolojik ve grafometrik özellikler açısından yapılan analiz sonucunda; inceleme konusu Bakırköy ... Noterliğinin 28.04.2017 tarih, .... nolu onayını içeren 1.04.2017 tarihli, 22 nolu Hisse Devri Karar Örneği ve Beyoğlu ..... Noterliğinin ... nolu onayını içeren 17.04.2015 tarihli, 20 nolu kararında ...'e atfen atılan imzalar ile ...'in karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından uygunluk ve benzerlikler bulunduğu, inceleme konusu 13, 18 ve 19 nolu kararlarda ...'e atfen atılan imzalar ile ...'in karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile 11.08.2011 tarih, 13 nolu; 22.10.2012 tarihli, 18 nolu ve 10.12.2012 tarihli, 19 nolu kararlarda ...'e atfen atılan imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'in eli ürünü olmadığı'' hususu belirtilmiştir.Prof. Dr. ... ve SMMM .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan █████/2025 tarihli rapora göre ; ''Davacı bakımından haklı sebeple çıkma koşullarının oluştuğu, davacıya ödenmesi gereken ayrılma payının Mali değerlen- dirmeler kısmında açıkça belirtildiği üzere, çıkarılan ortağa ödenebilecek ayrılma Şirketin Öz kaynakları- nın eksi(-)'de olduğu yani firmanın borca batık olduğu bu hususta davacının % 49 hisse oranı üzerinde hesaplama yapılamadığı, bu hususta nihai takdirin mahkemeye ait olduğu '' hususu belirtilmiştir.Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı tarafça ortağı olduğu davalı şirketin toplantılarına katılmaması ve kararlara imza atmamış olmasına rağmen sahte imzalar kullanılarak karar alınması, şirketin zarara uğratılması gerekçesi ile davalı şirket ortaklığından çıkma ve ortaklık payının ödenmesi talep edilmiştir.Mahkememizce davalı şirket kayıtları üzerinde davacının imza örnekleri alınarak yapılan incelemede hisse devrine ilişkin kararlarda davacıya ait imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmesi, davacının davalı şirketin diğer ortakları ve müdürü hakkındaki iddiaları ve bu kişiler hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunması gözetilerek ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği kabul edilerek davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma koşullarının oluştuğu kabul edilmiş, şirket kayıtları üzerinde ve banka hesaplarında yapılan incelemede ortağa ödenebilecek ayrılma akçesinin tespit edilememesi, UYAP ekranından yapılan sorgulamada davalı şirkete ait taşınır veya taşınmaz mal tespiti yapılamaması karşısında davacının ortaklıktan haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine, çıkma payı hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, 2-Davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine , 3-Davalı şirketin mal varlığı tespiti yapılamadığından çıkma payı hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 35,90 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 579,50 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı + 35,90 TL peşin nispi harç + 5,20 TL vekalet harcından ibaret toplam 77,00 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-a.) Davacı tarafından sarf olunan (17.000,00 TL bilirkişi ücreti + 889,35 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 17.889,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,Davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı , davacı vekilinin yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim .. e-imzalıdır