Danıştay Kararı Özeti: Tire Belediyesi'nde eğitmen olarak görev yapan davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işlemine dair davanın, uzmanlık alanı dışı görevlendirme ve somut gerekçe sunulmaması nedeniyle iptali kararı temyiz edilmiştir.
Özet: Davacı eğitmenin sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın reddine karar verirken, bölge idare mahkemesi davacının uzmanlık alanı dışında çalıştırılmasının ve başarısız olduğuna dair somut bir tespitin olmamasının işlemin gerekçesi olamayacağını belirterek istinaf başvurusunu kabul edip işlemin iptaline karar vermiştir; davalı belediye, davacının uzmanlık alanına uygun bir iş bulunmadığını ve işlemin hukuka uygun olduğunu iddia etmektedir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tire Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde eğitmen olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle █████/2019 tarihi itibarıyla sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ile davalı idare arasında imzalanan tip hizmet sözleşmesi incelendiğinde; anılan sözleşmenin █████/2019 - █████/2019 tarihleri arasında geçerli olduğu, bu tarihten önce davacı ile idare arasında sözleşmenin yenileneceği veya uzatılacağına ilişkin herhangi bir yeni sözleşme yapılmadığı, davalı idare tarafından savunma dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının performansı, göreve devam ve bağlılığı, görevinde yeterliliği ve başarı durumu ile ilgili olumsuz bir tespitin bulunmadığı, davacının yaptığı işlerin özel bir uzmanlık alanı gerektirmediği, davacı ile aynı işi yapan kişilerin Personel A.Ş. bünyesinde çalıştığı, davacının çalışmakta olduğu pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeni ile aynı pozisyonda başka biriyle sözleşme imzalanmadığı, bununla birlikte dava konusu işlemle yapılan sözleşmenin yenilenmemesinin sadece davacıya özgü ve ona münhasır subjektif bir işlem olmadığı, davacı dışında da bir kısım sözleşmeli personelin sözleşmesinin yenilenmediği, kaldı ki Belediye Meclisinin █████/2020 tarihli kararıyla norm kadrolarının yeniden düzenlenmesi sebebiyle, sağlık hizmetleri sınıfı; 1 adet 1. derece psikolog, 1 adet 1. derece veteriner, teknik hizmetler sınıfı; 1 adet 1.derece ekonomist, 1 adet 1.derece programcı, 1 adet 1.derece fizikçi, 2 adet 1.derece arkeolog, 2 adet 1.derece tekniker, 4 adet 1.derece mühendis ile genel idare hizmetleri sınıfı; 3 adet. 3.derece eğitmen kadrolarının iptal edilerek kapatılmasına karar verildiği, bu durumda, sözleşmeli personelin zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde belli dönemlere ilişkin olmak üzere sözleşme ile çalıştırılacağı, bu personellerin çalıştırılmasında esas kriterin ihtiyaç kriteri olduğu dikkate alındığında, hizmetine ihtiyaç bulunmayan, yerine başka personel de istihdam edilmeyen, dava konusu işlem sonrası bulunduğu kadronun meclis kararıyla kapatıldığı da görülen ve sözleşme süresi dolan davacının, 2020 yılı için hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik idarenin takdir hakkı çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarede, eğitmen kadrosunda hizmet sözleşmesi imzalayarak görev yapan davacının, █████/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesi uyarınca hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı, eğitmenlik vasfının olmadığı gibi eğitmenlik yapabileceği bir alanın da bulunmadığı, imam olan davacının, sinemada bilet keserek uzmanlık alanı dışında teknik donanımıyla uyumsuz işte çalıştırıldığı, davacının yaptığı işin uzmanlık gerektirmediği gerekçeleriyle yenilenmemesine yönelik işlem tesis edilmiş ise de, hangi personelin hangi birimde çalışacağını belirleme yetkisi davalı idarede olmasına rağmen davacının uzmanlık alanı ile çalıştığı birimin uyumsuz olduğu belirtilerek, davacının inisiyatifinde olmayan bir konunun işleme gerekçe oluşturamayacağı, diğer yandan görevlendirildiği bu birimde başarısız ya da yetersiz olduğu, kendisinden istifade edilemediğine ilişkin davalı idare tarafından somut bir tespit yapılmadığı gibi davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususunun somut olarak ortaya konmadığı ve sözleşmenin yenilenmemesinin dayanağı olarak gösterilen diğer sebeplere ilişkin olarak da davalı idarece hukuken kabul edilebilir somut tespit ve gerekçenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının İmam Hatip Lisesi mezunu olduğu, davalı idare bünyesinde uzmanlık alanı imam hatiplik olan eğitmen gerektiren hiç bir iş bulunmadığı, kadrosunda sözleşmeli personel olarak çalışmaya başladığı tarihten bu yana eğitmen olarak değil de büro personeli olarak görev yaptığı, davacının yaptığı büro işlerinin herhangi bir uzmanlık gerektirmediği, davacının kadrosunun sözleşmeli eğitmen olması nedeniyle yanında aynı işi yapan büro personellerinden 3 kat daha fazla maaş aldığı ve bu durumun çalışma barışını bozduğu, idarelerinin çevre Belediyelere oranla çok daha fazla oranda sözleşmeli personel çalıştırdığı, Belediye Meclisinin davacı ve beraberinde sözleşmesi yenilenmeyen personellerin görevinin sonlandırılmasından sonra söz konusu personellere ait kadroların da kapatıldığı ve dolayısıyla bu kadrolara ihtiyaç olmadığının açık olduğu, idarenin sözleşmeli personel ile sözleşme yenileme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu ve idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tire Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde eğitmen olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle █████/2019 tarihi itibarıyla sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..."; beşinci fıkrasında, "... Bu personel hakkında bu Kanun'la düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde, "Sözleşmeli personel: (1) Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." hükmüyle sözleşmeli personel tanımlanmıştır.
█████/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın █████/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda belediyelerin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açık olmakla birlikte, idarelerin bu takdir yetkisinin de mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindedir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, Tire Belediye Başkanlığında sözleşmeli personel olarak eğitmen kadrosunda istihdam edildiği, İşletme ve İştirakler Müdürlüğünde büro elemanı işleri yaptığı, davacının istihdam edildiği kadroda 2020 yılı için personel ihtiyacı bulunmaması nedeniyle sözleşmenin yenilenmediği, Belediye Meclisinin █████/2020 tarihli kararıyla davacının da bulunduğu 3 adet eğitmen kadrosunun iptal edilerek kapatılmasına karar verildiği, davacının uzmanlık alanı olan imam hatiplik konusunda eğitmen hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeni ile aynı pozisyonda başka biriyle yeni bir sözleşme imzalanmadığı, davalı idare bünyesinde çalıştırılmaya devam eden ve uzmanlığı imam hatiplik olan eğitmen bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idarenin uzmanlık alanı imam hatiplik olan eğitmen hizmetine ihtiyaç bulunmadığından davacının doldurduğu eğitmenlik kadrosunun iptal edildiği, hali hazırda davacının hizmetine devam edebileceği bir kadronun mevcut olmadığı, davacı dışında uzmanlık alanı imam hatiplik olan eğitmen olarak davalı idare bünyesinde görev yapan başkaca bir personel bulunmadığı, sözleşmeli personel istihdamının belirli bir süre ile sınırlandırıldığı ve bu süre sonunda idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda takdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı da gözönüne alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenip yenilenmemesi konusunda takdir hakkına sahip olan davalı idarece, bu yetkinin kadro ve ihtiyaç durumu değerlendirerek kullanıldığı dikkate alındığında, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Tire Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasına istinaden 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde eğitmen olarak görev yapan davacının, █████/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin Tire Belediye Başkanlığının █████/2019 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... idare Mahkemesince verilen; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, davanın reddedildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf istemi kabul edilerek işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla davacı ile sözleşme imzalandığı ve davacının sözleşmeli statüde çalışmaya devam ettiği, bilahare █████/2023 tarih ve 32085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 657 sayılı kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu memur statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır.
7433 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 48. maddesinin (b) bendinde; il özel idaresi, belediye veya bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde █████/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 nci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir.
Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de; iptal edilen işlemle eğer subjektif kazanımlar söz konusu ise, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikar ilkelerinin bir sonucudur.
Uyuşmazlık konusu olayda ise, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin yargı kararıyla iptali sonucunda, idarece anılan yargı kararı üzerine davacı ile davalı idarece sözleşme imzalandığı ve 2023 yılına kadar davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında çalışmaya devam ettiği açık olup, sözleşme yenilenmek suretiyle çalışmaya devamı sağlanmış ve 2023 yılında çıkarılan 7433 sayılı Kanun ile getirilen imkandan yararlanarak 4/B statüsünden 4/A statüsüne atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanım elde etmiştir.
Bu itibarla, davanın reddedilmesi halinde davacının, yargı kararının uygulanması kapsamında elde ettiği yeni hukuki statüyü ve sübjektif kazanımı ortadan kaldıracak şekilde bir sonuç doğuracağı, başka bir ifadeyle 4/B statüsünden 4/A statüsüne geçme şartı olan; █████/2022 tarihi itibarıyla sözleşmeli olarak çalışıyor olmak ve sözkonusu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla sözleşmesi devam ediyor olmak şartını ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, yargı kararı üzerine yeni bir hukuki statü elde etmek suretiyle kişisel ve subjektif kazanımların elde edilmesi ile ilgili olarak İdari Dava Daireleri Kurulunun; E:█████████, E:█████████, E:█████████, E:█████████, E:█████████ esas sayılı davalarda verilen kararları da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, idare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı hukuka ve usule uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!