**Başlık:** İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin İtirazın İptali Davası Kararı: Kayıp Çek Nedeniyle Başlatılan İcra Takibine İlişkin İtirazın Kısmi İptali ve Yargılama Giderleri Talebi.
Özet: Davacı, kaybettiği ve zayi nedeniyle iptal edilen çeki nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır; davalı, çek bedelini ödediğini ancak icra masraflarına itiraz ettiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, davacı ise zayi kararından haberdar olmasına rağmen ödeme yapmayan davalının itirazının haksız olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2022NUMARASI:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.müvekkili şirketin işyeri iştigal adresinde bodrum kat ... numarada yıkama işi ile iştigal eden kiracısından kira bedeline dair aldığı █████/2019 keşide tarihli 40.000,00-TL'lik çeki şirkette iken kaybettiğini. Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████E ve 20207178 Karar nolu █████/2020 tarihli kararı ile zayi nedeni ile çek iptaline karar verildiğini, çekin kaybından itibaren davalı şirket ile irtibata geçildiğini davalı şirketçe kararın ibraz edildiğinde çekin ödeneceği söylenmiş ise de, █████/2020 tarihinden itibaren şifahi ve e-posta üzerinden yazışmalar neticesinde çek bedelinin ödenmediğini, bu nedenle █████/2020 tarihinde Bakırköy ... İcra dairesinin ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız yere borca ve yetkiye itirazı ile takibin ... Sayılı dosyası ile devam ettiğini her ne kadar davalı tarafından sadece çek bedeli 40.000,00-TL'ye itiraz evrakı ile birlikte ödeme yapmadığını, geç ödeme yaptığını 37.380,00-TL olarak ödeme yaptığını çek bedelini kabul edip icra takibi masraflarına haksız itirazda bulunduğunu açıklanan nedenlerle; haksız kısmi itirazın iptali ile davanın kabulüne karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"...davacı tarafın hamili olduğunu iddia ettiği, keşidecisi müvekkili şirket olan ... bankası ... Şubesine ait █████/2019 tarihli ... seri no' lu 40.000,00-TL bedelli çeki kaybettiğini bu sebeple süresinde bankaya ibraz edemediğini, zayi nedeniyle iptal davası açtığını iddia ettiğini, müvekkilin adı geçen banka hesabında söz konusu çekin bedelini her ihtimale karşı sürekli hazır tuttuğunu, ancak davacının kendi kusurlu eylemi ile çek bedeline kavuşamadığını, davacı tarafından Mart 2019 tarihinde “..." kararı ipraz edilmeksizin çek bedelinin ödenmesi talepli e-posta gönderdiğini, müvekkilinin de çek bedelinin bankada hazır olduğunu, çek yerine karar aslının ibraz edilip bedelin barkadan alınabileceğini banka ödemediği takdirde kendisinin ödeyeceğini beyanla bankanın tatep ettiği kesinleşmiş karar aslını istediğini, davacının ise kesinleşmiş krar aslını ibraz etmek yerine derhal dava konusu icra takibini açarak haksız kazanç elde etme yolunu tercin ettiğini, bunun üzerine haklı olarak takip konusu alacağın 40.000,00-TL'lik çek bedeli dışındaki alacak taleplerine itiraz edildiğini, gerçekten de çek aslını veya çek aslı yerine geçecek olan kesinleşmiş mahkeme kararını sunmayan bu noktada gerekli yükümlülüklerini yerine getirmesinin haksız olarak bu davayı açanın davacının kendisi olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -keşidecisinin davalı ... Şti. olan ... Bankası A.Ş. ... seri numaralı 25.10.2019 keşide tarihli 40.000,00 TL miktarlı çekin kaybolduğunu ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı 19.02.2020 tarihli kararı ile zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davalı şirkete bilgi verildiğini, karar yazıldığında ve kesinleştiğinde karar suretlerinin kendilerine gönderildiğini, karar getirince parayı ödeyeceğiz diyen davalının gerekçeli kararın yazıldığı 19.02.2020 tarihinden itibaren şifahi ve mail üzerinden yazışmalar neticesinde taraflarına çek bedelini bize ödenmeyeceklerini, gidip bankadan almalarını gerektiğini ve ancak bankaya ödeneceği yolunda samimi olmayan beyanlar etmeye başlayıp, ödeme yapmadıklarını, bu sebeple yani çek zayi kararından haberdar oldukları halde ödemedikleri kesinlikle anlaşıldığı için 10.03.2020 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, Davalının itirazları sonrasında zaman geçirdiğini ve 17.06.2020 de sadece çek bedeli 40.000,00 TL ödediğini, diğer icra masraflarını ve faizi ödemediğini Davalının geç ödemesi sebebiyle ve icraMüdürlüğü geciktirici işlemleri ve pandemi sebebiyle 01.10.2020 tarihinde yani aradan 8 ay geçtikten sonra 37.380,00 TL olarak taraflarına ödeme yapıldığını, Davalı tarafın haksız itirazları sonrası sadece çek bedelini ödemesi ve icra takibi masraflarına itiraz etmesi haksız bir itiraz içeriğinde olduğu için itirazının iptali davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonrasında Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ karar sayılı ve 24.05.2022 tarihli kararı ile taleplerinin reddedildiğini, yerel mahkemenin davalı tarafın haberdar olmadığı ve davalı tarafa şifahen ve mail yoluyla gönderimin tek başına ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davayı reddettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketin tutumu sebebiyle zarara uğradığını ve zararı ödemediğini, yerel mahkemenin ise karardan haberdar oldukları halde davalı şirketin habersiz olduğunu var sayarak karara vardığını,Davalı şirketin karardar haberdar olmadığı yönünde bir itirazı olmadığını asıl itirazının bedelin bankadan alınması yönünde olduğunu, davalının mail ile karardan haberdar olduğunu ikrar ettiğini,Davalı şirket bu sebeple paranın aslını geç ödeyerek ve icra dosyasına haksız yere itiraz ederek çekin zayi olma işleminden haksız menfaat elde ettiğini, karar kesinleştiğinde davalı şirketin muhasebe müdürü ...'e 02 Mart 2020 tarihinde tekrar mail yoluyla gönderildiğini, kararın mail yoluyla 2 Mart 2020 saat 17,23 tarihinde davalı şirketin Muhasebe Müdürü olan ...'e teslim edildiğine dair dosyaya e-mail çıktısı sunulduğunu, Davalı şirketin müdürünün 3 Mart 2020 tarihli mail ile aynı yönde yazılı olarak beyanda bulunduğunu, Davalı tarafın çek bedelini gidip bankadan alınması gerektiği kanaatinde olduğu için ödeme yapmadığını ve icra takibine itiraz ettiğini, Davalı karardan haberdar olduğunu inkar etmediğin aksine ikrar ettiğini, bankaların sadece kendilerine gelen yasal talimat neticesinde üçüncü şahıslara para ödediklerini, çekin iptaline dair mahkeme kararının ibrazı ile bir bankanın para ödemesinin mümkün olmadığını, Davalı tarafın parasını koyduğu, çalıştığı bankaların bu olayda muhatap olmasının mümkün olmadığını, icra takibi olmadan parayı alamadıklarını, davalı tarafın buna rağmen ödeme emrine haksız yere itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu, kısmi ödeme yaptığını ve aylarca para tahsil edilemediğini, kararın bu nedenle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Keşidecisi davalı olan 40.000,00Tl bedelli çekin iptali üzerine çek bedelinin tahsili için başlatılan icra takibi ile çek bedeli haricindeki masraflardan ve faizden davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı, takibin haksız olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 40.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borcun ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin bu kısım yönünden durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılamada alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının dava konusu sorumluluklarını gerek keşide tarihi itibariyle gerekse icra takibini müteakip █████/2020 tarihi itibariyle yerine getirdiği, talebin konusuz kaldığı belirtilmiştir. Rapora ilişkin itirazlar üzerine yeni bir bilirkişiden rapor alınmış olup bu raporda ise; avacı vekilince 40.000-TL asıl alacak (... seri numaralı 25.10.2019 tarihli, 40.000,00-TL tutarlı zayi çek bedeli) + 2.701,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.701,37-TL alacak tutarı için davalı aleyhine █████/2020 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı; icra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü söylenemeyeceğinden icra takip talebinde belirtilen 2.701,37-TL işlemiş faizin yerinde olmadığının söylenebileceği; icra takibinden itibaren ise ticari temerrüt faizi talep edebileceği belirtilmiştir.Davacı ile davalı arasındaki zayi olan ve iptal edilen çek bedeli ile ilgili uyuşmazlık olmadığı, çek bedeli olan 40.000,00-TL'nin icra takibi kapsamında █████/2020 tarihinde ödendiği; █████/2020 tarihli icra takibine konu olan 2.701,37-TL işlemiş faiz ile harç, masraf ve vekalet ücretleri bakımından ihtilaf bulunduğu; davacının işbu kısmi itirazın iptali için dava açtığı, davacının Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ve ████████ K. No'lu █████/2020 tarihli kararında çek iptaline karar verildiği, söz konusu kararın █████/2020 tarihinde kesinleştiği; davacının söz konusu iptal kararı verilmesi ile kesinleşmesi kapsamında davalıya başvurulduğu ancak ödeme yapılmaması üzerine █████/2020 tarihli icra takibine başlandığı, ödeme emrinin █████/2020 de tebliğ edildiği, çek bedeli olan 40.000,00-TL'nin icra takibi kapsamında █████/2020 tarihinde ödendiği; █████/2020 tarihli icra takibine konu olan 2.701,37-TL işlemiş faiz ile harç, masraf ve vekalet ücretleri bakımından ihtilaf bulunduğu; davacının işbu kısmi itirazın iptali için dava açtığı, alacak konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, Davalının karardan haberdar olduğunu inkar etmediği, ödeme emrinin █████/2020 de tebliğ edilmesine rağmen,█████/2020 tarihinde ödeme yapıldığı, borçlunun ödemesi takipten sonraki ödeme olup, kısmi ödeme olduğundan, TBK'nun 100. maddesi gereğince, öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek icra müdürlüğünce bakiye borç hesabında dikkate alınacağı, Davacı alacaklının borcun ödenmeyen kısmı ile takipten sonra işlemiş faiz alacağı, icra giderleri ve icra vekalet ücreti yönünden itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, bu sebeple ilk derece mahkemesince tüm bu hususlar gözden kaçırılarak takip hukuku ilkeleriyle örtüşmeyecek şekilde ödeme emri tebliğ tarihinde temerrüt oluşmadığı gerekçesiyle davacının davasının tümüyle reddi isabetsiz olmuş ve davacının istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün bu sebeple kaldırılması gerekmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir. Açıklanan sebeplerle, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerine davanın kabulü ile, ... sayılı dosyaya yapılan kısmi itirazın iptaline, takibin takipteki koşullar ile devamına dair yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ E., ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Açılan davanın KABULÜ ile, ... sayılı dosyaya yapılan KISMİ İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takipteki koşullar ile DEVAMINA 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 874,78 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 820,38 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 54,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.770,6 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 12.806,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 138,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 358,70 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025