Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı: İşsizlik Ödeneği Başvurusu Reddi Sonrası Açılan Davada Hukuki Yarar Yokluğu Nedeniyle Davanın Reddi Gerekliliği ve İlgili Yasal Mevzuatın İncelenmesi.
Özet: Davacı, işveren tarafından istifa gerekçesiyle işten çıkarılmasının ardından işsizlik ödeneği başvurusunun reddedilmesi üzerine, işe iade davası kazanmasına rağmen ödeneğin hala ödenmemesi nedeniyle işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespiti talebiyle dava açmıştır; davalı kurum ise işe iade sonrası şahsen başvuru yapılmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederken, istinaf mahkemesi davacının eda davası açması gerekirken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ....Tur. İnş. Emlak Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti. tarafından 10.07.2021 tarihinde işten çıkartıldığını, işveren tarafından işten çıkış bildiriminde fesih gerekçesi olarak Kod (03) (istifa) şeklinde bildirim yapıldığından işsizlik ödeneği için davalı Kuruma yapılan başvurunun davalı Kurumca fesih nedeninin kanunda belirtiler fesih nedenleri dışında olması gerekçesi ile reddedildiğini, dava dışı Şirkete karşı açılan işe iade davasında işveren feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiğini, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine ilgili Mahkeme kararı, kesinleşme şerhi ile davalı Kuruma yeniden başvuruda bulunulduğunu, davalı Kurumca söz konusu başvuruya ilişkin herhangi bir cevap verilmediğini ve işsizlik ödendiğinin de ödenmediğini, bu durumda yapılan başvurunun zımnen reddedilmiş sayılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu (4447 sayılı Kanun) hükümleri ve ilgili yönetmelikler uyarınca işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından işsizlik ödeneğinden yararlanmak üzere 27.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, dava dışı..... Tur. İnş. Emlak Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti. tarafından verilen işten çıkış bildiriminde çıkış sebebi istifa olarak belirtilmesi nedeniyle 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca söz konusu başvurunun reddedildiğini, davacı tarafından işe iade talepli olarak açılan davada istinaf incelemesi sonucunda feshin geçersizliğine kesin olarak karar verildiği belirtilmiş ise de işsizlik sigortasından faydalanma noktasında, 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca kişiler tarafından işe iade talepli olarak dava açılması ve sonuçlanması hâlinde kişinin işsizlik sigortasından faydalanabilmesi için söz konusu işe iade davasının kesinleşmiş mahkeme kararı ile birlikte şahsen/bizzat kuruma başvuru yapması gerektiğini, işe iade davası sonrasında davacının şahsen başvuruda bulunmadığının, avukat marifetiyle başvuru yaptığının anlaşıldığı, davacının 4447 sayılı Kanun'da yer alan prosedürü usule uygun olarak işletmeksizin dava açtığı sabit olduğundan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı ..... Tur. İnş. Emlak Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti. tarafından 10.07.2021 tarihinde işten çıkarılması sonrasında açtığı işe iade davasında istinaf incelemesi sonucunda ilgili Bölge Adliye Mahkemesince davacının işe iadesine dair kesin şekilde karar verildiği, bu karar neticesinde davacının işten çıkış kodunun Kod (03) (istifa) olarak kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla davacının işveren tarafından haklı neden bildirilmeksizin işten çıkarılmış olduğu sabit olduğundan ve davacının şahsen yaptığı başvurunun da davalı Kurum tarafından kabul edilmediği anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile davacının işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 hükmü ile 371. maddesi, 106., 114., 115. ve 124. maddeleri, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 25/1 hükmü, 2020/1 sayılı Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesi'nin "A) İşsizlik Ödeneği" başlığında yer alan düzenlemeler ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı karar içeriği dikkate alındığında; davalı işveren aleyhine açılmış olan işe iade davasının istinaf incelemesi sonucunda işverence yapılan feshin geçersizliğinin kesin olarak hüküm altına alındığı, davacının şahsen iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğuna ilişkin kesinleşmiş bu Mahkeme kararını davalı Kuruma sunarak işşizlik ödeneğinden yararlandırılmasını talep edebileceği, söz konusu talebe rağmen davalı Kurum tarafından talebin reddedilmesi hâlinde ise davacının doğrudan eda davası açabileceği hususları dikkate alındığında, davacının eda davası yerine işbu tespit davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığından açılan davanın, hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında atıfta bulunulan Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarihli kararının somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanmasının mümkün olmadığını, 2. Dava tarihi dikkate alındığında verilen usulden ret kararının usul ekonomisi ve adil yargılanma hakkı ilkesini ihlal ettiğini,3. Somut olayda tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, zira müvekkilinin işsizlik ödeneğine hak kazanıp kazanamayacağının ve ne kadar alınacağının taraflarınca bilinmediğini, dava sürecinde de davalı Kurum tarafından ödeme yapılmadığını, davalı Kurumun yönlendirmesi ile işbu davayı açtıklarını, 4. Müvekkilinin de bizzat Kuruma başvuruda bulunmasına rağmen söz konusu talebin reddedildiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespitine ilişkin açılan davada hukuki yarar bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.