Danıştay 8. Daire Başkanlığı'nın 2023/6689 Esas, 2024/470 Karar Sayılı Özel Öğretim Kurumunda Çalışma İzni İptali İdari Davası İçtihat Metni Özeti
Özet: Davacının FETÖ/PDY ile irtibatı/iltisakı olduğu gerekçesiyle çalışma izninin iptali üzerine açtığı dava, ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmiş, istinaf başvurusu da aynı gerekçeyle reddedilmiştir. Davacı, kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederken, davalı idare reddi savunmuş ve Danıştay, davacının temyiz istemini reddederek bölge idare mahkemesi kararını onamıştır, zira davacının terör örgütüyle bağlantısı kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabittir ve bu durum özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak çalışmasına engel teşkil etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI): … VEKİLİ: Av. …KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği VEKİLİ: Av. …İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Özel bir kurumda aylık ücretli rehber öğretmen olarak görev yapan davacının 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca çalışma izninin iptal edilmesine yönelik Kayseri Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5580 sayılı Kanun uyarınca özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak çalışabilmesi için kişinin terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatının olmaması gerektiğinin düzenlendiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davacı hakkındaki adli yargı süreci birlikte değerlendirildiğinde, davacının Bylock kullandığı, örgütsel toplantılara katıldığı, Fetö/Pdy bağlantılı kurumlarda çalıştığı ve FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatı/iltisakı olduğunun kesinleşmiş Mahkeme kararıyla ortaya konulduğu, terör örgütlerine mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunan kişilerin özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak çalışamayacağı, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatı/iltisakı olan davacının çalışma izninin iptal edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İLGİLİ MEVZUAT:5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak mali destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmü; "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 09.05.2018 - 7141 S.K/Madde 11) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve █████/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır. (…)" hükmü yer almaktadır. █████/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Görevlendirme" başlıklı 26. maddesinde; kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edileceği, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları sağladığının yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara (...) 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenleneceği, valilikten çalışma izni alınmadan personelin işe başlatılamayacağı, "Kurumlarda görevlendirileceklerden istenilecek belgeler" başlıklı 39. maddesinde ise; çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanının isteneceği, kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmekte olup; şartların ilgililerce sağlanıp sağlanmadığına yönelik; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının çalışma izni onayı düzenlenmeden önce yapılarak özel öğretim kurumda görev almasında sakınca görülmeyenlere -diğer şartları da sağlamaları halinde- çalışma izni onayı düzenleneceği; halihazırda özel öğretim kurumunda görev yapan personel hakkında ise; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının her zaman yapılabileceği, yapılan inceleme değerlendirme neticesinde şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni onayının iptal edileceği açıktır. Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmadığı, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasını, terör örgütü olduğuna ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının tespiti oluşturmaktadır. Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin kişinin görevine son verilmesini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, davacıda olduğu gibi kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. ilgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından " terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır. İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. Maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir. Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yerinin irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Çünkü; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinde çalışma izni onayı verilmesi ya da şartları sağlamadığı sonradan anlaşılması nedeniyle halihazırda çalışma izni onayının iptali ne ilişkin gerekçe mevcut sadece üyelikle sınırlı tutulmamış, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat halleri de anılan işlemlerin gerekçekleri arasında sayılmıştır. Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:███████, K:███████, T:█████/2019, P:30, R.G █████/2020 / 31028 )Davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve Dosya No:… Esas;Karar No: … sayılı kararında; "davacının...2011 yılında üniversite mezuniyetine müteakip Yozgat ve Afyon illerinde faaliyet gösteren örgüte müzahir eğitim kurumlarında felsefe öğretmeni olarak çalıştığı, █████ Aralık 2013 öncesinde ise eşinin çalışmasını istememesi sebebi ile çalıştığı kurumdan ayrıldığı, sanığın eşi … adına kayıtlı … numaralı GSM hattında ByLock kullandığının tespit edilmesi ve sanık hakkında Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütüne Üye Olma suçundan şüpheli sıfatı ile ifade veren Nihat Şener'in sanığın örgüt içerisinde yer aldığına dair beyanda bulunması üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile düzenlenen … tarihli … sayılı iddianamenin kabulü ile mahkememizce atılı suçtan sanığın yargılamasına geçildiği,… numaralı GSM hattının HTS kayıtlarının BTİK'ten temin edilerek incelendiği, bu hattın fiili kullanıcısının tespitine yönelik yapılan inceleme neticesinde düzenlenen █████/2020 tarihli HTS Bilirkişi raporuna göre; … adına kayıtlı GSM hattının sanık ... tarafından 2010, 2011, 2012, 2013 KPSS ve 2010 KPDS sınavlarında ÖSYM'ye iletişim numarası olarak verildiği ayrıca sanık …'ın mernis adresi ile söz konusu GSM numarasının en sık sinyal vermiş olduğu 18:00 ile 23:00 ve 23:00 ile 08:00 saatleri arasında baz adresinin mevkii olarak uyumlu olması göz önüne alındığında Bylock kullanıldığı tespit edilen GSM hattının fiili kullanıcısının sanık ... olduğunun değerlendirildiği, Sanık ...'ın Bylock kullandığı … numaralı GSM hattına ait Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağının dosyada mevcut olduğu, kullanıcı profil bilgilerinde kullanıcı adının "…", şifre "..." id numarasının … ve son online tarihinin ise█████/2016 şeklinde olduğu, yine … İD'yi ekleyenlerin sanığa "…" şeklinde isim verdiği, yine sanığın listesinde … numaralı İD (…, …, …), … numaralı İD (…),… numaralı İD (…), … numaralı İD (…), … numaralı ID (…), … numaralı ID ( …, …), … numaralı ID (…), … numaralı ID (…, …) isimli bayan kullanıcılar olduğu, gönderilen mail sayısının 48, alınan mail sayısının 115 ve toplam mail sayısının 789 olarak gözüktüğü, içeriklerde … numaralı İD (…) ile sanığa ait … ID numaralı mesajlarda sanığa hitaben "... Hocam nasılsınız" şeklinde mesaj yazdıkları söz konusu içeriklerde sanık ve listesinde ekli diğer bayan ByLock kullanıcılarının kendi aralarında viber, Bylock ve kakao üzerinden haberleşme, sohbet, toplantı gibi örgütsel görüşmeler yaptıkları ve söz konusu hat üzerinden 14027 kez ByLock IP'lerine erişim sağlandığının anlaşıldığı,Sanık ...'ın, eşi ... adına kayıtlı … GSM hattında ByLock kullanıldığının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında █████/2018 tarihli Bylock CBS Sorgu Sonucunda tespit edilen GSM numarasının ... adına kayıtlı olduğu, ...'in Kayseri TEM Şube Müdürlüğünde usulüne uygun olarak alınan ifadesinde ''Bylock kaydı çıkan … numaralı hattı kendisinin adına kayıtlı olduğunu ve 2013-2016 yılları arısında bu hattı kullandığını, kendisi haricinde bu hattı kullanan başkaca bir şahıs olmadığını ' beyan ettiğinin görüldüğü,Tanık ... kovuşturma aşamasında mahkememiz huzurunda tespit edilen beyanında; "Sanık ... eşim olur, adıma kayıtlı olan eşim kullanıyordu, kendisi de bunu ifade etmiştir, bu hat benim adıma olduğu için soruşturma benim adıma yürüdü, emniyetten aradılar ve ifadeye gelmemi söylediler, eşimi de söylediler, söyledikleri saatte emniyette olduk, ifadeler alınırken eşimi korumak istedim ve hattı benim kullandığımı söyledim ancak eşim bu hattı kendisinin kullandığını savcılığa samimi bir şekilde söyledi ve etkin pişmanlık adına bildiklerini anlatmıştır. Evde olduğu için birkaç defa ByLock yazışmalarına şahit oldum, kendisini uyardım ancak bu seviyede bir illegal yapıya ait olduğunu, kriptolu haberleşme aracı olduğunu bilmiyordum, ben içerikler konusunda söyledikleriniz şeyleri görmüş olsa idim yine uyarıda bulunurdum, ben öğretmen idim ancak işbu ByLock'tan dolayı ihraç edildim, hakkımda sonrasında takipsizlik kararı verildi." şeklinde beyanda bulunduğu,...█████/2020 tarihli HTS Analiz Bilirkişi Raporuna göre; sanığın adına kayıtlı … numaralı GSM hattının HTS kayıtlarını kapsayan █████/2016 - █████/2019 tarihleri arasında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçundan adli işlem görmüş 14 farklı şahıs adına kayıtlı 19 farklı GSM hattı ile telefon irtibatının olduğu, yine sanığın eşi ... adına kayıtlı ancak sanığın kendisi tarafından kullanıldığını kabul ettiği … numaralı GSM hattının HTS kayıtlarını kapsayan █████/2014 - █████/2016 tarihleri arasında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçundan adli işlem görmüş 95 farklı şahıs adına kayıtlı 112 farklı GSM hattı ile telefon irtibatının olduğu, bu kişilerden …'nun FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü bünyesinde Manisa iline bağlı emniyet mahrem imamı olarak görev aldığının tespit edildiği, sanığın kullandığı GSM hattı ile hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü işlem yapılan şahısların bir kısmının mesleki görüşmeler yaptığı öğretmen şahıslar olduğu bir kısmının ise beşeri ilişkiler nedeniyle yapılan görüşmeler olduğu ancak yapılan bu aramaların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde eylem birlikteliği içinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun dosyadaki mevcut delillerle ispat olunamadığından sanığın bu görüşmeleri neden yaptığına ilişkin açıklamalarına ve aksi ispat edilemeyen savunmasına itibar etmek gerektiği, ... Sanığın, örgüt içerisinde bulunduğunu beyan ederek kollukta ayrıntılı ifade verdiği, örgüt içerisinde yaptığı faaliyetleri, kendisini ile birlikte örgüt içinde yeralan örgüt mensuplarını ve tanıdığı kişileri ifadesinde anlattığı, 20 kişi hakkında teşhiste bulunduğu, bu kişilerin tamamı hakkında atılı suç yönünden adli işlem kaydı bulunduğu, Dosyada toplanan tüm deliller ve sanığın samimi ikrarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisine dahil olduğu, 2012-2016 yılları arasında örgüte müzahir eğitim kurumlarında çalıştığı sohbetlerine katıldığı, Bylock kullandığı, sanığın FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü ile irtibatının 2016 yılına kadar devam ettiği, bu şekilde sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinin anlaşıldığı, Sanığın savunması ve █████/2018 tarihli ifadesi ile █████/2018 tarihli ek ifadesi ayrıca █████/2018 tarihli fotoğraftan teşhis ve tespit tutanağına göre, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgiler verip, haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü şüphelisi olarak işlem yapılan 20 kişiden bahsettiği, savunmasında geçen bu şahıslardan 20' sinin teşhis edildiği, bu bilgilerin CMK 221/1, 2, 3 maddesi kapsamında olmadığı, Ancak sanığın hakkında henüz yakalama/gözaltı işlemi yapılmamış iken, Kayseri Terörle Mücadele İl Şube Müdürlüğüne █████/2018 tarihinde kendiliğinden gelerek örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ve örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bildiklerini örgütteki konumu ve bulunduğu süreyle uyumlu ilgili makamlara bildirmesi nedeni ile TCK 221/4-1.cümlesinde tanımlanan şekli ile etkin pişmanlıkta bulunduğu..." değerlendirme ve tespitlerine yer verildiği görülmekte olup; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği yargı kararı ile sabit olan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile evleviyetle irtibatlı ve iltisaklı olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim; Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve 31731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2021 tarih ve E:███████; K:███████ sayılı kararında; "...tedbire muhatap her bir kişi açısından irtibatlı ya da iltisaklı olmak, kamu görevinden çıkarma nedeni olarak kabul edilebilir. Bunun yanında bir örgüt ya da gruba üye veya mensup olmanın evleviyetle söz konusu örgüt veya grupla irtibatlı veya iltisaklı olmayı gerektirdiği açıktır. Başka bir ifadeyle terör örgütü ya da millî güvenliğe aykırı faaliyette bulunan yapı ya da gruba üye veya mensup olanların öncelikli olarak o örgüt ve grupla irtibatlı veya iltisaklı olduğu kabul edilmelidir." değerlendirmesine yer verilmiştir. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer alan gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.