**Yargıtay Kararı Özeti: Avukatın Haksız Şikayet Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Talebi, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi ve Temyiz İncelemesi Sonucu Hak Arama Özgürlüğü Sınırları Aşılmadığı Gerekçesiyle Reddedilmesi.**
Özet: Dava, davacının davalılar tarafından haksız yere şikayet edilmesi sonucu kişilik haklarının zedelendiği ve maddi zarara uğradığı iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır; davalılar ise dürüstlük kurallarına aykırı hareket edildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı reddetmiş, davacının iddialarını ispatlayamadığına hükmetmiştir. Davacı, temyiz başvurusunda haksız şikayetler, tanık beyanlarının dikkate alınmaması ve davanın ispatlandığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir. Temyiz incelemesinde, davalıların hak arama özgürlüğünü aşmadığı ve eylemlerinin yasal sınırlar içinde kaldığı sonucuna varılmıştır.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ Esas █████████ Karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİH : 10.07.2020
    SAYISI : ████████ Esas ████████ Karar
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin avukat olarak görev yaptığını, davalılar tarafından belediye aleyhine kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası açılmak üzere müvekkiline vekaletname verildiğini, 28.11.2014 tarihinde Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalılara vekaleten bu davanın açıldığını; belirtilen davanın davalılar yararına neticelendiğini ancak davalıların dava dışı müteahhit ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaları nedeniyle bu davadan feragat etmek yönündeki iradelerini müvekkiline ilettiklerini, 21.03.2016 tarihinde taraflar arasında avukatlık ücretine ilişkin protokol düzenlendiğini, bu protokole göre belirlenen avukatlık ücreti yönünden müvekkili yararına davalıların taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, avukatlık ücretinin ödenmemesi üzerine de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini ve menfi tespit davası açtıklarını, müvekkiline olan borçlarını ödememek amacıyla müvekkilini Baroya şikayet ettiklerini ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, nihayetinde müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ve disiplin kovuşturması yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmekle beraber haksız şikayetler nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, bu süre içerinde çalışamamasına bağlı maddi zararının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilleri ile dava dışı müteahhit arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılacağını öğrenmesi üzerine belediye aleyhine dava açmak konusunda kendilerini yanlış yönlendirdiğini, davacının dürüstlük ve iyiniyet ilkelerine aykırı hareket ettiğini, taraflarınca davacı aleyhine açılan menfi tespit davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın davacı ile yaşanan hukuki süreçten dolayı hukuki nitelendirmelerde yanlış yaparak suç duyurusunda bulunmuş olmasının şikayet hakkının kötüye kullanıldığını ortaya koymadığı, davacının davalıların şikayetinden dolayı iş gücü kaybına uğradığı ve kişilik haklarının saldırıya uğradığına dair delil olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların şikayeti nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığına ve iş gücü kaybına bağlı maddi zarara uğradığına dair delil olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların avukatlık ücretini ödemek yerine müvekkilini savcılığa ve baroya şikayet ettiklerini, müvekkilinin bilgisi olmadan davalılar tarafından dava dışı kişilerle anlaşma yapıldığını, müvekkili hakkında atılı suçlamalardan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, aynı şekilde baroya şikayet nedeniyle de disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davalılar tarafından açılan menfi tespit davasının reddedildiğini, davalıların borçlarını ödememek ve müvekkilini alacak hakkından caydırmak amacıyla haksız şikayette bulunduklarını, tanık beyanlarının değerlendirmeye alınmadığını, davanın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!