Anahtar kelimeler: Stilisti İncnin Line Alanıyla Ofisi Saç Devletler Patent Birleşmiş Sınai

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :████████ Esas, █████████ KararKARAR :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddineİLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/6 E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; "..., Inc"nin sahibi ve saç stilisti olan müvekkilinin, mesleki alanıyla ilgili ürünlerin ticaretini de yaptığını, bu ürünlerde kullandığı “pacinos”, “... line”, “... line + şekil” ibareli markaların Birleşmiş Devletler Patent ve Marka Ofisi nezdinde tescilli olduğunu, “'... line + şekil'” markasının çeşitli ülkelerin marka sicillerinde tescil edildiğini, “pacinosproducts.com” alan adlı internet sitesi üzerinden davacı markalarını taşıyan ürünlerin görülebileceğini, ürünlerin dünyaya sunulduğunu ve Türkiye çapında satıldığını, davacıya ait “pacinostr” isimli Instagram hesabında Türkiye’deki tüketici kitlesini hedefleyen Türkçe paylaşımlar yapıldığını, davacının markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin “...” markasının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, bu ibareyi ticaret unvanı gibi kullandığını, “pacino” ibaresinin tek başına bir anlama gelmediğini ve Türkçe karşılığının bulunmadığını, davalı ... başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığını, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından müvekkilinin markasının bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu ██████████ sayılı "..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, bir kişinin gerçek hak sahibi olduğunun tespiti için markanın Türkiye’de kullanılmasının şart olmadığını ileri sürerek müvekkili markalarının tanınmış marka olduğunun tespitini, YİDK'in 2020-M-8715 sayılı kararın iptali ile dava konusu ██████████ başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararına itiraz edenin "... Inc" olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Türkiye’de davacıya ait “pacinos” ibareli tescilli marka ve/veya marka başvurusu bulunmadığını, davacının marka benzerliği ve iltibas doğabileceği yönündeki itirazlarının dinlenemeyeceğini, kararın verildiği tarihte itiraz sahibi davacının aktif ve yoğun kullanıma ilişkin yeterli belge sunmadığını, dava konusu markaya ilişkin ticari etki oluşturacak, aktif ve süreklilik arz edecek ve başvurunun tescilini engelleyecek mahiyette bir markasal kullanımın ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka başvurusuna itiraz eden şirketçe gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı, davacı yanca markanın tanıtım faaliyetlerine ilişkin dosyaya herhangi bir belge, ilân, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, tanıtım ile ilgili (tarihi belirlenemeyen) sadece bir adet dergide yayınlanan röportajın sunulduğu, bu belge ışığında iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, bir markanın yurtdışında tanınmış olmasının veya başka ülkelerde tescilli olmasının, o markanın Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyeceği, yurt dışında tescilli markanın aynısını veya benzerini tescil ettirmenin tek başına kötüniyetli marka tescili olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin dava konusu marka başvurusuna, dava dışı ... Inc. tarafından itiraz edildiği, bu itibarla YİDK kararına yönelik bir itirazı bulunmayan davacının davayı açmakta hem aktif dava ehliyetinin hem de hukuki yararının bulunmadığı, yine, hükümsüzlük yönünden davacının üstün hakkını, tanınmışlığını ve davalının kötüniyetini ispat edemediği yönündeki gerekçeler yerinde ise de Mahkemece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/6 hükmünde düzenlenen ticaret unvanından kaynaklanan iddialarının karar gerekçesinde tartışılıp değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, bu kapsamda, davacının gerçek kişi olup, bizzat davacı adına tescilli dava konusu başvuru ile benzer nitelikte ticaret unvanı bulunduğu iddia ve ispat olunamadığı gibi davacının dayandığı ticaret unvanının kendisine değil ve fakat YİDK'e itiraz eden dava dışı şirkete ait olduğu, bu durumda davacının anılan hükme dayalı hükümsüzlük isteminin de yerinde olmadığı, davalı Kurumun kanunen tanınmışlık yönünden sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi tanınmışlık özelliğinin sabit bir olgu olmadığı, ayrıca tanınmışlığın her bir davada münferiden ispatlanması gerektiği, dolayısıyla davacının tanınmışlığın tespiti istemi yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus değerlendirilmeksizin davanın tümüyle esastan reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, YİDK kararının iptali yönünden davanın davacının aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile reddine, markanın hükümsüzlüğü isteminin esastan reddine, tanınmışlığın tespiti bakımından ise davacının hukuki yararının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ve tanınmışlığın tespiti istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.