İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin kararı, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tazminat davasıyla ilgili kararının istinaf incelemesi sonucunda, araçların serviste kalma süreleri ve motor değişimi nedeniyle oluşan kazanç ve değer kayıplarının tazmini talebine ilişkin detaylı değerlendirmeyi içermektedir.
Özet: Davacılar, ticari araçlarının uzun süre serviste kalması ve ikame araç verilmemesi nedeniyle oluşan kazanç kaybı ile bir araçta motor değişikliği sonucu meydana gelen değer kaybının tazminini talep etmiş; davalı ithalatçı firma, sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımının dolduğunu ve araçların hor kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO :█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2023NUMARASI:████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU :Tazminat KARAR TARİHİ:█████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... Şti. adına kayıtlı bulunan ... ve ... plakalı araçlar ile .... Şti. adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın ticari amaçla servis taşımacılığı alanında kullanıldığını, araçların motor arızası ve muhtelif şikayetlerinin giderilmesi amacıyla farklı tarihlerde davalı ...A.Ş. Yetkili servisine götürüldüğünü, ... plakalı aracın 45 gün, ... plakalı aracın 37 gün, ... plakalı aracın 135 gün serviste kaldığını, bu süreçte müvekkillerine ikame araç verilmediğini, müvekkilleri adına önemli bir ticari kazanç kaybı olduğunu, bu konuda davalı ... A.Ş.'ye Babaeski Noterliği üzerinden ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye süresi içinde cevap verilmediğini, somut olayda uzayan onarım sürecinde araçların ne zaman teslim edileceği konusunda davalı servis istasyonuna başvurulduğunda yedek parça bulunmaması nedeninin ileri sürüldüğünü, oysa Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 12. Maddesinde üretici veya ithalatçıların tüketicilerin talebi üzerine yedek parça satışından kaçınamayacaklarının düzenlendiğini, ayrıca servis istasyonlarında yedek parça stoğu bulundurmanın doğal bir yükümlülük olduğunu, davalı servis istasyonu ile ithalatçı firma olan ... A.Ş.'nin yasal düzenlemeden doğan yükümlülüklerine aykırı davranarak müvekkilini mağdur ettiğini, tüm bunların yanında ... plakalı aracın motorunun değiştirildiğini ve değişen parça nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini, değişime sebep olan şeyin aracın arıza geçmişi olduğunu, bu arızanın kusurlusunun ise ayıplı maldan sorumlu ithalatçı firma üzerinde olduğunu, başvurulan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek ..., ..., ... plakalı araçların serviste beklediği sürelere ilişkin; araçların müvekkillerince iştigal edilen iş alanında kullanılamamasından doğan kazanç kaybı bedeli ile, ... plakalı araçta motor değişikliği sebebiyle meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini için, 10.000,00 TL kar kaybı ve 2.000,00 TL değer kaybının tazmini için belirsiz alacak davası mahiyetinde şimdilik 12.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar tarafından 3 farklı araç için açılan dava, HMK 110. Maddede düzenlenen davaların yığılması olarak nitelendirilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacı vekilince 2.000,00 TL değer kaybının, 10.000 TL de ikame araç verilmemesi nedeniyle kar kaybından oluşan zararın davalılardan tazmini isteminde bulunulmuş, mahkemece dava değerinin belirli hale gelmesi nedeniyle davacı vekiline süre verilmiş, 19.04.2023 tarihli dilekçe ile davacılar y önünden ayrıma gidilmeksizin davalılardan ... ve ... plakalı araçlar için 20.020,00 TL ; ... plakalı araç için 7.560,00 TL tazminat isteminde bulunulmuştur. Davalı ... A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.) vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 6098 sayılı TBK'nın 219. Maddesi kapsamında davacı tarafın söz konusu taleplerini müvekkilinin son kullanıcılara doğrudan araç satış ve servis hizmeti sunulması faaliyetinde bulunmadığından dolayı yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebileceğini, ithalatçı/distribütör firma konumundaki müvekkiline başvurulmasının mümkün olmadığını, davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için dava konusu araçların ayıplı olduğu düşünülse dahi ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, TTK'nın 23. Maddesi kapsamında davacı yanın müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, TBK 227. Maddesi kapsamında malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde bazı seçimlik haklar mevcut olduğunu ve bu haklardan bazılarının yalnızca satıcıya karşı kullanılabileceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, davacı yanın bedel indirimi ve değer kaybı talebini ithalatçı firma olan müvekkiline yöneltemeyeceğini, ayrıca dava konusu araçların periyodik bakımlarının da düzenli ya da hiç yaptırılmadığının anlaşıldığını, dava konusu araçların tamamının yoğun ve hor kullanılmasına karşın bakımlarının da yapılmaması ve sair kullanım koşulları nedeniyle arıza verdiğini, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, ayrıca 150 bin kilometre yol yapmış iken yetkili servise giriş yapmış olduğunu, bu denli yüksek kilometreli bir aracın motorunda yapılan değişimin araca değer kaybettirmeyeceğini aksine değer kazandıracağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. Tarafından usulüne uygun tebliata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkemece;"1-a) Davacı ....Şti.’nin davalılar aleyhine ... ve ... plakalı araçlar için açtığı davanın REDDİNE b) Davacı ...Şti.’nin ... plakalı ve ... plakalı araç için açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE 2- a) Davacı…Ltd.Şti.’nin davalılar aleyhine ... plakalı araç için açtığı ayıplı servis hizmeti nedeniyle 7.560,00 TL’nin tazmini istemine yönelik davanın REDDİNE b) Davacı ...Şti.’nin davalılar aleyhine ... plakalı araç için açtığı ayıplı servis hizmeti nedeniyle tazminat istemine yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacılar vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu,gerektiğinde davaların tefrik edilebileceğini,davacı müvekkillerine ait araçlar ın motor arızası ve muhtelif şikayetlerin giderilmesi amacıyla, farklı tarihlerde, davalı ... A.Ş. yetkili servisine götürüldüğü,araçlardan;... plakalı araç; 19.01.2021-21.01.2021, 08.02.2021-25.02.2021 ve 10.03.2021-04.04.2021 tarihleri aralığında olmak üzere toplam 45 gün,39 AAP 433 plakalı araç; 29.01.2021-05.03.2021 ve 09.03.2021-10.03-2021 tarihleri aralığında olmak üzere toplam 37 gün ,... plakalı araç; 25.01.2021-12.03.2021 ve 01.04.2021- 01.07.2021 tarihleri aralığında olmak üzere toplam 135 gün, serviste kaldığını,servisten arızası giderildiği beyan edilerek teslim alınan araçlar çok kısa süreler içerisinde tekrar tekrar arızalanmış olup, dosyada mübrez bilirkişi raporunda araçların her giriş çıkış için 10 iş günü düşülmesinin hatalı olduğunu,öncelikle incelenen servis kayıtlarında hangi arızanın ortalama kaç iş günü tamir gerektirdiği, arızların ne kadar süre ile tekrarladığı, araçların kısa süreler ile sık sık arızalanarak yetkili servise bırakılmasında arızalar arasında bağlantı olup olmadığı hususlarının irdelenerek makul onarım süresini aşan günlerin tespiti ve maddi kazanç kaybının da buna göre hesaplanması gerekmekteyken ilk derece mahkemesince bu hususlara ilişkin rapor alınıp işbu konu aydınlatılmadan sonuca gidildiğini,mahkemenin davacılar tarafından usulüne uygun ihtarname gönderilmediği ve bu sebeple temerrüt hükümlerine dayanılamayacağına yönelik tespitine de itiraz ettiklerini,müvekkillerinin yaşadığı mağduriyetin müvekkilleri tarafından, Babaeski Noterliğinin ihtarnamesi ile usulüne uygun şekilde davalı ... A.Ş.'ye bildirildiğini,ihtarnameye ise süresi içinde cevap verilmediğini,ayıplı hizmet iddiası yönünden de ayıplı hizmetin varlığının ispatlanamadığı kanaatinin de gerçeği yansıtmadığını,davacılara ait araçların, makul onarım süresini aşan süreler boyunca serviste kaldığının servise ait araç teslim formları ve sair servis kayıtları ile ispatlandığı, ayıplı hizmetin tespiti için; araçların garanti süresi içerisinde sık sık arızalanarak yetkili servise bırakılmasında arızalar arasında bağlantı olup olmadığı hususlarının da bilirkişilerden rapor almak suretiyle incelenmesi gerekmekteyken mahkemece bu talepler dikkate alınmayarak ve bilirkişilerden de buna yönelik rapor alınmadan kurulan hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,... plakalı araç üzerindeki araçtaki motor değişimi nedeniyle değer kaybı tazminatı isteminin reddine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu,mahkemece işbu karara gerekçe olarak motor üzerinde inceleme yapılamadığından ve dosyaya ibraz edilen servis kayıtlarından motor değişim sebebi, motorda ayıp olup olmadığı, servis hizmetinin ayıplı olup olmadığı tespit edilmediği, motor değişiminin araçta değer kaybı meydana getirmeyeceği, ayıplı imalat, ürün veya hizmet iddiasının ispatlanamaması olarak açıklandığını, müvekkillerince söz konusu araca ait motor değişimi yapıldıktan sonra değişen motor yetkili serviste kalmakta ve bu motor üzerindeki tasarruf hakkını da servisin kullandığını,söz konusu motorun parçalanması ve bu nedenle üzerinde inceleme yapılamaması nedeniyle ayıplı imalat, ürün veya hizmet iddiasının ispatlanamayacağına yönelik tespit ispat haklarını hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde kısıtladığını,. motor parçalandığı için üzerinde inceleme yapılamıyorsa, bu durumda servis kayıtları ve araç üzerinde inceleme yapılarak tekrardan bir rapor aldırılması gerektiğini, belirtilen motor arızası garanti süresinde geçekleşmiş ve yetkili servis tarafından yine garanti kapsamında değişimi yapıldığını, motor arızası ayıplı imalat ve üründen değil de kullanıcı hatasından kaynaklanıyor olsaydı motor değişiminin garanti kapsamında yapılmasının da mümkün olmadığını, garanti belgesi ve servis formları ile dahi bu sonuca varılabilecekken salt inceleme yapılamaması sebebiyle talebin reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu araçlar servis taşımacılığı faaliyetine özgülenmiş olup serviste bekledikleri süreler bakımından (37, 45 ve 135 gün) bu iş alanında faaliyet gösterememiş ve müvekkilleri bakımından kazanç kaybı sonucu doğduğunu,bu nedenle taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu,kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taraflar arasında ihtiyarı dava arkadaşlığı olmadığı sonucuna varılacak olunursa ise bu halde de tefrik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,onarım için davalı servislere bırakılan araçların serviste kaldıkları iddia edilen 37,45 ve 135 günlük süreler yönünden kazanç kaybının tahsili talebine ilişkindir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporunda;" Davacıların maliki olduğu araçların davalı yetkili servis sağlayıcısı ... AŞ’de garanti süresi içerisinde servis hizmeti aldığı, araçların arızalanan parçalarının ücretsiz olarak değiştirildiği ve davacılara teslim edildiği, davacıların 10 iş gününü aşan servis hizmeti nedeni ile uğradıkları kazanç kaybı cinsinden maddi zararının; davacı... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu araçlardan uğradığı zararın günlük 140,00 TL'lik sözleşmeye göre 16.660,00 TL + KDV, günlük 260,00 TL'lik sözleşmeye göre 20.020,00 TL + KDV olarak hesap edildiği, davacı... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu araçtan uğradığı zararın 7.560,00 TL olarak hesaplandığı, komple motoru yenilenen ...plakalı aracın motor yenilenmesi açısından değerinde herhangi bir kaybının söz konusu olmayacağı, araçların yıl içerisinde fazla kiloemtre yapmaları, hor kullanılmaları garanti sürecince, garanti kapsamı içerisinde kullanıcı hataları dışında ücretsiz onarılabilecekleri, bu hususların parça temini süresine etkisinin olmadığı, parçaların temini için geçen sürenin yedek parça özelliğine göre farklılık göstermiş olabileceği ve yukarıdaki üç araç için de temin süresinin uygulanabileceği, davanın taraflarının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ve bu kanun hükmünce hazırlanan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği (SSHY) ve Garanti Belgesi Yönetmeliği (GBY) hükümlerinde tanımlanan tüketici tanımına uymadığı, mahkemece davacıların tüketici gibi SSHY'deki 10 iş gününü aşan onarım süresince ikame araç hakkından faydalanamayacakları kanaatinde olunması halinde; taraflar arasında servis hizmeti hakkında yazılı sözleşme bulunmadığı, araçların teslimi için ön görülebilecek sürenin SSHY’deki süreler gözetilerek kıyasen 45 iş günü olduğu, araçlardan yalnızca davacılardan ... Şirketi’nin maliki olduğu ...plakalı araç 25.01.2021-24.03.2021 tarihleri arasında 51 iş günü serviste kaldığı, diğer araçların servis sürelerinin 45 iş günün altında kaldığı, davacının 25.01.2021-24.03.2021 tarihleri arasında davalılara karşı ... plakalı aracın teslimi alacağının muaccel olduğunu ve davalıların temerrüde uğradığı hususunda yazılı bildirimi tespit edilemediği, davacıların dava konusunu ettiği “kazanç kaybı” cinsinden maddi müspet zarar talep edebilmeleri için gerekli olan aynen ifa ve gecikme tazminatından vazgeçtiklerini konusunda bildirimleri olmadığı gibi ifayı da kabul etmek ile müspet zararın tazmini şartların oluştuğunun söylenemeyeceği, davacılardan ... Şirketi maliki olduğu ... plakalı araç için 45 iş gün bitiminde muaccel hale teslim alacağı yönünden gecikme tazminatı talebi bulunmadığı gibi yazılı temerrüt olgusu tespit edilemediğinden gecikme tazminatının başlayacağı tarihin tespit edilemediği ve hesaplamasının yapılamadığı, mahkemece davacıların tüketici gibi SSHY’deki 10 iş gününü aşan onarım süresince ikame araç hakkından faydalanabilecekleri kanaatinde olunması halinde; SSHY hükmünce davalılardan ...Şirketi dava konusu araçların ve bu araçların yedek parçalarının Türkiye'deki tek yetkili ithalatçısı olduğunu beyan etmiş olup buna göre 10 iş günü sonrası dava konusu araçlar ile benzer nitelikte bir aracı davacıların kullanımına sağlamak ile ve araç temin edilmemesi halinde davacıların araç istemediğini ispat ile yükümlü olduğu,Davalılardan ... AŞ’nin yetkili servis istasyonu olarak kapsamda yönetmelikle düzenlenmiş bir yükümlülüğü bulunmadığı, Davacılara benzer nitelikte araç verildiği tespit edilemediği,Davacıların 10 İş Gününü Aşan Servis Hizmeti Nedeni İle Uğradıkları Araç Kirası Cinsinden Uğradıkları Maddi Zararı Toplamdaki kira kaybının bbb Plakalı araç için iki ayrı yapılmış görünen sözleşmelerine göre iki ayrı hesaplama neticesi: Davacı ...Şirketi’nin Maliki olduğu araçlardan uğradığı kira kaybı cinsinden zararı Günlük 140,00 TL’lik sözleşmeye göre 9.996,00 + KDV, Günlük 260,00 TL’Lik sözleşmeye göre 12.012,00 + KDV hesap edildiği, Davacı ... Şirketi’nin maliki olduğu araçtan uğradığı kira kaybı cinsinden zararı 4.536,00 TL hesap edildiği" belirtilmiştir.Alınan bilirkişi heyet raporunda davacıların tüketici olmadığı kabul edildiğinde ;araçların teslimi için ön görülebilecek sürenin SSHY’deki süreler gözetilerek kıyasen 45 iş günü olduğu, araçlardan yalnızca davacılardan ... Şirketi’nin maliki olduğu ...plakalı araç 25.01.2021-24.03.2021 tarihleri arasında 51 iş günü serviste kaldığı, diğer araçların servis sürelerinin 45 iş günün altında kaldığı, davacının 25.01.2021-24.03.2021 tarihleri arasında davalılara karşı ... plakalı aracın teslimi alacağının muaccel olduğunu ve davalıların temerrüde uğradığı hususunda yazılı bildirimi tespit edilemediği, davacıların dava konusunu ettiği “kazanç kaybı” cinsinden maddi müspet zarar talep edebilmeleri için gerekli olan aynen ifa ve gecikme tazminatından vazgeçtiklerini konusunda bildirimleri olmadığı gibi ifayı da kabul etmek ile müspet zararın tazmini şartların oluştuğunun söylenemeyeceği, davacılardan...Şirketi maliki olduğu ... plakalı araç için 45 iş gün bitiminde muaccel hale teslim alacağı yönünden gecikme tazminatı talebi bulunmadığı gibi yazılı temerrüt olgusu tespit edilemediğinden gecikme tazminatının başlayacağı tarihin tespit edilemediği ve hesaplamasının yapılamadığı belirtilmekle,davacıların tacir ve şirket oldukları gözetilerek tüketici olmadığı görüşü üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği açıktır. Ayrıca herbir davacının sahibi olduğu araç farklı olduğundan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı da açıktır.Mahkemece herbir davacının davasının ayrı dava olduğu gerekçesi ile ayrı ayrı ele alınmasında da usul ekonomisi açısından aykırılık görülmemiştir.Söz konusu dava edilen onarım hizmetinin eser sözleşmesi kapsamında bulunduğu,onarım yönünden taahhüt edilen süreye rastlanmadığı görülmüştür.Davaya konu edilen araçların otomobil olmaması nedeniyle 45 iş günü onarım süresine tabi olduğu,ancak ... plakalı aracın onarım nedeniyle 51 iş günü serviste kaldığı, 45 iş günü sürenin servis hizmeti sırasında aşıldığı,bu sürede de ayıplı hizmet yönünden ihbarın gerçekleşmediği görülmüştür. ...plakalı araç yönünden ise motor değişimi nedeniyle değer kaybı tazminatı istenilmiş ise de, davalı ... AŞ'nin ayıplı hizmet nedeniyle diğer davalı ...AŞ'nin ithalatçı sıfatıyla sorumlu olduğunun iddia edildiği,taraf vekilince araçta motor değişimi yapıldıktan sonra yetkili serviste motorun parçalara ayrılarak dava dışı hurda firmasına 13.09.2021 tarihinde parçalar halinde teslim edildiğinin beyan edildiği,bu nedenle motor üzerinde inceleme yapılamadığından, motorun ayıp nedeniyle değişip değişmediğinin belirlenemediği,bu açıdan motor değişiminin değer kaybına yol açıp açmayacağının de ayıplı imalat-ürün ve hizmet iddiasının da ispatlanamadığının tespiti ile ... plakalı aracın da 45 günden fazla tamirde kaldığı ispatlanamadığından davalılar yönünden davanın reddinde aykırılık görülmemiştir.Bu arada davaya konu edilen araçların ... AŞ'ye ait olduğu gözetilerek diğer davacı ....Şti.'ye husumet düşmediğinden bu davacı hakkında davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi de yerinde bulunmuştur. Davacı ....Şti. 'ye ait olan ... plakalı araç için açılan davada ise ayıplı hizmete ilişkin olup tacirler arası hizmet sözlemelerinde mahiyetine uyduğu ölçüde eser sözleşmesi ve vekalet sözleşmelerine yönelik hükümler de uygulandığı,davalının onarım hizmeti eser sözleşmesi olmakla, onarım için taahhüt ettiği bir süre bulunmadığı,dava konusu aracın onarımının makul sürede yapıldığı, Satış Sonrası Hizmet Yönetmeliği'ne göre otomobiller için 10 günlük kamyonetler için 45 günlük sürenin uygulanması gerektiği , davacıya ait aracın onarım gördüğü süre boyunca 45 günlük sürenin aşılmadığı,buna rağmen ayıplı hizmetin ve diğer davalının sorumluluğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi de hukuka uygun bulunmuştur.Bu araç davacı ...Ştne ait olduğundan bu araçlar yönünden de diğer davacı ....,...şirketine husumet düşmeyeceğinden,davacı...şirketi hakkında husumet nedeniyle davanın reddi uygun kabul edilmiştir. Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğundan mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025