2006/7510 E., 2006/8195 K. Sayılı Dosya: Sosyal Güvenlik Destek Primi Kesintisi İadesi ve Faiz Hesaplamasının Düzeltmesiyle İlgili İş Mahkemesi Kararının Temyiz Sonucu Onayı.
Özet: Dava, davacının sigortalılık süresi ve oda kaydının sona erdiğinin tespiti ile yaşlılık aylığından yapılan sosyal güvenlik destek primi kesintisinin iptali istemine ilişkindir; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ancak temyiz incelemesinde, faiz başlangıç tarihi dava dilekçesinde belirtilmediği halde mahkemenin talep aşarak kesinti tarihinden itibaren faize hükmetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur, bu nedenle hükümdeki faiz başlangıç tarihi düzeltilerek onanmıştır.

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı maaşından kesinlen sosyal güvenlik destek prim kesintisinin durdurulmasına mesleki faaliyetinin 10.5.1998 tarihinden itibaren sona erdiğinin tespiti, haksız kesintinin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A RDava ... sigortalılık süresi ile oda kaydının 10.5.1998 tarihi itibariyle sona erdiğinin tesbiti ile yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz edenin sıfatına göre davalı Ticaret ve Sanayi Odası hakkında verilen karar yönünden incelemeye gerek görülmemiştir. Dava dilekçesinde kesilen sosyal güvenlik destek primi kesintilerinin faiziyle iadesi istenmiş olup, faiz başlanğıç tarihi belirtilmemiştir. Bu durumda faiz başlanğıç tarihinin dava tarihi olarak kabulü gerekir. Hal böyle iken, mahkemece talep aşılarak yapılan kesintilere kesinti tarihinden itibaren faize hükmekmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “ yapılan kesintilerin kesinti tarihi itibariyle yasay faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tesbitine” ilişkin yapılan kesintilerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tesbitine” sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,13.7.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI 1-5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1.nci maddesinde, iş mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş olup İş Yasasına göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında hizmet akdinden veya İş Yasasına dayanan her türlü hak iddialarından ... hukuk (iş) davaları ile sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına; Sosyal Sigortalar Kurumu ile Sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan ... itiraz ve davalara bakılacağı öngörülmüştür. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası’nın 70. maddesinde bu Yasa’nın uygulanmasından ... uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği bildirilmiştir. İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir. Odalar ile üyeleri veya hak sahipleri arasındaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilmedikçe adli mahkemeler idareyi bağlayıcı, bir eylem ve işleme zorlayıcı nitelikte karar veremezler. Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesinin veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların iş mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere ve iş mahkemelerinde bakılamaz. Anayasamızda davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna ilişkin hükmünün yanında mahkemelerin kuruluşunun görev ve yetkilerinin, işleyişinin, yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğine ilişkin hüküm de bulunmakta olup bu hüküm kamu düzeni ile doğrudan ilişkili olduğundan hak alma gecikecek zorlaşacak kaygısı ile bu hükmün ihlali Devletin hukuk sisteminde kargaşaya neden olacaktır. Somut olayda davacı davalı ...-Kur Genel Müdürlüğünce yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine ilişkin işlemin iptalini, kesilen primlerin iadesi ile birlikte mesleki faaliyetinin 10.5.1998 tarihinde son bulduğunun tesbiti ile davalılar ile arasında bu konuda çıkan muarazanın giderilmesini istemiş ve husumeti ... Genel Müdürlüğü ile Manisa Ticaret ve Sanayi Odasına yönlendirmiştir.Mahkemece, davacının mesleki faaliyetinin vergi kaydının silindiği 10.5.1998 tarihi itibariyle sona erdiğinin ve Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının buna göre düzeltilmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.Bakanlar Kurulu'nun 2.2.1957 tarih 8604 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren Ticaret Sicili Tüzüğü'nün "Sicil Muamelelerinin Tabi Olduğu Hükümler" başlığını taşıyan 9.maddesinde Ticaret Sicil Memurluğunun tescil, tadil ve terkinle ilgili kararlarına karşı tebliğden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe ile itiraz edilebileceği bildirilmiş olup meslek odaları ile üyesi arasında çıkan kayıt ve terkin işlemleri ile ilgili ihtilaflara bakmaya İdari Yargı yeri görevlidir.Davacının meslek odası kaydının 10.5.1998 tarihinde son bulduğunun tesbiti istemi ile ilgili davaya bakmaya idari yargı yeri istek bulunmayan, Ticaret Sicil Memurluğu kaydı ile ilgili uyuşmazlığa bakmaya Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi görevli olup Mahkemece, oda kaydı ile ilgili davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken bakılıp sonuçlandırılmış olması, diğer yandan davada Ticaret Sicil memurluğu taraf olmadığı ve bu konuda görevlide bulunmadığı halde Ticaret Sicil Memurluğunu bağlayıcı şekilde bir hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.2-Hüküm fıkrasında verilen karar ile taraflara yükletilen ve bahşedilen vazife ve haklar hiçbir şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde çok açık olarak yazılmalıdır. Bir para alacağına faiz yürütülebilmesi için miktarının belli olması şarttır. Bir para borcunun miktarı kesin olarak belli değilse yada ancak inceleme sonucu belirlenebilecek durumdaysa böyle bir para alacağına faiz yürütülebilmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde yalnız mutlak olarak faiz istemekle yetinilir ve faizin başlangıç tarihi gösterilmez ise faizin dava açıldığı günden itibaren istenilmiş bulunduğunun kabulü gerekir. Somut olayda davacı dava dilekçesinin talep bölümünde davalı Kurumca yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin miktarının tesbiti ile yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan istirdadını istemiş. Mahkemece, yapılan kesintilerin kesinti tarihinden yasal faiziyle davacıya iadesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.Davacının aylığından kesilen miktar belli olmadığı gibi kabul şekli bakımandan da davacı dava dilekçesinde tarih belirtmeksizin yasal faiz talep ettiğinden mahkemece yapılan kesintilere dava tarihi yerine kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmüş olmasıda hatalı olup mahkemece davacıya talep ettiği alacak miktarı açıklattırılıp harcı yatırtılmak ve yapılan kesinti miktarı tesbit edilip çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken infaz kabiliyeti bulunmayan bir hüküm tesis edildiğinden mahkeme kararı öncelikle hüküm HUMK.'nun 389.maddesine, kabul şekli bakımından da talep aşılmak suretiyle hüküm kurulduğundan HUMK.'nun 74.maddesine aykırıdır.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek yukarıda açıklanan 2 nolu ve hernekadar karar Manisa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından temyiz edilmemiş olsada mahkemelerin görevine ilişkin hükümler kamu düzeni ile ilgili bulunmakla 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun faizin başlangıç tarihinin düzeltilmek suretiyle kararın onanması görüşüne katılamıyorum.